İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/242 E. 2026/536 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/242
Karar No
2026/536
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/242 Esas - 2026/536 T.C. ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/242 Esas KARAR NO : 2026/536

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/12/2017 KARAR TARİHİ : 24/06/2026 KARAR YAZMA TARİHİ : 29/06/2026 Mahkememizin 09/06/2021 karar tarihli .....sayılı kararın istinaf üzerine ..... Bölge Adliye Mahkemesinin ......Hukuk Dairesinin 27/12/2022 tarihli ..... sayılı başvurunun reddi kararının temyiz edilmesi üzerine ...... HD'nin 05/12/2024 Karar tarihli ..... sayılı ilamI ile mahkememizin kararının BOZULMASINA kararı üzerine dosya mahkememize gönderilmek ile mahkemezin yukarıdaki esasına kaydı yapılan dosyanın yargılama sonucu, Dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ; DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Müvekkili şirket ile davalı şirketin 16/03/2017 tarihinde ... Ayr. Yolu 24+500-57+538,04 kesiminin yapımı işi kapsamında sözleşme imzaladıklarını, söz konusu sözleşmeye göre müvekkilinin tüm edimlerini zamanında yerine getirdiğini ve hak edişlerini almak üzere davalı şirkete fatura ettiğini, ancak davalı tarafın kötü niyetli olarak sözleşme devam ederken müvekkili şirketle birlikte çalışamayacaklarını beyan ettiklerini, bunun üzerine müvekkilinin söz konusu işi bırakmak zorunda kaldığını, davalı şirketin sözleşmeye konusu üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğini, alacaklarının ödenmediğini, müvekkili tarafından ...... Noterliğinin ..... yevmiye nolu ihtarname çekildiğini ancak davalı tarafından somut bir adım atılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin yapmış olduğu işler nedeni ile davalılardan ... İnş. ..... kesmiş olduğu hak edişin tespit edilerek hak ediş miktarının taraflarına ödenmesine, şimdilik 10.000 TL ( fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla ) alacağının dava tarihinden itibaren hesaplanacak aylık %9 kanuni faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılara usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. DAVALI ... A.Ş CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; müvekkili firmanın davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, müvekkili şirket ile alt işveren davacı şirket yetkilileri arasında 16/03/2017 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 9. Maddesine göre işin bitim tarihinin 15/10/2017 tarihi olduğunu, sözleşmenin 18/2 maddesi uyarınca mağduriyetlere neden olunmaması açısından ücret ediminin derhal ifası için gerekli alt işveren işçilerinin ücret ve diğer sosyal haklarının ödenmesi koşulunun sağlanması yükümlülüğünün temini amacıyla ...... Noterliğinin ..... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar çekildiğini, bunun karşılığı olarak davacı tarafından ise ...... Noterliğinin ..... yevmiye numaralı ihtarnamesi ise edimlerini yerine getirdiklerini davalı müvekkili şirketin kötü niyetli olduğu şeklinde tebliğ edildiğini, akabinde de iş bu davanın açıldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin her iki tarafa da borç yükleyen niteliğe haiz olduğunu, müvekkili şirketin tahsilini beklemeden kendi kasasından süresinden önce davacıya ödeme yaptığını ancak davacı şirketin sözleşmenin 18/2 maddesindeki koşulu yerine getirilmesi derhal istenilmesine rağmen ihtarnameye etkisiz bir ihtarname ile takiben dava ile cevap verdiğini, edimin ifasına müvekkili şirketin hazır olduğu bildirilmesi karşısında taraflarına hiçbir şekilde kusur atfedilemeyeceğini, sözleşme uyarınca yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacının açtığı iş bu davanın reddini, savunmuştur. DAVALI ... CEVAP DİLEKÇESİNE ÖZETLE; Müvekkili idare ile davacı arasında akdedilmiş bir eser sözleşmesinin bulunmadığını, ... Ayr. Yolu 24+500-57+538,04 kesimi ile ilgili de ... İnşaata müvekkili idarece kesilen bir hakedişin bulunmadığını, dava dilekçesine bahsi geçen ... Ayr. Yolu 24+500-57+538,04 kesiminin yapımı işinin dava dışı ... İnş. San. Turz. Nak. Tic. A.Ş yükleniminde yapıldığını ve idarelerine bildirilen herhangi bir alt yüklenici de bulunmadığını, bu nedenle davanın müvekkili idareleri yönünden husumetten reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu edilen tüm alacak zamanaşımına uğradığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, ayrıca müvekkili idare aleyhine ticaret mahkemesinde dava açılmasının kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle davanın görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, müvekkili idare tarafından düzenlenen ve sözleşme hükümlerine göre dava dışı yüklenici ... İnş. San. Turz. Nak. Tic. A.Ş'ye hakediş ödemeleri yapıldığını, söz konusu genel açıklamalar ışığında somut davada var olduğu iddia edilen alacaklardan müvekkili idarenin sorumlu olmadığının açıkça görüldüğünü, davacı tarafın iddialarının teknik ve hukuki geçerliliğinin bulunmadığı gibi gerçekliği de bulunmadığını, ayrıca kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere dava dilekçesinde belirtilen faize ve faiz oranlarına da itiraz ettiklerini ileri sürerek haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın müvekkili idare yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. 08/05/2019 TARİHLİ BORÇLAR MEVZUATI UZMANI BİLİRKİŞİ İLE MALİ MÜŞAVİR BİLİRKİŞİSİ RAPORUNDA ÖZETLE; dava konusu uyuşmazlığın davacı ile davalı arasında akdedilen 16/03/2017 tarihli taşeronluk sözleşmesine dayandığını, söz konusu sözleşme incelendiğinde sözleşme hükümlerinin sadece davacı ile davalı firmaya bağlayıcı nitelikte hükümler olduğunu, bu nedenle sözleşme ilişkisine yabancı olan üçüncü kişi konumundaki ..... karşı husumet yönetilmesinin mümkün olamayacağını, ulaşılan bu kanaat borçlar hukukuna hakim olan borç ilişkilerinin nispiliği ilkesinin de doğal sonucu olduğunu, davacı ile davalı arasında 16/03/2017 tarihinde akdedilen taşeronluk sözleşmesinden doğan alacağın tahsili talebine dayandığını bu nedenle alacağın zamanaşımına uğradığından bahsedilemeyeceğini, dosyaya ibraz edilen ticari defter kayıtları ve taraflarca karşılıklı olarak imzalanan hak ediş kayıtlarından, davacı tarafından 16/03/2017 tarihinde taşeronluk sözleşmesinden doğan edimlerini yerine getirmiş olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle; davalı şirketin defter ve belgeleri üzerinden yapılan incelemeler neticesinde 31/12/2017 tarihi itibariyle 129.820,54 TL davacı şirkete borcu bulunduğunu, ancak davacı şirketin kendi defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde ise 31/12/2017 tarihi itibariyle 86.896,85 TL davalı şirketten alacağı bulunduğunun tespit edildiğini, davacı şirketin defteri kendi aleyhine delil teşkil edeceği hususu dikkate alınarak davacının alacağının 86.896,85 TL olarak kabul edip edilmeyeceği hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilerek ek rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişiler tarafından düzenlenen 09/12/2019 tarihli ek raporda; kök raporun sonuç bölümündeki açıklamalarda gözüken 86.896,85 TL davacının alacağının olduğu görüşlerinde bir değişiklik olmadığını, mahkeme fatura içeriğinin değerlendirilmesi istenirse taraf vekillerinin hakediş alacağına ilişkin itirazlarının değerlendirilmesinin uzmanlık dışında kaldığı için heyete İnşaat Mühendisi bir bilirkişinin de atanmasının isabetli olacağı sonucuna varılmıştır. Mali Müşavir ve Borçlar Mevzuatı Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine İnşaat Mühendisi bilirkişinin de eklenmesine karar verildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan raporda özetle; Mali Müşavir ve Borçlar Hukuk Uzmanı bilirkişisi heyeti olarak hazırladıkları raporlarda ulaşılan sonuçlardan bir değişiklik olmadığını kök ve ek raporda ulaşılan sonuçların aynen geçerli olduğu belirtilerek, İnşaat Mühendisi bilirkişinin incelemesinde; somut olay için iki tarafında kabulünde olan 995.334,24 m3 imalat üzerinden davacının kesin hak edişini hesaplamış, davacının davalıdan hak ediş alacağı olarak 2.302.212,34 TL alacaklı olduğu değerlendirildiğini, teminat çeki davacı tarafından davalıya hiç verilmemiş olması nedeniyle bu konu ile ilgili ayrıca bir değerlendirme yapılmaya gerek kalmadığını, işçilik alacakları ile ilgili raporda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davacı tarafın bahse konu işte çalışmış ve / veya çalışıp ayrılmış tüm işçilerin listesi ile birlikte bu işçilerin alacaklarını yatırdığına dair evrakları ya da kalan tüm işçi alacaklarının tutarını bildiren evrakı dava dosyasına kazandırması gerektiğini, gelen bu evraka göre eğer tüm alacaklar yatırıldı ise konu ile ilgili başkaca bir şey yapmaya gerek olmayacağını, eğer yatırılmadı ise tutarı belli olan bu işçi alacakları davalı tarafından davacıya ödenecek tutardan minha edilmek suretiyle davalı tarafından ödenmesi gerektiğini, sözleşmede işçilik ödemelerinin yapılmaması durumunda hakediş ödemelerinin yapılıp yapılmamasıyla ilgili çelişen iki madde olduğu, davacının hak ediş alacağının bu denli büyük olduğu durum için davalı tarafından yapılması gereken işçilik borcunun tespit edilerek, sözleşmenin ..... nolu ödeme koşulları adlı maddesi uyarınca davacının hak dişinden minha edilmesi ve kalan bakiyenin davacıya ödenmesi gerektiğini, ancak davalının bunun yerine hakediş ödemelerini durdurduğu, göz önüne alındığında davalının hakediş ödemesi yapmamasının haklı gerekçeye dayanmadığı kanaati oluştuğunu, tarafların mali defterlerinin incelenmesi sonucu davacı şirketin defteri kendi aleyhine delil teşkil edeceği hususu dikkate alınarak davacının alacağının 86.896,85 TL olarak kabul edilip edilmeyeceğinin mahkemeye ait olduğu görüşünde bir değişiklik olmadığını, bu durumun davacının davalıdan 2.302.212,34+86.896,85= 2.389.109,19 TL alacaklı olduğu, eğer işçi alacakları davacı tarafından ödenmemişse , işçi alacaklarının bu tutardan minha edilerek davalı tarafından yatırılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Rapora itiraz üzerine 14/10/2020 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; teminat çekinin davacı tarafından davalıya hiç verilmemiş olduğundan, bu konu ile ilgili ayrıca bir değerlendirme yapılmaya gerek olmadığını, işçilik alacaklarının davacı tarafından dava tarihinden sonraki tarihlerde yatırılmış olduğunu, 09/09/2020 tarihli raporda, davalınına davacının hakedişinin 2.000.000 TL den daha yüksek bir bedelinin davalı tarafından ödenmemesi durumu ele alınmış olup, bu denli büyük bir ödemenin işçilik alacakları için bekletilmesinin davalı sözleşmesel gücünü kötüye kullandığı yönünde değerlendirilebileceği belirtildiğini, ancak doya eki klasörler incelendiğinde davacının davalıdan bu denle büyük bir hakediş alacağı olmadığı aksine alacağının 86.896,85 TL olduğu, bu bedelin yaklaşık ödenmesi gerekli işçilik ödemeleri tutarına yakın olması nedeniyle taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin 18. Maddesi şartının uygulanmasının uygun olacağı değerlendirildiğini, tüm bu hususlar göz önüne alındığında davalının hakediş ödemesi yapmamasının haklı gerekçeye dayandığı kanaati oluştuğunu, taraflar arasında yapılan işin miktarı konusunda bir çekişme olmadığı, tarafların yapılan iş miktarının995.334,24 m3 olduğunu kabul ettiği, bu kapsamda kesin hesabın düzenlendiği ve taraflarca imzalandığı, davacının bahse konu kesin hesaba veya yapılmış olan kesintilere herhangi bir itiraz kaydı not etmeden imzalamış olduğu , bu durumda davacının, taraflar arasında imzalanmış sözleşme ve hak edişler dikkate alındığında, mali defter incelemesinde hesaplanan tutar harici herhangi bir alacağı olmadığı değerlendirildiğini, tarafların mali defterlerinin incelenmesi sonucu davacı şirketin defteri kendi aleyhine delil teşkil edeceği husus dikkate alınarak davacının alacağının 86.896,85 TL olarak kabul edilip edilemeyeceği hususunda takdir yetkisinin mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. MAHKEMEMİZCE YAPILAN YARGILAMA SONUCU VERİLEN 09/06/2021 KARAR TARİHLİ ..... KARARI İLE : ''... Tüm dosya kapsamı, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre bilirkişi kuruludan alınan raporlara göre, bilirkişi kurulunun 14/10/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda, taraflar arasında yapılan işin miktarı konusunda bir çekişme olmadığı, tarafların yapılan iş miktarının 995.334,24 m3 olduğunu kabul ettiği, bu kapsamda kesin hesabın düzenlendiği ve taraflarca imzalandığı, davacının bahse konu kesin hesaba veya yapılmış olan kesintilere herhangi bir itiraz kaydı not etmeden imzalamış olduğu, bu durumda davacının, taraflar arasında imzalanmış sözleşme ve hak edişler dikkate alındığında, mali defter incelemesinde hesaplanan tutar harici herhangi bir alacağı olmadığı değerlendirildiği, belirtilmiş olup bilirkişi kurulunun bu raporu gerekçeli ve denetemi elverişli olup karar ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan, davacı tarafın bir alacağı olmadığı tespit edildiğinden, buna göre açılan davanın reddine '' karar verilmiştir. Bu kararı davacı vekilince istinaf edilmiştir. ..... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNİN ......HUKUK DAİRESİ 27/12/2022 TARİHLİ ..... SAYILI BAŞVURUNUN REDDİ KARARI İLE : ''...mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, davacı ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşmede idarenin taraf olduğu asıl sözleşmeye atıf olmaması ve Yargıtay (kapatılan) ...... Hukuk Dairesi'nin ..... sayılı ilamı ışığında davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen kesin hesap ile davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine '' karar verilmiştir. Mahkememizin 09.06.2021 ...... Sayılı kararına ilişkin olarak ..... Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesinin ...... Sayılı kararına temyizi üzerine ...... Hukuk Dairesinin 05/12/2024 tarihli ..... sayılı ilamı ile : " .... Taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi davacı ... İnşaat Ltd. Şti. ile davalı ... A.Ş. arasında imzalanmış olup davada taraf olarak gösterilen temyiz eden ... ile davacı arasında kurulmuş bir sözleşme ilişkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle bu davalı hakkında davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken, esastan reddi yerinde olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davalı ... yönünden bozulması gerekmiştir. Dosyanın tetkikinden, dava konusu eserin yapımında görev alan işçilerin dava tarihinden önce ücretlerinin ödenmediği ancak dava açıldıktan sonra davacı şirket tarafından ödendiği ve ödenen tutarın davacının bakiye hak edişiyle tutarlı olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemece yapılacak iş, ödenen işçi alacakları yönünden gerekirse denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak ödenen tutar kadar davacının hak ettiği bakiye hak ediş bedelinin belirlenmesine karar verilmesidir. Bu itibarla, dava tarihinde işçi ücretlerinin ödenmemiş olduğundan bahisle tümden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı ile bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle HMK'nın 373/1. maddesi gereğince ..... Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi kararı kaldırılarak;..... Ticaret Mahkemesi’nin 09.06.2021 gün, ....., 09.06.2021 tarihli kararının BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ..... Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesine gönderilmesine, " şeklinde karar verilmiştir. Dosya ..... Hukuk Dairesinin 05/12/2024 tarihli ..... sayılı ilamı BOZMA ilamı ile mahkememize gönderilmek ile mahkememizin yeni esas numarasına kaydı yapılmış olup mahkememizce Yargıtay ...... Hukuk Dairesinin BOZMA ilamına uyulmasına karar verilmiştir. ..... . Hukuk Dairesinin bozma ilamı kapsamında araştırma yapılmış olup Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, tüm deliller toplandıktan sonra dosya Borçlar Hukuku Öğretim Üyesi Prof.Dr. ..., Mali Müşavir ...ve İnşaat yüksek mühendisi ...'den oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 11/09/2025 tarihli raporda, Davacı ile davalı ... arasında bir akdi ilişki mevcut olmadığından; ..... karşı açılan davanın husumetten reddi konusundaki takdir yetkisinin Sayın Mahkemeye ait olduğu; Davacı ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti.nin davanın açılma tarihi olan 12.12.2017 tarihinden sonra yapmış olduğu işçilik ödemeleri toplamı 29.643,42TL olduğu; Sonuç ve kanaati belirtilmiştir. Mahkememizce tarafların beyan ve itirazlarını karşılar şekilde bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup yukarıdaki bilirkişi heyeti 23/03/2026 tarihli EK raporda: Davacının ... Ayr. Yolu 24+500 57+538,04 kesiminin işini yaptığı, Davacının davalıdan alacağının bu işin bedeli olduğu, yönündeki itiraz için;Heyetimizce huzurdaki dava dosyası görevlendirmemiz ve ilgili Yargıtay bozma ilamı çerçevesinde incelenmiştir. Davacının 03.07.2025 tarihli dekontların incelenmemiş olduğuna yönelik itiraz:Dava dosyasına sunulan 11.09.2025 tarihli raporda dava dosyasına ibraz edilen tüm kayıtlar incelenmiştir. Ayrıca davacının 03.07.2025 tarihli dilekçe ekinde sunulan dekontların incelenmediği iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Dosyada bulunan tüm ticari kayıtlar incelenmiştir. Buna göre; TARİH AÇIKLAMA TUTAR ALICI 3.01.2018 20 GÜNLÜK EKİM AYI MAAŞ ÖDEMESİ 1000,00 TL ..... 3.01.2018 PARA YATIRMA 1000,00 TL ... 3.01.2018 MAAŞ ÖDEMESİ 1360,00 TL ..... 3.01.2018 MAAŞ ÖDEMESİ 1469,00 TL ..... 3.01.2018 MAAŞ ÖDEMESİ 1700,00 TL ... 3.01.2018 MAAŞ ÖDEMESİ 1900,00 TL ..... 2.01.2018 MAAŞ 1300,00 TL ... 3.01.2018 EKİM AYI MAAŞ ÖDEMESİ 314,00 TL ... 3.01.2018 20 GÜNLÜK EKİM AYI MAAŞ ÖDEMESİ 980,48 TL A. ..... 3.01.2018 20 GÜNLÜK EKİM AYI MAAŞ ÖDEMESİ 980,48 TL ... 3.01.2018 20 GÜNLÜK EKİM AYI MAAŞ ÖDEMESİ 980,48 TL ... 3.01.2018 20 GÜNLÜK EKİM AYI MAAŞ ÖDEMESİ 980,48 TL ... 3.01.2018 20 GÜNLÜK EKİM AYI MAAŞ ÖDEMESİ 980,48 TL ... 3.01.2018 20 GÜNLÜK EKİM AYI MAAŞ ÖDEMESİ 980,48 TL ... 3.01.2018 20 GÜNLÜK EKİM AYI MAAŞ ÖDEMESİ 980,48 TL ... 3.01.2018 20 GÜNLÜK EKİM AYI MAAŞ ÖDEMESİ 980,48 TL ... 3.01.2018 20 GÜNLÜK EKİM AYI MAAŞ ÖDEMESİ 980,48 TL ... 3.01.2018 20 GÜNLÜK EKİM AYI MAAŞ ÖDEMESİ 980,48 TL ... 9.03.2018 ... İHBAR TAZMİNATI 1397,56 TL ... 9.03.2018 ... İHBAR TAZMİNATI 1397,56 TL ... 9.03.2018 ... İHBAR TAZMİNATI 1397,56 TL ... 9.03.2018 ... İHBAR TAZMİNATI 698,78 TL ... 9.03.2018 ... ÜCRET MAAŞ 390,74 TL ... 9.03.2018 ... ÜCRET MAAŞ 320,74 TL ... 9.03.2018 ... İHBAR TAZMİNATI 698,78 TL ... 9.03.2018 ... İHBAR TAZMİNATI 698,78 TL ... 9.03.2018 ... İHBAR TAZMİNATI 698,78 TL ... 9.03.2018 ... İHBAR TAZMİNATI 698,78 TL ... 9.03.2018 ... İHBAR TAZMİNATI 698,78 TL ..... 9.03.2018 ... İHBAR TAZMİNATI 698,78 TL ... TOPLAM 29.643,42 TL Yukarıdaki tablodan da görüleceği üzere Yargıtay Bozma İlamına uygun olarak davacının dava açılma tarihi olan 12.12.2017 tarihinden sonra yapmış olduğu ödemeler toplamının 29.643,42 TL olduğu tespit edilmiştir. Davalının çalışanların sigortalı olup olmadığı, davaya konu işte çalışıp çalışmadıkları yönündeki itirazı için; Dava dosyasında çalışanların sigortalılık durumlarını gösteren kayıt ve belge bulunmamaktadır. Ayrıca, çalışanların sigortalılık durumuyla ilgili bilgilerin işbu dava konusuyla doğrudan ilgili değildir. Dava dosyasına işbu çalışanların sigortalılık durumlarını gösteren ... kayıtları bulunmamaktadır. Dosyaya sunulan, çalışanların giriş çıkışlarını gösteren tabloların dayanağı ... kayıtları da dosyada mevcut değildir. Davalının ... ile ilgili itirazı için; Tarafımıza tevdi edilen ddosyada yer alan bilgilere göre ... isimli kişiye yapılan ödeme dekontlarında bir açıklama bulunmayıp sadece para yatırma açıklaması bulunduğundan, rapora da sadece bu para yatırma açıklaması yansıtıldığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir. Davacı vekilinin 20/05/2026 tarihli dava değeri artırılması talepli dilekçesinde özetle; Hak edişin tespit edilerek taraflarına ödenmesi üzerine şimdilik 10.000,00. TL'den açtıkları davanın, Müvekkilinin davalı taraflardan olan alacağı; ..... Ayrımı Yolu 24+500-57+538,04 kesimine ilişkin işin bedelidir. Talep ettiği bedel de bu bedel olduğu, Bu bedel bilirkişi marifetiyle tespit edilebileceği, üst ve sair hakları saklı kalmak kaydı ile; müvekkili hak kaybına uğramaması adına harç ikmalini yaptıkları, 19.643,42 TL. (işin bedelinin tamamı) tazminatın faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Talip arttırım dilekçesi davalı taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Davalı ... Şirket vekili tarafından cevap dilekçesi ıslah edilerek ıslah zamanaşımı defiinde bulunulmuş ise de Yargıtay ilamlarına göre dava dilekçesinin nitelendirmesi hakimin belirlemesinde olduğundan dava dilekçesi incelendiğinde netice ve sonuç kısmında hakedişlerin tespit edilerek belirlenmesi istendiğinden bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olduğu sonucuna ulaşılarak belirsiz alacak davası açılmakla zamanaşımı kesildiğinden davalı ... şirket vekilinin zamanaşımı defiinin reddine karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davanın taraflar arasındaki ihale- eser sözleşmesinden kaynaklanan hak edişe ilişkin fatura alacağının davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı ile birlikte ..... Dairesinin 05/12/2024 tarihli ..... sayılı ilamı ile ... ile davacı arasında kurulmuş bir sözleşme ilişkisi bulunmadığnı, Bu nedenle bu davalı hakkında davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, Dava konusu eserin yapımında görev alan işçilerin dava tarihinden önce ücretlerinin ödenmediği ancak dava açıldıktan sonra davacı şirket tarafından ödendiği ve ödenen tutarın davacının bakiye hak edişiyle tutarlı olduğu anlaşıldığını. Bu itibarla, mahkemece yapılacak iş, ödenen işçi alacakları yönünden gerekirse denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak ödenen tutar kadar davacının hak ettiği bakiye hak ediş bedelinin belirlenmesine karar verilmesi gerektiği belirtildiğinden, Bu kapsamda bilirkişi heyetinden alınan 23/03/2026 tarihli EK raporda, raporlarında düzenledikleri tablodan da görüleceği üzere Yargıtay Bozma İlamına uygun olarak davacının dava açılma tarihi olan 12.12.2017 tarihinden sonra yapmış olduğu ödemeler toplamının 29.643,42 TL olduğu tespit edilmiş olup bu miktar davacı vekili tarafından talep arttırım dilekçesi ile artılmış olup Dava konusu eserin yapımında görev alan işçilerin dava tarihinden önce ücretlerinin ödenmediği ancak dava açıldıktan sonra davacı şirket tarafından ödendiği ve ödenen tutarın davacının bakiye hak edişiyle tutarlı olduğu ..... Hukuk Dairesinin bozma kararı kapsamında, Davanın kısmen kabulü ile, Davacı tarafın davalı ... A.Ş.'ye karşı açtığı eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davasının KABULÜ İLE TOPLAM 29.643,42.TL. Alacağın bilirkişi heyetinin 23/03/2026 tarihli 2.Ek raporunun 2.sayfasında tablo halinde 30 kalem olarak belirtilen ödeme tarihlerinden itibaren talep gibi aylık %9 kanuni faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. ...... Hukuk Dairesinin bozma ilamı kapsamında, davalı ... ile davacı arasında kurulmuş bir sözleşme ilişkisi bulunmadığnı, Bu nedenle bu davalı hakkında davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiği belirtildiğinden, Davacı tarafın, davalı ..... karşı açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M ; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1)Davanın KISMEN KABULÜ İLE, A- Davacı tarafın davalı ... A.Ş.'ye karşı açtığı eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davasının KABULÜ İLE TOPLAM 29.643,42.TL. Alacağın bilirkişi heyetinin 23/03/2026 tarihli 2.Ek raporunun 2.sayfasında tablo halinde 30 kalem olarak belirtilen ödeme tarihlerinden itibaren talep gibi aylık %9 kanuni faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya ödenmesine, B- Davacı tarafın, davalı ..... karşı açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.024,94.TL karar ve ilam harcından, dava açılışında alınan 170,80.TL peşin harç ile 336,00.TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 506,80.TL.nin mahsup edilmesi ile kalan 1.518,14.TL harcın davalı ... A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3) Davacı tarafından yapılan 170,80.TL peşin harc, 31,40.TL başvurma harcı, 336,00.TL tamamlama harcı, 373,10. TL tebligat ücreti, ile 19.500,00. TL bilirkişilerin ücreti, olmak üzere toplam 20.411,30.TL yargılama giderinin, yapılması gereken yargılama giderleri olduğundan davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 4) Davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2.maddesi uyarınca hesaplanan 29.643,42.TL vekalet ücretinin davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 5) Davalı ... davada vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2.maddesi uyarınca hesaplanan 29.643,42.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ..... verilmesine, 6) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatırana iadesine, Dair; davacı vekilinin e-duruşmada yüzüne karşı davalı ... şirket vekilinin yüzüne karşı, davalı ..... vekilinin yokluğunda olmak üzere, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren, HMK.nun 373.maddesine göre 2 (iki) hafta içerisinde YARGITAY temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. 24/06/2026

Katip ..... ¸e-imzalıdır.

Hakim ..... ¸e-imzalıdır.

¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/242, K. 2026/536, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-242-e-2026-536-k-a9d32337024b