İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/26 E. 2025/993 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/26
Karar No
2025/993
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/26 Esas KARAR NO : 2025/993 Karar DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/01/2025 KARAR TARİHİ : 25/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket; endüstriyel mutfak ekipmanları üreten, satış ve ihracatını yapan sektörün önde gelen firmaları arasında olduğunu, ... tarihinde müvekkili şirket ile davalı arasında ... € karşılığında ... Dondurma Makinesinin davalı şirkete satılması, işin başında ... € kalanın ise teslimden önce ödenmesi ve ürünün 6-8 hafta arasında belirlenen adrese teslim edilmesi konusunda anlaşma sağlanmış ve düzenlenen proforma fatura imzalandığını, davalı şirket, KDV istisnasından yararlandığı için faturanın KDV'siz düzenlenmesini talep ettiğini, ancak ilerleyen süreçte davalı şirket, ... ayı ortasına kadar KDV istisna belgesini temin edemeyecek olması ve Nisan ayının soğuk ve yağışlı geçmesi nedenleriyle ürün tesliminin ... Ayı ortası olmasını talep ettiğini, bu talep üzerine ürün ... günü tam ve gereği gibi davalı şirketin belirlenen adresine teslim ettiğini, ürünün daha ileri tarihte teslim edilmesine ilişkin ... yazışmaları mevcut olup bu husus tanık anlatımlarıyla da ortaya konulacağını, müvekkili şirket, ürünü teslim etmesine rağmen davalı şirket bakiye tutarı müvekkili şirkete ödemediğini, yapılan görüşmeler sonucunda ödeme alınamadığından T.C. Antalya Genel İcra Dairesi ... /... Esas sayılı dosyasından davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı şirket icra takibine haksız şekilde itiraz ettiğini, itiraz üzerine dava şartı arabuluculuk başvurusu yapıldığını, müvekkili şirketin alacağı belirli ve muayyen olduğundan likit alacak niteliğinde olduğunu, davalı şirket, borçlu olduğunu bilmesine rağmen takibe haksız şekilde itiraz ettiğini, bu nedenlerle T.C. Antalya Genel İcra Dairesi ... /... esas sayılı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, itiraz haksız ve kötüniyetli olduğundan Davalı şirket aleyhine takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir Davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş, davalı -karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra takibi ve dava yetkisiz yerde açıldığını, biz icra takibinde yetki itirazında bulunduklarını, Yargıtay`ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, itirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerektiğini, mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili olmayacağını, eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırması gerektiğini, kaldı ki, itirazın iptali davasını görme yetkisi, takibin yapıldığı/yapılacağı yer mahkemesine ait olduğunu, o nedenle, mahkemenin, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi doğal olduğunu, bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda, mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacağını, davacı icra takibinde göstermediği belgeyi eldeki davada delil olarak sunamaz, dayanamayacağını, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı bir dava türü olup, ancak icra takibinde borç sebebi olarak bildirilen belgeye dayalı borcun olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, takipte, borç kaynağı yapılabilecek kudrete sahip bir belgenin takip dayanağı yapılamaması halinde, iş bu icra takibine yapılan itirazın hükümden düşürecek olan itirazın iptal davasında takipte dayanılmayan belgenin ispat vasıtası olması mümkün olmadığını, ödeme emrini alan borçluda takipteki talebe ve ekli belgeye göre takibe itirazda bulunduğunu, borçlu takip talebinde dayanılan belgedeki borcu ödediğini belirterek takibe itiraz ettikten sonra alacaklı itirazın iptali davasında başka bir belgeye dayanarak itirazın iptalini isteyemeyeceğini, itirazın iptali davasının "takibe sıkı sıkıya bağlı olması" kavramının ispat yönünden anlamı, sadece takip dayanağı yapılan belgenin yada belgelerin itirazın iptali davasında delil olarak kullanılması şeklinde olduğunu, bu bağlamda; eldeki davada icra takibinde bildirilmeyen " ... yazışmalarının, ticari defterlerin, ihtarnamelerin, sevk irsaliyesinin ve Gib kayıtlarının" itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılması mümkün olmadığını, davacı tarafın takip talebinde yazılanlar dışında, dava dilekçesinde dayanılan başkaca hiç bir delile muvafakatlerinin olmadığını, bu yönlerden eldeki itirazın iptali davasının usulen kabulü mümkün olmadığını, davacı açıkça haksız ve kötü niyetli icra takibi başlatmış, haksız ve kötü niyetli icra takibine dayanarak da eldeki usulsüz davayı açtığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde özetle; TBK 97. Maddesine göre, aksine hüküm yoksa kendi edimini yerine getirmeyen, karşı tarafın edimini yerine getirmesini isteyeceğini, davacı-karşı davalı şirket edimini ifa etmediğini, ürün geç ve eksik teslim edilmiş olup, kurulumu yapılmadığını, müvekkili şirket ile karşı taraf arasında ... tarihinde ... Euro bedelle .... Dondurma Makinası satın alınması konusunda anlaşma sağlanmış, ürünün yarı bedeli olan ... Euro kısmı karşı tarafa ödendiğini, bu konuda ihtilaf mevcut olmadığını, sözleşme şartlarına göre ifada sıra karşı tarafta olup, Ürün ... ... ... tarihinde teslim edilmesi gerekirken, geciktirilmiş ve ... .... ... tarihinde teslim edildiğini, ayrıca ürünün ilk kurulumu ve servisi karşı taraf şirketçe yapılması gerektiği halde ve defalarca kurulum talep edilmesine rağmen, karşı taraf ürün kurulum edimini yerine getirmediğini, halen dahi ürün bırakıldığı haliyle poşetli bir şekilde işletme içinde beklemekte, yer kaplamakta ve çirkin bir görüntü oluşturduğunu, bu hali ile ürün eksik teslim edildiğini, karşı taraf ...'teki tanıtım organizasyonuna gelirken ürünü getirmiş, servis kurulum ekibi gelmediğini, karşı taraf sanki müvekkili şirket ürünün geç teslim edilmesini talep ettiği gibi yanıltıcı beyanlarda bulunduğunu, oysa ki karşı taraf şirket yetkilisi ürünü geciktirmiş, sonra gecikmelerini telafi etmek amacı gelmeden 1-2 gün önce "bizim zaten ... fuar ve teslimatımız var biz size gelirken ürünü getireceğiz" dediklerini müvekkili şirket bu duruma mecburen katlandığını, zaten ürün gedliğinde tam ve eksiksiz teslim edilse idi bu gecikme tolere edileceğini, tanıtım organizasyonu için ...'e gelen firma yetkileleri ürünü müvekkili şirkete teslim etmiş, kurulum için ekip yollayacaklarını söylediklerini, yani karşı taraf kurulum ve servis ekibi ile değil tanıtım amaçlı .... geldiğini, müvekkilinin montaj-kurulum için tüm hazırlıkları yapmış olmasına rağmen karşı taraf montaj-kurulumu sağlamadığını, montaj-kurulumun karşı tarafç ayapılacağı proforma faturada yazılı olup, bu konuda ihtilaf mevcut olmadığını, teslim edilen bir ürünün kurulumunun montajının yaptırılmamasının müvekkilinin zararına olup, bu hususu müvekkilin geciktirmiş olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, şifai görüşmelerin sonuç vermemesi üzerine son çare karşı tarafa noterden ihtar çekilmiş ve sözleşmeden haklı olarak dönüldüğünü, müvekili şirketin sektöründe .... en büyük ve prestijli firmalarından olup pastane-cafe-restoran işletmeciliği yaptığını, iş gereği yaz aylarında önemli derecede müşteri yoğunluğu bulunduğunu, satın alma tarihinin ... ve teslim tarihi ... ayı olması dikkate alındığında müvekkili şirket davaya konu dondurma dolabını müşteri yoğunluğunun çok olduğu özellikle yaz aylarında kullanmak üzere satın almak istediğini, müvekkili deffatle ürün kurulumu-montajı talebinde bulunduğunu ancak her defasında karşı tarafça oyalandığını, teslimden 5,5 aylık gibi bir süre geçmesine rağmen, ürünün kurulumuna ilişkin taleplere yanıt verilmemesi ve hiçbir girişimde bulunulmaması üzerine; artık dondurma sezon ortası geçtiği için, karşı tarafın edimini ifa etmesi müvekkil şirket açısından hiçbir yarar sağlayamayacak hale geldiğini, bu nedenle ekte sunulu ... ... . Noterliği'nin ... ... ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile TBK 125. Ve 125/son maddeleri gereğince sözleşmeden döndüğümüz karşı tarafa ihtar edildiğini, karşı taraf ihtarnameden önce hiç bir girişim ve bildirimde bulunmamış, sonrasında iş bu davaya konu haksız icra takibine giriştiğini, nihayetinde; karşı taraf üzerine düşen edimi yerine getirmemiş, sözleşmeden dönme ihtarnamesine rağmen ürünü iade almamış ve müvekkilinin zararına sebep olduklarını bu nedenlerle sözleşmeden dönme talebimizin kabulüne ve müvekkil şirketçe ödenen ... Euro yabancı paranın aynen iadesine, masrafları karşı tarafça karşılanmak üzere davaya konu ürünün (dondurma dolabı) davacı-karşı davalıya iadesine, ürünün teslim tarihinden iade tarihine kadar oluşan/oluşacak muhafaza giderleri kapsamında şimdilik ... TL nin davacı-karşı davalıdan temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı- karşı davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının Ürünün Teslimini ... Ayı Ortasından Sona Yapılmasını Talep Ettiğini, ürünün geç teslim edilmesi söz konusu olmadığını, dava dilekçemizde kısa ve net şekilde açıkladığımız gibi, ürün, davalının talebi doğtulrusunda ilk başta kararlaştırılan tarih yerine, ... ayında teslim edildiğini, müvekkili şirket, dondurma makinesi ve dolabı üretiminde sektörün lideri konumunda olup dünyanın 85 noktasında ihracat yaptıklarını, müvekkili şirketin yeterli ekipmanı ve personeli bulunduğundan tek parça ürünün üretimini geciktirmesi için hiçbir sebebi olmadığı gibi menfaati de olmadığını, davalı, KDV istisnasından yararlandığı için faturanın KDV'siz düzenlenmesini talep ettiğini, siparişin alınmasından sonraki süreçte davalı, ... ayı ortasına kadar KDV istisna belgesini temin edemeyecek olması ve Nisan ayının soğuk ve yağışlı geçmesi nedenleriyle ürün tesliminin ... Ayı ortası olmasını talep ettiğini, bu talep üzerine ürün ... günü tam ve gereği gibi davalı şirketin belirlenen adresine teslim edildiğini, bu hususlar tanık anlatımlarıyla ispatlanacağını, kaldı ki; dosyada mevcut davalı şirket ile ... uygulaması üzerinden yapılan konuşma içeriklerine bakıldığında davalı iddialarının asılsız olduğu açıkça görüldüğünü, söz konusu konuşma içeriğinde, müvekkili şirketin, davaya konu ürünün ... -... ... tarihlerinde teslimatının yapılmasına ilişkin teklifte bulunduğu, davalı şirketin ise bu duruma itiraz etmediği ve hatta uygun gördükleri açıkça görüldüğünü, davalı şirketin, karşı davasında iddia ettiği gibi Nisan ayında teslimi gereken ürünün ... ayına sarkması gibi bir durum söz konusu olsa idi davalı şirketin, müvekkilin ... -... ... tarihlerindeki teslimat teklifine olumlu yanaşmaması, ürünün tesliminin sarktığına ilişkin itirazlarının bulunması bekleneceğini, ürünün teslimatı, davalı tarafın talebi ile ... ayına ertelenmiş; ... ayında hangi gün teslimat yapılacağı taraflar arasında henüz belirlenmemişken müvekkil şirket, tamamen iyi niyet çerçevesinde davalının nakliye ücreti ödemeden teslimatı alabilmesi adına ... -... .... teslim etme teklifinde bulunmuş, davalı şirket de teslimatın ... ayından beri sarktığına ilişkin bir itirazda bulunmadığını, bu durum açıkça, ilk belirlenen teslimat tarihinin ... ayına ertelenmiş olmasının davalı şirketin onayında olduğunu gösterdiğini, davalının teslim tarihi ve şekline hiçbir zaman itirazı olmadığını, bu haliyle, davaya konu ürün tesliminin, müvekkili şirket tarafından geç yapıldığına ilişkin iddianın asılsız olduğu açık olup davalı tarafın cevap dilekçesinin ve karşı davasının tümden reddi gerektiğini, müvekkili şirket, davalının talebiyle ürünü ... ayı ortasında gereği gibi teslim ettiğini, davalı, teslim için gerekli hazırlık fillerini yapmadığından kurulum sağlanamadığını, bu noktada alacaklının temerrütü söz konusu olduğunu, müvekkili şirket borcunu gereği gibi ifa ettiğini, davalı, bakiye tutarı ödememek için haksız iddialarda bulunduğunu, her ne kadar sözleşmeden döndüğünü iddia etse de haksız olup sözleşme halen ayakta olduğunu, davalı, borcunu ödememek için süreci uzatmaya çalıştığını bu nedenlerle karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyanın Uyaptan celbedilmiş incelenmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Asıl dava açısından: ... tarihinde davacı şirket ile davalı arasında ... € karşılığında ... Dondurma Makinesinin davalı şirkete satıldığı, işin başında ... €, kalanın ise teslimden önce ödenmesi ve ürünün 6-8 hafta arasında belirlenen adrese teslim edilmesi konusunda anlaşma sağlandığı ve düzenlenen proforma fatura imzalandığı, davacı şirket, ürünü teslim etmesine rağmen davalı şirket bakiye tutarı davacı şirkete ödemediği, yapılan görüşmeler sonucunda ödeme alınamadığından T.C. Antalya Genel İcra Dairesi ... /... Esas sayılı dosyasından davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı şirket icra takibine itiraz ettiği, itiraz üzerine dava şartı arabuluculuk başvurusu yapıldığı, T.C. Antalya Arabuluculuk Bürosu ... /... numaralı dosyasından yürütülen arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığından işbu itirazın iptali davasının açıldığı belirtilmiştir. Davacı ile davalı arasında davalının dondurma makinası alımı ve kurulumu hususunda eser sözleşmesi yapıldığı, yapılan iş karşılığı, .... Euro ödenmesinin kararlaştırıldığı, davalı tarafından ilk etapta davacıya banka yoluyla ... Euro ödeme yapıldığı, davacının makinayı süresinde getirip davalıya teslim etmesine rağmen eksik kalan kalan ... Euro davalının ödemediğinden bahisle başlatılan takibe itirazın iptali hususunda işbu dava açılmışsa da taraflar arasındaki uyuşmazlığın temel ilişkisinin eser sözleşmesinden kaynaklandığı, karşı davacının başlatılan icra takibinde yetki itirazında bulundukları, Yargıtay`ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, itirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerektiği, Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili olmayacağı, eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırması gerektiği,( HGK’nın 28.03.2001 gün ve 2001/19-267 E. 2001/311 K.; 20.03.2002 gün ve 2002/13-241 E.,2002/208 K. ), anlaşılmakla, eser sözleşmelerinde eserin yapıldığı yerdeki icra dairesinin yetkili olacağı, TBK 89/1 maddesinin eser sözleşmelerinde uygulanamayacağı, yani ... İcra Müdürlüğünün yetkili olacağı, takibin yetkisiz icra dairesinde açıldığı anlaşılmakla, HMK'nun 114/1-c maddesine göre, icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle, HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Karşı dava açısından: İcra takibinde yetki itirazında bulundukları, Yargıtay`ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, itirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerektiği, Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili olmayacağı, eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırması gerektiği,( HGK’nın 28.03.2001 gün ve 2001/19-267 E. 2001/311 K.; 20.03.2002 gün ve 2002/13-241 E.,2002/208 K. ), kaldı ki, itirazın iptali davasını görme yetkisi, takibin yapıldığı/yapılacağı yer mahkemesine ait olduğu, İİK 50/1. maddesine göre, para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili icra dairesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirlendiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 6. maddesine göre, genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, bundan ötürü somut durumda yetkili icra daire ve mahkeme müvekkil şirketin bulunduğu il yani ... İcra Müdürlüğü ve Asliye Ticaret Mahkemeleri olacağı, sözleşmeden dönme taleplerinin kabulüne ve karşı dava davacısı şirketçe ödenen ... Euro yabancı paranın aynen iadesine, masrafları karşı tarafça karşılanmak üzere davaya konu ürünün (dondurma dolabı) davacı-karşı davalıya iadesine, ürünün teslim tarihinden iade tarihine kadar oluşan/oluşacak muhafaza giderleri kapsamında şimdilik ... TL nin davacı-karşı davalıdan temerrüt faizi ile tahsiline, açılan davadaki ve karşı davadaki tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davacı-karşı davalıya yükletilmesine dair talepte bulunulmuştur. 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinin 1. fıkrası " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermektedir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir. Karşı dava dilekçesi incelendiğinde; dilekçe gönderilmeden önce arabuluculuğa başvurulmayıp, dava şartı arabuluculuk sürecinin tamamlanmadığı anlaşılmıştır. Arabuluculuğa ilişkin dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından 6102 sayılı TTK'nın 5/a maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-2 maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile karşı davanın usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A- Asıl Dava Yönünden: 1-Davanın icra dairesinin yetkisizliğine ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2.mad.uyarınca usulden reddine, 2-Peşin alınan ... TL harçtan alınması gerekli ... TL harç mahsup edilerek arta kalan ... TLnin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı-karşı davalıya iadesine, 3- Davacı-karşı davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4- Davalı-karşı davacı taraf kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre ... TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan ... TL arabuculuk giderinin, davacı-karşı davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına, 6-Yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5/1. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarılması, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmek suretiyle yatıran tarafa iadesine, B- Karşı Dava Yönünden: 1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, 2-Peşin alınan ... TL harçtan alınması gerekli ... TL harç mahsup edilerek arta kalan ... TLnin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı-karşı davacıya iadesine, 3- Davalı-karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4- Davacı-karşı davalı taraf kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre ... TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, 5-Yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5/1. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarılması, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmek suretiyle yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı-karşı davalı vekilinin yüzüne karşı, davalı- karşı davacı tarafın yokluğunda HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.25/12/2025

Katip ... ¸ e-imzalıdır

Hakim ... ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/26, K. 2025/993, T. 25.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-26-e-2025-993-k-5079605c5ce4