İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/119 E. 2025/307 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/119
Karar No
2025/307
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/119 Esas KARAR NO : 2025/307 Karar

DAVA KONUSU : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 07/02/2025 KARAR TARİHİ : 10/04/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; ...... plaka sayılı aracın, müvekkili şirket nezdinde 30.04.2022 - 30.04.2023 tarihleri arasında ..... numaralı ..... Genişletilmiş Maksimum Kasko Sigorta Poliçesi ile dava dışı ...... İnş. Tur. San ve Tic. Ltd. Şti. adına sigortalı olduğunu, sigortalı aracın 06.01.2023 tarihinde davalının işleteni/maliki/sürücüsü olduğu ..... plakalı aracın asli ve tam kusuruyla sebebiyet verdiği maddi hasarlı trafik kazasına karışmış ve sigortalı araçta oluşan hasar nedeniyle toplam 163.547,00-TL hasar tazminat bedelinin müvekkili şirket tarafından yukarıda belirtilen poliçeye istinaden poliçe limitleri dahilinde ödendiğini, sigortalı tüm dava ve talep haklarını müvekkili şirkete devir ve temlik ettiğini, böylece, müvekkili şirket Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca sigortalının haklarına halef olduğunu, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre, sürücü ..... 'nun sevk ve idaresindeki ...... plakalı aracın ters istikamette seyir ederken karşıdan yönden gelen ve doğru istikamette seyir halinde olan sigortalı ....... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda tramer sisteminde davalı sürücü ...... 'nun asli ve tam kusurlu (%100 oranında) olduğu tespit edildiğini, kazada zarar gören sigortalı ....... plakalı araç için toplam 163.547,00-TL hasar tazminatı müvekkil şirket tarafından ödendiğini, müvekkil şirketin ödeme sonrası halef olmasına istinaden, gerçekleştirilen ödeme sonrasında davalıya ait ..... plakalı aracın trafik sigortacısı olan ..... Sigorta A.Ş.'den rücu talebinde bulunmuş ve ..... Sigorta A.Ş. tarafından teminat limitinin tamamı olan 120.000,00-TL'nin ödendiğini, ..... Sigorta A.Ş. tarafından teminat limiti kadar yapılan işbu dahi ödeme davalıların kusuru ve sorumluluğunu ispatladığını, bunun üzerine davalı ...... 'ndan müvekkil şirket tarafından ödenen 163.547,00-TL'den, ........ Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 120.000,00-TL'lik ödemenin mahsubu ile bakiye kalan 43.547,00-TL'nin ödenmesi talep edilmiş ise de davalı tarafından herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, bunun üzerine Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü’nün ..... Esas Sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, işbu takibe 06.10.2024 tarihinde itiraz edildiğini, dava şartı arabuluculuk başvurusu yapıldığını, müzakereler sonucu anlaşmaya varılamamış, davalının itirazının haksız, kötü niyetli, yargılamayı ve tahsili uzatmaya yönelik olduğunu, müvekkili şirketin halefi olan dava dışı sigortalı ..... İnş. Tur. San ve Tic. Ltd. Şti.TTK kapsamında tacir olduğunu, yargılama neticesinde lehe hükmedilebilecek maddi tazminatın tahsilinde zorluk yaşanmasının önüne geçmek, hükmün icrasını mümkün kılabilmek masadı ile, davalının menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının 3. şahıslara devir ve temlikini önlemek için adına kayıtlı bulunan menkul, gayrimenkul ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir (haciz) şerhi konulması teminatsız olarak talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle, öncelikli olarak davalı .....'na ait bulunan ...... plakalı motorlu araç ve mahkemece tespit edilecek davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malların 3. kişilere devrinin önlenmesi amacıyla kaydına teminatsız ve/veya sayın mahkemenizce uygun görülecek teminatın yatırılması halinde ihtiyat-i tedbir(haciz) konulmasına, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü’nün ..... Esas sayılı icra dosyası ile başlatılan takibe davalının yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaliyle takibin devamına, davalı/borçlunun işbu haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın kazaya sebebiyet veren ..... Site Yönetimi (...... Mah. ..... Bulvarı No: 33 34500 Büyükçekmece/İstanbul) ve ........ Sigorta'ya (..... Mahallesi, .... Cd.No:24, 34662 Üsküdar/İstanbul) ihbar edilmesini talep ettiğini, müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, müvekkilin kusuru olsaydı bile davacının tüm zararı ........ Sigorta tarafından karşılanması gerektiğini, Büyükçekmece'de 06.01.2023 tarihinde gerçekleşen kaza sebebiyle davacı taraf 163.547 TL ödediğinden halef konumunda olup teminat dışında kalan kısmı için müvekkile rücu ettiğini beyan ettiğini, davacının rucü hakkının bulunmadığını, davada kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, keşif ve bilirkişi taleplerinin bulunduğunu, davacı tarafından beyan edilen kusur oranını kabul etmediklerini, davacının dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurlu bulunduğunu iddia ettiğini, ancak davacıların kusur oranına ilişkin bu iddiaları gerçeğe uygun olmadığını, kabul etmediklerini, davacıların bu iddiasının yalnızca olay yerinde düzenlenen trafik kazası tespit tutanağına dayandırdığını, Adli Tıp Kurumu Trafik Ihtisas Dairesi tarafından kusur oranları belirlenerek karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın icra dosyasını ve dava dilekçesinde alacağına dava tarihinden önceki tarihler olan sarf ve tediye tarihlerinden itibaren faiz işletilmesini talep edildiğini, davacının iş bu taleplerinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, müvekkilin temerrüde düşürüldüğüne dair dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belge mevcut olmadığını, davacı kurumun ihtiyati tedbir/haciz talebi hukuka aykırı reddi gerektiğini, davacı kurumun davalı müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını, açıklanan nedenlerle, davanın usulden reddine, davanın ...... Site Yönetimi ve ........ Sigorta'ya ihbar edilmesine, kötü niyetli icra takibinde bulunan ve huzurdaki davayı açan davalı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, mümkün olmaması halinde davanın esas yönünden reddine, dava harç ve masrafları ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, hukuki niteliği itibariyle, rücu ilişkisi nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ...... Numaralı dosyasında 15.11.2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Dosya kapsamında bulunan Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ..... esas sayılı icra dosyamız arasına alınmıştır. Uyuşmazlık, 10/04/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında; Davacının takip ve dava tarihi itibariyle davacı kasko sigortacısı tarafından dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin sigortalının haklarına halef olarak davalı araç sürücüsü ile işleteninden rücuan tazminat alacağını talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında olduğu tespit edilmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun, 3 Temmuz 1944 tarih ve 5746 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 22.3.1944 tarih ve 37 E. - 9 K. sayılı kararında halefiyet "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. "...Somut olayda, uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK'nın 1472. (6762 sayılı TTK'nın 1301) maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın hırsızlık olayının meydana gelmesinde kusurlu bulunan davalılardan rücuan tahsili isteminden kaynaklanmaktadır. Davacı ile dava dışı sigortalının tüzel kişi tacir olduğu, davalının ise otopark işletmecisi olduğu ancak faaliyetinin esnaf boyutunda olduğu, tacir sıfatına haiz olmadığı, davalının sorumluluğunun dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki otopork hizmetinden kaynaklandığı anlaşılmış olup, davalının tacir sıfatının bulunmaması nedeniyle uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırması gerekmektedir...." İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, 2024/1277 Esas, 2024/3133 Karar, 13/12/2024 Tarih. "..Somut olayda, uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından "Kasko Poliçesi" kapsamında sigortalısına ödenen tazminatın, trafik kazasının meydana gelmesinde kusurlu bulunan kişilerden rücuan tahsili isteminden kaynaklanmaktadır. Davacı sigorta şirketi ise de, halefi olduğu dava dışı sigortalının tacir olduğu, ancak davalıların yapılan araştırmaya göre tacir olmadığı, davalılara ait aracın kamyon olması davayı ticari dava yapmayacağı, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, davanın mutlak ya da nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı anlaşıldığından, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir..." İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, 2023/2078 Esas, 2023/3624 Karar, 27/12/2023 Tarih. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK'nın 1472. (6762 sayılı TTK'nın 1301) maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın trafik kazsından meydana gelmesinde kusurlu bulunan davalıdan rücuan tahsili isteminden kaynaklanmaktadır. Dosya içerisine celp edilen ticaret odası ve vergi dairesi kayıtlarından anlaşıldığı üzere; davacının halefi olduğu sigortalısı tüzel kişi tacir olsa da davalı Neşe Başoğlu'nun tacir olduğuna dair sunulmuş bir evrak olmadığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda mahkememizce yapılan araştırma sonucunda, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü yazı cevabında; faal gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı, Bakırköy Vergi Dairesine yazılan müzekkerenin Esenyurt Vergi Dairesine yönlendirildiği, cevabında; davalının bilanço defterinin bulunmadığı, işletme hesabı esasına göre defter tutmakla yükümlü olduğu, kazancının 213 sayılı VUK'un 177. maddesinde belirtilen sınırı geçmediği, esnaf olduğu, tacir olmadığı anlaşılmıştır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, 2023/2078 Esas, 2023/3624 Karar, 27/12/2023 Tarihli kararında da belirtildiği gibi aracın ticari olması davayı ticari yapmayacağı uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, davanın mutlak ya da nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı anlaşıldığından uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. 6100 sayılı HMK'nın 115/2.maddesi gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ve görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 md gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, BakırköyAsliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna, 2- Taraflardan birinin,6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince , -Bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden , -Görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, -Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiği, aksi taktirde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 3-HMK'nun 20 md gereğince, kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtarına, 5- Yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/04/2025

Katip ..... ¸e-imzalıdır

Hakim .... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/119, K. 2025/307, T. 10.04.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-119-e-2025-307-k-666b50010a73