İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1249 E. 2026/220 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/1249
Karar No
2026/220
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1249 KARAR NO : 2026/220

DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 31/12/2025 KARAR TARİHİ : 20/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Müvekkil şirketin---- Sulh Ceza Hakimliği'nin 19.2.2025 tarıhlı ------- sayılı kararı ile CMK. m.133 vd. hükümleri uyarınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kayyım olarak atandığını, 6758 sayılı Kanun'un 19'uncu maddesinin 6'ncı fıkrası ve 7145 sayılı Kanun'a 7539 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi ile eklenen Geçici 2'nci Madde gereğince "Kayyımlık görevi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yürütülen şirketler, açtıkları davalarda harçtan muaftır.” bu bağlamda, işbu yargılamanın harçlandırılmaksızın yürütülmesini talep ettiklerini, müvekkil şirketin, "-----" ticaret unvanı ile franchise restoran işletmeciliği alanında faaliyet gösterdiğini, TMSF kayyım olarak atanmadan önceki 1 oranında ortağı ve fiili yöneticisi, davalı ---- olduğunu, şirketin defter kayıtlarında yapılan incelemelerde, davalının şirkete yüklü miktarda borçlandığı ancak bu tutarları şirkete iade etmediği tespit edilmiştir. Bu nedenle davalıya karşı ---- Arabuluculuk Bürosunun ----- sayılı dosyası nezdinde dava şartı arabuluculuk süreci başlatılmışsa da, taraflarca arabulucu nezdinde anlaşma sağlanamadığını, davalının müvekkil şirket nezdindeki işlemleri incelendiğinde, bunların birçoğunun davalının müvekkil şirketin kasasını kendi kasası gibi kullanmasından ileri geldiği anlaşıldığını, davalının bu şekilde şirkete yüklü miktarlarda borçlandığını, yüklediği borç miktarının karşılığını müvekkil şirkete iade etmediğini, bu durumun müvekkil şirket kayıtlarında yapılan 10.06.2025 tarihli ----- sayılı Özel Amaçlı Yeminli Mali Müşavirlik Denetim Raporu ile belirlendiğini, bu bağlamda davalının müvekkili olan şirkete 2.629.169,82 TL tutarındaki bakiye borcunun şimdilik 2.300.000 TL'lik kısmının her bir alacağın doğduğu tarihten itibaren (aksi halde arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren) 3095sk. M.2/2 uyarınca işletilecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkil şirkete ödenmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, alacak istemine ilişkindir.Davalı tarafın gerçek kişi olması nedeniyle davalının tacir olup olmadığı konusunda ilgili müzekkereler yazılmış davalı ...' için --- Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen kayıtlar uyarınca davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının olmadığı, tek pay sahibi olduğu anonim şirket kaydı bulunduğu tespit edilmiştir. ---- Esnaf ve Sanatkarlar Odasından gelen yazı uyarınca davalı ...'nın herhangi bir kaydının olmadığı tespit edilmiştir. --- Defterdarlığından gelen yazı uyarınca davalı ...'nın ---- yönünden vergi mükellefiyetinin bulunduğu mahkememize bildirilmiştir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, dava şartı olması sebebiyle davanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Mahkememizce görev husus öncelikli olarak incelenmiştir. Burada Ticaret mahkemelerinin görevi ile ilgili bilgi vermekte fayda bulunmaktadır. Ticari dava ve ticari iş birbirinden farklı iki ayrı kavramdır. Her ticari dava ticari iş olmakla birlikte, her ticari iş ticari dava olmamaktadır. TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Dolayısıyla ticari iş kapsamında olmakla birlikte ticari dava sayılamayan durumlarda ticaret mahkemeleri görevli olmayacak, uyuşmazlığın niteliğine göre diğer mahkemelerin görev hususu değerlendirilecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK da veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde bir düzenleme bulunması, diğer bir deyişle mutlak ticari dava olması gerekmektedir. Somut olayda; ------ Vergi Dairesinden gelen yazı cevabında davalı ...'nın gayrimenkul yönünden gelir vergisi mükellef kaydının bulunduğu, ----- Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliğinden gelen müzekkere cevaplarından davalının esnaf kaydının bulunmadığı, ------ Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabında ticari işletme kaydının olmadığı, anonim şirket kaydı bulunduğunun tespit edildiği belirtilmekle gelen müzekkereler uyarınca davalının tacir olmadığı tespit edilmiştir. Davada nispi ticari davanın da söz konusu olmadığı dolayısıyla HMK'nın 4(1)/a maddesi uyarınca mahkememiz görevsiz olup, görevli mahkemenin Asliye Hukuk mahkemesi olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesinin zorunlu olduğu, görevin dava şartlarından olup HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın 6100 sayılı HMK 114/1 - c ve 115/2 maddeleri gereği dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 3-Görevli ve yetkili mahkemenin ----- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 4-6100 sayılı HMK'nın 20. Maddesi gereğince kararın kesinleşmesine müteakiben iki hafta içinde talep halinde dava dosyasının yetkili ve görevli mahkeme olan ----- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi halde aynı madde gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına (kararın tebliği ile ihtarat yapılmış sayılmasına) 5-HMK'nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, 6-Kararın taraflara tebliğinin masrafının davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanmasına, 7-Davaya görevli mahkemece devam edilmezse ve talepte bulunulursa yargılama giderleri ile ilgili karar verileceği hususunun talep edene ihtarına, İlişkin olarak tarafların yokluğunda oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1249, K. 2026/220, T. 20.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-1249-e-2026-220-k-ae251865af7d