İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/108 E. 2025/647 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/108
Karar No
2025/647
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/108 Esas KARAR NO :2025/647

DAVA:Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:05/10/2020 KARAR TARİHİ:22/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline alacaklı tarafından, ..., İcra Müdürlüğünde ... Esas numaralı dosya kapsamında, 112.830,93 TL değerindeki faturaların bedelleri ile birlikte 20.000 TL vekalet ücreti ve masrafları da katılarak müvekkilinden toplam 133.000 TL talepte bulunulduğunu, ödeme emrinin müvekkilin daimi çalışanına 22.08.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında sürekli bir iş ilişkisi söz konusu olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında açık hesap usulü ile çalışıldığını, bu açık hesap üzerinden çalışıldığı ve müvekkilinin davalı olan şirketten bazen alacaklı konumuna geçtiğini, bazende borçlu konumuna geçtiği olduğunu, müvekkilinin bu takip nedeni ile güveni zedelendiğini ve bir kısmını ödediği faturalar dahi müvekkili aleyhine icra takibi yapılarak kullanıldığını, icra takibi başlatıldıktan sonra müvekkilinin davalı olan şirketle görüşmeler yaptığını, davalı olan şirketin açılan icra takibindeki faturalara yapılan ödemelerin hatalı hesaplandığını ve icra dosyasını takipten kaldıracağını belirttiğini, bu sebeple müvekkilinin icra dosyasına zamanında itiraz etmediğini, davalı olan şirkete ödemede yapıp ordan ayrıldığını fakat davalı şirketin avukatı icra takibini işlemden kaldırmadığını ve müvekkiline whatsapp'tan 22/09/ 2020 tarihinde mesaj göndererek hem vekalet ücretini hemde faizleri katarak, hemde bir kısmı ödenmiş olan faturaların toplam bedeli olarak 133.000 TL olarak haksız alacak talebinde bulunduğunu, davalı tarafından, 05.07.2018 tarihli 19.894,51 TL bedelli A-... seri sıra no'lu fatura, 17.10.2018 tarihli 11.159,44 TL bedelli A-... seri sıra no'lu fatura, 31.12.2018 tarihli 4.947,34 TL bedelli A-... seri sıra no'lu fatura, 31.07.2018 tarihli 46.519,03 TL bedelli A-... seri sıra no'lu fatura, 02.10.2018 tarihli 15.250,83 TL bedelli A-... seri sıra no'lu fatura, 14.08.2018 tarihli 2.949,35 TL bedelli A-... seri sıra no'lu fatura, 02.07.2018 tarihli 5.901,53 TL bedelli A-... seri sıra no'lu fatura, 02.07.2018 tarihli 6.208,90 TL bedelli A-... seri sıra no'lu faturalara dayanarak icra takibi başlatıldığını ancak bu kesilen faturalardan sonrada davalı olan şirketle alışveriş söz konusu olduğunu ancak müvekkilinin söz konusu borcun bir kısımını ifa ettiğini, 4) müvekkilinin davalıya olan borcu, 01.01.2020 tarihi itibariyle 70.073,92 TL iken, 10.09.2020 tarihinde ödenen 6.800 TL, 19.000 TL ve 875 TL ödeme yapılarak 43.398,92 TL borç bakiyesi kalmakla birlikte takibin dayanağında belirtilen miktar gerçeği yansıtmadığını, bu sebeplerle; müvekkili adına başlatılmış bulunan .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin müvekkiline daha büyük zararlara yol açmadan durdurulması amacıyla gerekirse mahkemece uygun görülecek teminat miktarı yatırılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı aleyhine açtıkları menfi tespit davasının kabulüne, müvekkilinin davalıya takipte belirtilen miktarda borcu olmadığının tespit edilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması sebebi ile söz konusu miktar olan 112.830,93-TL'nin %20'si üzerinden kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, müvekkili şirketten faturalarda belirtilen ürünleri/malları satın aldığını, müvekkili şirket tarafından davacıya satın almış olduğu ürünlere/mallara ilişkin ödeme yapması gerektiği defaten bildirildiğini, davacı şirket yetkilisi ... tarafından, "bu ay ödeyeceğiz, o ay ödeyeceğiz, şu firmaya iş yaptım ödememi alacağım, hemen borcumu ödeyeceğim" vs. şeklinde beyanlarda bulunulmasına istinaden, müvekkili şirketin iyiniyetle davacının beyanlarına istinaden ödeme yapılmasını beklediğini, ödeme olmamasına istinaden de, yasal takibe geçilmesi için konuyu avukatına iletmek zaruretinde kaldığını, davacı şirketin kendi beyanında da görüleceği üzere 22.08.2020 tarihinde ödeme emri tebliğ edildiğini, davacı şirket yetkilisi ... tarafından müvekkili şirket ile irtibata geçilerek, vekil olarak aranıldığını, müvekkilinden "dosya kapak hesabını istemiş" ve "itiraz süresinin geçmediğini, takibe itiraz etme hakkı olduğunu" beyan ettiğini, bu görüşmede dosya kapak hesabının icra dosyasından çıkarttırılarak tarafına iletileceğini, borçlunun ödemeyi isterse haricen alacaklıya veya vekiline, isterse direkt icra dosyasına yapabileceğini, borçlunun takibe itiraz etmesi halinde takibin duracağını, takibin devam etmesi için alacaklının itirazın iptali davası açmak zorunda kalacağını, itirazın iptali davası açan alacaklının %20 icra inkar tazminatı talep etme hakkına haiz olduğunu, isterse avukatı ile konu hakkında görüşebileceğini, ödemeye-anlaşmaya yönelik borçlu şirket tekliflerinin olması halinde konunun müvekkili şirkete iletileceği vs. şeklinde hukuki bilgilendirme yapılarak, borçlunun isterse takibe itiraz edebileceği ifade edildiğini, davacı şirket yetkilisi ..., borçlu olduğunu, ödeme yapacağını, icra takibine itiraz etmeyeceğini beyan ettiğini ve takibe de itiraz etmediğini, davacı şirket yetkilisi ... tarafından sürekli bir şekilde ödeme yapılacağı beyan edilerek anlaşma yapılması talep edildiğinden dolayı, sürekli iyiniyetini muhafaza eden müvekkili şirket tarafından, kesinleşen takip dosyasına istinaden, davacı aleyhine işlem yapılmadığını, işyerine uzun süre hacze dahi gidilmediğini, ödeme yapılmaması halinde yasal işlemlere devam edileceği belirtildiğinde, davacı şirket yetkilisi ... "anlaşma-ödeme yapma niyetinde olduğunu, kendisinin de dava açtığını, yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin mahsubunu düşündüğü vs." Şeklinde ifadelerde bulunduğunu, 23 Aralık 2020 tarihinde davacı şirketin vekili Av. ... tarafından, müvekkili şirket ile irtibata geçildiğini, müvekkili şirket ile görüşülerek, davacı avukatlarına, müvekkili şirketin, borçlunun ödeme taahhüt ve beyanlarını yerine getirmemesinden dolayı yasal takibe geçmek zaruretinde kaldığını, borçlunun nakit olarak ödeme yapmak istememesi halinde yine iyiniyetli davranarak, borçlunun aldığı ürünlerin/malların aynen iadesi haline de sıcak bakılabileceğini, anlaşma tekliflerinin bu minvalde değerlendirilmek üzere müvekkiline iletilebileceği ifade edildiğini, davacı vekili müvekkili ile görüşeceğini ve anlaşma tekliflerini oluşturarak ileteceklerini beyan ettiğini, davacının yine borçlu olduğunu, anlaşmak istediğini ödeme yapıp icra dosyasını kapatmak istediğini, yine beyan ettiğini lakin yine yapmadığını, müvekkilinin davacının ödeme teklifini hep değerlendirmeye aldığını lakin borçlu ödemede bulunmadığını, davacının iddia ve beyanları gerçeklere aykırı, haksız, mesnedsiz ve tamamen kötü niyetli olduğunu, bu sebeplerle; davacının tüm taleplerinin ve haksız, mesnedsiz, kötü niyetli davanın reddine, davacının kötü niyetli olmasına istinaden davalı yararına kötü-niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, muavin defter kayıtları, tahsilat makbuzları, faturalar, dekontları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davalı tarafından davacı adına düzenlenen takibe konu faturalardan kaynaklı oluşan toplam 112.830,93-TL tutarındaki alacağın tahsili amacıyla davacı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davacının belirtilen miktar kadar borçlu olmadığının tespitinden ibaret Menfi Tespit davasıdır. Mahkememizin ...sayılı dosyasında uyuşmazlığa ilişkin yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü kısmen reddine dair verilen kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesinin 2021/2099 Esas 2025/76 Karar sayılı kararında " İlamsız icra takibine yönelik açılan menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıdadır. Davalı, HMK'nın 190 ve TMK'nın 6.maddesi gereğince davacıdan alacaklı olduğunu, usulüne uygun şekilde kanıtlamalıdır. Ancak, somut uyuşmazlıkta davacı, davalının fatura konusu emtiayı teslim ettiğini kabul etmiş, ancak bu fatura borçlarının ödendiğini, borcun takipte belirtildiği gibi olmayıp, 43.398,92 TL olduğunu ileri sürmüştür. Bu durumda, fatura konusu emtianın usulüne uygun şekilde ve ayıptan ari olarak davacıya teslim edildiğinin kabul edilmesi gerektiğinden, borcun ödendiğini ispatlama yükümlülüğü davacıdadır. HMK'nın 190 ve TMK'nın 6. maddesine göre bir vakıada kendi lehine hak çıkaran taraf o vakıayı ispatlamakla yükümlüdür. İlk derece mahkemesince tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması için 12.03.2021 tarihli duruşmada ara karar oluşturulmuştur. Ara karar gereğince bilirkişiye 700,00 TL ücret takdir edilmiş, bunun için iki haftalık kesin süre verilmiş, inceleme 19.04.2021 tarihi saat 14:20'ye bırakılmıştır. Dosyadaki delil avansı makbuzuna göre 700,00 TL bilirkişi ücreti 01.04.2021 tarihinde saat 15:54'te yatırılmıştır. Delil avansının yatırılmasından sonra mahkemece bilirkişi seçilmiş ve dosyadaki yemin ve teslim tutanağına göre 19.04.2021 tarihinde dosya bilirkişiye teslim edilmiştir. Dosyadaki teslim tutanağındaki tarih 19.04.2021 tarihidir. HMK'nın 151.maddesindeki tutanakların ispat gücüne ilişkin düzenleme gereğince dosyanın ara kararda belirtilen tarihte bilirkişiye verildiği ve bu tarihten önce de bilirkişi avansının yatırıldığı, esasen mahkemece yargılamanın çabuklaştırılması için ara kararın gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır. Davalı tarafça bilirkişiye ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği, bu nedenle davacının ticari defterlerinin incelenerek rapor düzenlendiği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporuna göre, ibraz edilen 43.398,92 TL ödeme belgelerinin davalının antetli kağıdı, kaşesi ve imzasının bulunduğu bir kısım ödemelerin ise banka yoluyla gönderildiği anlaşılmıştır. Sunulan bu ödeme makbuzları ve dekontlarına karşı davalının herhangi bir itiraz ve savunmada bulunmadığı ve ödemelerin kabul edildiği anlaşılmıştır. Dosyadaki belgelerden takibin 09.07.2020 tarihinde başlatıldığı, dava dilekçesindeki açıklama ve belgelere göre takip tarihinden sonra 10.09.2020 tarihinde ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Takip talebinde yapılan kısmi ödemelerin TBK'nın 100.madde gereğince işlem yapılması talep edilmiştir. Buna rağmen bilirkişi tarafından bu ödemelerin tamamı ana para borcundan düşülerek hesap yapılmıştır. Takiple temerrüt oluştuğundan, takip tarihi itibariyle borcun belirlenmesi ve bu tarihten sonra yapılan ödemelerin TBK'nın 100. maddesi gereğince değerlendirilerek hesaplanması ve davacının yaptığı ödemenin ne kadarını takip ferilerine, ne kadarını asıl alacağa ilişkin yapıldığının belirlenerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmediğinden, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine" gerekçesi ile Mahkememiz kararını kaldırarak dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkememize gönderilmesine karar vermiştir. Mahkememizce istinaf kararı taraflara tebliğ edilmiş, istinaf kararında belirtilen eksiklikler giderilerek dosyanın davacının yaptığı ödemeler yönünden borçlu olmadığı kısmın tespiti için bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından 21/05/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Dava konusu, taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davalı tarafından davacı adına düzenlenen takibe konu faturalardan kaynaklı oluşan toplam 112.830,93 TL tutarındaki alacağının tahsili amacıyla davacı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davacının belirtilen miktar kadar borçlu olmadığının tespiti ile menfi tespit talebinden ibaret olduğu, Davacı defterlerini, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2021-2022 yılları Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, 2018-2019 yılları Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdikinin ibraz edilmediği, davacının 2018-2019, 2021-2022 yılları Yevmiye Defterinin kapanış tasdikinin süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, bu itibarla HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince mevcut haliyle davacının 2018 ve 2019 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının incelenen ticari defterlerine göre, davacı 320. Satıcılar hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, Davacının ticari defterleri incelen de, davalı tarafından davacı şirket adına düzenlenen ve .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki takibe konu edilen; 05.07.2018 tarihli, 19.894,51 TL bedelli, A-... seri/sıra numaralı fatura 02.07.2018 tarihli, 5.901,53 TL bedelli, A-... seri/sıra numaralı fatura 02.07.2018 tarihli, 6.208,90 TL bedelli, A-... seri/sıra numaralı fatura 31.07.2018 tarihli, 46.519,03 TL bedelli, A-... seri/sıra numaralı fatura 14.08.2018 tarihli, 2.949,35 TL bedelli, A-035604 seri/sıra numaralı fatura 02.10.2018 tarihli, 15.250,83 TL bedelli, A-... seri/sıra numaralı fatura 17.10.2018 tarihli, 11.159,44 TL bedelli, A-... seri/sıra numaralı fatura Toplam 8 adet faturalar ile karşılık yapılan ödemelerin, davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin 320 hesap kodu altında kayda alındığı görülmüştür. Yapılan bu kayıtlar doğrultusunda, davacının takip tarihi olan 09.07.2020 itibarıyla davalıya karşı 70.073,92 TL tutarında cari hesap bakiye borcu bulunduğu, takip tarihinden sonra ise davacı tarafından 30.09.2020 tarihinde sırasıyla 6.800,00 TL, 19.000,00 TL ve 875,00 TL olmak üzere toplam 26.675,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, bu ödemeler neticesinde davacının takip sonrası davalıya 43.398,92 TL borçlu olduğu ve söz konusu bakiyenin 2022 yılına kadar devretmeye devam ettiği, Davalı yan 10/03/2025 günü saat 14:10'da Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belge ibraz etmediği, Davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturanın bedeli ödenmemiş (açık fatura) şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği, Yapılan incelemeler neticesinde, davacının ticari defterlerinde yer alan davalının düzenlediği faturaların tamamının, taraflar arasında mevcut ticari ilişkiye dayanarak düzenlendiği ve bu faturaların” verilen ürün/malzeme bedeli karşılığında oluşturulduğu, tüm faturalar davacının ticari defterlerinde yer almakta olup, davalı tarafından düzenlenen faturaların davacı tarafın bilgisi ve kabulü dahilinde olduğu, fatura yönünden bir çekişmenin bulunmadığı kanaatine varıldığı, Netice olarak, raporda yapılan incelemeler doğrultusunda davacı yanın ticari defter ve kayıtları ile dosya kapsamına göre, davalı yan tarafından davacı adına tanzim edilen takibe konu faturalardan kaynaklı davacının takip tarihi olan 09.07.2020 itibarıyla davalıya karşı 70.073,92 TL tutarında cari hesap bakiye borcu bulunduğu, takip tarihinden sonra ise davacı tarafından 30.09.2020 tarihinde sırasıyla 6.800,00 TL, 19.000,00 TL ve 875,00 TL olmak üzere toplam 26.675,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, bu ödemeler neticesinde davacının takip sonrası davalıya 43.398,92 TL borçlu olduğu ve söz konusu bakiyenin 2022 yılına kadar devretmeye devam ettiği," şeklinde rapor düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, davacı borçlu tarafından takibe konu borca ilişkin ödemelerin yapıldığı belirtilerek borçlu olmadığının tespitine ilişkin talepte bulunulduğu, davacı tarafından yapılan ödemelerin tarihi ve yapılan ödeme miktarı yönünden alınan bilirkişi raporunda davacı tarafın 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2021-2022 yılları Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, 2018-2019 yılları Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdikinin ibraz edilmediği, davacının 2018-2019, 2021-2022 yılları Yevmiye Defterinin kapanış tasdikinin süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, bu itibarla HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince mevcut haliyle davacının 2018 ve 2019 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığının tespit edildiği, davacının incelenen 2018-2019-2021-2022 yıllarına ait ticari defterlerinde davalı yan ile ilişkisinin mevcut olduğu, davalının ticari defterlerini Mahkemeye sunmadığı, yapılan incelemeler doğrultusunda davacı yanın ticari defter ve kayıtları ile dosya kapsamına göre, davalı yan tarafından davacı adına tanzim edilen takibe konu faturalardan kaynaklı davacının takip tarihi olan 09.07.2020 itibarıyla davalıya karşı 70.073,92 TL tutarında cari hesap bakiye borcu bulunduğu, takip tarihinden sonra ise davacı tarafından 30.09.2020 tarihinde sırasıyla 6.800,00 TL, 19.000,00 TL ve 875,00 TL olmak üzere toplam 26.675,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, bu ödemeler neticesinde davacının takip sonrası davalıya 43.398,92 TL borçlu olduğu ve söz konusu bakiyenin 2022 yılına kadar devretmeye devam ettiğini belirttiği, bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hükme esas almaya yeterli olduğu, bilirkişi tarafından raporda her ne kadar davacının takip sonrası davalıya 43.398,92 TL borçlu olduğu beyan edilmişse de davacı tarafından icra takibi başlatılmadan önce ödenen borcun takip başlatılırken takip miktarından mahsup edilmesi, takipten sonra ödenen borcun ise TBK 100.madde hükmü gereği dosya hesabı yapılırken öncelikle faiz, vekalet ücreti ve diğer giderlerden mahsup edilmesi gerektiği dikkate alınarak davalı alacaklı tarafından başlatılan icra dosyasında 112.830,93 TL takip miktarından bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacının takip tarihi olan 09.07.2020 itibarıyla davalıya karşı 70.073,92 TL tutarında cari hesap bakiye borcu mahsup edildiğinde davacının takip tarihi itibariyle 42.757,01 TL borçlu olmadığının tespit edildiği, davacı tarafından takip tarihinden sonra yapılan toplam 26.675,00 TL ödemenin ise TBK'nın 100.maddesi gereği dosya hesabı yapılırken kapak hesabından mahsup edilmesi gerektiği anlaşılmakla davacı tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile, İİK 72. Maddesi uyarınca 42.757,01-TL bedel yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından takip tarihinden sonra ödenen toplam 26.675,00-TL bedelin TBK 100. Maddesi hükmü gereği infaz aşamasında değerlendirilmesine karar verilmiş, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi ve tarafların kötüniyetli olduğuna ilişkin dosyada sabit delil bulunmadığından tarafların tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; davaya konu olan .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasından dolayı takip tarihinden sonra ödenen toplam 26.675,00-TL bedelin TBK 100. Maddesi hükmü gereği infaz aşamasında değerlendirilerek İİK 72. Maddesi uyarınca 42.757,01-TL bedel yönünden Davacının Davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Davacı tarafın şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 2.920,73-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.196,69-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.724,04-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bölüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 27.316,91-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan; 54,40-TL Başvuru Harcı, 1.196,69-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.251,09-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan; 5.800,00-TL Bilirkişi ücreti, 613,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.413,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 3.913,02-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/10/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/108, K. 2025/647, T. 22.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-108-e-2025-647-k-4e8b0fef70d9