Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1920 E. 2025/505 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1920
Karar No
2025/505
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1920 Esas

KARAR NO: 2025/505 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

NUMARASI: 2021/281 Esas - 2022/595 Karar

DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 27/03/2025

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; keşideci ..., Lehdarı ... AŞ olan ... Bankası Bodrum Şubesi, ... Seri Numaralı ve Keşide yeri Bodrum, 36.500,00 TL olan çekin ciro silsilesinin bozuk olduğundan kambiyo senedinin iptaline karar verilmesini, keşideci ..., Lehdarı ... AŞ olan ... Bankası Bodrum Şubesi, ... Seri Numaralı ve Keşide yeri Bodrum, 36.500,00 TL olan çek ile takibi başlatılan İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinini karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, haksız ve mesnetsiz, hukuki dayanaktan yoksun, alacağı sürüncemede bırakmak amaçlı ve kötü niyetli davasının tüm yönleriyle reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 30/06/2022 Tarih ve 2021/281 Esas - 2022/595 Karar sayılı kararında; "...Somut olayda, davacının bu husustaki ispat külfetini yerine getiremediği, davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiğine veya iktisabında ağır kusurlu bulunduğuna dair delil ibraz edemediği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerde de, davalının davaya konu çeki kötü niyetle iktisap ettiğini gösterir bir emare bulunmadığı anlaşılmaktadır. Belirtilen nedenlerle, davalının davaya konu çeki kötü niyetle iktisap ettiğinin kanıtlanamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir...."gerekçesi ile, '1-Davacının davalılar aleyhine açtığı davaların ayrı ayrı REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ün ... şirketi yetkili ...'den şirkete ait bir aracı satın aldığını, satın alınan bu araç karşılığında müvekkil tarafında çek düzenlenerek şirkete teslim edildiğini, müvekkilin aracı teslim alıp kullanmaya başladığını fakat devri müvekkile daha yapılmadan bir süre sonra araç trafikte iken Van Erçek Jandarma Komutanlığı tarafından yakalandığını, araç üzerinde haciz bulunması sebebi ile aracın bağlatıldığını, ve müvekkilin tüm bunları aracın yakalanması ile öğrendiğini, aracın ... şirketi tarafından hacizli bir şekilde müvekkile satıldığını ve bu durumun müvekkile bildirilmediğini, aracın hacizli olması sebebi ile de devir işlemlerinin çeşitli bahaneler ile ertelendiğini, müvekkili oyaladıklarını, aracın Van Erçek Jandarma Komutanlığı tarafından yakalanmış olması sebebi ile Van Erçek Jandarma Komutanlığına müzekkere yazılarak ...'ün sürücüsü olduğu ve taraflarınca yakalanan araca ait bilgilerin istenilmesini talep etmelerine rağmen bu yönde delilleri toplanmadan yargılamaya devam edildiğini, müvekkilin bu olay üzerine ... şirketine başvurarak çeklerin iadesini talep ettiğini, fakat şirket yetkilisi tarafından çekleri kaybettikleri bu sebeple geri veremeyecekleri şeklinde cevap alındığını, ... şirket yetkilisi ... tarafından bahsedilen çekler ile ilgili Bodrum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/185 Esas Sayılı dosyası ile çek zayi davası açıldığını, açılan bu dava neticesinde çek zayi kararı verildiğini, ancak ... şirketi tarafından ilan masrafının yatırılmamış olması sebebi ile davanın reddedildiğini, bu zaman zarfında ... şirketi tarafından kaybedilen çekin ... isimli şahsın eline geçtiğini, kötüniyetli olarak çeki ele geçiren bu şahsın çeki tahsil edebilmek amacıyla ile ... adlı kişiden kendisine ciro edildiği şeklinde gösterdiğini ve çeki tahsil etmeye çalıştığını, bankaya yaptığı başvuru neticesinde çeke ilişkin ödeme yasağı olduğunu öğrenince ise müvekkil ve onikiadalar şirketini borçlu göstererek çeki kambiyo senelerine özgü icra takibine koyduğunu, müvekkil ve davalı ... şirketi tarafından bu takibe konu çekte bulunan imzaya itiraz edildiğini ve İstanbul Anadolu 15. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/668 E. 2019/235 K. Sayılı dosyası ile dava açıldığını, bu davanın vekili tarafından davanın takip edilmemesi üzerine davanın işlemden kaldırıldığını, müvekkilin bahse konu çekleri ... şirketinden satın almış olduğu çeklere karşılık olarak düzenlediğini fakat araç devri gerçekleştirilmediği için müvekkilin Onikiadalar şirketine karşı hiçbir borcu kalmadığını, dosyada mevcut tüm delillere rağmen delillerinin yeterince toplanmadığını ve incelenmediğini, bu sebeple verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, İleri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davacının keşideci, davalı ... AŞ.'nin lehtar, diğer davalının ise ciranta olduğu çek nedeniyle İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinden kaynaklı borçlu olmadığının tespiti istemi ile İİK. 72 Madde uyarınca açılan menfi tespit davasıdır. Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ...'ün ... şirketi yetkilisi ...'den şirkete ait bir aracı satın aldığını, satın alınan bu araç karşılığında müvekkili tarafından çek düzenlenerek şirkete teslim edildiğini, müvekkilinin aracı teslim alıp kullanmaya başladığını fakat devrinin müvekkiline daha yapılmadan bir süre sonra araç trafikte iken Van Erçek Jandarma Komutanlığı tarafından yakalandığını, araç üzerinde haciz bulunması sebebi ile aracın bağlatıldığını, ve müvekkilinin tüm bunları aracın yakalanması ile öğrendiğini, bunun üzerine müvekkilinin, davalı şirkete vermiş olduğu çeki talep etmişse de, çeki kaybettiklerini, bu sebeple geri veremeyecekleri şeklinde cevap verildiğini, kaybedilen çekin diğer davalının eline geçtiğini, bu sebeple çekin bedelsiz kaldığını ileri sürmüştür.Davalı ... AŞ.'nin davaya cevap vermediği ve münkir sayıldığı, diğer davalı vekili ise cevap dilekçesi ile, müvekkilinin davaya konu çekin yetkili ve meşru hamili olduğunu, ciro silsilesinin tam olduğunu, aksini ispat yükünün davacıda bulunduğunu ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Çek, TTK'nın 780/1-b maddesine göre kayıtsız şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi içerdiğinden sebepten mücerret bir borç ödeme aracı olduğuna ilişkin karine bulunmaktadır.Bu karinenin aksinin iddia eden tarafından ispatlanması gerekir. Dava konusu çek kambiyo senedi niteliğinde olup sebepten mücerrettir.Kural olarak çek bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilmektedir. Davacı çekin bir ödeme vasıtası olduğu hususuna ilişkin kuralın aksini iddia ederek araç satışına karşılık olarak davalı şirkete verdiğini, ancak davalının noterde resmi araç satışını yapmadığını iddia etmiştir. Çek bedeli karşılığı araç satışının yapılmadığını iddia eden davacının, bu iddialarını yazılı delillerle ispat etmesi gerekmektedir. Bu durumda ispat külfeti davacıda olup bu yöndeki iddianın HMK 200 maddesi uyarınca usulüne uygun delillerle kanıtlanması gerekmektedir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2018/2473 Esas - 2019/5340 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 19 HD.nin 2014/17834 Esas- 2015/4830 Karar sayılı kararıda benzer mahiyettedir.) Dosya kapsamından, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından iddianın HMK 200 maddesi uyarınca usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı tesbit edilmiş olup mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre, ispat yükü doğru belirlenerek davanın reddine yönelik verilen karar ve gerekçesi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin mahkemenin kabulüne yönelik aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf talep eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/03/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/1920, K. 2025/505, T. 27.03.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1920-e-2025-505-k-ebdcb8663a57