İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/189 E. 2025/737 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/189
- Karar No
- 2025/737
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/749 KARAR NO : 2025/760
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 18/10/2024 KARAR TARİHİ : 15/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkilinin ------- ilinde inşaat ve inşaat malzemeleri üzerine hizmet verdiğini, davalının 2023 yılında müvekkilinden çeşitli cinslerde mıcır satın almak istediğini ve taraflar arasında alım-satım konusunda anlaşma sağlandığını, müvekkili tarafından borçluya talep miktarlarında ve cinslerinde 15/05/2023 - 18/07/2023 tarihleri arasında toplamda 3.691.684,92-TL bedeli, 31 adet faturaya ilişkin mal teslimi yapıldığını, davalının 07/06/2023 tarihinde 600.000,00-TL kısmi ödeme yaptığını, 3.253.874,15-TL'ye ilişkin borçlu tarafından müvekkil şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili tarafından yapılan her bir mal teslimi için ayrı ayrı olmak üzere davalıya ekte yer alan açık olarak düzenlenmiş faturalar gönderildiğini, söz konusu faturaların müvekkili şirketin ticari defterlerine işlendiğini, faturalara herhangi bir itirazda bulunmayan davalıdan muaccel hale gelmiş olan alacağın tahsilinin talep edildiğini, davalının da ilgili faturaları kendi ticari defterlerine işlediğini, alacağın tahsili için yukarıda ayrıntılı yazılı icra takibinin başlatıldığını, davalının itirazı neticesinde takibin durduğunu tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile ilgili icra dosyasındaki itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, davalının haksız ve kötüniyetle yaptığı itirazı nedeniyle İİK m.67 hükmü kapsamında hükmolunacak alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde davaya konu faturalara ilişkin ürünlerin eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğine dair ispata elverişli herhangi bir delil sunmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulan belgelerin fatura konusu mal veya hizmetin sağlandığının ispatına dair delil niteliğini haiz olmadığını, Türk Borçlar Kanunu’ nun (“TBK”) 117. maddesi uyarınca, “Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur.” denilmekle belirli vadeli işlemlerde vadenin gelmesiyle, belirli vadenin bulunmaması halinde alacaklının ihtarı ile temerrüdün gerçekleşeceği ortaya konulmuş; bu durumun istisnası olarak taraflar arasında kesin vadenin kararlaştırılmış olması gerektiği belirtildiğini, huzurdaki davada, dava konusu alacağa ilişkin kesin veya belirli vadenin bulunduğuna yönelik taraflar arasında herhangi bir sözleşme veya sözleşme niteliğinde bir belge bulunmadığını, faturanın yalnızca tebliğ edilmiş olmasının borçlunun temerrüde düşürülmesi için yeterli olmadığını, davacının hukuka aykırı şekilde takip öncesi dönem için işlemiş faiz talep etmesi nedeniyle müvekkili tarafından icra takibine itiraz etmek edildiğini, neticede; davanın reddine, şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Dava; ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir eda (alacak) davasıdır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı açılır. Borçlu bu davaya karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Borçlu cevap dilekçesinde itiraz ederken bildirmiş olup olmadığına da bakmaksızın bütün savunma sebeplerini bildirmelidir. Alacaklı bu davada alacağının varlığını 6100 sayılı HMK' ya göre caiz olan her türlü delille ispat edebilir. Celp ve tetkik edile----- İcra Müdürlüğü'nün ------ esas sayılı dosyasında; davacı takip alacaklısı tarafından 26/10/2023 tarihli takip talebi ile 3.253.874,15 TL toplam alacağın tahsili amacıyla, davalı takip borçlusu hakkında ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı takip borçlusuna 05/11/2023 tarihinde tebliğ edildiği. takip borçlusu vekilinin 08/11/2023 tarihinde borca ve ferilerine karşı itiraz ettiği ve bunun üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin davacı takip alacaklısına tebliğ edilmediği, eldeki davanın yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki tespitler uyarınca; taraflar arasında inşaat malzemesi alım satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğu, ticari ilişkiden kaynaklı 3.099.443,65 TL asıl alacak, 154.430,50 TL işlemiş faiz toplamı 3.253.874,15 TL alacağının tahsili amacıyla başlatılan----İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiği, davalı borçlunun yasal süre içerisinde takibe itiraz ettiği ve davacı vekilinin de yine yasal süresi içerisinde mahkememizde itirazın iptali talepli işbu davayı açtığı, davalı vekilinin cevap dilekçesi ile müvekkilinin davacı şirkete borcu bulunmadığını savunduğu, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için mahkememizce davacı ve davalı tarafın ticari defterlerinin incelemesine karar verildiği, bunun üzerine her iki tarafın da ticari defterlerini bilirkişi incelemesine sunulmak üzere ibraz ettikleri, SMMM bilirkişi tarafından hazırlanan rapora göre; incelenen, davacıya ve davalıya ait 2023-2024 yıllarına ait ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutuldukları, davacı ticari defterlerinde icra takip tarihinde davacının davalıdan 3.091.684,92 TL alacaklı olduğu; davalı tarafın da kendi ticari defterlerinde icra takip tarihinde davalının davacıya 3.091.684,93 TL borçlu olduğu, ticari defter kayıtlarında göre yanlar arasında borç/alacak konusunda herhangi bir ihtilaf olmadığı, davacı tarafça düzenlenen faturaların davalı kayıtlarında da yer aldığı ve davalı tarafça faturalara itiraz da edilmediği kanaat ve tespitlerinin belirtildiği; bu durumda incelenen ticari defter ve kayıtlar itibariyle davacının davalıdan alacaklı olduğu hususları nazara alındığında denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile ----. İcra Müdürlüğü'nün ------- esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 3.091.684,92 TL asıl alacak üzerinden devamına dair karar verilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117/1. maddeleri uyarınca muaccel bir borcun alacaklısı tarafından bir ihtarname ile temerrüde düşürülmeyen borçludan faiz istenemez. Alacaklı tarafından gönderilen ihtarnamenin borçluyu temerrüde düşürücü etkisinin olduğunun kabul edilebilmesi için, ihtarnamenin belirli bir süre içerisinde bir borcun ödenmesi ihtarını içermesi zorunludur. Bir bedel içermeyen ya da içeriğinden bedel belirlenemeyen ihtarnameler borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte kabul edilemez. Dosya kapsamında davalının icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir delil bulunmadığından davacının işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiş, fazlaya ilişkin talebi reddedilmiştir. İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacağın likit olduğu anlaşılmakla kabulüne karar verilen 3.091.684,92 asıl alacağın %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26. maddesi, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/1-ç ve 326. maddeleri gözetilerek dava öncesi ödenen arabuluculuk ücreti zorunlu giderlerinin yargılama gideri olarak kabul edilmesi ve davada haksız çıkan taraftan alınarak Hazineye gelir yazılmasına karar verilmesi gerektiğinden, Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk zorunlu yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesap olunan 3.420,56 TL'sinin davalıdan, geri kalanının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, ilişkin hüküm kurulması cihetine gidilmiştir.
HÜKÜM (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle): 1-Davanın kısmen kabulü ile; ----. İcra Müdürlüğü'nün ------ esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 3.091.684,92 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alacak likit olduğundan kabulüne karar verilen asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 211.193,00 TL harçtan peşin yatırılan 39.298,67 TL harcın mahsubu ile bakiye 171.894,33 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 39.787,07 TL dava açılış masrafı ile 8.196,50 TL yargılama masrafı toplamı 47.983,57 TL yargılama giderinden kabul ve redde göre hesap olunan 45.591,83 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince tayin olunan 391.334,79 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince tayin olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinden kabul ve red oranına göre hesap olunan 3.420,56 TL'sinin davalıdan, geri kalanının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.