İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/180 E. 2025/1050 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/180
Karar No
2025/1050
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/180 Esas KARAR NO : 2025/1050

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 25/02/2025 KARAR TARİHİ : 17/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı taraf dava dilekçesinde; Davacı .... Mühendislik San. ve Tic. A.Ş. ticari ürünlerini 30.09.2024 – 03.10.2024 tarihleri arasında Fransa’da gerçekleşen .... 2024 fuarında sergilemek için davalı şirket ile ilgili ticari ürünlerin Türkiye’den Fransa’ya ve akabinde Fransa’dan tekrardan Türkiye’ye geri getirilmek üzere uluslararası lojistik hizmeti konusunda anlaştığını, söz konusu ürünler yurt dışına taşınarak Fransa’daki fuarda sergilenmiş ve fuar bitiminde ise davalı şirket tarafından Fransa’ya gönderilen ürünler tekrardan Türkiye’ye getirilerek davacı şirkete teslim edildiğini, davacı şirket hizmet karşılığı mutabık kılınan bakiye cari hesap borcunu da davalı şirketin davacı şirket aleyhine başlattığı Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ..... E. sayılı dosyasına istinaden davalı şirkete ödeyerek dosyayı haricen tahsil ile kapatmış olduğunu, davacı şirketin davalı şirkete herhangi bir borcu kalmadığını, davalı şirket yapmış olduğu uluslararası lojistik hizmetine istinaden bir takım gümrük işlemlerine risklere ilişkin güvence bedeli olarak davacı şirkete daha sonrasında iade etmek üzere 19.11.2024 tarihinde 700,00 Euro tutarında karşılığı 25.471,67 TL depozito bedeli almışsa da söz konusu depozito bedelini davacı şirkete geri ödemediğini, söz konusu depozito bedelinin iadesi için davalı şirket aleyhine huzurdaki davaya esas Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ..... E. sayılı icra dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından icra takibine kötü niyetli olarak itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, geçici ithalat uluslararası taşımacılık iş ve işlemlerinde teminat alınması şeklinde uygulama bulunduğunu, davalı şirket tarafından tahsil edilen işbu depozito bedeli ise bir hizmet değil bir takım riskler için tahsil edilen paralardan olduğunu, ilgili risklerin gerçekleşmemesi halinde ise güvence bedeli için tahsil edilen işbu paranın da iade edilmesi gerektiğini, ilgili riskin gerçekleştiğine ve bu nedenle depozitonun iade edilememesi gerektiğinin ispat yükü davalı şirkette olduğunu, davacı şirket tarafından ödenen 700,00 Euro tutarındaki depozito bedelinin iadesi konusunda davalı şirketin taahhüt vermiş ve borcunu da kabul etmiş olmasına rağmen söz konusu bedeli ödemediğini, dava şartı olan arabuluculuk görüşmesi sonucunda anlaşma sağlanamadığını, huzurdaki davanın kabulü ile davalı şirketin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ...... E. sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptalini ile takibin devamını, davalı şirket aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı taraf davaya cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Büyükçekmece ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 700,00Euro cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir ve taşımacılık konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;davacı şirketin 2024,2025 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, davalı şirket ile olan muhasebe işlemlerini usulüne uygun olarak kaydetmiş olduğu görülmüş olup; davacı şirketin 2024,2025 yılı ticari defter incelemesi neticesinde davalı yandan icra takip tarihi itibari olan 27.01.2025 tarihi itibari ile 700 Euro alacağı olduğu, Davalı tarafın bilirkişi incelemesine katılım sağlamamasından ve dava dosyası kapsamında yerinde inceleme talebi bulunmamasından dolayı davalı şirketin ticari defterleri yönünden inceleme yapılamadığı, Taşımacı tarafından alınan depozitonun iadesi gerekeceği, Şayet taşımacının ekstra bir maliyete katlanmak zorunda kalması neticesinde depozitoyu ödememişse, bu maliyeti ispat etmesi gerekeceği, Davacı yanın icra takibinden önce temerrüde düşürülecek işlem yapılmadığından, temerrüdün icra takibi ile oluştuğu, icra takip tarihi olan 27.01.2025 tarihi itibariyle 700 Euro alacağa ödeme tarihine kadar işleyecek faiz hesaplanabileceği şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).. Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Davalı tarafın bilirkişi raporuna da itiraz etmediği anlaşılmıştır. Usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 700 EURO olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine hükmedilen alacağın takip tarihindeki kurun TL karşılığının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davalının Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 700 EURO asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca 1 yıl vadeli EURO cinsi mevduatlara uygulanan en yüksek mevduat faizi uygulanarak takip talebindeki diğer koşullar ile DEVAMINA, 2-Hükmedilen alacağın takip tarihindeki kurun TL karşılığının %20'si üzerinden hesaplanan 5.240,28 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 1.789,82TL ilam harcından peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 1.174,4217 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 14.000,00 TL bilirkişi ücreti, 690,00 TL posta masrafı, 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 15.920,80TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 26.201,46 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair,davacı vekilinin yüzüne karşı; alacak miktarı kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 17/11/2025

Katip ..... ✍e-imzalıdır Hakim..... ✍e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/180, K. 2025/1050, T. 17.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-180-e-2025-1050-k-2bed28191a6e