İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1055 E. 2026/168 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1055
- Karar No
- 2026/168
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1055 Esas KARAR NO : 2026/168
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 01/12/2025 KARAR TARİHİ : 27/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... Şirketi, ... yılında ... ilinde kurulduğu, ... Mahallesi ... Cad. No: ... /... .../... adresinde faaliyet gösteren; bölgenin tarımsal üretim yapısı ile uyumlu şekilde gübre ve zirai kimyasal ürünlerin perakende ticaretini yürüten ... nin kurduğu köklü bir ... tedarikçisi olduğu, şirketin, üreticilere yönelik bitki besleme ürünleri, zirai ilaçlar, tohum, fide ve tamamlayıcı tarımsal girdilerin satışını gerçekleştirmekte; aynı zamanda üreticilere sulama gübreleme zirai ilaç kullanımında teknik bilgilendirme ve ürün kullanım danışmanlığı sağlayarak, bölgedeki tarımsal faaliyetleri doğrudan destekleyen bir konuma sahip olduğu, kuruluşundan itibaren ...’nın tarım yoğun bölgelerinde üreticilerle güçlü bir müşteri ağı oluşturan bir şirket, faaliyetlerini ağırlıklı olarak sera ve açık tarla üretimi yapan üreticilere yönelik sürdürdüğü, firmanın ürün portföyü; bitki koruma ürünleri, yaprak ve kök gübreleri, makro-mikro besin elementleri ve sezonluk üretim ihtiyaçlarına göre çeşitlenen tarımsal girdilerden oluştuğu, bu kapsamda şirketin, hem yerli hem de ithal ürünlerin satışını yapmakta olup, bölgedeki üreticilerin girdi ihtiyacını düzenli olarak karşılayan bir tedarik zinciri yapısına sahip olduğu, fiziksel olarak ... Mahallesi – ... Caddesi üzerinde konumlanan işletme, ... ilçesi çevresi, il ve ilçelerdeki üreticilere ulaşım kolaylığı sağlayan stratejik bir lokasyonda yer aldığı, şirketin müşteri portföyü ağırlıklı olarak küçük, orta ve büyük ölçekli üreticilerden oluşmakta, aynı zamanda belirli dönemlerde yüksek hacimli sezonluk satışlar gerçekleştirildiği, ... ..., tarım sektöründeki dalgalanmalara rağmen faaliyetini sürdüren, bölgesel pazarda bilinirliği yüksek bir firma olduğu, ancak son yıllarda zirai ilaç ve gübre fiyatlarında yaşanan kur dalgalanmalarına bağlı maliyet artışları, vadeli satış kaynaklı tahsilat gecikmeleri, sektördeki kredi daralması ve tarım piyasasındaki genel nakit akışı sorunları nedeniyle finansal yapısında bozulmalar meydana geldiği, bu durum, işletme sermayesi dengesinin zayıflamasına ve mevcut yükümlülüklerin karşılanmasında güçlük yaşanmasına yol açtığı, bu çerçevede şirket, faaliyetlerini sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak, tedarikçi ilişkilerini yeniden düzenlemek ve üretici müşterilere sağladığı tarımsal girdi tedarikinin devamlılığını sağlamak amacıyla konkordato sürecine başvurma gerekliliği duyduğu, şirketin temel hedefi, konkordato koruması altında finansal ve operasyonel yapısını güçlendirerek sektördeki faaliyetlerini kesintisiz şekilde sürdürmek; üreticilere sağlanan hizmetin sürekliliğini korumak olduğu, müvekkili şirketinin meyve sebze yetiştiriciliği bunların pazarlanması ve zirai ilaç ve gübre alanlarında faaliyet gösterdiği ve şüphesiz ki bu işletmelerin devamlılığı, önce bölge ekonomisi için sonra yerli sermaye ve milli ekonomi için kritik öneme sahip olduğu, Konkordato projesi ile alacaklıların alacaklarının tamamını 36 aylık vade içerisinde borcun %100'üne yıllık %30 'un altında olmamak (yargılama sırasında oranı yükseltme hakkımız baki kalmak kaydıyla, komiser veya mahkeme talebi halinde de arttırılmak şartıyla) üzere işleyecek faizi ile birlikte ödemeyi öngören müvekkilinin iyi niyetle alacaklıların da haklarını korumak ve alcaklarını elde etmelerini sağlamak amacı içerisinde olduklarını, İİK m. 288 uyarınca geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurduğundan, geçici mühlet kararı ile birlikte iik m.294 hükmünde belirtilen kesin mühletin sonuçlarına hükmedilmesini, Müvekkili şirketine alacaklıları ile konkordato yapabilmesi için bir yıl süre (gerektiğinde atıay uzatılmak kaydı ile) ile kesin mühlet verilmesine ve kesin mühlet kararı ile birlikte geçici komiser ya da komiserlerin görevlerinin devamı ile ilK m. 294 vd. hükmünde belirtilen kesin mühletin tüm sonuçlarına hükmedilmesine, Mahkeme tarafından verilecek kesin mühlet içinde ve Mahkemenin görevlendirdiği komiser nezaretinde yapılacak alacaklılar toplantısı ve İİK hükümlerine göre işletilen yasal prosedürün tamamlanmasının ardından, İİK m. 305 hükmü uyarınca konkordato projesinin tasdiki için belirtilen sartların yerine getirildiği Mahkeme tarafından tespit edildiği takdirde, İİK m. 306 hükmü uyarınca nihai proje kapsamında konkordatonun tasdikine, İİK. md 307 gereğince gerekli koşullar mevcut olduğundan rehinli malın muhafaza altına alınması ve satışının, finansal kiralama konusu malların iadesinin ertelenmesine ve bu konuda ihtiyati tedbir karari verilmesi, İİK 308/h gereği yasal süreç takip edilerek gerekli anlaşma ve yapılandırmaların yapılmasını, Konkordatonun tasdiki kararı ile birlikte, İIK m. 306 uyarınca tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim, yönetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli bir kayyım tayin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin ... tarihli tensip ara kararı ile davacı şirkete ... tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği görüldü. Konkordato Komiserleri Mali Müşavir ... ..., Hukukçu ... ... Ziraat Mühendisi ... ... tarafından heyetçe hazırlanın ... tarihli nihai rapor özetle: "Konkordato talep eden Davacı şirketin ön projesinde konkordato teklifinin alacaklılar tarafından kabulünden sonra , Adi Borçlarının tamamını % 30 faiz ile konkordato projenin mahkemece tasdikini takip eden 2'inci ayın 25. gününde başlayarak her ayın 25. gününde 36 aylık vade süresi içerisinde ve eşit taksitlerle ödeyeceği, Rehinli alacaklılarla müzakere şartları ve yapılandırma hükümleri çerçevesinde İİK md. 308/h vd. gereği anlaşmalar yapılarak Şirket nakit sorunları aşacaklarını belirtmişlerdir. Şirketin Dava dilekçesi ve Projesinden Vade konkordatosu olduğu anlaşılmaktadır. Şirketin Kaydi Bilançoya göre özkaynakları irdelendiğinde şirketin özvarlığının — ... tarih itibariyle -... Tİ borca batık olduğu, ... tarih itibariyle -... TI borca batık olduğu, ... tarih itibariyle -... tl borca batık olduğu, yukarıdaki tarihlerdeki kaydi bilanço verilerine göre ayrı ayrı borca batık olduğu , TTK 376. Madde hükmüne göre sermayesinin karşılıksız kaldığı, Şirketin Rayiç Bilançoya göre özkaynakları irdelendiğinde şirketin özvarlığının — ... tarih itibariyle -... TI borca batık olduğu, ... tarih itibariyle -... TI borca batık olduğu, ... tarih itibariyle -... tl borca batık olduğu, yukarıdaki tarihlerdeki rayiç bilanço verilerine göre ayrı ayrı borca batık olduğu hesaplanmıştır. Satışların azlığının ; Firma yetkililerinin; bu sürelerde farklı zamanlarda yağışlar sonucu oluşan tabi afetler kaynaklı olmasıyla birlikte şimdiye kadar devamlı çalıştıkları borçlu olan çiftçilerin konkordatoya girmesini bahane ederek borçlarını ödememe amacıyla başka zirai ilaç bayilerine gitmeleri nedeniyle ticari faaliyetin az olduğunu beyan etmekte olup, bunun devamı geleceği varsayıldığında Mevcut projenin devamında Alacaklılara ve Kamuya fayda sağlamayacağı görülmüştür. Şirket dışından yeteri kadar Kaynak aktarılmadan mevcut faaliyetin Projenin, sözleşmelerin, iş bağlantılarının , başarıya ulaşması mümkün bulunmamaktadır." şeklinde rapor sundukları anlaşıldı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ; Dava, İİK 285.vd.maddeleri uyarınca konkordato talebine ilişkindir. Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mâli durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mâli durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Borçlunun borcun belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu söz konusu olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran ve/veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Aksi halde bu durumdaki borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olacaktır. Konkordato vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği karma konkordato şeklinde olabilir. İİK’nın 305/1-b maddesi uyarınca teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile uyumlu olması gereklidir. Davacı vade konkordatosuna ilişkin ön projelerini hazırlayarak ve İİK 286.maddesinde sayılan belgeleri taleplerine ekleyerek Mahkemeye başvurmuştur. Davacı şirketin ön projesinde konkordato teklifinin alacaklılar tarafından kabulünden sonra , Adi Borçlarının tamamını % 30 faiz ile konkordato projenin mahkemece tasdikini takip eden 2'inci ayın 25. gününde başlayarak her ayın 25. gününde 36 aylık vade süresi içerisinde ve eşit taksitlerle ödeyeceğinin teklif edildiği, rehinli alacaklılarla müzakere şartları ve yapılandırma hükümleri çerçevesinde İİK md. 308/h vd. gereği anlaşmalar yapılarak Şirket nakit sorunları aşacaklarını bildirdikleri görülmüştür. Mahkememizce ... tarihli tensip ara kararı ile davacıya İİK 287.maddesi uyarınca 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş, yine mallarının muhafazası için gerekli ihtiyati tedbir kararlarına hükmedilmiş ve İİK 287/3 maddesi uyarınca davacıların sunulan tablolardaki alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak Mali Müşavir ... ..., Hukukçu ... ..., Ziraat Mühendisi ... ... geçici konkordato komiseri olarak görevlendirilmiştir. İİK 288/1.madde hükmüne göre geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur. Yine İİK 287/5.maddesine göre 291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır. Kesin mühletin içinde konkordato talebinin reddi ile iflasın açılması başlıklı İİK 292.maddesi hükmü : " İflasa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi halinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar verir: a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflasın açılması gerekiyorsa. b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa. c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa (Ek ibare: 6/12/2018-7155 S.K./16. md). d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse. İflasa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hallerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." şeklinde düzenlenmiş olup; Somut olayda: davacı için geçici mühlet kararı sonrası, tensip ara kararı uyarınca dosyaya sunulan komiser nihai raporunda; şirketin Rayiç Bilançoya göre özkaynakları irdelendiğinde şirketin özvarlığının — ... tarih itibariyle - ... TI borca batık olduğu, ... tarih itibariyle -... TI borca batık olduğu, ... tarih itibariyle - ... tl borca batık olduğu, yukarıdaki tarihlerdeki rayiç bilanço verilerine göre ayrı ayrı borca batık olduğu hesaplanmış, satışların azlığının ; Firma yetkililerinin; bu sürelerde farklı zamanlarda yağışlar sonucu oluşan tabi afetler kaynaklı olmasıyla birlikte şimdiye kadar devamlı çalıştıkları borçlu olan çiftçilerin konkordatoya girmesini bahane ederek borçlarını ödememe amacıyla başka zirai ilaç bayilerine gitmeleri nedeniyle ticari faaliyetin az olduğunu beyan etmekte oldukları, bunun devamı geleceği varsayıldığında mevcut projenin devamında Alacaklılara ve Kamuya fayda sağlamayacağının görüldüğü, şirket dışından yeteri kadar kaynak aktarılmadan mevcut faaliyetin Projenin, sözleşmelerin, iş bağlantılarının , başarıya ulaşması mümkün bulunmadığının belirlendiği anlaşılmıştır. Bu halde davacı şirketin konkordato talebinin reddi ile Yargıtay 6.HD.nin 2025/613 E- 2025/1183 K sayılı 20.03.2025 tarihli emsal kararında vurgulandığı gibi (...( İİK’nın 292. maddedesinde konkordato talep edenin, geçici mühlet (İİK'nın m.287/5 yollamasıyla) ve kesin mühletin verilmesinden sonra “konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verilebilmesi” için öncelikle borçlunun iflasa tabi kişilerden olması, sayılan dört halin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti için komiserin yazılı rapor sunması, ve konkordato talep eden borçlu veya alacaklının duruşmaya davet edilerek dinlenmesi ayrıca a, b ve c bentlerinde sayılan hususlardan birinin gerçekleşmesi iflasa hükmetmek için yeterli görülmüştür. Buna karşılık (d) bendinde belirtildiği gibi, konkordato talebinden feragat eden sermaye şirketi ve kooperatifin iflasına karar verebilmek için “borca batık” olduğunun tespiti şartı kabul edilmiş ancak a, b ve c bentleri için “borca batıklık” koşulu aranmamıştır. Görüldüğü gibi, Kanun, iflasa tabi kişinin geçici ve kesin mühlet aşamasında Kanunun istediği; “malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerektirir hallerden kaçınmasını, proje sunarken konkordatonun başarıya ulaşabileceği proje sunması ve bunun için azami gayret sarf etmesini ve mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis etmemesini, kefil olmamasını, ivazsız tasarruflarda bulunmamasını, taşınmaz ve işletmenin faaliyetinin devamı için önem arz eden taşınırlarını ve işletmenin devamlı tesisatını devretmemesini ve bunları takyit etmemesini”aksi taktirde borca batık olup, olmamasına bakılmaksızın iflasına karar verilebileceğini hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemeyle, Kanun koyucu konkordato talep eden iflasa tabi kişiyi, sınırlarını çizdiği eylemleri yapması veya yapmaması halinde “medeni ceza olarak” iflas cezasıyla cezalandırmıştır. Nitekim, Kanun koyucu, bu maddeye göre başka şart arayacak olsaydı, konkordato hükümleri içinde ikinci iflas kararı verilebileceğini düzenleyen İİK'nın m.308 de belirttiği gibi“…doğrudan doğruya iflâs sebeplerinden birinin mevcut olması”koşulunu bu maddede açıkca belirtebilirdi. Öte yandan; İİK’nın 177. maddesinde sayılan doğrudan doğruya iflas sebepleri daha ağır koşullar içermemektedir. Bu koşullara baktığımızda; a) Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle kaçar, alacaklıların haklarını ihlal elen hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoliyle yapılan takip sırasında mallarını saklarsa; b) Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; c) 308 inci maddedeki hal varsa; d) İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse, keza, aynı Kanunun 178.maddesinde ise borçlu “aciz halinde” olduğunu belirterek iflas talep ettiğinde, “borca batıklık” aranmaksızın iflasa karar verilebilecektir. İcra ve İflas Hukuku'nun şekil hukuku olduğu, alacaklı-borçlu dengesini bozacak şekilde iflas kararı için “borca batıklık” unsurunu yorum yoluyla maddeye ilave edilmesinin doğru olmayacağı, maddenin (d) bendi dışında borca batıklık aramadan iflas kararı verileceğinin açıkca düzenlendiği, dolayısıyla yukarıda izah edilen yasal düzenlemeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, İİK’nın 292. maddesinin a, b ve c bentlerinde sayılan durumların bulunması halinde “borca batıklık” aranmadan iflasa karar verilmesi gerekmektedir...) ve İK 292 maddesi uyarınca iflasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının konkordato talebinin REDDİNE, 2-İİK'nın 294,295,296 ve 297. Maddeleri uyarınca verilen tedbir kararlarının kaldırılmasına ve konkordato komiserlerinin görevine son verilmesine, Bilirkişi Bölge Kuruluna bildirilmesine, 3-Mahkemece verilen kararın İİK 288. maddesi uyarınca ilanına ve ilgili yerlere bildirilmesine, 4-Davacı Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... Sicil numarasında kayıtlı ... ... ŞİRKETİ(VERGİ NO: ...)'NİN İFLASINA, *İflasın ... günü saat ... itibariyle açılmasına, *İflas kararının İİK 166. Maddesi gereğince ilgili yerlere bildirilmesine, *İflas kararının bir örneğinin derhal Antalya Nöbetçi İflas Müdürlüğüne gönderilmesine, 4-Alınması gerekli ... TL harcın, peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Sarf edilmeyen gider avansının HMK.'nın 333. maddesi uyarınca davacıya iadesine, Dair, Davacı şirket yetkilisi ... ... (TCKN: ...) ile davacı vekili ... ile Müdahale talep edenler: ... vekili ..., ... vekili ..., ... vekili ... vekili ..., ... ile ... vekili ..., ... vekili ..., ... ile ... vekili ..., ... vekili ..., ... vekili ..., ... vekili ..., ... vekili ..., ... vekili ..., ... vekili ..., ... vekili ... yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 27/02/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır