İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/104 E. 2026/91 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/104
Karar No
2026/91
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/104 Esas KARAR NO: 2026/91 DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 29/04/2025 KARAR TARİHİ: 14/04/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı firmanın ----- unvanı ile -------- kurulmuş ve onaylanmış firma olduğunu, davacının firma unvanı ile doğrudan ilgili alan adlarını da tahsis etmiş olduğunu,----- davacı adına tahsisli ve kullanımında olduğunu, davacı şirketin açılışından sonra -------- yapı kimyasalları ürünlerinin satışını yapmış olduğunu ve bu satış ağını hızlı bir şekilde geliştirmek amacıyla birçok firma ile sözleşme ve anlaşma yapmış olduğunu, davacının ilk ürününü yine ------ harcı ürünü şeklinde hedef kitlesi ile buluşturmuş olduğunu, buna ilişkin satış ve sosyal medya tanıtım görüntülerinin ekte bulunduğunu, --------ürünün hedef kitlesinin hem son tüketici olarak inşaat şantiyeleri olduğunu hem de inşaat şantiyelerine ihtiyacı olan bu ürünleri satan yapı marketler ve ürün toptancıları olduğunu, eklerde mevcut olduğu üzere davacı tarafından kesilmiş faturalardan bazılarının ve davacının tarihli ürün görsellerinin sunulduğunu, ---- markalı ürünlerin------------ değerlendirmesinde maksimal verim sağladığı için çok kısa sürede piyasada talep edilen bir marka haline gelmiş olduğunu, bu durum üzerine davacının ------ ürünlerini hem son tüketiciye hem de ürün toptancılarına düzenli olarak satmış olduğunu, tercih edilme sebebiyle satış kanalının genişlemiş olduğunu ve satış kanalı geliştikçe tercih edilme oranının artmış olduğunu, davalı ve tescil aşamasında olan ------- davacıdan sipariş yolu ile düzenli ürün satın alan ve------ markasının davacı adına oluşmuş ve tanınmış piyasadaki varlığından tamamen haberdar olmasına rağmen kötüniyetli olarak --------- kodlarına başvuru yapmış olduğunu, davacının iş işleyişi sırasında elde edilmesi gereken zorunlu belgeler adına marka tescil belgesi gerekliliği gibi bir durumla hiç karşılaşmamış olması nedeniyle marka tescili yapılması gerektiği konusundan habersiz şekilde ticaret sürecine devam etmiş olduğunu, davacının marka müracaatı yapmadığını fark etmiş olan--------davacının sektörde uzun uğraşlar ve emekler sonucu oluşturmuş olduğu markasına kendisinin müracaat etmiş olduğunu, Davacının fikri ve sınai mülkiyet alanında kapsamlı bir bilgiye sahip olmaması nedeniyle ilgili marka müracaatından yayın süreci sonrasında sektörel söylentiler sebebiyle haberdar olmuş olduğunu ve hemen kendi marka müracaatını ------- itibariyle -------- yapmış olduğunu, buna ek olarak itiraz sahibi firmanın markasının hükümsüz kılınması için tüm hukuki haklarını kullanmış olduğunu ve ilgili dava dilekçesini ek bilgi ve belge şeklinde --------- iletmiş olduğunu, ancak ilgili -------- bu hususları dikkate almadan öncelik hakkı gibi bir gerekçeyle davacının tüm taleplerini reddetmiş olduğunu, davacının ayrıca------ kodu ile başvuru yapmış olduğunu ve işlemlerin devam etmekte olduğunu, davalı tarafından davacının aynı zamanda -------- olan ve ----- yılından bu yana fiilen ve kesintisiz olarak yapı kimyasalları ürünlerinin satışı ve kullanımı ile üstün ve öncelikli hak sahibi olduğu, yurt içinde ve yurt dışında tanınmışlık kazanan ------- ibareli markalar ile açıkça iltibas ve iktibas yaratan, davacının ürünlerinin, tescilli ve tescilsiz tasarımlarının, ticari ürünlerinin ve konseptinin taklidi suretiyle aynı ve/veya aynı türdeki ürünlerde ve tüm tanıtım vasıtalarında iltibas ve iktibas yaratıcı şekilde kullanılan ve davacının uzun yıllardır yatırım ve tanıtımını yaptığı tanınmış --------- ününden ve tasarım ürünlerinden faydalanma amaçlı olarak ve haksız rekabet teşkil edecek biçimde kullanılan kötüniyetli tescil edilmiş bir marka bulunduğunu, davalının henüz başvuru tarihinden önce davacı firmadan------- birçok ürün siparişi ve temini sağlamış olduğunu, buna ilişkin fatura düzenlenmiş ve ödemeler yapılmış olduğunu, davalının kötüniyetli olarak davacının isim hakkını marka başvurusu ile ticaretini bitirmeye çalışmış olduğunu, iş ilişkileri sırasında ------- inceleme göndererek ham madde tedarik ettikleri firmaları öğrenmiş olduğunu ve bu firmalardan mal tedariği sürecine girerek davacıyı aradan çıkarmayı amaçlamış olduğunu ve buna ilişkin delillerin sunulacağını, davalı tarafın davacının firma unvanı olan ----ibaresini yazı karakterleri ile tasarım markası olan tanınmış ---------markasının seri marka izlenimi verecek şekilde aynı sınıf ve aynı ve/veya aynı türdeki ürünlerde ve aynı yazım karakteri ile tescil ettirmeye çalışmış olduğunu, davacının bu tescili tesadüfen ürünleri aynı mecralarda ve internette görmesi akabinde öğrenmiş olduğunu, davalı tarafından davacının tasarım haklarına sahip olduğu tasarım ürünlerinin de taklit edildiğini ve davacının markasının, ticari ürünlerinin, ürünlerin sunuş ve satış şeklinin ve konseptinin taklit edilerek davacının müşterileri açısından açıkça iltibas ve iktibas yaratıcı şekilde kötüniyetli olarak kullanılmış olduğunu, 6769 sayılı SMK’nın 25/2. maddesi uyarınca menfaati olanların markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebileceğinin düzenlenmiş olduğunu ve MK m.2, 6769 sayılı SMK’nın 6 ve 25. maddeleri ile TTK hükümleri kapsamında davacının hak ve menfaatlerinin mevcut olduğunu, dava konusu kötüniyetli tescile ve kullanımına ------ markasının davacının gerçek, üstün, kullanım ve tanınmışlığı ile birebir benzer olduğunu, iltibas ve iktibas yaratıcı nitelikte bulunduğunu, tescil edilmeye çalışılan ve kullanılan ürünler açısından aynı ve/veya aynı türde olduğunu ve kullanılan ürünlerin de davacının tescilli ve/veya tescilsiz tasarımlarının, ticari ürünlerinin ve konseptinin taklidi ve birebir benzeri olduğunu, 6769 sayılı SMK’nın 5 ve 6. maddeleri, 25. maddesi, 29. maddesi, 55 ve devamı maddeleri ile 149. maddesi uyarınca marka ve tasarım haklarının ihlal edilmiş olduğunu ve hükümsüzlük şartlarının oluşmuş olduğunu, Türk Medeni Kanunu’nun 2 ve 3. maddeleri uyarınca dürüstlük kuralına aykırı ve kötüniyetli davranışın hukuk düzeni tarafından korunmayacağını, davalının davacının ------- markası üzerinde yasalara istinaden gerçek ve üstün hak sahibi olduğunu bilmesine rağmen aynı ibare ile aynı sınıf ve tür ürünlerde kötüniyetli tescil talebinde bulunmuş olduğunu ve markayı taklit ederek iltibas yaratıcı biçimde kullanmış olduğunu, SMK m.29 uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin gerçekleşmiş olduğunu, SMK m.55 ve devamı hükümleri uyarınca tasarım hakkına tecavüz bulunduğunu, SMK m.149 uyarınca tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasının talep edilebileceğini, TTK m.54, 55 ve devamı ile m.57/5 uyarınca davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini, davacının marka ve tasarım haklarına tecavüz ile haksız rekabetin tespitine, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, davalı adına kötüniyetli olarak tescil edilen --- başvuru numaralı ----- ibareli markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ------tedbir şerhi işlenmesi gerektiğini, markanın aynı sınıf ve/veya aynı tür ürünlerde iltibas ve iktibas yaratıcı şekilde kullanılmasının davacının marka ve tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ve telafisi güç zararlar doğurduğunu, bu nedenle 6769 sayılı SMK m.159 ve TTK m.54 ve devamı ile 61. maddeleri uyarınca davalı markasının her türlü ürün, ambalaj, reklam, tanıtım, ticari evrak, tabela, internet portalları ve sosyal medya mecralarında kullanımının ve e-ticaret sitelerinde satışının işbu davada verilecek karar kesinleşinceye kadar tedbiren durdurulması, önlenmesi, kaldırılması ve toplatılması gerektiğini, netice ve talep olarak davacının haklarının ağır şekilde zedelenmiş olması ve mağduriyeti karşısında teminatsız olarak ----- kaydına tedbir şerhi işlenmesi gerektiğini, davanın kabulü ile --- nezdinde davalı ---- başvuru numaralı ve ----- başvuru tarihli ---- ibareli markanın 6769 sayılı SMK’nın 25/1 (ve 27.) maddelerine istinaden geçmişe etkili olarak ------ ---- tüm ürünler bakımından tamamen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek; ----- nezdinde davalı ----- başvuru numaralı ve ---- ibareli markasının, 6769 sayılı SMK’nın 25/1 (ve 27.) maddelerine istinaden geçmişe etkili olarak, tescil edileceği tüm ---------sınıf dahilindeki ürünler için- tamamen MARKA İHLALİ İLE BERABER HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, VE SİCİLDEN TERKİNİNE karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, ---- meslek grubunda yer alan, ----- başta olmak üzere her türlü yapı malzemelerinin ---------- amacıyla------sermaye ile kurulmuş ve halen ----- sermayeli bulunduğunu, bu ----------- firmalarından ---- firmasının yıllarca ------- yürütmüş olduğunu ve sektörün en önde gelen, maruf ve meşhur firmalarından biri olduğunu, dava konusu ---- dahilindeki ürünler için ---- tarihinden itibaren davalı ----- tescil edildiğini, davacı firmanın ise ---- --- sektöründe faaliyet göstermek amacıyla ---- sermaye ile kurulmuş ve halen ---- sermayeli bulunduğunu ve sektörün henüz yeni firmalarından biri olduğunu, şirket unvanında ----- bulunmasının ------- davacı firma adına tahsisli ve kullanımlı olmasının tek başına kuruluş tarihinden itibaren davacıya aynı isimde sınai mülkiyet hakkı (marka hakkı) ve marka koruma hakkı tanımadığını, davacı firmanın dava konusu ----- sınıf ürünlerde kendi adına tescili için ---- tarihinde başvuru yaptığını, ancak davalı ------- markanın daha önce kendisi adına tescil başvurusu yapıldığı gerekçesiyle itiraz ettiğini, davacı firmanın tescil talebinin 6769 sayılı Yasa’nın “Marka tescilinde mutlak ret nedenleri” başlıklı 5/1-ç maddesinde yazılı “Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı ... işaretler.” hükmüne istinaden reddedildiğini, davacının bu davayı açabilmesi için öncelikle marka sahibi olması gerektiğini, 6769 sayılı Yasa ile sağlanan marka korumasının tescil yoluyla elde edildiğini (md. 7/1), dava konusu markanın davalı firma adına tescilli olduğunu ve sınai mülkiyet hakkının davalı ----- bulunduğunu, marka tescilinden doğan hakların münhasıran marka sahibine ait olduğunu --- ve marka sahibinin davalı firma olduğunu, davacı firma adına hiçbir zaman-------- adıyla bir marka tescili bulunmadığını, bu nedenle davacı firmanın 6769 sayılı Yasa ile sağlanan marka korumasından yararlanmasının mümkün olmadığını, markanın sahibi olmayan davacının hak sahibi olan davalının markasına ilişkin dava dilekçesindeki iddialarının ve talep sonucunda belirttiği istemlerinin yasal dayanaktan yoksun ve kabule şayan olmadığını, davalı firmanın marka tescilinin davacının iddiasının aksine iyi niyetli olduğunu, davalı firmanın markanın --------- çalışmalarına sahip olduğunu, bu marka altında ürün gamını genişlettiğini, emek vererek ve yatırım yaparak pek çok----------- ürününü bu marka altında sektöre kazandırdığını, ayrıca davacının kullandığı ve tescilli olmayan -------- herhangi bir iltibas veya iktibas bulunmadığını, davacı firmanın ise bu markaya hiçbir yatırım yapmadığını, yapı kimyasalları sektörünün ihtiyaçlarını karşılayacak ve markaya şöhret kazandıracak hiçbir emek üretmediğini, arge yapmadığını ve hatta şirket kuruluşundan itibaren sadece ilk iki sene bu isimle ticaret yaptığını, son iki senedir de bu isimle ürün ticareti dahi yapmadığını, esasen davalı firmanın kazandırdığı şöhret sonrasında davacı firmanın kendi adına marka tescili istemekle ve akabinde işbu davayı açmakla açıkça kötü niyetli olduğunu, davalı ---- ismiyle bilinen ürünlerin -------yılından bu yana ticaretini yaptığını, bu ürünlerin yapı kimyasalları sektöründe tanınırlığının ve şöhretinin, ticari portföyü çok geniş, ciroları, ticari itibarı ve marka kalitesi ------ güçlü olan davalı firmanın faaliyetleri neticesinde oluştuğunu, bu manada ---- markalı ilk ürünün ------- olarak üretildiğini, aradan geçen yıllar içerisinde davalı -------- yapması, hedef ürünleri belirlemesi ve bu yönde ------ yaptırması sonucunda bugün itibariyle ---- markalı ürün gamının ----ulaştığını, --------- ürünlerinin -------- çeşidinden yalnızca birkaçı olduğunu, bu kadar geniş ürün gamı ile piyasada haklı bir kalite ve güven yakalanmasının ve ciroların buna paralel olarak artmasının davalı firmanın faaliyetleri sonucunda gerçekleştiğini, bu gelişmelerde hiçbir katkısı ve payı olmayan davacı firmanın iyi niyetli olduğunun ve hak sahibi olabileceğinin düşünülemeyeceğini, davalı firmanın tescil talebinde bulunduğu tarihte ----- markasının tescilli bir marka olmadığını, tescilli olmayan -------- yılından bu yana yoğunlukla tedarik, satış ve pazarlamasını, reklam ve tanıtımını yapan, ürün gamını genişleten ve böylece ticari piyasalarda itibarını ve kalite algısını oluşturan davalı firmanın bu ismi marka olarak kendi adına tescil ettirmesinin tabii olduğunu, burada kötü niyetin söz konusu olmadığını, bilakis yapılan işlemin davalı firmanın iyi niyetli olarak emek verdiği kendi sınai mülkiyet hakkını resmi olarak koruma altına almaktan ibaret olduğunu, burada davalı firma tarafından bir başkası adına tescilli bir markaya tecavüz, haksız rekabet, iltibas ve iktibas bulunmadığını, yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere iltibasın ve iktibasın söz konusu olabilmesi için öncelikle dava konusu markanın davacı adına tescilli bir marka olması gerektiğini, dava konusu markanın hiçbir zaman davacı adına tescilli olmadığını, bu nedenle iltibastan ve dolayısıyla marka hakkına tecavüzden ve haksız rekabetten söz edilemeyeceğini, ------- kararlarına göre tescilli bir markanın tüm geçerli hukuki haklarının marka sahibine ait olduğunu, somut olayda davalı şirketin adına tescilli markasına güvenerek yaptığı faaliyetlerin haksız rekabet oluşturmayacağının içtihat edildiğini, tasarım yönünden de davacının iddialarının yerinde olmadığını, davacının başvuru yaptığı marka tasarımı ile davalının tescilli markasının aynı tasarımda olmadığını, davacı firmanın ürünlerde kullandığı ismin kalın -------- ile yazıldığını, üst kısmında yazının üst yarı kısmını tamamen örten orijinalinde mavi renkli bir kuşak bulunduğunu ve altında farklı karakterle sağa yatık küçük ---- aldığını, bu ismin davalı ----- farklı karakterde --------karıştırılmasının ve alttaki markanın üstteki ismi aynen taklit ettiğinin iddia edilemeyeceğini, ayrıca marka tescil belgesinden de anlaşılacağı üzere davacının ismi ile davalı ----- tescil edilen marka isminde tasarımsal bir benzerlik bulunmadığını, davacı firma unvanında ------ bulunmasının davalı firma adına tescilli markanın iptalini gerektirmediğini, ------- tescille doğan şirket unvanından kaynaklanan hakların marka tescilinden doğan haklara takaddüm etse dahi baskın ve yoğun haklı sebepler dışında salt olarak ve tek başına markadan doğan hakka üstün olmadığını, TTK’dan doğan unvan koruma hakkı ile ---- doğan marka koruma hakkının hukuken bir çatışma alanı yaratabileceğini ancak haklı sebepler gerektirmedikçe TTK’dan doğan unvan koruma hakkının SMK’dan doğan marka koruma hakkına üstünlüğünün tercih edilemeyeceğini, ----- unvanında bulunduran ve sadece ilk iki yılında ve tek ürün çeşidinde bu isimle ürün ticareti yapan, bunun dışında markasal kullanımda bulunmayan, markasal yatırımlar yapmayan, marka adı ile sektörün ihtiyacı olan ürün çeşitliliğini temin etmeyen, ar-ge yapmayan, son iki yıldır bu isimle hiçbir ticaret yapmayan, markasal kullanımı bulunmayan, markanın sektörel şöhretine katkı sunmayan, sektörün onlarca çeşit üründe ihtiyacını karşılayacak prosese sahip olmayan, markanın tanıtım ve reklamı konusunda çalışma yapmayan ve bedel ödemeyen, davalı ----- geliştirdiği onlarca ------ ürün çeşidinden kendisine sipariş gelse dahi bu ürünlerin ---- bilmediğinden karşılaması mümkün olmayan davacının sırf unvanında yer alan ---- kelimesi sebebiyle davalı adına olan markanın iptalini talep etmesinin haklı ve iyi niyetli olmadığını, davacının kuruluşundan sonraki -------- her iki firmanın da --------- isimli ürün ticareti yaptığını, ancak sonraki yıllarda davacının bu isimle ürün ticaretini devam ettirmediğini ve buna karşılık davalının bu isimle ürün ticaretini büyük ölçüde geliştirdiğini, bugün gelinen noktada açılan davanın davacının hakkı olmayan pastadan pay alma ve davalıya zarar verme kastıyla hareket ettiğini gösterdiğini, davacı lehine haklı sebeplerin ve TMK md.2 anlamında iyi niyetin bulunmadığını, davacının şirket unvanı ile elde ettiği tüzel kişi şöhretinin ülke geneline yayılmış olmadığını, davacı firmanın ülke genelinde bilinen bir firma olmadığını------ marka şöhreti kazandıran, bu ismi sektörde maruf ve meşhur hale getiren ve bu yönde emek ve bedel ortaya koyan davalı ---- hakkına üstünlük tanınması gerektiğini, dava konusu markanın davalı ------ iptalini ve hükümsüzlüğünü gerektirecek haklı ve yasal sebepler oluşmadığını ve davanın reddi gerektiğini, dava konusu marka üzerinde davacının mülkiyet hakkı ve üstün koruma hakkı bulunmadığını, davalı ------- marka sahibi olması nedeniyle markadan doğan ticari hakları kullanmasının yasal olduğunu ve bu durumun haksız rekabet oluşturmayacağının yargısal içtihatlarla sabit olduğunu, bu nedenle somut olayda ihtiyati tedbir yoluyla davalıya ait markalı ürünlerin ticaretinin her türlü yolla engellenmesinin mümkün olmadığını ve haksız ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, beyan ederek tazminata ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesi talep edilmiştir.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı adına tescilli --- tescil numaralı aftec markasının hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Dosyaya ---- kayıtları getirtilmiş olup,incelendiğinde; --- numaralı---- tarihinde davalı adına, ------ tescil numaralı ----- tarihinde davalı adına, ----- markasının ---- davalı adına tescil edildiği anlaşılmıştır.Davacı -----kayıtlı görüldüğü anlaşılmıştır. Markanın hükümsüzlüğü yönünden aldırılan bilirkişi heyet raporunda özetle; "1.Dava Konusu ---- şekilde tescilli olduğu, 2.Davacı tarafın , ------- faaliyete başladığı, şirketin iştigal konusunun ---- karşılık geldiği, Davacı tarafça tahsis ücreti ödenen ------- aktif olmadığı, arşiv kaydı bulunmadığı, Sitenin ---- tarihleri arasında kayıtlı olduğu, 3.Davacı Tarafça Sunulan faturaların ------ tarihinden başladığı tüm faturalarda ---- yer aldığı, faturaların bir kısmının davalı şirkete kesildiği, davalı ve davacı arasında cari hesap bulunduğu, ----- ticari ilişki içinde bulundukları, 4.Dosyaya sunulan delillerden; ---------- dava konusu markanın başvuru tarihinden daha önce davacı tarafça ticaret alanına çıkarıldığının tespit edildiği; ------ kez davacı tarafça ticaret alanına sokulması nedeniyle davalı markasının --------İçin hükümsüzlüğünün istenebileceği 5. SMK 6/ 6 anlamında yapılan incelemede ---------, davalı markasının tescilinden daha önce ----- tarihinde----- faaliyete başladığı, faaliyet alanı ile sınırlı olarak davalı markasının ------ ibaresinin ilk kez davacı tarafça ticaret alanına sokulduğu, bu anlamda davalı markasının --------- hükümsüzlüğünün istenebileceği 6. SMK 6/ 9 MADDE anlamında yapılan incelemede: Davalı ve davacı arasında ticari ilişki bulunduğu, markanın başvurusunun yapıldığı tarihte davalı tarafın davacından ve davacı tarafın faaliyetinin kapsamından haberdar olduğu, bu anlamda dava konusu ------ tescil numaralı markanın SMK 6/9 anlamında hükümsüzlüğünün istenebileceği" yönünde görüş bildirilmiştir.

UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME: 6769 Sayılı SMK'nın 6/3,6/6,6/9 maddesi ile 25. maddesi

GEREKÇE:Dava, davalı adına tescilli ----- markasının SMK'nın 6/3,6/6, 6/9. ve 25/1 Maddesi gereği markanın hükümsüzlüğü davasıdır. 6769 Sayılı SMK'nın 6/3. Maddesinde "Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir" hükmü düzenlenmiştir.6769 Sayılı SMK'nın 6/6. Maddesinde "Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. " hükmü düzenlenmiştir.6769 Sayılı SMK'nın 6/9. Maddesinde "Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiş, ve SMK'nın 25. Maddesine göre "5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir." hükmü düzenlenmiştir.Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut uyuşmazlık incelendiğinde, hükümsüzlüğü talep edilen ------- tarihinde davalı adına tescilli olduğu, tescil başvuru tarihinin ----tarihi olduğu, yine davacı tarafın , ----- faaliyete başladığı, şirketin iştigal konusunun ----- karşılık geldiği, Davacı tarafça tahsis ücreti ödenen--- aktif olmadığı, arşiv kaydı bulunmadığı, sitenin ---- tarihleri arasında davacı adınakayıtlı olduğu, sunulan fatura örneklerinden davacı tarafın ---ibaresini markasal olarak da --- Sınıflarda kullandığı sabittir. Bu tespitlerden sonra davacı tarafın SMK'nın 6/3. Maddesi kapsamında hükümsüzlük talebi değerlendirilmiş, davacı tarafın ---ibaresini az yukarıda ifade edildiği üzere ----- tarihinden itibaren markasal olarak ----Sınıflarda markasal olarak kullandığı, bu hali ile davalı taraf adına tescilli ------ tescil numaralı ------- tarihinde davalı adına tescilli olduğu, bu hali ile kelime markasının davalı tarafça birebir şekilde tescil ettirildiğinin sabit olduğu dikkate alındığında SMK'nın 6/3. Maddesi gereği ortak sınıflar olan --------- emtiaları için SMK'nın 6/3. Maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kabul edilmiştir. Davacı tarafın SMK'nın 6/6. Maddesi gereği hükümsüzlük talebi de incelenmiş, az yukarıda açıklandığı üzere davacı tarafın ticaret unvanının ----------- Olduğu, bu unvanın ayırt edici unsurunun ---- olduğu, davacı tarafın---- ----- kaydının davalı markasının tescilinden daha önceki tarih olan -------- faaliyete başladığı, faaliyet alanı ile sınırlı olarak davalı markasının -------- ibaresinin ilk kez davacı tarafça ticaret alanına sokulduğu, bu haliyle davalı markasının tescilli olduğu ---------- emtiaları yönünden SMK'nın 6/6. Maddesinde belirtilen ticaret unvanının birebir kullanımı şeklindeki davalı markası yönünden davacı tarafın faaliyet konusu ile aynı olan yukarıda belirtilen emtialar yönünden SMK'nın 6/6. Maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının oluşacağı kabul edilmiştir. Davacı tarafın SMK'nın 6/9. Maddesi kapsamında hükümsüzlük talebi de değerlendirilmiş, az yukarıda ifade edildiği üzere davacı tarafın -------- unvanında yer alan ----- ibaresinin davalı tarafın markasının ana unsuru olan---- ibaresinin genel izlenim bakımından benzer oldukları, davacı tarafın --- göre ve --------- faaliyet konusu dikkate alındığında davalı adına tescilli ----markasının davacının kullanımlarını içeren ------bağlantılı sınıflarda olduğu, -----faaliyet gösteren ve davacı ile aynı iştigal alanında davacının aynı unvanı ile ---- yılında başvuru yapılan ---- davalı markasının tescilinden daha önce----tarihinde-------- faaliyete başladığı, bu faaliyetleri sırasında davacı ile davalı tarafın ticari ilişki içinde bulunduklarının davacı tarafça sunulan fatura içerikleri ile sabit olduğu, ayrıca davacı tarafça sunulan faturaların ---- tarihinden başladığı tüm faturalarda ----- ibaresi yer aldığı, ve ------ davacı tarafça hem ticaret unvanı hem de markasal olarak kullandığının sabit olduğu ve karşılıklı ticari ilişki dolayısıyla davalı tarafın ------ ibaresinden haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmayacağı ve yine davalı tarafın aftec ibaresini marka olarak tescil ettirmesini gerektiren bir sebebinin bulunmaması ve kelimenin rastgele bulunabilecek bir ifade olmadığı dikkate alındığında davalı tarafın davacı tarafın tescilsiz markasını ve ticaret unvanını kötü niyetli olarak kendi adına tescil ettirdiği kabul edilerek SMK'nın 6/9. Maddesi gereği hükümsüzlük talebinin de kabulüne karar vermek gerekmiş ve davanın tümden kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KABULÜ İLE, 1-Davalı adına tescilli ---- tescil numaralı -------- tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, SİCİLDEN TERKİNİNE, 2-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan, peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davalıdan hazine yararına tahsiline, 3-Yargılama sırasında davacı tarafça yapılan 1.318,30-TL harç, 21.000,00-TL bilirkişi ücreti, 147,50-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 22.465,80-TL masrafın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/04/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/104, K. 2026/91, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-104-e-2026-91-k-e3cc55932a55