İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/233 E. 2026/69 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/233
Karar No
2026/69
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/233 Esas KARAR NO : 2026/69 DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/06/2015 KARAR TARİHİ : 20/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait veya kiralık araçlar ile davalı tarafın uçakla Türkiye’ye getirdiği turist yolcuları ... ... otellerine ve/veya turistik turlara götüren taşımacı olduğunu, davalı şirket yurt dışından özellikle ... ’dan Türkiye'ye turist getiren seyahat acentesi olduğunu, taraflar arasında davalının ... ... getireceği tüm yolcuların taşıma işini 3 yıl süre ile kararlaştırılan bedeller üzerinden sadece davacı tarafından yapılacağına dair ... tarihinde anlaşmaya varıldığını, davalının, davacı ile imzalanan 3 yıl süreli turist taşıma sözleşmesinin 3. maddesi uyarınca davalı sadakat ve rekabet etmeme borcu altında bulunduğunu, başka bir taşıma firması ile yolcularını taşımayacağı edimini yükümlenen davalı, bu edimine aykırı davrandığını, başka bir taşımacı firma aracılığı ile taşıttığını, yapılan tespitler ile sabit olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 4. Maddesine göre sözleşmenin ... ile ... tarihleri arasında ifa edileceğinin düzenlendiğini, karşı tarafın ... tarihine kadar yolcularını talepte bulunan dışındaki hiçbir taşımacıya taşıtmaması gerektiğini, davalı taraf sözleşmeye aykırı davrandığını, davacının beklenen ve muhtemel kazanç kaybına neden olan ve sözleşme nedeniyle doğacak kar hesabına esas olacak biçimde sözleşmenin ihlal edildiğini, davalının ... firması ile ... tarihli Turizm Taşımacılık Sözleşmesi yaptığını, davacı ile arasındaki taşıma sözleşmesi devam etmesine rağmen ... firması ile sözleşme bulunduğunu, sözleşmenin varlığı da davalının, davacı ile aralarındaki sözleşmeyi ihlal ettiğinin açık ispatı olduğunu, davalı tarafça Antalya ... . Noterliğinden gönderilen ... tarihli numaralı ihtara dayanak gösterilerek aylıklı kiralanan araçların, aylıklı kiralamasının sona erdiğinin bildirildiğini, halen davalı yolcularını başka firma ve/veya firmalara taşıttığını, davalı, sözleşme gereğince araç talep etmediğini, davacının tüm beklentilerine rağmen davalı davacıdan araç istemediğini, davacının 2014 sezonu boyunca işsiz kalmasına sebep olduğu gibi 2015 sezonunda da halen bir araç talebi gelmediğini, davacı bu süre içinde yeni ve aynı değerde bir iş de bulamadığını, davacı, davalının kusurlu, yasal olmayan sözleşmeye aykırı davranışı sebebiyle maddi ve ticari zararlara uğradığını, davalının; sözleşmeye, yasaya, sözleşmede karar altına alınan sadakat borcuna, rekabet etmeme borcuna aykırı davranması ve sözleşmenin gizliliğini ihlal etmesi sebebiyle sözleşmenin uygulanamaz hale geldiğini, davalının sözleşmeyi feshettiğini Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... /... -... ile Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... /... esas sayılı dosyalarında görülen davalarda ikrar ve beyan ettiğini, Antalya ... . Noterliğinin ... Tarihli ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde tutanak sureti ile davalının sözleşme şartlarını ihlal ettiğini, davacıya ait araçlar hazır bulunmasına rağmen yolcuların başka firmaları taşıttığını, davacı ile davalının arasındaki taşıma sözleşmesi devam etmesine rağmen davacının ... firması ile yaptığı ... tarihli Turizm Taşımacılık Sözleşmesi uyarınca davacı ile aralarındaki sözleşmeyi ihlal ettiğini, davacı tarafından tutulan fotoğraflı tespit tutanaklarında davalı ile davacı arasında sözleşme tarihleri arasında geçerli olan taşıma sözleşmesi devam ediyor olmasına rağmen davalının sözleşmeyi ihlal ettiğini, sözleşme hukukunda egemen olan ve Türk Hukukunda kabul edilen kural, “sözleşmeye bağlılık” ilkesi bulunduğunu, sözleşme edimlerinin yerine getirilmesi gerektiğini, davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak sözleşmeyi feshedildiğini, davacı şirket davalı ile akdedilen turistik taşıma sözleşmesi gereğince yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, TTK'nun 18/II maddesine göre “Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır" hükmünün amir olduğunu, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2002/1567 E., 2002/6116 K. Sayılı ilamında da belirtildiği gibi “davacıya herhangi bir süre vermeden, sözleşmeye aykırılık nedenlerini belirtmeden sözleşmeyi fesh etmek haksızdır" kararının bulunduğunu, bir hakkın sırf başkasını zarara sokacak şeklide kötüye kullanılması hukuk düzeninin korumadığını, 6100 sayılı yasanın 107. maddesi gereği dava tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak tutarının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin olanaksız olması sebebiyle belirsiz alacak davası olarak davanın ikame edildiğini belirterek haksız olarak feshedilen ... tarihli turistik taşıma sözleşmesi nedeniyle; yoksun kalınan kazanç ve diğer zararlardan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile haksız fesih nedeniyle uğranılan zararın, bakiye sözleşme süresi için yoksun kalınan kazanç kaybının karşılığı olarak ... .-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı yanın cevap dilekçesinde özetle; davalı şirkete açılan davanın taraflar arasında imzalanan Turistik Taşıma Sözleşmesinden kaynaklandığını, TTK'nun “Taşıma İşleri” başlığındaki işlerin kapsamına girdiğini, dava açılış tarihi itibariyle davaya konu uyuşmazlık üzerinden bir yıldan fazla zamanı geçtiğini, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacının açtığı davanın mükerrer olduğunu, davacının davalıya konu alacağı ile ilgili Anlalya ... . İcra Müdürlüğü'nün ... /... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, takibe itiraz edildiğini, itiraza konu mahkemenin ... /... esas sayılı dosyası ile halen görüldüğünü, derdestlik itirazında bulunduklarını, davacının dava dilekçesinin ilk kısmında davalı şirket tarafından rekabet etmeme yükümlülüğünün ihlal edildiğini iddia ettiğini, davalı şirketin sözleşme süresi içerisinde davalı şirketin sözleşmeyi ağır kusuruyla ihlal edene kadar kesinlikle bu yükümlülüğe uyduğunu, edimlerini süresi içerisinde yerine getirdiğini, davalı şirketin iş hacmi düşünüldüğünde taşıma işi için başka bir şirketle daha anlaşması kesinlikle rekabet yasağını ihlal anlamına gelmediğini, anlaşmadan sonra davalı şirket ile olan iş ilişkisinin taraflarınca hiçbir aksamaya yer vermeden sözleşmenin davacı tarafından ihlal edilene dek devam devam ettirildiğini, yükümlülüklere aykırı davranılmadığını, taraflar arasında imzalanan taşıma sözleşmesinde başka bir operatörle daha sözleşme imzalanmasına engel teşkil edebilecek herhangi bir madde bulunmadığını, davalı şirketin sözleşmeden doğan ödev ve yükümlülüklerini ihmal etmeden başka bir şirketle anlaşması ve sözleşmenin ihlali anlamına gelmediğini, davalı şirket ile davacı taraf arasında ... tarihinde ... ile ... tarihleri arasını kapsayan bir turistik taşıma sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmeye göre davacı taşıma, mülkünde olan veya kiraladığı araçlar ile davalı acenteye bağlı olarak çalışmayı, davalının göstereceği iş ve işlemlerle ilgili olarak davalının emir ve talimatlarına göre hareket etmeyi davacı taşımacıya ait olan araçların belirlenen saatlerde istenilen aktarım noktaları ve otellerde bulunmak başta olmak üzere davalıya bağımlı olarak iş görmeyi davalının talimatlarına uyma borcunu yüklendiğini, davacının sözleşme ile yüklendiği edimleri gereği gibi ifa etmediğini, haksız olarak davalının kendisine borcu olduğunu iddia ederek sebepsiz zenginleşmeye çalıştığını, davacı şirket tarafından sağlanan araçların ve araç kaptanlarının ... ile ... tarihleri arasında sebep oldukları olumsuzluk ve aksaklıklar nedeniyle davalı şirketin müşterilerine karşı zor durumda kaldığını, Antalya ... . Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflarınca davacı tarafa bildirildiğini, ihtarnamede hangi tarihte hangi aracı hangi edimleri yerine getirmediğinin açıkça belirtildiğini, davalı şirketin müşterilerinin yanlış otele sevk edildiğini, eksik müşterilerin taşımacı tarafından davalı şirkete bildirilmediğini, araç arızası nedeni ile müşterilerin otellere bırakılmadığını, müşteri mağduriyetini önlemek amacı ile davalı şirket tarafından ikame araç sağlandığını, müşterilerin otellerine başka araçla bırakıldığını, davalı şirketin müşteri şikayetlerine ve olumsuz reklamasyona maruz kaldığını, davacının neden olduğu olumsuzluklar nedeniyle zarara uğradığını, yaşanan bu zarar verici olayların davalı şirket tarafından ... tarihinde Türkiye Seyahat Acenteler Birliğine dilekçe ile bildirilerek konunun araştırılmasını talep edildiğini, taraflar arasında imzalanan Turistik Taşıma Sözleşmesinin 9. Genel Hükümler başlığı altındaki 9.6. Maddesinde hükümlerin ön görüldüğünü, davacı taşımacının sağladığı araçların ve istihdam ettiği personelin meydana getirdiği zararlardan sorumlu olacağını, sözleşmede belirlenen yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmeyen davacının bir de davalıdan alacaklı olduğunu iddia etmesinin abesle iştigal olduğunu, sözleşmenin davalı tarafından haklı nedene dayanılarak fesh edildiğini, davacı tarafın ... tarihinde davalı şirkete ihtarname çektiğini, ilgili ihtarname daha taraflara ulaşmadan ... tarihinden itibaren belirttikleri sözleşme ihlallerinin yaşanmaya başladığını, davacı tarafın gönderdiği ihtarnamenin henüz taraflarına ulaşmadan kötüniyetli olarak edimlerini yerine getirmediğini, davalı şirketin bilerek zor durumda bırakıldığını, davacı tarafın iddiaları kabul edilse bile sözleşmenin halen yürürlükte iken işin ihmalinin ağır kusur kapsamında değerlendirildiğini ve sözleşmenin feshedildiğini, davacının dava dilekçesinin ikinci maddesinde gizlilik şartının ihlal ettiğini belirttiğini, davalı şirket açısından bu durumun kesinlikle söz konusu olmadığını, davacı tarafın bu iddiasını ispat etmesinin gerektiğini, davacı şirket tarafından taşıma sözleşmesinin bilinçli olarak ihlal edildiğini, davacı tarafın sözleşmenin feshi nedeniyle işsiz kaldığını ve iş bulamadığını, araç sattığını ve borçlarını ödemeyeceğini iddia ettiğini, davacının bu iddiasının da haksız ve gerçeğe aykırı olduğunu, davalı şirkete ait internet sitesinde sundukları link adresinden de görüleceği üzere davalı şirketin hali hazırda çalışmakta olduğu 22 adet şirket/kurum bulunduğunu, daha önceki tüm iş ortaklarının ise 25 adet olduğunu, çalışmakta olduğu ... Tur, ... Tur gibi bilinen şirket olduğunu, davalı şirketle aynı sektörde hizmet veren başkaca firmalarda bulunduğunu, davacının açtığı belirsiz alacak davasının reddinin gerektiğini, belirsiz alacak davasının açılabilmesi için davanın açıldığı tarihte davacının alacağın miktarının ya da değerinin tam ve kesin olarak bilebilecek ve belirleyebilecek durumda olmaması gerektiğini, alacağın miktarını ya da değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmenin imkansız olması gerektiğini, açılan davalarda bu şartların açıkça mevcut olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın yoksun kalınan kar hesabında genel bilançonun esas alınmaması gerektiğine dair beyanını kabul etmediklerini, davacının hizmet vermediği 2 yıl için ücret talep ederek açıkça ihlal ettiği sözleşmeden sebepsiz olarak zenginleşmeye çalıştığını, davacı tarafça iddia edilen hususların gerçeği yansıtmamakla birlikte hukuki dayanaktan da yoksun olduğunu, davalının karşı taraf davacıya hiçbir borcunun olmadığını, aksine davacı taraftan alacağının olduğunu, sonuç olarak davanın tümden reddinin gerektiğini savunduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından ... tarihli Turistik Taşıma Sözleşmesi Sureti, Antalya ... . Noterliğinin ... Tarihli ... yevmiye nolu Düzenleme Şeklinde Tutanak sureti, davalının sözleşmeyi fesh ettiği yolcularını başka firmaya taşıttığına dair tutanak suretleri, Antalya ... . Noterliğinin ... Tarihli numaralı ihtarname örneği, davalı şirketin aynı dava konusu turistik taşıma sözleşmesine aykırı olacak biçimde ... firması ile imzaladığı ... tarihli Turizm Taşımacılık Sözleşmesi sureti ve fotoğraflı tespit tutanakları ibraz edilmiş, mahkememizce ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... /... esas, .... /... esas, ... /... esas ve ... /... esas, Antalya ... . Asliye ticaret Mahkemesinin ... /... esas sayılı dava dosyaları getirtilerek incelenmiş, tanıklar usulünce dinlenmiş, Türkiye Seyahat Acentaları birliğinden davanın davacı hakkındaki ... tarihli şikayetinin akıbeti sorulmuş, tarafların ticari defter ve kayıtları resen seçilen bir mali müşavir ve bir hesap uzmanı hukukçu bilirkişiye inceletilerek ayrıntılı rapor alınmış, itiraz üzerine İstanbul'dan talimat ile bir turizm işletmecisi, bir ulaştırma ve lojistik taşıma uzmanı ve bir mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetinden ayrıntılı rapor ve ek rapor alınmış, Bölge Adliye Mahkemesi kararı gereği dosyanın yeni bilirkişilere tevdisi yapılarak rapor aldırılmıştır. Mahkememizin ... tarihli ara kararı ile dava tarihi itibariyle sözleşme döneminin sona ermediği, bu nedenle TTK'nun 855.maddesi ile düzenlenen zaman aşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle davalının zaman aşımı itirazının reddine karar verilmiştir. Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... /... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; aynı taraflar arasında cari hesap alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali davası olduğu, davanın kabulüne karar verildiği, henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Antalya ... . Asliye ticaret Mahkemesinin ... /... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacısının davacı şirket olduğu, davalısının ... A.Ş olduğu, cari hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali davası olduğu, davanın reddine karar verildiği, kesinleşmediği anlaşılmıştır. Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... /... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; mahkemenin ... /... esas sayılı dosyası ile birleştirildiği, davacının ... A.Ş, davalısının dosyamız davacısı olduğu, ....-Euro avans ödemesi ve ....-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ve tazminat davası olduğu, derdest olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin ... tarihli ara kararı ile derdestlik itirazında bulunulan dosyaların konularının farklı olması nedeniyle derdestlik itirazının reddine karar verilmiştir. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği yazı cevabından, davalı şirketin davacı ile ilgili yapmış olduğu bir şikayet bulunmadığı anlaşılmıştır. Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... /... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacısının bu dosya davacısı olduğu, davalısının ... Tur. ... . Tic. A.Ş, davanın acentalık sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası olduğu, yapılan yargılama sonunda ... tarih, ... /... esas, ... /... karar sayılı kararla davanın kısmen kabulüne, ... TL'nin, ... .-TL'lik kısmının dava tarihinden, bakiye kısmının ... ıslah tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... . Hukuk Dairesinin ... tarih, .../... esas, ..../... karar sayılı kararı ile Türk Borçlar Kanunun 408.maddesi uyarınca davacının mevsimsel turizm işi yaptığı, turizm sezonu dışında araçlarının bir kısmı ile fesih tarihinden sonra başka işler alabileceği gözetilerek buna göre hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken davacının 1 yıl boyunca başka bir iş bulamayacağı faraziyesine dayalı olarak davanın yanılgılı gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı, TBK'nın 408.maddesi değerlendirilmek suretiyle davacının haksız fesih sebebi ile kaçırdığı fırsatlar ve yapmak zorunda kalacağı masraflar ve bu arada da kısmen de olsa alabileceği taşıma işi nedeni ile elde edebileceği kar durumu nazara alınarak davacının kendi ihmali ile kaçırdığı gelir kaybının da göz önüne alınarak tazminattan indirim yapılması gerektiğinden bahisle kaldırılarak iade edildiği, henüz derdest olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili ... tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini ... olarak ıslah etmiş, harcını da ikmal etmiştir. Mahkememizin ... tarihli ... /... Esas - ... /... Karar sayılı kararında; "davanın kısmen kabulü ile toplam ... .-TL tazminatın ... .TL'sinin dava tarihinden, ... .-TL'sinin de ıslah tarihi olan ... den itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine " şeklinde karar verilmiştir. Verilen karara taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvuru yapması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... . Hukuk Dairesiniğ ... tarihli ... /... Esas - ... /... Karar sayılı ilamında; "Taraflar arasında ... tarihinde sözleşmenin, davacının davalı acente tarafından getirilen turistleri acentenin, talimatlarına göre taşıma işinin yaptırılması konusunda düzenlendiği, sözleşmenin ... ila ... tarihleri arasında geçerli olduğu, acente yönünden 3. maddede taşımacıya sadakat borcu ve rekabet etmeme borcu ile taşımacının taşıma bedellerini ödemesi borcunun düzenlenmiş olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafından ... tarihinde sözleşmenin feshedildiği cevap dilekçesinden ve tüm dosya kapsamından sabittir. Davacı, sözleşmenin haksız yere erken feshi nedeniyle yoksun kalan kazanç kaybı olarak ... TL belirsiz alacak davası açmış, daha sonra ... tarihli bedel arttırımı dilekçesi sunarak talebini ... TL'ye yükseltmiştir. Davacı ile davalı arasındaki sözleşme devam ederken davalı acentenin ... tarihinde dava dışı ... Turizm ... Ltd. Şti. ile davalı acentenin getirdiği turist gruplarının havalimanı ile otel arasında günlük, gecelemeli veya ... turları ile her türlü turistik taşımaya yönelik hizmetlerin yerine getirilmesi için turizm taşımacılık sözleşmesi düzenlenmiştir. Davalının davacı ile olan sözleşmesini sona erdirmeden sözleşmenin 3. maddesine aykırı olarak dava dışı ... Turizm ... Ltd. Şti. ile turizm taşımacılık sözleşmesi imzalaması sözleşmenin ihlali niteliğindedir. Yine davalı tarafın tuttuğu tutanakların fesihten sonraki tarihe ilişkin olması da gözetildiğinde davalının sözleşmeyi haklı feshettiğini ispatlayamadığı kabulü yerindedir. Taraflar arasındaki ilişki, taşıma hizmet sözleşmesi olup TTK'nın 850. maddesi kapsamında olmadığından davalının zamanaşımına yönelik istinaf nedenleri yerinde değildir. Yine davalı taraf derdestlik itirazında bulunmuş ise de; bildirmiş olduğu dosyaların konusu ile eldeki dava dosyası konusunun farklı olduğu, Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... /... Esas sayılı dosyasında ise dava konusu aynı ise de davalı tarafın ... ... ... Şirketi olduğu, yargılama sırasında Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... /... esas sayılı dosyasında davalı olarak yer alan şirketin eldeki dosya davalımız .... ... ... Şirketi ile birleştiği anlaşılmakla davalı tarafın derdestlik itirazı da yerinde değildir. Türk Borçlar Kanunu 112. maddesine göre, borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Düzenleme kapsamına göre tazminat istenebilmesi için alacaklının zarara uğramış olması gerektiğinden, uğranılmış bir zarar karşılığı olmayan miktara tazminat olarak hükmedilemez. Burada zarar kapsamı net ve gerçek zarar olarak düzenlenmiştir. Net ve gerçek zarar, malvarlığındaki gerçek eksilmeyi ifade eder. Bu nedenle müspet zararın tazmini halinde malvarlığının ulaşacağı değerin, sözleşmenin ifası halinde malvarlığının ulaşacağı değeri geçmemesi gerektiği gözetilerek hesaplama yapılmalıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi, sözleşmelerde; borçlunun temerrüdü sonucu borç yerine getirilmemişse alacaklıya üç yetki tanımıştır: Bunlar; her zaman için ifa ve gecikme tazminatı isteğinde bulunma, derhal ifadan vazgeçip müspet zararının tazminini isteme ya da ifadan vazgeçip sözleşmeden dönerek menfi zararını isteyebilmedir. Müspet zarar olan kâr kaybı, yukarıdaki hükümlerin de sonucu olarak kâr elde edememek nedeniyle malvarlığındaki gerçek eksilme esas alınarak belirlenmelidir. Gerçek eksilmenin belirlenmesi konusunda hizmet sözleşmeleriyle ilgili olarak TBK'da düzenlenen 408 ve 438. maddelerdeki kesinti yöntemi esas alınmalıdır. 408. maddede iş sahibinin temerrüdü nedeniyle istenebilecek ücret hesabı, 438. maddede ise iş sahibinin sözleşmeyi haksız feshetmesi nedeniyle istenebilecek zarar hesabı düzenlenmiştir. 408. madde işverenin engellemesi sebebiyle yapmaktan kurtulunulan giderler ile başka bir iş yaparak kazanılan veya kazanmaktan bilerek kaçınılan yararların indirilmesini, 438. madde ise sözleşmenin sona ermesi yüzünden tasarruf edilen miktar ile başka bir işten elde edilen veya bilerek elde etmekten kaçınılan gelirin indirileceğini düzenlemiştir. Her ikisi de indirim unsurları olarak benzer düzenleme içermekte olup, öğreti ve uygulamada bu hesaplama, kesinti yöntemi olarak adlandırılmaktadır. TBK'daki kesinti yöntemi hizmet sözleşmelerine ilişkin olmasına rağmen, diğer sözleşmelerin haksız feshi halinde de kıyasen uygulanması gerekir. Hukuk Genel Kurulu'nun 12.05.2010 tarih, 2010/14-244 Esas, 2010/260 Karar sayılı ilâmında da iki taraflı sözleşmelerin karşı tarafça haksız feshedildiği hallerde, kâr kaybı zararına uğrayan tarafın isteyebileceği zararın saptanmasında kıyasen Borçlar Kanunu'ndaki kesinti yönteminin uygulanması gerektiği kabul edilmiştir. Buna göre mahkemece yapılması gereken TBK 438. Madde uyarınca sözleşmenin sona ermesi yüzünden tasarruf edilen miktar ile ( hükme esas alınan bilirkişi raporunda hasılattan satış için katlanılan maliyetlerin düşülerek hesaplama yapıldığı gözetilerek) başka bir işten elde edilen veya bilerek elde etmekten kaçınılan gelirin tespiti için bilirkişiden rapor alınması ve tespit edilen bu tutarın, ... TL tutarındaki kar kaybı bedelinden düşülerek karar verilmesinden ibarettir. Bu hususa aykırı olacak şekilde uzmanlık alanı olmayan konuda mahkemece hesaplanan tutardan resen %50 oranında indirim yapılarak karar verilmesi hatalı olmuştur. Yine kabule göre de; somut olay açısından kar mahrumiyetinden kaynaklı zararın olup olmadığı varsa miktarı, ancak yargılama aşamasında ticari defterler ve belgeler üzerinde yapılacak inceleme neticesi ortaya çıkacağından davacının taleplerini belirsiz alacak davası şeklinde ileri sürmesinde hukuki yararı bulunduğu, belirsiz alacak davasında faiz başlangıcının, davadan önce temerrüt söz konusu değilse, dava tarihi olması gerektiği, somut olay açısından dava tarihinden itibaren faiz talep edilmekle dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi isabetli ise de bedel artırım dilekçesi ile artırılan kısma da dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken bu kısma ... tarihinden itibaren faiz işletilmesi hatalıdır. Öte yandan davalı vekili tarafından yargılamada davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesine rağmen yargılama harçlarından müvekkilinin sorumlu tutulduğu da istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de karar ve ilam harcı hüküm altına alınan tutar üzerinden hesaplanmakta, bir diğer ifade ile kısmen kabul edilen tutar üzerinden hesaplanmakta olup, kabul edilen kısma yönelik harç masrafı haksız çıkan davalı üzerinde olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf istemi de yerinde değildir." gerekçesi ile kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliyesi Mahkemesi kararı gereği dosyanın mahkememizin ... /... Esas sırasına tevzisi yapılmış ve yargılamasına devam olunmuştur. Mahkememizin ... tarihli celsesinde; "Dosyanın resen seçilecek bir hesap uzmanı ve bir mali müşavire tevdi edilerek TBK 438.maddesi gereğince davacı şirketin 2013,2014,2015 ve 2016 yıllarına ait ticari defter ve kayıtları da şirket merkezinde inceleme yetkisi verilmek sureti ile dosya kapsamına göre sözleşmenin sona ermesi yüzünden tasarruf edilen miktar ile başka bir işten elde edilen veya bilerek elde edilmekten kaçınılan gelir miktarının tespitinin istenmesine" karar verilmiş olup karar gereği bilirkişilere dosyanın tevdisinin yapıldığı anlaşılmıştır. ... tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; Faaliyet Karı esas alınarak yapılan hesaplamada davalının ticari defterlerinin incelenmesinde davalı ile ticari faaliyetinin olduğu 2013 yılında zarar ettiği sonraki dönemlerde ise ... Ziyaretçilerin çekilme dönemi hariç kar elde ettiği, dolayısı ile firmanın ticari defterlerine göre sözleşmenin feshinden dolayı kazanç kaybı olmadığı, mahkeme aksi kanaatte olması halinde Brüt Satış Karı Esas alınarak da hesapla yapıldığında; Bakiye sözleşme süresince toplam kazanç kaybının .... ,... TL olabileceği, davacının başka bir işten elde edilen veya bilerek edinmekten kaçınılan gelirin ... TL olabileceği, Toplam kazanç kaybından başka bir işten elde edilen veya bilerek edinmekten kaçınılan gelirin indirilmesi sonucu kazanç kaybının ... TL-... TL= ... TL olabileceğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Dava, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle yoksun kalınan kar istemine ilişkindir. İddia, savunma, BAM kararı, alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafça davacının sözleşmeye aykırı davrandığı ileri sürülmüş ise de, buna ilişkin ... yapılmış bir şikayeti olmadığı gibi usulüne uygun tutulmuş bir tutanakta ibraz edememiştir. Sözleşme de davalının rekabet etmeme yükümlülüğü de düzenlenmiştir. Sözleşmenin devamı sırasında davalı tarafça ... tarihinde dava dışı ... firması ile yeni bir sözleşme imzalamış olup, sözleşmeyi fiilen davalı feshetmiştir. Davalı tarafından davacının kusuru olarak ihbar ettiği ve tuttuğu tutanaklar kısmen sözleşmeden önceki, kısmen de fesihten sonraki döneme aittir. Buna göre de davacının herhangi bir sözleşmeye aykırılığı ispatlanmamış olup, davalı sözleşmeyi fesihte haksızdır. Yine mahkememizce alınan ve hüküm vermeye yeterli ve elverişli görülen bilirkişi heyet raporuna ve BAM kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporuna göre davacının geriye kalan dönem için yeniden sözleşme imzalaması için gereken süre sözleşmenin sezonluk taşıma sözleşmesi olması nedeniyle bir sonraki sezon göz önüne alındığında 1 yıl olup, buna göre zarar hesabı yapılmalıdır. Bu bir yıllık süreye ilişkin davacının herhangi bir gelir elde etme veya yeniden sözleşmeyi imzalayıp gelir elde etmeyi ihmal etme gibi bir imkanı bulunmamaktadır. Buna göre, davacının bir yıllık net kar kaybının hesaplanması gerekir. Mahkememizce yeniden alınan bilirkişi raporuna göre resen hesaplama yapıldığında davacının sözleşmenin devamı süresinde elde ettiği gelir ve masraflar üzerinden yapılan hesaplamaya göre günlük cironun ... TL olduğu, bunun bürüt ciro olup yine hesaplanan satış kar oranı olan %8,54 oranı ile çarpıldığında günlük karın ... TL olduğu, bunun da bir yıllık süre olan 365 gün ile çarpıldığında ... TL olduğu anlaşılmakla davacının çalışamayacağı ve gelir elde edemeyeceği bir yıllık süre için uğramış olduğu net kar kaybı olan ... TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. H Ü K Ü M : Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın kısmen kabulü ile; ... TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Kabul edilen ... TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... (.... peşin harç+... TL ıslah harcı) harcın düşümü ile eksik kalan ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Mahkememizin BAM kararı öncesi yazılan ... tarih ... /... Esas - ... /... Karar, ... /... Harç Nolu harç tahsil müzekkeresinin iptaline, 4-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin harç, ... TL ıslah harcı olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı ... TL tebligat/yazışma/tanık gideri, ... TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin, kabul/ret oranına göre hesaplanan ... TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalının karşıladığı ... TLyargılama giderinin, red / kabul oranına göre hesaplanan ... TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geri kalan ... TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen ... üzerinden davacı lehine takdir edilen ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, reddedilen ... TL üzerinden davalı lehine takdir edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/01/2026

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/233, K. 2026/69, T. 20.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-233-e-2026-69-k-a89acc0f439d