İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1089 E. 2026/140 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1089
- Karar No
- 2026/140
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1089 Esas KARAR NO : 2026/140
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 21/11/2025 KARAR TARİHİ : 05/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Sanayi Ve Limited Şirketi Güneşli Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün .... sicil mükellefi olup, Tekstil sektöründe "Dış giyim eşyası imalatı” suretiyle tekstil sektöründe hazır konfeksiyon ürünü imalatı ve kumaş alım satım alanında faaliyetini gerçekleştirdiğini, Şirketin mevcut sermayesi 20.000.000,00- TL'dir. Müvekkil şirketi temsil ve ilzama şirket ortağı ... münferiden yetkili olduğunun, Müvekkil şirketin piyasa ve bankalar nezdindeki ticari itibari oldukça iyi seviyede olup, piyasaya ve bankalara tüm taahhütlerini şu ana kadar zamanında yerine getirdiğinin, müvekkil Şirket, Tekstil sektöründeki başarılı kuruluşlar arasındaki yerini korumak ve en son teknoloji ile çalışarak, düşük maliyetli, kaliteli ürün tedariği yaparak, daima yenilikçi ve gelişmeye açık bir şirket olarak sektörde büyümeyi hedeflediğinin, şirketin yıllar içerisinde gerek ülkedeki ekonomisine, gerekse yarattığı istihdam ile toplumun sosyal ve refah düzeyinin gelişmesine önemli katkılar sağladığının, Bu sürecin başlatılmasındaki asıl amaç uzun emekler sonucunda elde edilen bu başarılı yapının piyasada mevcutta yaşanan ve daha da artacağı öngörülen sıkışıklık ve krizin firmanın finansal sağlığı bozulmadan önce müşteri ve personele herhangi bir zarar vermeden çözmek isteği olduğunun, müvekkil ... müvekkil şirketin hissedarı olduğunun, ..., ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nde %90 pay sahibi ve ortağıdır. ... ilgili şirkette münferiden temsil ve ilzam yetkili olduğunun, Konkordato Ön Projesinde detaylı olarak izah edildiği üzere müvekkil şirketin banka kredilerine kefaletten kaynaklanan borç ve şahsi borçları bulunduğunun, Kendisi bütün emek ve mesaisini müvekkil şirket için harcamakta ve şirketin faaliyetlerinin devamlılığını sağlamak için maddi ve manevi her türlü destekte bulunduğunun, Müvekkil şirketin borçları ile müvekkil şirketin ortağı gerçek kişi arasında organik bir bağ ve tam bir entegrasyon mevcut olduğunun, bu bağlamda, müvekkil şirketin ortağı şirket tarafından üstlenilen borçlarda ve özellikle banka kredilerinde kefil durumunda olduğunun, müvekkiller birbirlerine müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla destek vermiş ve borçlanmışlardır. Bu nedenle de konkordatonun başarılı olabilmesi için hem müvekkil şirket hem de müvekkil şirketin ortakları için konkordato mühleti talep etmek zorunluluğu hasıl olduğunun, müvekkil ... müvekkil şirketin hissedarı olduğunun, ..., ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nde %10 pay sahibi ve ortağı olduğunun, Müvekkil şirketin borçları ile müvekkil şirketin ortağı gerçek kişi arasında organik bir bağ ve tam bir entegrasyon mevcut olduğunun, bu bağlamda, müvekkil şirketin ortağı şirket tarafından üstlenilen borçlarda ve özellikle şirketine verdiği çeklerden borçlu durumunda olduğunun, müvekkiller birbirlerine müşterek borçlu sıfatıyla destek vermiş ve borçlandığının, bu nedenle de konkordatonun başarılı olabilmesi için hem müvekkil şirket hem de müvekkil şirketin ortakları için konkordato mühleti talep etmek zorunluluğu hasıl olduğunun, bu nedenle haklı konkordato tasdik taleplerinin kabulüne, tensip kararı ile birlikte, iik 287. maddesi uyarınca müvekkil şirketler ve davacı şirket ortakları hakkında üç ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine, konkordato teklifine ilişkin olarak prosedürün işletilmesi kapsamında müvekkil şirketler ve davacı şirket ortaklarına en az bir yıl süre ile kesin mühlet kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Konkordato Komiser Heyeti'nin 31/01/2026 tarihli raporlarında özetle; " Şirket dosyasındaki verilerden, Şirket merkezi toplantısından ve tesis ziyaretinden elde edilen bilgiler ışığında Şirket'in faal olduğu, Şirket kayıtlarına göre personel maaşlarının gecikmeli olarak ödendiği, kamuya olan yükümlülüklerin tam olarak yerine getirilmediği, Şirket'in net işletme sermayesini kaybetmediği, 31.12.2025 tarihi itibariyle 10 kişi istihdam ettiği, satışlarının devam ettiği, elinde mevcut stokları, makine, tesis ve cihazları, taşıtları ve demirbaşları bulunduğu, çalışma kabiliyetinin devam ettiği, Mahkemeye sunulan Ön Raporumuzun ILV/c bölümünde belirtildiği şekilde proje kaynaklarının tekrar gözden geçirilerek konkordato ön projesinin revize edilmesi ve gerekirse ilave kaynak konulması gerektiği belirtilmesine rağmen, revize ön projenin eksiklikleri karşılamadığı, Şirket'in 31.12.2025 tarihli kaydi değer bilançosunda, kaydi değer özkaynaklarının(H 22.690.153,04 TL olarak hesaplandığı ve borca batık olmadığı, Bilirkişi raporlarında yapılan tespitler doğrultusunda ve ihtiyatlılık çerçevesinde hazırlanan 31.12.2025 tarihli rayiç değer bilançosunda Şirket'in rayiç değer özkaynaklarının (*) 10.492.273.67 TL olarak hesaplandığı ve borca batık olmadığı Konkordato ön projesinin temel dayanağının dönem başı hazır değerlerin yanı sıra ticari faaliyetlerden elde edilecek kar, alacaklardan yapılacak tahsilat, stoklardan sağlanacak kaynak, verilen sipariş avanslarından sağlanacak kaynak ve ortağa ait taşınmaz satışından kaynaklı sermaye artışı olduğu, Konkordato kaynaklarına ilişkin değerlendirmeler çerçevesinde; özellikle esas faaliyet konusundan elde edilecek kaynak tutarına ulaşmasının mümkün olmadığı hususu da dikkate alındığında konkordato projesinin uygulanmasında hukuki bir fayda bulunmadığı, raporda belirtilen hususlar çerçevesinde konkordato projesinde ve revize projede kaynak olarak sunulan değerlerin uygulanabilirliğinin bulunmadığı, Konkordato projesinin hem Şirket hem de Şahıslar yönünden başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı, bununla birlikte İİK md. 287/4 uyarınca geçici mühletin uzatılıp uzatılmayacağı ile kesin mühlet verilip verilmeyeceği" görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir. Konkordato Projesinin Başarıya Ulaşma Şartları Değerlendirilmesi Bakımından : İİK. madde 287 'Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır. Konkordato işlemlerinin başlatılması alacaklılardan biri tarafından talep edilmişse, borçlunun 286 ncı maddede belirtilen belgeleri ve kayıtları mahkemenin vereceği makul süre içinde ve eksiksiz olarak sunması hâlinde geçici mühlet kararı verilir. Bu durumda anılan belge ve kayıtların hazırlanması için gerekli masraf alacaklı tarafından karşılanır. Belge ve kayıtların süresinde ve eksiksiz olarak sunulmaması hâlinde geçici mühlet kararı verilmez ve alacaklının yaptığı konkordato talebinin de reddine karar verilir. Mahkeme, geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla bir geçici konkordato komiseri görevlendirir. Alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak gerektiğinde üç komiser de görevlendirilebilir. 290 ıncı madde bu konuda kıyasen uygulanır. Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, uzatmayı borçlu talep etmişse geçici komiserin de görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez. 291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır. Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz. ' hükmü ile 291 inci ve 292 nci maddelerin geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanacağı düzenlenmiştir. İİK. MADDE 292 'İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa. b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa. c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa. d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse. İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine re'sen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder. ' hükmüyle konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa iflasa tabi borçluların resen iflasına karar verilmesi gerektiğini düzenlenmiştir. Dava, adi konkordato istemli olarak açılmış olup, İİK'nun 285.maddesine göre borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek suretiyle veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. Dava, adi konkordato istemli olarak açılmış olup İİK'nun 287.maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiştir. Mahkemenin kesin mühlet kararını verebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmektedir. İİK'nun 289/1 maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir. İİK'nun 288/1 maddesinde geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı, İİK'nun 292.maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşecek durumlarda mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali aynı maddenin b bendinde hüküm altına alınmıştır. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir. "Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir. İİK'nun 287.maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiş olup, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt). Konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp, sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu sebeple ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi Dosya No: 2019/2251 Esas Karar No: 2019/2002) Somut olayda, Mahkememizce ... Esas sayılı konkordato dava dosyasında şirket ve şahıslar yönünden taleplerinin reddine karar verilmiştir. Konkordato talep eden ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, Konkordato kaynaklarına ilişkin değerlendirmeler çerçevesinde; özellikle esas faaliyet konusundan elde edilecek kaynak tutarına ulaşmasının mümkün olmadığı hususu da dikkate alındığında konkordato projesinin uygulanmasında hukuki bir fayda bulunmadığı, raporda belirtilen hususlar çerçevesinde konkordato projesinde ve revize projede kaynak olarak sunulan değerlerin uygulanabilirliğinin bulunmadığı, Konkordato projesinin hem Şirket hem de Şahıslar yönünden başarıya ulaşmasının mümkün olmadığının anlaşıldığı, hem şirket hem şahıslar yönünden mühletin devamı kararı verilmesinin uygun olmayacağı, geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verilmesi gerektiği yukarıda anılan sebeplerle reddine hüküm ile birlikte mahkememiz tarafından verilen tüm tedbirlerin kaldırılmasına bu hususta ilgili kurumlara müzekkere yazılmasına, konkordato talebinin reddi kararının Ticaret sicili Gazetesinde ve Basın-ilân Kurumunun resmî ilân portalında ilân olunmasına, komiserin görevine son verilmesine, konkordato komiseri olarak görevlendirilen komiserlerin karar tarihi itibariyle görevlerinin sona erdiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu'na bildirilmesine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Konkordato talep eden davacılar; -.... Vergi Numaralı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, -... T.C. Kimlik Numaralı ... -... T.C. Kimlik Numaralı ...'ün KONKORDATO TALEPLERİNİN AYRI AYRI REDDİNE, 2-Konkordato Komiser Heyetinin görevine SON VERİLMESİNE, 3-Hüküm ile birlikte mahkememizce verilen tüm TEDBİRLERİN KALDIRILMASINA, bu hususta ilgili yerlere bildirimlerin yapılmasına, 4-Konkordato talebinin reddi kararının Ticaret Sicili Gazetesinde ve Basın-ilân Kurumunun resmî ilân portalında ilân OLUNMASINA, 5-Davacı tarafça Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan 615,40-TL'nin mahsubu ile kalan 116,6-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-İİK.nun ilgili maddeleri uyarınca kararın re'sen taraflara/vekillerine TEBLİĞİNE, 8-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE, İİK uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile 2 HAFTA içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere konkordato talep edenler ve bir kısım müdahiller vekillerinin yüzüne karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/02/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır