İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/186 E. 2025/809 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/186
- Karar No
- 2025/809
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/186 Esas KARAR NO :2025/809
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:13/03/2025 KARAR TARİHİ:18/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde; müvekkil ...'da bulunan ''... ...'' unvanlı işletmenin uzun yıllardır işletmecisi ve sahibi olup, balık ve deniz ürünleri ticareti yaptığını, Davalı şirketin ise müvekkilden farklı tarihlerde balık ve deniz ürünleri satın almış olup müvekkilce de buna ilişkin olarak faturaları düzenlemiş ve işbu faturaların usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edildiğini, yine davalı tarafça müvekkilden teslim alınan balık ve deniz ürünlerinin de davalıya fatura içeriğinde açıkça belirtilen ürünlerin her faturanın düzenlendiği tarihte davalı tarafa teslim edilmiş olduğunu, davalı tarafın satışı yapılan işbu balık ve deniz ürünleri satış bedeline karşılık gelen fatura bedellerinin davalı tarafça müvekkili davacıya ödenmediğini, buna ilişkin .... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça işbu icra takibine haksız olarak itiraz edilerek takibin durmasına sebebiyet verildiğini, Müvekkilce, ilgili fatura bedellerinin haksız olarak ödenmemesi sonucu başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz edilmesi üzerine huzurdaki işbu dava açılmadan önce Ticari Uyuşmazlıklarda Zorunlu Arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak görüşmeler sonucu anlaşma sağlanamadığını, açıklanan tüm bu nedenlerle; Davalının ....İcra Müdürlüğü'nün 2024/... icra takip dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın 708.722,89 TL (Takip sonrası işlemiş faiz,vekalet ücreti ve feriler hariç olmak üzere) üzerinden iptaline ve 708.722,89 TL (Takip sonrası işlemiş faiz,vekalet ücreti ve feriler hariç) üzerinden takibin devamına, Davalının bahse konu ....İcra Müdürlüğü'nün 2024/... icra takip dosyasına yapmış olduğu itiraz haksız olduğundan 708.722,89 TL asıl alacağımızın %20'si tutarında İİK m:67 uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ... İşletmeleri Anonim Şirketinin, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde 110464-5 sicil numarası ile kayıtlı olup her türlü gıda maddelerinin üretimi, toptan ve perakende alımı, satımı, dağıtımı, ithalat ve ihracatı ile iştigal etmek üzere kurulan, alanında saygın ve geniş müşteri portföyüne sahip bir şirket olarak ticari faaliyetlerini sürdürmekte olduğunu, dava dilekçesinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun HMK m. 119-121 hükümlerine uygun sarahatte olmadığını, huzurdaki davanın, HMK'nın 316. Maddesi kapsamında basit yargılama usulüne tabi olduğundan, davacının dava dilekçesini sunması ile dava dilekçesinde bildirdiği delillerden başka bir delilin sunulmasına muvafakatinin bulunmadığını, huzurdaki davanın her halükarda reddinin gerektiği şüpheden ari bir şekilde ortada olmakla birlikte müvekkili şirketin davacıya herhangi bir ad ve nam altında herhangi bir borcu bulunmadığını, Davacı tarafından sunulan faturaların, tek başına alacağı ispatlar nitelikte olmadığını, Davacı tarafından Müvekkil Şirket ile olan ticari ilişkisine dair herhangi bir sözleşme, yazışma vb. herhangi yazılı bir delil sunulmadığını, bu halde, Davacı’nın iddialarının hukuken geçerli ve dahi gerçek iddialar olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığını, alacağın varlığını kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili davalı şirketin alacak likit olmadığından, müstakar hale gelmiş olan Yargıtay ilamları ve öğreti uyarınca icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilemeyecek olup davacının bu yöndeki taleplerinin de külliyen reddini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafından düzenlenen faturadaki bedellerin pazar piyasasının ve hayatın olağan akışına aykırı bir şekilde yüksek olduğunun kabulü gerektiğini, alacağın varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte söz konusu olayda temerrüt gerçekleşmemiş olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle; izah edilen gerekçelere istinaden davanın öncelikle usulden reddine, davanın her halükarda esastan reddine, Müvekkil Sirket’in Davacı’ya karsı herhangi bir borcu bulunmadığı, itirazında haksız olmadığı ve kötü niyetli herhangi bir is/işlemin bulunmadığı sabit olmakla birlikte huzurdaki davaya konu alacak likit olmadığından Davacı’nın müvekkil şirket aleyhindeki icra inkâr tazminatı talebinın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı aleyhine yükletilmesine, dair karar verilmesini fazlaya, usule ve esasa ilişkin her türlü hakkımız saklı kalmak kaydı ile vekaleten talep etmiştir. Dava, cari hesap ilişkisinden ve faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir.
Bu açıklamalar ışığında davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine toplam 827.863,30-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 17/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 23/12/2024 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişinin düzenlediği 08/09/2025 tarihli 10 sayfadan ibaret raporunda özetle; "araf Defterlerinin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı, Onayların Bulunup Bulunulmadığı, Yönünden Değerlendirme; Davacının İbraz edilen diğer ticari defterleri, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu görülmüş olup, mevcut tespitlere göre davacının ibraz edilen ticari defterlerinin delil olarak değerlendirilmesi hakkında nihai karar sayın mahkemenin takdirinde olduğu, Davalının İbraz edilen diğer ticari defterleri, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu görülmüş olup, mevcut tespitlere göre davalının ibraz edilen ticari defterlerinin delil olarak değerlendirilmesi hakkında nihai karar sayın mahkemenin takdirinde olduğu, Faturaların Taraf Defterlerinde Yer Alıp Almadığı Yönünden Değerlendirme; Davacının ibraz edilen ticari defterlerinde icra ve dava konusu yapılan faturalarının davacının ticari defterinde usulüne uygun olarak kayıtlı olduğu ve takip itibariyle icra ve dava konusu fatura tutarlarından dolayı davalından 665.504,15.-TL alacağı olduğu Davacı dava dilekçesinde davalından 27.07.2024 tarihinde 100.000,00 TL ödeme aldığını beyan ettiği, Şu halde takip itibariyle icra ve dava konusu fatura tutarlarından dolayı davalından 565.504,15- TL alacağı olduğu değerlendirildiği, Davalının ibraz edilen ticari defterlerinde icra ve dava konusu yapılan faturalarının davalının ticari defterinde usulüne uygun olarak kayıtlı olduğu ve takip itibariyle icra ve dava konusu fatura tutarlarından dolayı davacıya 565.504,15.-TL borçu olduğu tespit edildiği, Faturanın Davalıya Tebliğ Edilip Edilmediği, Fatura İçeriği Hizmet Veya Malın Davalı Tarafça Alınıp Alınmadığı; Dava konusu faturaları, davalının tebliğ aldığı, ticari defterlerine usulüne uygun olarak kayıt ettiği ve yasal süresi içinde dava konusu faturalara itiraz etmediği görülmüştür. Faturalara davalı tarafından yasal süresi içinde itiraz edilmediğine göre faturaların davalı tarafından kabul edildiğine karine getirmek gerektiği, Takip Tarihi İtibariyle Davacının Alacağının Bulunup Bulunmadığı Var İse Miktarının Tespiti Yönünden Değerlendirme; Davacının .... İcra dairesinin 2024/... dosya numarası ile davalı aleyhine yaptığı icra takibinde davalından 565.504,15.-TL alacağı olduğu değerlendirildiği, takip tarihinden önce faiz talebinin ispata muhtaç olduğu, davacı alacağına takip tarihinden itibaren Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı uygulanması gerektiği" şeklinde görüş ve kanaate varılmıştır. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, dava konusu takibe ilişkin borç bakiyesi bulunduğu ve bu anlamda cari hesap borç ilişkisinin oluştuğu, davacının bu cari hesap alacağının tahsili istemiyle icra dosyasında takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, davacının alacağına dayanak olan faturaların davalıya tebliğ edildiği, faturaya itiraz olmadığı, davacı ve davalının ticari defterlerini usulüne uygun tutulduğu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, dolayısıyla davacının bu faturaya ilişkin malı teslim edildiğinin kabulü gerektiği, aksini yazılı delil veya kesin delil ile ispat edebileceği, davalının ise herhangi bir ödeme belgesi ibraz etmediği, taraf defterleri arasındaki borç farkının bulunmadığı, davalı tarafça dava açılmadan önce 100.000,00 TL ödeme yapıldığı hususunda da uyuşmazlık bulunmadığı, davacının davasını tüm bu açıklamalarla ispatladığının kabulü gerektiği, her ne kadar icra takibinde davacının işlemiş faiz talebi olsa da, işlemiş faiz yönünden davalının temerrüde düşürülmediği, davacı tarafından davalıya ihtarname gönderilmediği, o halde davacı tarafın takip tarihinden önce işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, bu nedenle işlemiş faiz talebinin reddi gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 565.504,15 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan 113.100,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Karar ve ilam harcı 75,14-TL nin peşin alınan 51,25-TL den düşümü ile kalan 23,89-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 8.579,30-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin, kabul edilen miktar oranlanarak 929,60 TL'sinin davacıdan, ret edilen miktar oranlanarak 3.670,40 TL'sinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan 6.110,00-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 4.875,30-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 90.480,66-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır