İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/163 E. 2026/7 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/163
- Karar No
- 2026/7
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/163 Esas KARAR NO : 2026/7
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/02/2025 KARAR TARİHİ : 05/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, Uşak ili Sivaslı ilçesinde faaliyetlerini sürdürmekte olduğu, davalı şirketin ise Denizli ilinde ceviz bahçesi bulunmakta olduğu, Sivaslı ilçesinin, Denizli'ye yakınlığından ötürü tarafların ceviz toplama işi için 2024 yılı Ekim ve Kasım ayında anlaşmış olduklarını, aralarında anlaşmada ise müvekkili şirketin; ceviz toplama işi çalışacak gündelik işçi bulması, bu işçilerin ceviz bahçesine götürülmesi hususlarında yükümlülükleri bulunmakta olduğu, Davalı şirketin de bu iş karşılığında dava konusu bedeli ödemeyi kabul etmiş olduğunu, Dava konusu bedelin, işçilerin ücret ve diğer giderleri ile işçilerin Sivaslı'dan Uşak'a getirilip götürülmesinden kaynaklanmış olduğu, işin eksiksiz tamamlanmış, işbu hususta tanıkları mevcut olup dinlenilmesini talep ediyor olduklarını, yine bu hususun ispatı için ceviz toplama işi yapılırken müvekkili şirket çalışanları tarafından çekilmiş video ve fotoğraflar bulunmakta olduğu, işin tamamlanmasının ardından müvekkili şirket yetkilileri, faturayı davalı şirkete gönderse de ödeme alamamış olduklarını, Davalı şirketten birçok kişi aranmış, görüşülmüş olup ödeme yapmaya yanaşılmamış olduğunu, Müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla bu davayı açmak zorunluluğu doğmuş olduğu beyanla, 385.000,00 TL alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ..... Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. Tarım sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösteren bir firma olup alanında oldukça saygın bir yere sahip olduğu, Müvekkili şirketin tarım sektöründe faaliyet gösterdiğinden çalıştırdığı gündelik tarım işçilerini yevmiyeci olarak çalıştırmakta ve gün sonu veya periyodik olarak belirlenen sürelerde ücretlerini elden ödemekte olduğu, işçilerin ulaşım ve servis sorunlarının müvekkili şirketi ilgilendirmemekte olduğu, Tarım işçileri kendi ulaşımlarını kendi belirledikleri şekilde ve kendi imkanları ile yapmakta olduklarını, bu konuda yapılmış herhangi bir taşıma sözleşmesi olmadığını, Müvekkili şirketin davaya konu fatura tarihlerinde faturaya konu hizmetle ilgili davacı şirket ile herhangi bir ticari ilişkisi, sözleşmesi, anlaşması olmadığını, ayrıntısı aşağıda belirtileceği üzere davacı şirketin kestiği faturalar usulsüz olup cezai müeyyide gerektirir nitelikte olduğunu, bu konuda suç duyurusu hakkını saklı tutuyor olduklarını, ilgili ödemenin banka kanalı ile değil elden nakdi olarak yapılmasının sebebi davacının talebi olduğu, zira karşı taraf banka hesapları üzerinde bloke olduğunu, ödemenin banka kanalı ile yapılması durumunda, kendisine ödenen tutarın borçlara gideceğini ve işçilere ücretlerini ödeyemeyeceğini ifade etmiş olduklarını, işbu duruma istinaden davacının istihdam etmiş olan personellerin mağdur olmamasını isteyen müvekkilinin ödemeyi elden gerçekleştirmiş olduğu, işbu hususun sayın mahkeme huzurunda dinlenecek olan tanık beyanlarıyla da sabit hale geleceğini, ticari teamüller gereği de gündelikçi olarak çalışan işçilere yapılan ödemeler banka kanalı ile değil elden yapılması hayatın olağan akışı ile bağdaşan bir durum olduğu, hal böyle iken davacının ticari teammüllere uygun olan talebi müvekkili tarafından kabul edilerek ilgili ödemenin elden yapılmış durumda olduğu, müvekkili şirketin iyi niyetli bir şekilde hareket ederek davacı ile mutabık kalmış olduğu bedeli onun istediği şekilde ödemesine rağmen, müvekkilinin karşı tarafın art niyetli davranışlarıyla karışı karşıya kalmış olup davacı tahsil etmiş olduğu hizmet bedelini tamamiyle şahsi saiklerle taraflarından tekrar talep etmiş olduğu, davacı ile müvekkili şirket çalışanı olan ....... arasında bir ticari münasebet söz konusu olduğu, ....... kendisine ait olan bir evin yapılması için Davacı şirketin sahibi olan ....... ile görüşmüş olup ilgili kişinin kefil olmuş olduğu şahsa 300.000TL göndermiş olduğu, her ne kadar ilgili meblağ gönderilmiş olsa dahi davacı ve kefil olmuş olduğu kişi açısından herhangi bir inşaat işi başlatılmamış olduğu, İşbu duruma istinaden ......., ....... hakkında icra takibi başlatmış olup savcılığa da dolandırıcılık suçunun oluştuğundan bahisle suç duyurusunda bulunmuş durumda olduğu, söz konusu olan icra takibinden sonra müvekkili şirkete gelen .......’ın, icra takibine konu olan parayı şirketten alacağını ifade ederek, hakaretler savurmak suretiyle şirketten ayrılmış olduğu, davacı ile ....... arasında meydana gelen tartışmadan sonra davacının taraflarına fatura keserek müvekkili şirketten alacağı olmamasına rağmen para talep etmiş durumda olduğu, ayrıca kesmiş olduğu faturalardan birine istinaden Bakırköy ...... İcra dairesinden de aleyhlerine icra takibi başlatmış durumda olduklarını, dava konusu olan faturanın içeriği ile işbu dilekçeleri ekinde sunulan ödemeye ilişkin evrak incelendiği zaman karşı tarafın iddia etmiş olduğu gibi bir tutarın kabul edilebilir bir yanı olmayacağını, Davacının sunmuş olduğu faturanın taraflarına tebliğ edilmemiş olduğu, davacı tarafından kesilen faturanın gerekli niteliklere haiz olmadığı aşikar olup taraflarının davacıya böyle bir borcu mevcut olmadığını, Müvekkili aleyhine ikame edilen işbu davanın reddi gerektiği izahtan vareste olduğu beyanla, davanın öncelikle usule dair itirazlarımız doğrultusunda usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise Davanın esastan reddine, davacının %20 oranında kötü niyet tazminatını ödenmesine, yargılama giderinin, vekalet ücretlerinin ve masrafların karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. 05.12.2025 tarihli bilirkişi raporunda: "1-) Davacının ve Davalının 2024 yılına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, 2-) Davacının dosyaya incelemeye sunulan 2024 yılı ticari defterlerinde, 31/12/2024 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 385.000,- TL Alacaklı oldukları, 3-) Davalı yana ait incelenen 2024 yılına ait ticari defterlerinde, davacı yan ile ilgili muhasebe kaydına rastlanmamış olduğu, 4-) Davacı tarafından davalı yana 30.11.2024 tarihinde açıklaması Personel taşıma ve servis bedelleri olan .... numaralı 350.000,-TL+35.000 TL KDV=385.000 TL tutarlı EArşiv Faturasının düzenlenmiş olduğu, işbu e-Arşiv Faturasının E-Arşiv Fatura sisteminden gönderiliyor olduğu, ancak E-Fatura olmadığı için karşı tarafça sistem üzerinden görünemiyor olduğu, ancak sorgulama ile görünebilir olduğu, işbu faturanın Davacı tarafa mail ile veya elden veya kargo, posta ile teslim edilmiş olduğuna dair bir belgeye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, davacı yan cevaba cevap dilekçesinde davalı tarafa aynı zamanda mail ile gönderilmiş olduğuna dair beyan olduğu, ancak dosya içeriğinde mail ile gönderilmiş olduğuna dair bir belgeye rastlanmamış olduğu, 5-) Davacı yan tarafından Cevaba cevap dilekçesi ekinde dosyaya, “…işçilerin yaşadığı yer olan Sivaslı ile işin yapıldığı yer olan Çal ilçesi için 55 dakikalık bir uzaklık söz konusu olduğu, birisi Uşak ilçesi olan bir konum ile diğeri Denizli İlçesi olan bu iki lokasyon için toplu taşımayı bırakalım şehirler arası otobüs seferiyle bile çok dar bir ulaşım imkanı mevcut olduğu…” beyanı ile güzergahı gösteren belgenin sunulmuş olduğu, 6-) Taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmeye ve davalı tarafı temerrüde düşürecek bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, 7-) Davacı yanın bağlı olduğu Sivaslı Mal Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye 10.03.2025 tarihinde gönderilmiş cevap yazı ekleri olan karşılaştırmalı BA BS Bildirimlerine ve Davalı yanın bağlı olduğu Zeytinburnu Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye 06.03.2025 tarihinde gönderilmiş cevap yazı eki olan 2024 yılı BA Bildirimlerine göre, tarafların BA BS bildirimleri arasında fark olmadığı, Ancak bu bildirimlerde Davacı yan tarafından Davalı yana 3 Fatura karşılığı KDV Hariç 972.000 TL Satış ve Davalı yan Alımı olduğu görülmekte olduğu, ancak, Davacı yan tarafından 30.11.2024 tarihli ..... numaralı 350.000,-TL+35.000 TL KDV=385.000 TL tutarlı E-Arşiv Faturasının tahsil edilmemesi nedeniyle işbu davanın açılmış olduğu tespit edilmiş olduğu, Davacı ticari defterlerinde sadece Davalı yana düzenlenmiş dava konusu alacağına ilişkin Faturanın kayıtlı olduğu, diğer 2 faturanın kayıtlı olmadığı, davalı yan ticari defterlerinde davacı yan ile ilgili hiçbir ticari defter kaydına rastlanmamış olduğu, Davacı tarafından davalı yana düzenlenmiş diğer 2 E-Arşiv Faturasının da E-Arşiv Fatura sistemi üzerinden iptal edilmesi atlanmış olabileceği için tarafların bağlı oldukları Vergi Dairelerinden gönderilmiş BA BS Bildirimlerinde diğer 2 faturanın otomatik olarak dahil edilerek gönderilmiş olabileceği değerlendirilmiş olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 8-) Davacı yan dava dilekçesinde Fatura Alacağına ilişkin Faiz talebi görülmemiş olduğu, " şeklinde görüş bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı ayacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı taraf, davalı ile aralarında, davalıya ait ceviz bahçesindeki cevizlerin toplanması işi kapsamında işçi temin etme ve işçilerin ücretlerin ve yol masraflarının davacı tarafından tein edilmesine dair bir anlaşma bulunduğunu, davacının üstlendiği hizmeti gereği gibi yerine getirdiği halde davalının verilen bu hizmete karşılık düzenlenen faturaya dayalı alacağı ödemediğini belirterek 30.11.2024 tarihli 385.000,00 TL bedelli alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf ise, fatura kapsamında davacıya bir borçlarının bulunmadığını, faturanın usulsüz düzenlendiğini, davacının talebi üzerine tarım işçilerinin ücretlerinin davacı tarafa elden ödendiğini, davacının tahsil etmiş olduğu hizmet bedelini tekrar talep etmekte olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini taleh etmiştir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, tarafların ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan 385.000,- TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarında davacıya ait bir kaydın bulunmadığı, tarafların dosyaya celp edilen ba/bs bildirimlerine göre davacının 2024 yılına ilişkin davalıya 3 Fatura karşılığı KDV Hariç 972.000 TL Satış bildiriminin ve davalının da alım bildiriminin olduğu bu kapsamda tarafların BA BS bildirimleri arasında fark olmadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça, davacının alacağına dayanak olarak gösterdiği fatura kapsamında bir borçlarının bulunmadığını belirttikleri ve davanın reddini talep ettikleri görülmüş ise de, davalının elden ödeme yaptıklarını belirterek taraflar arasındaki ticari ilişkiyi kabul ettiği, elden ödeme iddiasında bulunarak ispat yükünü üzerine aldığı, bu husustaki iddianın ispatına yarar usulüne uygun yazılı delil sunulmadığı, ne miktarda neye karşılık ödeme yapıldığının tam ve kesin olarak da belirtilmediği, ödeme iddiasını ispatla mükellef olanın davalı olduğu, davalının kendi ticari defter ve kayıtlarında davacıya dair bir kaydın bulunmadığı görülmüşse de davalının davacı ile aralarındaki ticari ilişkinin varlığını kabul etmesi, tarafların ba/bs bildirimleri arasında fark olmaması ve dava konusu faturanın tarafların ba/bs bildirilerimde bulunuyor olması hususları karşısında dava konusu fatura kapsamında ödeme yaptığını borcu bulunmadığı iddia eden davalının bu hususu usulüne uygun yazılı deliller ile ispatlaması gerektiği ancak bu yönde üzerine düşen ispat yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşıldığından davanın kabulüne dair karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜ ile; 385.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 26.299,35-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 6.574,84-TL peşin harcın indirilmesi ile eksik kalan bakiye 19.724,51-TL karar harcının davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvurma harcı ve 6.574,84-TL peşin harç olmak üzere 7.190,24-TL toplam harç nedeniyle yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 9.625,00-TL yargılama giderinin (tebligat/ müzekkere posta masrafı/bilirkişi ücreti ) davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 61.600,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 6-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.05/01/2026 Katip .... e-imzalıdır Hakim .... e-imzalıdır