İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/18 E. 2025/504 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/18
- Karar No
- 2025/504
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/18 Esas - 2025/504
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/18 KARAR NO : 2025/504
DAVA : Marka ... sayılı ... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 17/01/2025 KARAR TARİHİ : 15/12/2025 Yazıldığı tarih : 29/12/2025
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin ... başvuru sayılı markasına karşı davalı firmanın ... sayılı markaları dolayısıyla yapılan itirazın kabul edildiğini, Müvekkili şirketin 1977'de kurulduğunu, dünya çapında bilindiğini, yayına itirazın kabul edilerek müvekkili markasının reddedildiğini, markaların benzer olmadığını, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, ... kelimesinin zayıf olduğunu, malların benzer olmadığını, emsal yargı kararları bulunduğunu belirterek, dava konusu davalılardan ... taraflarına 21.11.2024 tarihinde tebliğ edilen 20.11.2024 tarihli ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Markaların ve malların benzer olduğunu, karıştırılma olasılığı bulunduğunu, emsal yargı kararları bulunduğunu belirterek, davanın davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davalı firmanın itiraz mesnedi ... sayılı markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas, benzerlik, karıştırılma ihtimali oluşup oluşmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının yerinde ve doğru olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 21.11.2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 17.01.2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; “... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. Yapılan inceleme sonucunda, başvuru konusu markanın asli ayırt edici unsurlarından birinin "..." ibaresi olduğu, redde mesnet gösterilen markalarda da ayırt edici unsurlardan birinin "..." ibaresi olduğu, ibarelerdeki farklılıkların markaların kavramsal, görsel ve işitsel olarak benzerliğini ortadan kaldırmadığı, markaların aynı/aynı tür malları kapsadıkları hususlarının tamamı birlikte dikkate alındığında, başvuru ile ... sayılı ret gerekçesi markalar arasında karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabileceği kanaatine varılmış ve aynı tespit doğrultusunda ...'nca verilen ret kararı yerinde görülmüştür. Öte yandan her marka özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallar/hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubunun özellikleri, markanın tescil kapsamındaki mal/hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonunda tescil başvurusuna ilişkin karar oluşturulabildiğinden dilekçede işbu başvurudan farklı marka örneğini haiz ve farklı aşamalarda incelenmiş olan başka marka başvurularına ilişkin verilen kararların işbu itirazın değerlendirilmesinde dayanak gösterilmesi haklı bulunmamıştır. KARAR İtirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir." ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.." hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı başvuru Markası Davalı Markaları ...
21.10.2025 Tarihli Bilirkişi Raporundan Özetle : "1) Dava konusu malların, red gerekçesi markalar kapsamındaki mallarla aynı/aynı tür olduğu, 2) Taraf markalarının genel izlenim yönünden benzer olmadığı, 3) Taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6(1) maddesi kapsamında karıştırılma olasılığı bulunmadığı, 4) Dava konusu ... sayılı ... kararıyla farklı görüşte olduğumuzu, görüş ve düşüncesinde olduğumuzu takdiri Sayın Mahkemeye ait olduğunu" şeklinde ifade edilmiştir. GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davacının "..." ibareli marka başvurusu ile davalıya ait " ..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle özellikle markanın bütünselliği gözetilerek görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; Davacı başvurusundaki ... ibaresi anlamına gelen şekil(ısırılmış elma-tanınmış marka işareti) işaretinin ayırt ediciliği yüksekliği ve markadaki Pro ibaresinin de ayrıca yer alması davalı markalarından bütünsel olarak uzaklaştırdığı; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu tercüme edilen haliyle (rapor sayfa 7) "Elektronik el tipi oyun cihazları, bilgisayar oyun konsolları, elektronik oyun oynamaya yarayan etkileşimli taşınabilir uzaktan kumandalar, bilgisayar oyunları için oyun kumandaları, oyun konsolları için kumandalar ve taşınabilir video oyun cihazlarına özel olarak uyarlanmış koruyucu taşıma çantaları. " malları açısından ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davacının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden başvurudaki ... ibaresi anlamına gelen şekil(ısırılmış elma-tanınmış marka işareti) işaretinin ayırt ediciliği yüksekliği nedeniyle bu markayı davalıya ait " ... " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği; diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davalının "..." ibareli tescilli markalı mallarından satın almak/yararlanmak isterken davacının "..." ibareli başvuru markalı malları satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı , ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağından ve taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; Bu açıdan bilirkişi raporu da benimsenerek davanın kabulü gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KABULÜNE, 2-Dava konusu ... ... sayılı ... kararının İPTALİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcı alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 5-Davacının yaptığı; 15.000,00-TL bilirkişi ücreti, 180,00-TL tebligat ücreti, 615,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 15.795,40 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.15/12/2025
Katip ... E imza
Hakim ... E imza