İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/182 E. 2025/206 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/182
Karar No
2025/206
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2025/182 KARAR NO : 2025/206

DAVA : KIYMETLİ EVRAK İPTALİ (Zayi Nedeniyle Çek İptali) DAVA TARİHİ : 12/03/2025 KARAR TARİHİ : 13/03/2025

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen KIYMETLİ EVRAK İPTALİ (Zayi Nedeniyle Çek İptali) davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava konusu muhatabı ... Bankası A.Ş. ...Şubesi olan ... seri numaralı 13 adet çekin imzalanmamış ve piyasaya da sunulmamış halde iken şirket merkezinde çek defterlerinin bulunamaması üzerine çeklerin iptali ve çeklere ilişkin ödemenin menine ve çeklerin iptaline başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkiline ait çeklerin zayi nedeniyle iptaline, bu hususta karar verilinceye kadar tedbiren ödeme yasağı konulmasına ve bankaya bildirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Dava hasımsızdır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; TTK.nun 818/s. maddesi yollaması ile çeklerde uygulanması gereken 757 vd. maddelerine göre açılmış, zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir. Zayi nedeniyle çek iptali davasında, davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 818/1-s atfıyla çeklerde uygulanması gereken 757/1 maddesi gereğince iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemeden men edilmesini isteyebilir. Dava dilekçesi ekinde iptali istenen çeklerin bir fotokopisi dosyaya sunulmamakla beraber çek numaraları ve muhatap banka bilgisi verilmiştir. Ticaret sicil kayıtlarına göre davacının yerleşim yerinin Şişli/İSTANBUL olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkememiz kendisini yetkili kabul etmiştir. Davacı vekili dava konusu çeklerin kaybolduğunu (veya çalındığını) çek defterlerinin bulunamaması üzerine anladıklarını, bu nedenle imzalı olmadıklarını, piyasaya sürülmediğini söylemektedir. Zaten çek bilgileri olarak da sadece muhatap banka ve çek numaraları bildirilmiş olup başkaca bilgi verilememektedir. Davaya konu çeklerin davacı şirkete ait olduğu ve boş olarak kaybolduğu, davacının iptali istenen çeklerin keşidecisi konumunda olduğu dava dilekçesi içeriğinden anlaşılmaktadır. TTK'nun 651. maddesi gereğince; kıymetli evrakın zayi olduğu veya ziyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir. Aynı kanunun 652. maddesine göre de; kıymetli evrakı zayi eden kimse, iptal kararı alarak hakkını senetsiz olarak da ileri sürebilir veya yeni bir senet düzenlenmesini isteyebilir. Keşidecinin senet üzerinde ileri sürebileceği bir hakkı mevcut değildir. Kaldı ki, çek iptali davası hasımsız olup, dava sonunda verilecek iptal kararı çek hamili 3. kişileri bağlamaz. Çekin iptal kararından sonra takibe konu olması halinde de, keşidecinin yine menfi tespit davası açarak bu çekten dolayı borçlu olmadığını ispat etmesi gerekir. Zayi nedeniyle iptal davası açma hakkı çek hamiline tanınmış bir hak olup, keşidecinin işbu davayı açma hakkı bulunmadığından, davacının aktif husumet ehliyeti yoktur (Emsal; Yargıtay 11.HD.nin 28.02.2019 tarih ve...E. ... K. İle 19/11/2018 tarih ve ... E. ... K.ile 18.06.2018 tarih ve ...E. ... K. İle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin ... E. ... K. İle... E. ... K.). Kaldı ki iptal talep eden davacının senet üzerinde hak sahibi olan kişi değil, çek hesabı karşılığı çek karnesi verilen kişi olduğu ayrıca senedin zayi nedeniyle iptaline karar verilebilmesi için, iptali istenen senedin yasada öngörülen şekilde senet niteliğinde olması gerektiği, çekin şekil unsurların 6102 sayılı Kanunu’nun 780 inci maddesinde düzenlendiği, anılan düzenleme karşısında boş çek yaprağının senet niteliğinde olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, belirtilen nedenlerle de davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı açık olduğundan bu nedenle de davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir (Emsal; Yargıtay 11.HD.nin 30.03.2023 tarih ve ...E. ... K.). Açıklanan nedenlerle, keşideci olan davacının iş bu iptal davasını açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nun 114/1-d ve 115/1-2 maddeleri gereğince davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın 6100 sayılı HMK'nun 114/1-d ve 115/1-2 maddeleri gereğince davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, 1-Harç peşin ve yeterli alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 2-Davanın niteliği gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafça yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nun 345.maddesi gereğince, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.13/03/2025

KATİP

HAKİM

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/182, K. 2025/206, T. 13.03.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-182-e-2025-206-k-c2cf66157ebb