İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/641 E. 2025/845 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/641
- Karar No
- 2025/845
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/641 Esas KARAR NO:2025/845
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:09/10/2024 KARAR TARİHİ:01/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davalıya 81.756,00-TL bedelli muhtelif mutfak ürünleri sattığını ve karşılığında e-fatura düzenlediğini ancak davalının borcunu ödemediğini, bu nedenle alacaklarının tahsili için .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını ve takibin davalının haksız itirazı nedeniyle durdurulduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile takibin devamını, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 128. maddesi uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır. Davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 81.756,00-TL borcun ödenmesi amacıyla 24/07/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 08/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 09/08/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Mali Müşavir Bilirkişinin 13/10/2025 Tarihli Raporunda Özetle; "Davacı firmanın İşletme Hesabı Esasına göre Defter Beyan Sisteminde defter tutuğu, incelemeye ibraz edilen 2024 yılına ait yasal defterlerin kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davalı şirkete ait 2024 yılına yevmiye defteri kapanış tasdikinin yasal süresinde yapılmadığı, davalı şirkete ait ticari defterlerin kendi lehine delil olma özelliğine sahip olmadığı, davacı şirket tarafından gönderilen alacak konusu ürünlerin teslimine ilişkin dosyada mevcut veya incelemeye sunulan bilgi ve belge bulunmadığı, ürünlerin teslim edildiği hususunun ispata muhtaç olduğu, davacı taraf ticari defterlerine göre icra takip tarihi 25.07.2024 tarihi itibariyle davacının davalıdan 81.756,00-TL alacaklı göründüğü, alacak konusu fatura tarihininim 23.07.2025 olduğu, fatura itiraz süresinin dolmadan icra takibi başlatıldığı, faturaya itiraz yasal süresi içerisinde iade faturası kesildiği ve davacı tarafından bu faturanın kayıtlara alındığı görünmekte olup davacının davalıdan alacaklı görünmediği, davalı ticari defterlerinde davalının davacıya borçlu görünmediği, tarafların faturalar ve bakiye bakımından ticari defter ve belgelerinin birbirini birebir doğruladığı, davacının ve davalının tacir sayıldığı, davacı şirketin davalı şirketten alacaklı olduğu hususunun ispata muhtaç olduğu, davacı tarafın inkâr tazminatı taleplerinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu" görüş ve kanaatine varılmıştır. DELİLLER: -.... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... sayılı dosyası -Davacı vekili tarafından sunulan; 23/07/2024 tarih 81.756,00-TL bedelli fatura sureti, -... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davalının BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı -... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nden gelen davacının ticaret sicil kayıtlarını içerir müzekkere cevabı -İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nden gelen favacı ve davalının ticaret sicil kayıtlarını içerir müzekkere cevabı -İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen davacı ve davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığını bildirir müzekkere cevabı -Sinop Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen davacının kaydına ulaşılamadığını bildirir müzekkere cevabı -Türkeli Malmüdürlüğü'nden gelen davacının BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı -Tarafların ticari defter ve kayıtları -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Bilirkişi raporu -Davalı şirket yetkilisine ait yemin -Arabuluculuk son tutanağı -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, mal satımı iddiası kapsamında faturaya dayalı alacak için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacının işletmesinin esnaf işletmesi sınırlarını aştığı, davalının geliri itibariyle bilanço usulüne göre defter tuttuğu anlaşılmakla iki tarafın da ticari işletmesinden doğan nısbi ticari davada Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. Md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği,bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı HMK’nın 222. maddesinde “ Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır” düzenlemesi yer almaktadır. Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin diğer tarafın defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Somut olayda davacının mal satışına dayandırdığı e-fatura davalı yana sistem üzerinden gönderilmiş ancak kabul görmeyerek iade edilmiştir. Tek taraflı fatura düzenlenmesi alacağın varlığını ispata yeterli olmayıp akdi ilişki ve borç doğumuna sebebiyet vermeyecektir. Davalı da fatura ve akdi ilişkiyi tümden inkar etmiştir. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş ise de davacının esnaf işletmesi sınırlarını aşan kazancına rağmen bilanço usulüne uygun defter tutmadığı, davalının ise kapanış tasdiki yapmadığı görülmüştür. Bu kapsamda defterlerin aleyhe delil durumu iki taraf için eşit olsa da davalı yan dava konusu faturayı defterlerine kaydetmemiştir. Her iki taraf defterlerinden alacağın varlığı ispatlanamamıştır. Malın teslim edildiğine, faturanın davalı aleyhine borç doğurduğuna dair davacı üzerinde devam eden ispat yükü uyarınca dava dilekçesinde dayanılan yemin delili hatırlatılmış, teklif davalı yanca kabul edilmiş, usulünce borcun bulunmadığına dair yemin eda edilmiş ve netice olarak ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gereken 615,40-TL maktu harcın 987,41-TL peşin harçtan düşümü ile artan 372,01-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi. 01/12/2025
Katip ... Hakim ... e-imza e-imza