İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/235 E. 2025/1134 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/235
- Karar No
- 2025/1134
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2025/
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/02/2025 KARAR TARİHİ : 21/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Taraflar arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu, cari hesap sözleşmesi yapıldığını, davalının 15.000 USD cari hesap bakiye alacağından doğan muaccel borcunun olduğunu borcun davalı şirket tarafından ödenmediğini, ... 4. Genel İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu kapsamda borçluya 15.000 USD tutarında ödeme emri gönderildiğini, Davalının alacağın tamamı ile tüm ferilerine itiraz ettiğini, Davacı şirketin, davalı şirket ile yaptığı her ticari işlem sonunda borçlu şirkete fatura kestiğini ve bu faturaları borçlu şirketin muhasebesine gönderdiğini, borçlu tarafından ödenmesi gerekip de ödenmeyen 24.01.2024 tarihli 3.327,17 USD miktarlı fatura, 15.01.2024 tarihli 3.261,02 USD miktarlı fatura, 09.01.2024 tarihli 6.517,06 USD olmak üzere toplam 3 adet faturanın mevcut olduğunu, bu faturaların borçlu şirketin muhasebe defterinde kayıtlı bulunduğunu, Davacı şirketin, borçlu şirketin haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğradığını, mağduriyetinin giderilmesi amacı ile takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmolunmasını talep ettiğini, Arabuluculuk görüşmesi sonucunda anlaşma sağlanamadığını beyan ettiği, talep ve dava hakkının saklı kalmak kaydıyla; Davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, beyanla davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin üstüne düşen yükümlülükleri yerine getirme konusunda gerekli özeni yerine getirmediğini, sözleşme konusu malların teslimi konusunda gecikmeler yaşandığını, sözleşme edimlerinin geç ifası nedeni ile davalı şirket nezdinde kendi müşterilerine karşı itibar kaybı yaşandığını, ayrıca maddi zararların da vuku bulduğunu, yine davacı tarafından teslim edilen malların kalite standartlarına uyulmadığını, Davacının, davalı müvekkil şirket ile aralarındaki sözleşmeye uymaması nedeniyle davalı nezdinde meydana gelen zararlar hesaplanmadan sadece cari bakiye üzerinden icra takibine geçmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle davalıl şirket tarafından takibe haklı ve hukuka uygun olarak itiraz edildiğini, davalı şirketin herhangi bir kötü niyeti bulunmadığını, tam tersi davacı tarafın davalının icra takibine konu ettiği miktarda borçlu olmadığını bildiği halde kötüniyetli olarak icra takibine giriştiğini, bu nedenle İİK m.67/2 uyarınca alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, kötüniyetli olarak icra takibi başlatan alacaklı aleyhine alacağın yüzde %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini taleple davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizde açılan işbu dava cari hesap ilişkisinden kaynaklı alacağa yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir. Alacağın varlığının tespiti amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmiştir. Düzenlenen 09/09/2025 tarihli raporda "Davacı ve davalı tarafın, incelemeye sunulan 2023-2024 Yılına ait ticari defter ve kayıtları ile dava dosyası üzerinde yapılan inceleme ve tespitlere göre, Faiz talebi ve İcra inkar Tazminatı hususunda Takdirin Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, Davacı ve davalı tarafın Ticari Defterlerindeki kayıtlara göre taraflar aralarında ticari bir ilişkinin olduğu, Davacı tarafın 2023-2024 Yılına ait yevmiye defter kayıtları incelendiğinde; Davaya konu alacağı oluşturan, 24.01.2024 tarihli 3.327,17 USD miktarlı fatura, 15.01.2024 tarihli 3.261,02 USD miktarlı fatura, 09.01.2024 tarihli 6.517,06 USD olmak üzere toplam 3 adet faturanın Davacı tarafın Resmi defterlerine kanuni süresi içerisinde işlendiği tarafımdan tespit edilmiştir. Davacının cari hesap kayıtlarında usd cinsinden bakiyenin belirtildiği görüldüğü, Davacı tarafın ticari defterlerine göre, icra takip tarihi itibariyle, davacının davalıdan cari hesap karşılığı 511.151,12 TL ( 15.018,97 USD ) alacağının mevcut olduğu görüldüğü, Davalı tarafın 2023-2024 Yılına ait yevmiye defter kayıtları incelende; Dava konusu 24.01.2024 tarihli 3.327,17 USD miktarlı fatura, 15.01.2024 tarihli 3.261,02 USD miktarlı fatura, 09.01.2024 tarihli 6.517,06 USD olmak üzere toplam 3 adet faturanın Davalı tarafın Resmi defterlerine kanuni süresi içerisinde işlendiği tarafımdan tespit edildiği, Davalının cari hesap kayıtlarında da usd cinsinden bakiyenin belirtildiği görüldüğü, Davalı şirketin ticari defterlerine göre, icra takip tarihi itibariyle, davacının davalıdan cari hesap karşılığı (511.150,97 TL) 15.014,26 USD alacağının mevcut olduğu görüldüğü, TTK’ nın 21.maddesi hükümlerine göre, icra takip tarihi itibariyle davaya konu faturalar ile ilgili herhangi bir iade-iptal ve kabul edilmediğine dair kayıtlara rastlandığı, Davacı tarafın ticari defterlerine göre, icra takip tarihi itibariyle, davacının davalıdan, cari hesap karşılığı (511.151,12 TL) 15.018,97 USD alacağının mevcut olduğu görüldüğü, Davalı şirketin ticari defterlerine göre, icra takip tarihi itibariyle, davacının davalıdan cari hesap karşılığı (511.150,97 TL) 15.014,26 USD alacağının mevcut olduğu görüldüğü, Tarafların ticari defterlerindeki kayıtların birbirini doğruladığı görülmüştür. Fakat, tarafların ticari defterleri arasında 0,15 TL ve 4,71 USD fark bulunduğu görülmüştür. Ticari defterlerde bu bedelde fatura ya da ödeme dekontu bulunmadığı, Farkın kayıtlar yapılırken yuvarlama farkı yapıldığından kaynaklandığı görüldüğü, Davacı tarafından ... 4. Genel İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyası ile 15.000,00 USD Asıl Alacak üzerinden takip başlatıldığı görüldüğü, İşlemiş faiz talebi mevcut olmadığı, Davalı tarafın cevap dilekçesinde belirttiği, malların teslimi konusunda gecikmelerin yaşandığı, malların kalite standardına uyulmadığı, davacının sözleşmeye uymaması nedeniyle davalının uğradığı zararla ilgili bir ihtar ya da belge sunulmadığı görüldüğü, Davacı ve davalı tarafın 2023-2024 yılına ait tutmuş olduğu Ticari Defterlerin “e-defter” kapsamında olduğu, TTK’ nın 64.cü maddesine göre yasal süresi içerisinde Yevmiye ve Kebir Defteri onay beratlarının alındığı, Gelir İdaresi Başkanlığı Sistemine yüklendiği, Tek Düzen Hesap planına uygun olarak düzenli bir şekilde tutulduğu, Kanunlara uygun olarak tutulan Ticari defterlerin bu davada delil olabileceği" tespit edilmiştir. ... 4. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklı ... Tekstil Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından borçlu ... Tekstil Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine 15.000,00 USD asıl alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiği, işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın taraflarının tacir olduğu ve uyuşmazlığın tarafların ticari işlerinden kaynaklandığı anlaşılmış olup, taraflara ticari defterlerini sunmak üzere süre verilmiştir. Sunulan ticari defter kayıtlarının incelenmesi için dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş olup, düzenlenen 09/09/2025 tarihli raporda, her iki tarafın ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda davalı tarafın defterlerinde davacı tarafın icra takibine dayanak faturaların kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. HMK 222/2 maddesinde ''Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.'' ve HMK 222/3 maddesinde ''...İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir....'' şeklinde ticari defterlerin delil olması hakkında düzenleme olup bu düzenleme uyarınca tarafların ticari defterlerindeki kayıtların birbirini doğrulaması, diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi veya ticari defterde bulunan bir kaydın aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispat edilmemiş olması halinde bu kayıtların delil olarak değerlendirileceği anlaşılmaktadır. Somut duruma bakıldığında tarafların ticari defterlerini sunduğu, davacı tarafın ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 15.018,97 USD alacağının olduğu, davalı tarafın ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 15.014,26 USD alacağının olduğu ve aradaki farkın yuvarlama farkından kaynaklandığı rapor edilmiştir. Davacı tarafça başlatılan icra takibinde 15.000,00 USD asıl alacak talep edilmiş olup, bu miktar her iki tarafın ticari defterlerindeki kayıtlarda tespit edilen bedelin de altında olup somut durumla uyumlu olarak değerlendirilmiştir. Bunun yanı sıra davalı tarafça cevap dilekçesi ile ticari ilişki kabul edilmiş ancak malların tesliminde gecikme yaşandığı ve malların ayıplı gönderildiği iddiasında bulunulmuş ise de, hangi malların geç, hangi malların ayıplı yollandığı konusunda açıklama yapılmamış, bu konuda mahkemeye herhangi bir yazılı belge sunulmamış olduğu anlaşılmakla bu iddiaya itibar edilmemiş ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; ... 4. Genel İcra Müdürlüğü 2024/... E. Dosyasına davalı tarafın yaptığı itirazın asıl alacak miktarı olan 15.000,00 USD yönünden iptaline, takip ile talep edilen 15.000,00 USD asıl alacağa 3095 sayılı Kanunu'un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD cinsi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile takibin devamına, 2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 109.523,10 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (Dava tarihi itibari ile efektif USD satış kuru 36,5077 olup 15.000 USD nin dava tarihi itibari ile TL karşılığının %20 sine tekabül eden miktardır) 3-Davacının bu dava sebebiyle yaptığı toplam yargılama gideri 4.121,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Alınması gereken 37.407,61 TL karar harcından peşin alınan 6.785,54 TL harcın mahsubu ile bakiye 30.622,07 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Peşin harç 6.785,54 TL ve 615,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 7.400,94 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 86.142,33 TL vekalet ücretinin davalıdan taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 7-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine, Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde .... olmak üzere karar verildi. 21/10/2025
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır