İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1523 E. 2026/235 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1523
- Karar No
- 2026/235
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/1523 Esas KARAR NO: 2026/235
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ DAVALI : VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/12/2025 KARAR TARİHİ : 07/04/2026 K.YAZIM TARİHİ : 05/05/2026
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; müvekkili şirketin otomotiv tamir hizmeti verdiğini, davalının ... plakalı aracını iki kez tamir için şirkete teslim ettiğini, aracın teslimi ve sonraki işlemlere ilişkin whatsapp görüşmelerinin ve fatura kesildiğine dair bilgilerin mevcut olduğunu, müvekkil şirket yetkililerinin iyiniyetli tutum sergilediğini, ancak davalının ödeme yapacağı vaadiyle oyalamasına rağmen daha sonra aracın kendisiyle ilgili olmadığını söyleyerek ödemeden imtina ettiğini, bu durum üzerine Ankara Batı İcra Dairesi'nin.... esas numarasıyla ilamsız icra takibi yapıldığını ve davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafın borca itiraz ettiğini, bu itiraz neticesinde takibin durdurulduğunu, ancak davalının yapılan işlerle ilgili taleplerinin whatsapp kayıtlarıyla açıkça ortada olduğunu, mezkur aracın mülkiyetinin işlemlerin yapıldığı tarihlerde davalıya ait olduğunu gösteren sigorta poliçesi bulunduğunu, davalının aracın yapıldığı dönemler ruhsat sahibi olmasına rağmen ödeme yapmayarak ve daha sonra aracın kendisine ait olmadığını söyleyerek borcunu ödememeyi hukuki zemine oturtmaya çalıştığını, amacının asılsız iddialarla müvekkil şirketin alacağına kavuşmasını geciktirmek olduğunu, hukuki dayanağı olmayan itiraz ile takibin durdurulmasına sebebiyet veren davalının iyi niyetli olmadığını belirterek, davalı tarafın yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, İİK m. 67 uyarınca %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili; müvekkiline atfedilen araç tamirine ilişkin faturada bahsi geçen ve tamiri yapıldığı söylenen aracın müvekkile ait olmadığını, müvekkilin aracı .... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne sattığını, davacı tarafın da bu durumu bildiğini, müvekkilin aracı daha öncesinden tamir için bıraktığı ve bu nedenle müvekkilin borçlu olduğu iddiasını kabul etmenin mümkün olmadığını, çünkü aracın müvekkili tarafından bırakıldığında aracın müvekkiline ait ve adına olmadığını, arızası nedeni ile müvekkilin getirip bıraktığını davacı tarafın çok iyi bildiğini, bu araçla ilgili tüm masrafların .... ve Abdullah ...'dan alınacağını kabul etmek suretiyle tamire başladıklarını, bu nedenle aracın tamirine ilişkin taleplerini bu kişilerden ya da satış alan kişiden istemeleri gerekirken müvekkilden daha kolay alabileceklerini düşünerek hareket ettiklerini, aracın satıldığını ve yapılan masrafların müvekkilce ödenmeyeceğine dair bilgilerinin olduğu ve bu hususla ilgili karşı tarafın ödeme için sıkıntı çıkaracağını kendilerinin sunduğu yazışmadan da çok açık görüldüğünü, müvekkilin borcu olduğu iddia edilen tutarın başkası tarafından ödeneceğini bildiklerini açıkça itiraf ettiklerini, bundan sonra tutup 22.10.2025 tarihli faturayı müvekkile düzenlemelerinin kabul edilemez olduğunu, kendilerinin ....'in dükkanına giderek tamir ücretini de istediklerini ancak ödeme alıp almadıklarını, aralarında ne olduğunu müvekkilin bilmediğini, aracı müvekkilin getirip bırakmasının araçla ilgili yapılan işlemlerin borcundan sorumlu olduğu anlamına gelemeyeceğini, bir arkadaşının ya da patronunun aracını bırakan kişinin bu borçtan sorumlu olacağını düşünemeyecekleri gibi bu durumda da müvekkilin borçtan sorumlu olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığını, sundukları yazışmalarda belirtilen arızalar ile ilgisi olmayan malzemelerin de fatura edildiğini, bu nedenle araçta görüldüğü beyan edilen arızalarla ilgili bu malzemelerin kullanılıp kullanılmayacağı ve bedellerinin tespiti talepleri olduğunu, kullanılmayan malzemelerin söz konusu olduğunu, ayrıca fahiş miktarda bedeller talep edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, aracın tamiri ve bedeli ile ilgili olarak kimse ile yaptıkları bir görüşme ve bunlara ilişkin bir kabul olmadığını belirterek, haksız ve mesnetsiz iddialarla açılmış olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası, davacı şirketin ticaret sicil kaydı, davalı yanın ticaret sicil ve vergi dairesi kayıtları ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava; taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi kapsamında faturaya dayalı alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 14.11.2025 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 14.11.2025 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu davanın hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. 30/06/2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6335 sayılı Kanunla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda değişiklik yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinde yapılan değişiklikle, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Göreve ilişkin kurallar, dava şartıdır. (HMK m.114/1-c) Mahkeme, dava şartlarının yerinde olup olmadığını yargılamanın her aşamasında gözetir. Bu nedenle somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olup olmadığı hususu re’sen değerlendirilmiştir. Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin görev kapsamına giren ticari davaların neler olduğu 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde belirlenmiştir.Buna göre: a-TTK 4/1 maddesinde altı bent halinde sayılan hususlardan doğan davalar, b-Özel kanun hükümleri gereği ticari sayılan davalar, (Kooperatifler Kanunu madde 99 gibi) c-Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görev sahasına girer. Eldeki davada, taraflar arasındaki araç tamir hizmetine ilişkin düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağın tahsili talep edilmektedir. Mahkememizce, ilgili ticaret sicil müdürlüğü ve ilgili vergi daireleri ile yapılan yazışma sonucunda davalının mükellef kaydının ve tacir kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır. Eldeki dava mutlak ticari dava niteliğinde de değildir. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Bu bağlamda, somut uyuşmazlığa bakma görevi genel mahkemeler olan Ankara Batı Asliye Hukuk Mahkemelerine aittir. 6100 sayılı HMK’nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu dikkate alınarak, davanın usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, 2-Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına, 4-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.07/04/2026
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı