İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/223 E. 2025/246 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/223
- Karar No
- 2025/246
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/223 Esas KARAR NO :2025/246
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:02/04/2025 KARAR TARİHİ:14/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında ''Taşımacı ve Sözleşmeli Taşımacı Arasında Yapılan Servis Taşımacılığı Tip Sözleşmesi'' bulunduğunu, davalının müvekkiline bu hizmetler sebebine dayanarak fatura borçları bulunduğunu, davalının müvekkiline borcunu ödememesi üzerine davalı kişi aleyhine.... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, bu duruma rağmen davalı tarafın ödeme emrinin tebliği üzerine haksız ve dayanıksız olarak icra takibine itiraz ettiğini, arabuluculuk sürecinin başlatıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını, borçlunun itirazı takip talebinde talep edilen tüm işlemlere ilişkin olduğunu, borçlunun açıkça takip talebinde işlemiş faiz miktarına itiraz etmediğini, borçlu ile müvekkili arasındaki işin ticari iş niteliğinde olduğunu, bu nedenle borçlu tarafından ödenmeyen borç için talep edilen ve uygulanan faiz oranı ve faiz hesaplamasının hukuka uygun olduğunu, Borçlunun borca, faize ve diğer tüm itirazlarına ilişkin itirazlarını kabul etmediklerini, mezkur icra dosyasında ki takip talebi ve faturalar incelendiğinde davalı tarafın müvekkilinden ticari mal hizmeti hukuki işlemi olduğunun görüleceğini, diğer bir husus olarak ise de davalı şirketin ticari hizmet alımına rağmen edimini ifa etmediklerini, ayrıca faturalardaki açıklamalarda bu hususu içermekte olduğunu, karşı tarafın kötü niyetle itiraz ettiğini, bu nedenle borçlunun borcuna ve faize ilişkin itirazlarının yerinde olmadığını, müvekkiline borcunun olmadığını iddia eden davalının bu duruma yönelik ödemelerin yapıldığını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, hukuk mahkemeleri kanununda yer alan ve önemli bir kurum olan yazılı delile karşı yazılı delille ispat kuralı ışığında karşı tarafın bu borcu ödediği veya böyle bir borcu olmadığını yazılı delille ispat edemediğini, bu sebeplerle borçlu tarafından takibe konu borca ilişkin itirazlarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin ödenmeyen borçları dolayısıyla zor durumda olduğunu, Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıların ortada olduğunu, bu nedenle alacak için öncelikle teminatsız ihtiyati tedbire karar verilesini, mahkeme aksi kanaatte ise en alt miktardan teminat istenmesini talep etmiştir. DELİLLER: ...Odaları Birliği Başkanlığı'na müzekkere yazılarak Mahkememiz davacısı ... T.C. Kimlik Numaralı ...'ın Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. ... Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak Mahkememiz davacısı ... T.C. Kimlik Numaralı ...'ın Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. .... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden bir örneğinin Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. GEREKÇE: Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır. Davanın ticari dava olmadığı ve davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği kanaatine varıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (emsal ve alıntı Yargıtay 23. HD' nin 2016/5383 esas, 2020/1248 karar sayılı kararı) HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK 20.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 2-Karar kesinleştiğinde ve iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-6100 sayılı yasanın 20. madde uyarınca süresi içinde kanun yoluna başvurulmadığı takdirde, kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması durumunda başvurunun reddi kararının tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın re'sen ele alınarak açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekâlet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/04/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır