İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/117 E. 2025/964 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/117
- Karar No
- 2025/964
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/117 Esas - 2025/964 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/117 KARAR NO : 2025/964
.... DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 12/02/2025 KARAR TARİHİ : 18/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ..... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, konu ilamsız icra takiplerinde ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiğini ancak borçlular tarafından icra takiplerine itiraz ederek takiplerin durdurulduğunu, dava konusu takipte.... Müdürlükleri yetkili olup davalının yetki itirazının geçersiz olduğunu, davalı/borçlunun birden fazla olması halinde, davalılardan birinin yerleşim yeri icra müdürlüğü ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu bağlamda davalı/borçlu .... adresinin....Sözleşmesi uyarınca davalı Şirkete çek karneleri kullandırılmış olup, çeklerin karşılıksız çıkması sebebiyle bankaca ödenen ve nakde dönüşen çek kredi borçlarının davalılar tarafından ödenmediğini, müvekkili .... Şirketi ile davalı ...arasında, Genel Kredi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bahsi geçen Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesinde ....asıl borçlu olup, diğer borçlu....ise müşterek müteselsil kefil durumunda olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca müvekkili bankaca davalı şirkete çek karnesi kullandırıldığını, devam eden süreçte borçlu şirket tarafından keşide edilen .... adresine.... yevmiye numaralı hesap kat ihtarı gönderildiğini, borçlular tarafından herhangi bir ödeme yapılmamasına ve takibe konu çek kredisi borçlarına istinaden ..... sayılı icra dosyası ile icra takibi yapıldığını, ancak borçlular tarafından ödeme emrine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, hali hazırda davalı tarafından yapılan herhangi bir ödeme mevcut olmadığını, davalıların itirazında haksız ve kötüniyetli olduğundan lehlerine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekli olduğunu, davalıların/borçluların aleyhine açılmış .... sayılı dosyasının ödeme emrinde yazılı borca ve tüm ferilerine ilişkin itirazının iptali ile takibin devamına, davalıların/borçluların takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ....vekili cevap dilekçesinde; belgelerde müvekkiline atfedilen imzanın müvekkiline ait olmadığını, imzaya açıkça itiraz ettiklerini, imzaya itiraz edildiğinden, imzanın borçlu tarafa ait olduğunu ispat külfetinin alacaklı tarafta olduğunu, imzanın borçlunun eli ürünü olduğu kesin olarak tespit edilemiyorsa bu durumun borçlu lehine değerlendirilerek itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, belgelerdeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, söz konusu imzaya itiraz ettiklerini, imzanın müvekkiline ait çıkmaması halinde ayrıca ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, imzanın borçluya ait olduğunu ispat etmesi gereken tarafın alacaklı-davalı olduğunu, öte yandan faturanın tek başına malın teslim edildiği anlamına gelmediğini, icra dosyasında yer alan faturalara da süresi içerisinde itiraz ettiklerini, faturalara konu edilen ürünlerin müvekkile teslim edilmemiş olup teslim/tesellüm tutanağındaki imzalara da itiraz ettiklerini, fatura veya cari hesap dökümünün tek başına alacağın varlığını ispat etmediği gibi faturadaki malların müvekkiline teslim edilmediğini, malların teslim edildiğinin ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, icra takibinden dolayı müvekilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, icra takibindeki asıl alacak, işlemiş faiz, faiz oranı ve ferileri hukuka aykırı olduğunu, davalının ticari defterlerinin incelenmesini talep ettiklerini, bununla beraber zamanaşımı defi ile hak düşürücü süre itirazında da bulunduklarını, açıklanan ve müvekkilleri lehine resen nazara alınacak nedenlerle yasaya, usule ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, kötü niyetli davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı ....vekili cevap dilekçesinde; esas numarası belirtilen davanın yasaya, usule ve hukuka aykırı olup davanın reddi gerektiğini, belgelerde müvekkiline atfedilen imzanın müvekkiline ait olmadığını, imzaya açıkça itiraz ettiklerini, imzaya itiraz edildiğinden, imzanın borçlu tarafa ait olduğunu ispat külfetinin alacaklı tarafta olduğunu, imzanın borçlunun eli ürünü olduğu kesin olarak tespit edilemiyorsa bu durumun borçlu lehine değerlendirilerek itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, belgelerdeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, söz konusu imzaya itiraz ettiklerini, imzanın müvekkiline ait çıkmaması halinde ayrıca ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunma hakkının saklı olduğunu, öte yandan faturanın tek başına malın teslim edildiği anlamına gelmediğini, icra dosyasında yer alan faturalara da süresi içerisinde itiraz ettiklerini, faturalara konu edilen ürünlerin müvekkiline teslim edilmemiş olup teslim/tesellüm tutanağındaki imzalara da itiraz ettiklerini, fatura veya cari hesap dökümünün, tek başına alacağın varlığını ispat etmediği gibi faturadaki malların müvekkiline teslim edilmediğini, malların teslim edildiğinin ispat yükünün davacı taraf olduğunu, icra takibinden dolayı müvekilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, icra takibindeki asıl alacak, işlemiş faiz, faiz oranı ve ferileri hukuka aykırı olduğunu, açıklanan ve müvekkilleri lehine resen nazara alınacak nedenlerle yasaya, usule ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, kötü niyetli davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklı alacak istemiyle başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce aldırılan 17/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacı banka ile daval.... akdedilmiş olup 04.12.2023 tarihinde 8.000.000,00 TL artırımla sözleşme limiti 10.000.000,00 TL'ye yükseltildiği, sözleşmede .... asıl limit ve arıtılan limite müteselsil kefaleti mevcut olup kefalet limiti toplam 10.000.000,00 TL olduğu, davalı tarafın imzaya itirazı mevcut olup bu hususun hukuki boyutuyla takdir ve değerlemesinin mahkemeye ait olduğu, kefalet sözleşmesi; kefalet tarihi, kefalet limiti ve kefaletin müteselsil olduğu hususlarının .... atfen el yazısı ile yazılmak suretiyle akdedildiğini, davalının asıl borçlu şirketi temsilen sözleşmeyi imzaladığı dikkate alınarak şirketin ortağı ve yöneticisi konumunda olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle kefaletine ilişkin olarak eş muvafakatinin alınmasına yasal gerek bulunmadığının belirlendiğini, takip tarihine göre davalilardan talep edebileceki tutarın 9.270,00 TL 4212-0500A01-.... nolu çek kredisi, 1.042,88 TL işlemiş faiz, 52,14 TL BSMV olmak üzere toplam 20.243,37 TL olarak tespit edilmiş olup, asıl alacak tutarlarına takip tarihinden itibaren % 150.00 oranından işlemiş faiz talep edilebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Toplanan deliler ve tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucu, davalıların davacı bankayla arasındaki kredi ve kefalet sözleşmesi ve bu sözleşmeler kapsamında belirlenen faiz oranları ve davacı bankanın fiilen uygulamış olduğu ve .... nolu çek kredisi, 1.042,88 TL İşlemiş faiz ,52,14 TL BSMV olmak üzere toplam 20.243,37 TL alacaklı olduğu ,bu itibarla davalıların itirazının haksız olduğu, davalı kefilin şirket ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle eş rızasının alınmasına gerek bulunmadığı ve kefalet sözleşmesinin de BK'nun 583. Maddesine uygun bulunduğu,yine davalıların isticvap duruşmasına katılmayarak imzayı kabul etmiş sayıldığı, haksız görülen itiraza göre de davacı yararına icra inkar tazminatının da verilmesi gerektiği anlaşıldığından davacının davasının kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; Davacının davasının kısmen kabulü ile, davalı borçluların ....nolu çek kredisi, 1.042,88 TL İşlemiş faiz ,52,14 TL BSMV olmak üzere toplam 20.243,37 TL üzerinden itirazlarının iptaline , bu miktar yönünden ve takip talebinde belirtilen faiz ve BSMV oranları üzerinden takibin devamına ,fazlaya ilişkin istemin reddine, Alacak likit ve itiraz haksız olmakla hükmolunan meblağın %20 'si oranında hesaplanan 4.048,67 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 1.382,82 TL harçtan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 767,42 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca .... bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk giderinin 3.784,80 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 15,20 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 1.907,50 TL posta ve tebligat gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.907,50 TL yargılama giderinin kabul oranı üzerinden (% 99,60 kabul) 7.875,87 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacının dava açarken ödediği 1.230,80 TL peşin ve başvurma harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 20.243,37 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davanın reddedilen bölümü için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 81,11 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı yüzüne karşı dava değeri istinafa başvuru sınırı altında olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 341/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/12/2025 ...
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.