İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/24 E. 2026/478 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/24
Karar No
2026/478
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO :2025/24 Esas KARAR NO : 2026/478

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/09/2025 KARAR TARİHİ : 17/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle" Davacı taraf ... Tic. Ltd. Şti yaklaşık 30 yıldır iş güvenliği ve iş sağlığı hizmeti veren bir firma olduğunu, Ekte sunulan" İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Sözleşmesi"nden de anlaşılması üzere davalı borçlu ... Limited Şirketi kanunen zorunlu olan İş Güvenliği ve İş Sağlığı hizmetlerini müvekkil şirketten aldığını, Taraflar arasında 23.11.2023 tarihinde akdedilen sözleşmenin 5.1 maddesinde ... Limited Şirketi'nin fatura bedellerini her ayın ilk haftasında ödeyeceği kararlaştırılmış olmasına rağmen davalı borçlu şirket 05.09.2024 tarihinden itibaren müvekkil şirkete herhangi bir ödeme yapmadığını, Davalı borçlu şirket sözleşme ile kararlaştırılan zamanda ödeme yapmadığı için temerrüde düştüğünü, ... Limited Şirketi'nin hizmet aldığı halde fatura bedellerini ödememesi üzerine, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla Ağustos (bakiye 180 TL) Eylül Ekim Kasım ve Aralık ayı hizmet bedelleri toplamı 51.172,20 Türk Lirası fatura bedellerinin tahsili talebi ile 28.01.2025 tarihinde icra takibi yapılmış, davalı borçlu borca kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, Davalının bu itirazı haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin müvekkil şirketten iş sağlığı ve iş güvenliği hizmeti aldığı T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı - İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü'nün İSG - Katip uygulaması kayıtları ile de ispat edilebildiğini, bu sebeple borca itiraz edilmesi tamamen hukuka aykırı olduğunu, takip konusu alacağın, likit fatura alacağı olduğunu, bu durumda likit alacağa haksız şekilde itiraz eden borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekeceği Yargıtay Kararlarıyla da sabit olduğunu, davalı yanın likit alacağa karşı yaptığı haksız itiraz nedeniyle İİK m.67/2 gereğince davalı aleyhine takip konusu miktar üzerinden %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalının 07.02.2025 tarihinde ödeme emrine itiraz etmiş olması nedeniyle, itiraz üzerine duran icra takibinin devamı için bu davayı açmadan önce arabuluculuk müessesine müracaat edildiğini, ekte sunmuş olunan İstanbul (Şile) Arabuluculuk Bürosu'nun 2025/3 arabuluculuk büro numası, 2025/... arabuluculuk dosya numaralı Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağından da anlaşılacağı üzere anlaşma sağlanamadığını" işbu dava ile karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, davaya cevap vermediği görülmüştür. DELİLLER VE GEREKÇE: .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı takip dosyası, sözleşme, faturalar, ticari defter ve belgeler ve dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş, tüm dosya kapsamı ile yaptırılan inceleme sonucu bilirkişi raporu alınmış ve tüm deliller toplanmıştır. .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacının, davalıdan, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında düzenlenen faturadan kaynaklı olarak, 51.172,20-TL. asıl alacak üzerinden, asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yaptığı, davalının süresi içerisinde, borca itirazı nedeniyle takibin durdurulduğu ve davacı tarafından takibin devamının sağlanması amacıyla İİK. 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık hak düşürücü süre içinde, itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. İhtilaf, davacı alacaklının davalıdan, sözleşmeye dayalı fatura alacağına dayalı takip sebebi itibariyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tespiti konularından kaynaklanmakta olup, alacak miktarının tespiti için takip dayanağı belgelerin incelenmesi hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususların bilirkişiye tespit ettirilmesi mümkündür. Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Tal. Sayılı dosyasından bilirkişi Mali Müşavir ...'dan alınan 16/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda, "...Davacı şirket ticari defter kayıtları yerinde incelendiğinde 2024 ve 2025 yılına ait ticari defterlerinin e-Defter mükellefi olduğu, GİB e-Defter sistemine açılış ve kapanış kayıtlarının zamanında ve muhasebe usulüne uygun olarak GİB e-Defter sistemine yüklenerek gib e-defter beratlarının yasal süresinde ve zamanında alınmış olduğu, Davacı şirket incelenen 2024 ve 2025 yılı tüm ticari defterlerinin zamanında ve muhasebe usul ve esaslarına uygun olarak defterlerin yazıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, Davacının ticari defterlerinin muhasebe usul ve esaslarına uygun şekilde tutulduğu, takibe konu faturalar ile cari hesap ekstrelerine göre yapılan işlemlerin defterlerde kayıtlı olduğu, Bütün fatura kayıtlarının ve tahsilat belgelerinin bulunduğu, Tüm defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine kanıt olma özelliği taşıdığı, davacı şirket, davalı ... limited şirketi den 49.152,45 TL alacaklı olduğunu... " sonuç ve mütalaa ettiği görüldü. Yargıtay 11.HD.16/01/2017 tarihli, 2016/2630 E.-2017/258/ K. sayılı kararında vurgulandığı üzere, mahkemece tacir olan taraflara ticari defterleri sunmaları için kesin süre verilmesi halinde, davacı tarafın ticari defterlerini verilen kesin süre içerisinde ibraz etmesine karşın, davalı taraf ticari defterlerini verilen kesin süre içerisinde sunmaz ise, artık, davacı yanca usulüne uygun tutulan ticari defterleri onun (davacının) lehine delil niteliğine haizdir. Davacının icra takibine konu ettiği tutarlar eğer davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinde yer almakta ise (kayıtlı ise) bu durumda davalı tarafın ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış olması nedeniyle ispat yükü kendisinde olan tarafın (davacının) ticari defterleri davacı lehine deli olacaktır. Somut olayda, Mahkememizin 05/11/2025 tarihli duruşmasının, 4 nolu ara kararı ile, “…Taraflara bilirkişi incelemesine esas olacak ticari defter, kayıt ve belgelerini inceleme gün ve saatinde ibraz etmek üzere TTK 'nun 83 ve HMK 'nun 219/2 ve 222. maddeleri gereğince süre verilmesine, inceleme günü defter ve belgelerini hazır etmedikleri takdirde defter ve belgelerinin ibrazından kaçınmış sayılacaklarına karar verileceği hususu...” ile birlikte 02/12/2025 tarihli ara karar ile belirlenen yeni inceleme gününün davalı şirkete tebliğ edildiği, verilen kesin süre içerisinde, davalı şirketin inceleme gününde defterlerini ibraz etmediği görülmüştür. Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğundan, mahkememizde de, taraflar arasında akdedilen sözleşmeden kaynaklı ticari ilişki bulunduğu, davalının verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini inceleme günü sunmadığı, bilirkişi incelemesi ile davacının usulüne uygun tutulmuş, lehine delil olma ve ispat kuvvetine sahip olduğu anlaşılan ticari defter ve kayıtlarında, davacının, davalı adına ticari ilişkiden kaynaklı olarak düzenlenen e-faturaların ve davalının yaptığı kısmi ödemelerin kayıtlı olduğu, bilirkişi tarafından her ne kadar davacının 10.607,91-TL. tahsilat yaptığı ve bu nedenle davalıdan 49.152,45-TL. alacaklı olduğu rapor edilmiş ise de, davaya konu 51.172,20-TL. devir olan fatura alacağı dışında, raporda da belirtildiği gibi davacının, davalıya, 2025 yılında 8.588,16-TL. tutarında yeni bir fatura tanzim ettiği, bu faturayı ....İcra Müdürlüğü’nün 2025/... E. Sayılı dosyasından takibe koyduğu ve bu dosyadan tahsilat yaptığı, tahsil edilen tutarın 2025 yılı faturasına ilişkin olduğu, davaya konu alacak nedeniyle bir tahsilat bulunmadığı, cari hesap ilişkisinde yapılan mahsuplaştırma ile davacının ticari defter kayıtları ile davaya ve takibe konu alacağın varlığının tamamının ispatlandığı, (Yargıtay 15. H.D. 13/06/2017 T. 2016/2310 E.- 2017/2537 K.) davalının takip dayanağı olan fatura karşılığının ödendiğinin de ispat edilemediği, buna ilişkin dosyaya dekont, ödeme makbuzu vs. sunulmadığı, davacının takibe konu faturadan kaynaklı olarak alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafın icra takibine yaptığı itirazın yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının davasının kabulü ile .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... E. sayılı dosyasından, davalının, 51.172,20-TL. asıl alacak üzerinden yaptığı itirazının iptaline, takibin takip talebindeki şartlar ile aynen devamına, kabul edilen alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle, İİK 67/2. maddesi kapsamında % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının kabulü ile .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... E. sayılı dosyasından, davalının, 51.172,20-TL. asıl alacak üzerinden yaptığı itirazının iptaline, takibin takip talebindeki şartlar ile aynen devamına, 2- Kabul edilen alacağın %20’si olan 10.234,44-TL. icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesine göre, alınması gereken 3.495,57-TL. harçtan peşin alınan 618,04-TL. harcın mahsubu ile geriye kalan 2.877,53-TL. harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000-TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan, 615,40-TL. başvurma harcı + 618,04-TL. peşin harç + 10.000-TL. bilirkişi ücreti + 1.240-TL. tebligat-müzekkere masrafları olmak üzere toplam 12.473,44-TL. yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 6.400-TL. arabuluculuk ücretinin, davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden sonra geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize verilecek ya da başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/06/2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/24, K. 2026/478, T. 17.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-24-e-2026-478-k-5bdf1aed833e