İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/126 E. 2025/260 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/126
Karar No
2025/260
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/126 Esas KARAR NO : 2025/260 DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/10/2020 YENİLEME TARİHİ : 07/02/2025 KARAR TARİHİ : 18/03/2025 Mahkememizden verilen 18/09/2020 tarih ve... sayılı kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 23/01/2025 tarih ve ... Karar sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verildiği ve dosyanın yeniden yargılama yapılması amacıyla mahkememize gönderildiği görülmekle, yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilerinin murisi...n yüksekten düşme kaza sonucu geçirdiği beyin ameliyatı sonrası solunum cihazına bağlandığını, 25/11/2019 tarihinde hastaneden çıkarıldığını ve İzmir Güzelbahçe'deki... Huzurevine yatırıldığını, burada hayatını felçli bir şekilde ve solunum cihazına bağlı olarak sürdürdüğünü ve 07/05/2020 tarihinde 20:30 sularında vefat ettiğini, müvekkilinin ...Emeklilik Ve Hayat A.Ş.'den emeklilik ve hayat sigortalı olduğunu, müvekkillerinin murisinin ... poliçe numarası ile Acil Güvence Ferdi Hayat Sigortası yaptığını, yin... poliçe numarası ile Yarınlarım Güvende Feri Kaza Sigortası yaptırdığını,... poliçe numaralı İPA sigortası yaptırdığını, ayrıca müvekkillerinin murisinin haftalık hastaneye yatılı, kaza tedavi giderleri, kaza sonucu kırık, kaza sonucu sakatlık, kaza sonucu vefat teminatlarını içeren sigortalı olduğunu, bu nedenle... Huzurevine yapılan toplam 24.000,00-TL'lik ödemenin de sigorta tarafından karşılanması gerektiğini, davalı sigortanın müvekkillerine ödeme yapmaktan imtina ettiğini, sadece 8.000,00-TL gibi hasar ödemesi adı altında bir miktarın ödendiğini, sigorta tarafından ödenmesi gereken (İPA) 27.000,00-TL'yi ödemediğini, kaza sonrası vefat teminatı olan Aile Ferdi Kaza Sigortasının 199.954,35-TL'yi ödemediğini, yine kaza sonucu vefat teminatı Yarınlarım Güvende Ferdi Kaza Tazminatı 39.978,52-TL'yi ödemediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, acil güvence ferdi kaza sigortası için 500,00-TL, aile ferdi kaza sigortası için 500,00-TL, yarınlarım güvende ferdi kaza sigortası için 500,00-TL, assistance için 500,00-TL olmak üzere toplamda 2.000,00-TL maddi sigorta tazminatının olay tarihinden itibaren mevduata işleyecek en yüksek faizi ile birlikte müvekkillerine ödenmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; muris...ın müvekkili şirkette... ve... poliçelerinin bulunduğunu, söz konusu...nolu Hayat Sigortası poliçe için 15.05.2020 tarihinde ... Balçova şubesine 8.132,93 TL ödeme yapıldığını,... numaralı Ferdi Kaza Sigorta Poliçelerinin ise doğal ölüm olması sebebiyle müvekkili şirket tarafından reddedildiğini, bunun sebebinin de müvekkili şirkete gönderilmiş olan ölüm belgesinde muris...ın ölümünün "doğal ölüm" olarak belirtilmesi olduğunu, müvekkili şirketin ferdi kaza sigortası teminatlarını ödeme konusunda söz konusu ölüm belgesini de baz aldığını ve teminat ödemelerinin buna göre değerlendirildiğini, muris...n vefatının kaza olarak değerlendirilmemesi ve kapsam dışı sayılmaması nedeniyle tazminat ödemesinin söz konusu yapılamayacağını, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları sağlanmadığı için tazminat ödemesi yapılmayacağı hususunun da müvekkili şirket tarafından red mektupları ile davacı taraflara gönderildiğini, muris ...ın ölümünün doğal ölüm olması yani vefatının kaza olarak değerlendirilmemesinden kaynaklı olarak ve söz konusu Ferdi Kaza Sigortalarının Genel Şartları çerçevesinde kazalara istinaden ödeme yapılabileceğinden müvekkili şirketin doğal ölüm sebebiyle ferdi kaza sigortalarının kapsamı dışı kalması sebebiyle yapabileceği bir teminat ödemesinin bulunmadığını belirterek davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Açılan dava, davacıların murisi ...ın kaza neticesinde vefat etmesi nedeniyle davacıların murisinin ferdi kaza ve ferdi hayat sigorta poliçeleri kapsamında sigortalı bulunup bulunmadığı, sigortalı bulunuyor ise bu kapsamda davalı sigorta şirketinin, davacılara ödendiği iddia edilen 8.000,00-TL ödeme dışında herhangi bir tazminat ödemesi yapmasının gerekip gerekmediği, gerekiyor ise bu ödemenin miktarının belirlenmesi ile davalıdan tahsili ile davacılara verilmesi talebine ilişkindir. Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde 18/09/2020 tarih ve... sayılı kararı ile "...davacı tarafın 18/07/2023 tarihli duruşmada sunulan mazeret talebi gerekçelendirilmediğinden talebin reddi ile dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/1. maddesi uyarınca yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekili tarafından 19/07/2024 havale tarihli dilekçe ile yenileme talebinde bulunulması üzerine yenileme tensip tutanağı tanzim edilerek duruşma gününün taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin 17/09/2024 tarihinde dosyayı yeniden takipsiz bıraktığı, davanın basit yargılama usulüne tabi nitelikte olduğu, bir kere takipsiz bırakıldıktan sonra yenilenmesi akabinde ikinci kez takipsiz bırakıldığı göz önünde bulundurularak..." gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/6. maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmiştir. Davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi.. Hukuk Dairesi tarafınan yapılan yargılama neticesinde ilgili Hukuk Dairesinin 23/01/2025 tarih ve...Karar sayılı ilamında; "İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. 1-Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi ''tüketici'', 3/1-1 maddesinde ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem ''tüketici işlemi'' olarak tanımlanmıştır. Aynı kanunun 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. Somut olayda dava; davacıların murisinin ferdi kaza ve ferdi hayat sigorta poliçeleri kapsamında sigortalı bulunup bulunmadığı, sigortalı bulunuyor ise bu kapsamda davalı sigorta şirketinin, davacılara ödendiği iddia edilen 8.000,00-TL ödeme dışında herhangi bir tazminat ödemesi yapmasının gerekip gerekmediğine ilişkin olup, murisin yaptığı sigorta poliçelerin ticari niteliği bulunup bulunmadığı değerlendirilerek ve bu hususta bilgi ve belgeler toplanarak, ticari niteliği bulunmuyor ise davaya bakmanın Tüketici Mahkemesi' nin görevine girdiği değerlendirilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde bu hususta bir değerlendirme yapılmadan hüküm tesisi isabetli olmamıştır." ifadelerine yer verilerek dosya yeniden yargılama yapılması amacıyla mahkememize gönderilmiştir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/05/2014 tarihli ve 2013/13-2166 Esas, 2014/709 Karar, sayılı kararı da bu yönde değerlendirmeler içermektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddede sayılan davalar tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/k. maddesine göre; "Tüketici: ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi" ifade eder. Tüketici işlemi ise Kanunun m. 3/l.bendinde tanımlanmıştır. Buna göre tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemni kapsar. Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. ve 5. madde hükümleri kapsamında kalan, kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Aynı Kanun'un Diğer Tüketici Sözleşmeleri başlıklı 49/(1). maddesinde, finansal hizmetlerin her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri ifade ettiği, finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmenin ise finansal hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde sağlayıcı ile tüketici arasında uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmeler olduğu, aynı Kanun'un 83/2. maddesinde, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, aynı Kanun'un 73/1.maddesinde ise, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda davanın davacıların murisi ...'ın kaza neticesinde vefat etmesi nedeniyle davacıların murisinin ferdi kaza ve ferdi hayat sigorta poliçeleri kapsamında sigortalı bulunup bulunmadığı, sigortalı bulunuyor ise bu kapsamda davalı sigorta şirketinin, davacılara ödendiği iddia edilen 8.000,00-TL ödeme dışında herhangi bir tazminat ödemesi yapmasının gerekip gerekmediği, gerekiyor ise bu ödemenin miktarının belirlenmesi ile davalıdan tahsili ile davacılara verilmesi talebine ilişkin olup dava konusu poliçeler incelendiğinde risk sınıfı kapsamında "Fikren ya da elle çalışanlar ile hiçbir mesleki faaliyette bulunmayanlar" olarak belirtildiği, poliçelerin ticari niteliğinin bulunmadığı kanaatine varılarak iş bu dava açısından Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu, mahkememizin görevli olmadığı, dava şartlarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinde düzenlendiği, aynı maddenin 1-c. fıkrasında mahkemenin görevli olmasının yer aldığı, aynı Kanun'un 115. maddesinde ise mahkemenin dava şartlarının varlığını yargılamanın her aşamasında re'sen gözeteceğinin ve dava şartlarının bulunmaması durumunda davanın usulden reddine karar verileceğinin belirtildiği, az önce gerekçeleri açıklandığı üzere iş bu davaya bakmakla görevli mahkemenin İzmir Nöbetçi Tüketici Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Görevli mahkemenin İZMİR NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2- HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İZMİR NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, 4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde görevli mahkemeye gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına, Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/03/2025

Katip ... ¸e-imza

Hakim... ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/126, K. 2025/260, T. 18.03.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-126-e-2025-260-k-b809d321cc6f