İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/176 E. 2025/592 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/176
Karar No
2025/592
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2025/

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : Av DAVALI : VEKİLİ :Av.

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/02/2025 KARAR TARİHİ : 13/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/05/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ile davalı arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında ... ev imal edilmesi amacı ile anlaşıldığını, bu evlerin bedellerinin müvekkilince 3. kişilere yapılacak evlere pimapen takılması karşılığı ödeneceği konusunda anlaşıldığını, bu evlerin 1 tanesinin taşınabilir, 1 tanesinin sabit olup "... evler ... Köyü .../... " adresinde anlaşmaya uygun olarak tam ve eksiksiz bir şekilde 2 adet ... evleri karşı tarafa teslim edildiğini, 30.04.2024 tarihli 707.000 TL bedelli numaralı fatura ile 30.04.2024 tarih 260000 TL bedelli numaralı 260.000,00 TL bedelli faturaların karşı tarafa tebliğ edildiğini, buna rağmen davalı ilgili taahhüdünü yerine getirmediği gibi bedeli müvekkiline ödemediğini, bunun üzerine faturaya konu malların bir kısmının sabit bir kısmının ise taşınabilir nitelikte olması ve sabit olmayan evlerin ve esyaların taşınması, sabit evlerin ise bazı parçalarının sökülmesi ve yok edilmesi durumu ve tehlikesi gözönüne alınarak taraflarınca ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2024/ Değişik İş dosyasından delil tespiti yaptırıldığını, ... ... 24. İcra Dairesi'nin 2024/ E. Sayılı dosyası ile alacağın tahsili amacı ile icra takibi yapılmış ise de davalı yan tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, taraflar arasında arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davalının haksız ve kötü niyetli itirazının şimdilik 1.000 TL kısmının iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflarınca davacının başlattığı kötü niyetli icra takibine karşı müvekkilinin davacıyla hiçbir şekilde sözleşme ilişkisine girmediği ve davacıya borcunun bulunmadığı gerekçesiyle iddia edilen alacağa ve kötü niyetle tanzim edilen her iki faturaya da itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davacı tarafından dava dilekçesinde iddia edilen olaylara ilişkin olarak yine kötü niyetli şekilde nedenini bilmedikleri üzere dava dışı ... adlı kişi tarafından müvekkili aleyhine dolandırıcılık suçu kapsamında şikayette bulunulduğunu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/ Soruşturma 2024/ Karar sayılı kararıyla müvekkili hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini ve bu kararın ... 5. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2025/ D. İş sayılı dosyasında verilen karar ile kesinleştiğini, müvekkilinin davacı ... adlı şahıs ile herhangi bir hukuki ilişkiye girmediğini, dolayısıyla taraflar arasında akdedilmiş herhangi bir eser sözleşmesinin mevcut olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen ev ve işçiliğe ilişkin hizmetin ... tarafından müvekkiline imal ve teslim edildiği hususunun gerçek dışı olduğunu, bir uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren hususlardan doğması ve iki tarafın da tacir olması halinde görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olacağını, huzurdaki davada ise asla kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafından müvekkiline ahşap ev satıldığı iddiası bulunduğunu, bu çerçevede somut olayda müvekkilinin ticari işletmesiyle ilgili bir hususun olmadığı ve her iki tarafı da tacir olan bir uyuşmazlık bulunmadığından davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından ... ... İcra Dairesinde icra takibi başlatılmış ise de davalı müvekkilinin yerleşim yeri adresinin ...'nın ... ilçesi olduğunu, ortada mevcut bir sözleşme ilişkisinin bulunmadığı da gözetildiğinde icra takibinde müvekkilinin yerleşim yeri olan ... İcra Dairesinin yetkili olmasına rağmen takibin ... ... İcra Dairesinde başlatılması nedeniyle yetki itirazlarının mevcut olduğunu, davacının, iddia ettiği üzere taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığını yazılı delil ile ispat etmekle yükümlü olduğunu, müvekkili ile davacı arasında sözlü veya yazılı şekilde akdedilmiş herhangi bir eser sözleşmesi bulunmadığını, davaya konu her iki faturanın, davacı tarafından tamamen hukuka aykırı, herhangi bir hukuki sebep olmaksızın, tek taraflı şekilde ve kötü niyetle delil yaratma amacıyla düzenlendiğini, davacının dava dilekçesinde tamamen gerçeklikten uzak şekilde tarafların 2 adet bungalov ev imal edilmesi konusunda anlaştığını iddia etse de taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığını ortaya koyamadığını, bu zamana kadar taraflar arasında böyle bir sözleşme ilişkisi kurulmamış olup müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, fatura düzenleyen kişinin öncelikle düzenlediği faturanın bir sözleşme ilişkisi çerçevesinde düzenlendiğini ispat etmesi gerektiğini, taraflarınca, davaya ve icra takibine dayanak teşkil eden her iki faturaya da süresi içerisinde itiraz edildiğini, davacı tarafından fatura konusu malların müvekkiline teslim edildiği iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde; müvekkilinin davalıyla eser sözleşmesi akdetmediğinin, fatura içeriği malların müvekkiline teslim edilmediğinin ve müvekkilinin davacıya hiçbir nam ve ad altında borcu bulunmadığının anlaşılacağını, delil tespiti sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2024/ D.İş - 2024/ K. sayılı tespit dosyasında usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar nedeniyle bu tespit kapsamında düzenlenen raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, delil tespitine ilişkin kararın taraflarına tebliğ edilmediği, şartlar gerçekleşmediği halde yokluklarında tespit yapıldığı, yapılan tespite rağmen yasaya aykırı şekilde tespit dilekçesi, tespit kararı ve tespit tutanağının taraflarına tebliğ edilmediği gerekçeleriyle yapılan tespitin hükme esas alınamayacağını, bilirkişilerce müvekkilinin kendisine ait olan ev hakkında sadece dışarıdan gözlem yapılarak ve bu evi manasız şekilde faturalar ile ilişkilendirerek tam ve eksiksiz olarak imal edildiği konusunda hatalı şekilde rapor düzenlendiğini, bahse konu evin sadece dışarıdan yapılan gözlem ile faturalar ile ilişkilendirilmesinin hukuk mantığına tamamıyla aykırı olup bu raporun mahkemece değerlendirmeye alınmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; ... ... 24. İcra Dairesi 'nin 2024/ E. Sayılı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce öncelikli olarak görev hususu değerlendirilmiştir. HMK'nın 114/1-c maddesine göre “mahkemenin görevli olması” dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2 nolu bendine göre ise mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Diğer taraftan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesi uyarınca iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Somut olayda, dava, taraflar arasında 2 adet bungalov ev imal edilmesi işine dair anlaşmadan kaynaklandığı iddia edilen fatura alacağın tahsiline yönelik takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Celp edilen ticaret sicil ve vergi kayıtlarından, davalı adına gerçek kişi ticari işletme kaydına rastlanılmamış olup, davalının İşletme Hesabı Esasına göre defter tutmakla yükümlü olduğu, 2007/ sayılı Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayicinin Ayırımına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı 1/a maddesinde "Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun tespit edeceği ve Resmî Gazete’de yayımlanacak esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları ile esnaf ve sanatkâr siciline ve dolayısıyla esnaf ve sanatkarlar odalarına kaydedilmeleri," şeklinde düzenlemenin bulunduğu, bu düzenleme gereği VUK 177 inci maddesindeki vergi beyannamesinin verildiği yılın yeniden değerleme oranına göre tahlil edilmesinin gerektiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve bu Kararın (a) bendinde belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları ile ticaret siciline ve dolayısıyla ... Birliğinin bünyesindeki odalara kaydedilmeleri kararlaştırıldığı, 213 Sayılı VUK 177. maddesi parasal hadlerin, 2024 yılında; VUK 177/1'e göre yıllık alış 1.400.000,00-TL; VUK 177/1'e göre yıllık satış 2.000.000,00-TL; VUK 177/2'e göre yıllık gayrisafi iş hasılatı 690.000,00-TL; VUK 177/3'e göre yıllık iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı (1 ve 2 birlikte yapılması halinde) 1.400.000,00-TL olduğu, davalıya ait 2024 yılı gelir vergisi beyannamelerinde dönem içinde satın alınan emtia "538.656,98" olup, dönem içinde elde edilen hasılatın "829.850,66" olduğu, davalının parasal hadlerin altında beyanının olduğu, davalının faaliyetinin esnaf faaliyeti olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, davalı taraf tacir olmadığından her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava olmadığı gibi, taraflar arasındaki ihtilafın Ticaret Mahkemeleri'nin görevini belirleyen TTK'nın 4. Maddesinde sayılan hususları kapsamadığı, dava konusu ihtilafa bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu göz önüne alındığında, aşağıdaki şekilde görevsizlik karar verilmiştir. HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Davanın Görev Dava Şartı Yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, Davanın konusu itibariyle davaya bakmaya görevli mahkeme ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 2-Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple görevli mahkemede yargılamaya devam olunmaması halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi.13/05/2025

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/176, K. 2025/592, T. 13.05.2025, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-176-e-2025-592-k-07ff3cd1060d