İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/927 E. 2025/837 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/927
Karar No
2025/837
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/927 KARAR NO : 2025/837

DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/12/2023 KARAR TARİHİ : 04/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----. nezdinde ----- numaralı Kara Taşıtları Kasko Poliçesi bulunan ve müvekkilimiz ---- Şirketi adına tescilli ------ plakalı aracın detayı ekli kaza tutanağında belirtildiği gibi 21.01.2023 günü çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası geçirdiğini, müvekkili şirket aracının kasko poliçesine başvuruda bulunarak meydana gelen kaza ile ilgili olarak hasar dosyası açtırarak gerekli işlemleri yaptırdığını, meydana gelen bu kazasına istinaden davalı sigorta şirketi, müvekkili şirketin aracında meydana gelen hasarın tespiti için eksper görevlendirdiğini, görevli eksper raporu tanzim edildiğini, lakin düzenlenen bu eksper raporu afaki olup müvekkilinin aracında ortaya çıkan gerçek hasarı yansıtmadığını, müvekkilinin aracında ortaya çıkan zarar sigorta şirketinin görevlendirmiş olduğu eksperin belirlemiş olduğu hasardan daha fazla olduğunu, hazırlanan eksper raporunun afaki olup eksperin adeta davalı sigorta şirketinin temsilcisi gibi davrandığını, Mahkemece yapılacak yargılama da müvekkilin aracında ne kadar hasar olduğu husus netlik kazanacağını, davalı sigorta şirketinin edimi eksik ifa ettiğini müvekkilinin aracının ayıplı olarak onarıldığını, davalı sigorta şirketinin müvekkilinin aracını hakkı ve layığı ile onarmadığından sigorta şirketi açısından sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vermekte olduğunu, TTK 1426.madde uyarınca iyi niyetle yapılan ve tazminatın belirlenmesine yönelik çalışmaların makul giderlerinin faydasız kalmış olsalar dahi sorumlu olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek hasarın tespiti için atamış olduğu ekspere ödenen 750,00 TL ücretin sigorta şirketinden alınarak müvekkile ödenmesi gerektiğini, zorunlu arabuluculukta taraflar anlaşamadığından müvekkilinin aracında oluşan zararın giderilmesi için dava açma zorunluluğu hasıl olduğunu beyan ederek müvekkili şirketin maliki bulunduğu, kazaya konu ----- plakalı araçta meydana gelen zarar nedeniyle; HMK 107 maddesi gereği belirsiz alacak davamızı fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla ileride yapılacak bilirkişi tespiti sonucu ortaya çıkacak zarardan kaynaklı tazminat talebimizi artırmak üzere şimdilik 10,00-TL alacağımızın davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek hasarın tespiti için ekspere ödenen 750,00 TL ücretin yargılama giderinden sayılarak sigorta şirketi üzerine bırakılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını taleple dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 72'de hükmü uyarınca davacının tüm talepleri zamanaşımına uğradığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketten bu anlamda herhangi bir alacağı bulunmadığını, öncelikli olarak zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmesini talep ettiklerini, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin tutanağı sunduklarını, davacı tarafından müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından müvekkiline yöneltilebilecek ve muaccel olan bir borçtan söz edilemeyeceğini, bu sebeple davanın müvekkiline yöneltilmiş talepler bakımından reddi gerektiğini, her ne kadar davacı tarafından müvekkili şirketimize usulüne uygun bir başvuru yapılmamış olsa da müvekkili şirketinin çözüm odaklı ve sektördeki iyi niyetli yaklaşımı sebebiyle davacının teminat kapsamındaki zararları ----- nolu hasar dosyası kapsamında tespit edilen zarar davacıya ödendiğini, müvekkili şirkete hasarın bildirilmesinden sonra dilekçe ekinde yer alan bağımsız eksperlerce tanzim edilen rapora istinaden davacıya 23.02.2023 tarihinde 19.000,00 tl ödeme yapıldığını, ödemeye ilişkin dekontu ekte sunduklarını, davacının almış olduğu eksper raporunun tamamen afaki olup, iddia olunan hasar miktarını destekleyen fatura vb hiçbir ek belge de sunulmadığını, hasarın hasar ihbar tarihindeki maliyeti mahkeme atanacak bilirkişi tarafından hesaplandığında, taraflarınca esas alınan hasar tutarının gerçek ve doğru olduğunun anlaşılacağını, faiz başlangıcına ve türüne itiraz ettiklerini, huzurdaki uyuşmazlık belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacak olup davanın bu sebeple hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, sırf taraflar arasında uyumazlık bulunmasının alacak miktarının belirlenemediği anlamına gelmediğini, davacı bakımından belirli bir alacak mevcut olup bu haliyle huzurdaki davayı belirsiz bedel üzerinden açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davacının huzurdaki davada olduğu gibi harçtan kaçınmak için eksik üzerinden işbu davayı açması usule aykırı olup davacının iddiasını ve talebini somutlaştırma yükümlülüğünün bir sonucu olarak belirlediği bedel üzerinden işbu davayı açması gerektiğini, belirsiz alacak davası şeklinde açılması mümkün olmayan bir davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılması durumunda ise Hukuk Genel Kurulu tarafından davanın doğrudan reddedilmesi gerektiğini, "Bu noktada şu da açıklığa kavuşturulmalıdır ki, şartları bulunmadığı halde dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı durumda davacıya herhangi bir süre verilmeden hukuki yarar yokluğundan davanın reddi yoluna gidilmesi gerektiğini, çünkü alacağın belirlenebilmesi mümkün iken, böyle bir davanın açılmasına Kanun izin vermediğini, böyle bir durumda belirsiz alacak davası açmakta hukuki yarar yokluğundan davanın reddedilmesi, ek bir süre verilmemesi gerektiğini, zira burada talebin açık olduğunu bu sebeple 6100 sayılı Kanunun 119/1-ğ. maddesinin uygulanarak süre verilmesi mümkün olmadığını, aslında açılmaması gerektiği halde belirsiz alacak davası açılmış olduğundan, bu konudaki eksiklik de süre verilerek tamamlanamayacağından, dava hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, buradaki yararın sonradan tamamlanacak nitelikte bir hukuki yarar olmadığını, belirsiz alacak davası şeklinde açılması mümkün olmayan işbu davanın, Hukuk Genel Kurulunun kararı doğrultusunda hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek öncelikle davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat (araç hasarı) istemine ilişkindir.Mahkememizce taraflara usulüne uygun tebligat çıkarılmış, hasar dosyası, araç tescil bilgileri ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine ve ----- yazılan müzekkere cevapları incelenmek üzere dosyamız arasına alınmıştır. Dosya konusunda uzman Makine Mühendisi bilirkişiye verilerek, rapor alınmıştır. Bilirkişi tarafından hazırlanan 15/04/2025 tarihli raporunda özetle; " Kasko sigortası yönünden sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olmasının öneminin olmadığı; teminat dışı hallerden biri söz konusu olmadığı sürece sigortalı sürücü %100 kusurlu olsa dahi kasko sigortası teminatından yararlanabileceği; bu nedenle kusur yönünden değerlendirme yapılmasına gerek olmadığı; dava konusu kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru olmadığı; teminat dışı haller ile ilgili dosyada herhangi bir iddia olmadığı; davalı sigorta şirketinin hasar ödemesi yapmış olmasından da teminat dışı hallerden birinin söz konusu olmadığının anlaşıldığı; dava konusu ---- plakalı, ---- Çekici -----marka tipi, 964.432 km’de, 21.01.2023 tarihinde kazaya karışmış, ------. adına tescilli çekicinin, a) Onarım bedelinin KDV dahil 45.717 TL olduğu; b) Sigortalıya 23.02.2023 tarihinde ödenen 19.000 TL tutarın mahsubundan sonra bakiye hasar tutarının 45.717 – 19.000 = 26.717 TL kaldığı; ----- numaralı Ağır Ticari Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile----. adına tescilli----- plakalı çekicinin 20.09.2022 – 20.09.2023 tarihleri arasında, kazanın meydana geldiği 21.01.2023 tarihini de kapsayacak şekilde rayiç değeri ile kasko sigortası teminatı altında olduğu; Genel Şartların A.1/a maddesi gereğince -----plakalı çekicideki hasarların kasko sigortası teminatı altında olduğu; uyuşmazlığın temelinde bir mal sigortası türü olan kasko sigortası ve poliçesi olduğu için başvuru tarihi 05.05.2023 itibariyle avans faizi talep edilebileceği; dava konusu ----- plakalı çekicinin 26.717 TL bakiye hasar tutarının başvuru tarihi 05.05.2023 itibariyle avans faizi ile talep edilebileceği; 14.06.2023 tarihli, KDV dahil 500 TL tutarındaki hasar tutarı belirleme faturasının ---- tarifesine uygun ve yargılama gideri delil tespit masrafı olarak mahkemenin takdirinde olduğu" tespitinde bulunmuştur. Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davalı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından: 21.01.2023 tarihinde davalı sigortalısı davacının adına tescilli dava dışı sürücünün kullandığı ---- plaka nolu çekici ile ----- plakalı çekici ve bağlı römork ile karıştığı trafik kazasının ------ plakalı araçta hasara sebebiyet vermiş olması nedeniyle benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı tarafa ait ----- plakalı sigortalı aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, kasko sigortasında teminat dışı hallerden biri mevcut olmadığından dosya kapsamından sigorta şirketinin oluşan zarardan sorumlu olduğuna kanaat edilmiştir. Benimsenen bilirkişi raporunda, davacı tarafından görevlendirilen sigorta eksperi parça listesindeki fiyatlar incelenmiş, onarımın yapılmadığı ve ödemenin gerçekleşmediği nazara alınarak piyasa artlarındaki pazarlık ve indirim miktarı dikkate alınarak 21.01.2023 kaza tarihinde olması gereken orijinal fiyat listesi tespit edilmiştir. İşçilik değerlendirilmesi yapılırken, aracın hasarlı fotoğrafları ve eksper raporlarında değişen ve onarılan yedek parçaların 21.01.2023 kaza tarihinde, ----- standartlarındaki hasar onarım servisindeki piyasa fiyatları esas alınarak 45.717,00 TL olduğuna kanaat edilmiştir. Sigorta şirketinin daha önceden ödemiş olduğu 19.000,00-TL'nin mahsup edilerek davacının 26.717,00-TL alacaklı olduğu anlaşılmış, başvuru tarihinden 45 günü sonrası temerrüt tarihi kabul edilmiş, talep edilen ekspertiz ücreti yönünden 500,00 TL'nin tarifeye uygun olduğu anlaşılmış, yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE; 1-26.717,00 TL bakiye hasar tutarının 05/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2- Alınması gerekli 1.825,04-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL peşin harcın ve 457,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye‬ 1.098,19-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3- a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269,85-TL başvurma harcı, 269,85-TL peşin harcın ve 457,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 996,70-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b) Davacı tarafından sarfedilen toplam 4.682,50-TL yargılama gideri ve 500,00-TL eksper ücreti toplamı 5.182,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4- Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 6- Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı taraf için takdir olunan 26.717,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7- 6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/927, K. 2025/837, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-927-e-2025-837-k-3800f9bf9889