İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1076 E. 2026/669 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1076
Karar No
2026/669
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1076 KARAR NO : 2026/669

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 17/01/2023 KARAR TARİHİ : 25/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (haksız eylemden kaynaklanan zarar nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; Davacı vekilinin -----. Tüketici Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirketten yapmış olduğu alışveriş neticesinde müvekkiline teslim edilmeyen ürünlerin ödemeleri iade edilmesi gerektiği halde davalı para iadesine veya mal teslimine yanaşmadığını; davalı aleyhine ---- İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı dosyasıyla yaptığı icra takibi, borçlunun itirazı üzerine durduğunu, tüm alacağın dekontlu olduğu (banka aracılığıyla gönderildiği), ürünlerin müvekkiline teslim edilmediği göz önüne alındığında hukuki sürecin devamı olan arabuluculuk kurumuna da başvuru yapılmış ve 04.10.2022 tarihinde başlayan 18.10.2022 tarihinde son bulan ---- Arabuluculuk Bürosu'nun ---- başvuru no'lu --- dosya no'lu arabuluculuk görüşmeleri anlaşamama ile sonuçlandığını, Müvekkili ;-----unvanı altında elektronik ürün ticareti yaptığını, Müvekkili davalı ile daha öncesinde de kurumsal ve bireysel kimliği ile birçok kez alışveriş yaptığını, fakat dava konusu da olan son alışverişinde satın almayı amaçladığı ürünler teslim edilmediği gibi yapmış olduğu ödeme de müvekkiline iade edilmediğini, Müvekkilinin yapmış olduğu alışverişe ilişkin dava sürecine başlamadan evvel davalıya ---. Noterliği'nin 19/08/2022 tarih ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile konu özetlenmiş ve talepler sunulmuştur ancak davalı tarafından herhangi bir cevap alınamadığını, davalı firma, satışlarını mağazaları aracılığıyla, internet üzerinden veya telefonla sipariş oluşturup mağaza teslimi ile sağladığını, ayrıca davalı müşteri temsilcileri aracılığıyla sürekli alışveriş yapan müşterilere bizzat ulaşarak ihtiyaçlarını karşılayabilmekte, ürünü stokta bulundurmadan da satış yapabileceğini, davalının internet sitesinde "kurumsal satış" başlığı altında satış politikasına ilişkin müşterilerine vermiş olduğu bilgi aynı şekilde aktardığında ----satışa başladı. ---- Türkiye olarak İnşaat’dan Turizm’e, Sağlık’tan Eğitim’e tüm sektörlerden her ölçekteki kuruluşun elektronik ürün ihtiyaçlarında hizmet veriyoruz. Bilgisayardan Yazıcı ve Projeksiyona, Tabletten Beyaz Eşya ve Küçük Ev Aletlerine, Televizyondan Cep Telefonuna, Tüm elektronik ürünlerde 50.000’i aşkın ürün çeşidi ve kaliteli satış sonrası hizmet anlayışımızla yanınızdayız. Her tür kurumsal taleplerinizi ---- adresine veya ücretsiz olarak arayabileceğiniz----- no’lu telefona iletebilirsiniz. Kurumsal Satışlarda ödemelerinizi aşağıdaki seçeneklerden herhangi birisi ile yapabilirsiniz; Kredi Kartı EFT/Havale Talepleriniz alındıktan sonra, en kısa sürede sizinle iletişime geçilecektir. Kurumsal Satışlara Özel - EFT/Havale ile Ödeme Kredi Kartı ile ödemenin yanısıra, Kurumsal Satışlara özel olarak, EFT/Havale yöntemi ile de ödeme yapabilirsiniz. EFT/Havale ile ödeme yapmak için, satın aldığınız ürünlerin bedellerini, aşağıdaki banka hesabından, alıcı ismine -----Şirketi” yazarak EFT/Havale yapabilirsiniz." şeklinde bir ibare bulunduğunu, müvekkilinin daha önce de yüklü miktarlarda davalıdan alışveriş yaptığını, Müvekkili yukarıda da izah ettiğimiz gibi davalıdan ürün almak için talep oluşturmuş ve kendisi davalı tarafından aranarak siparişi oluşturularak ve ödeme internet sitesinde de belirtildiği gibi EFT ile gönderilerek tamamlandığını, tüm işlemlerin bu şekilde sonuçlanması fakat dava konusu işlemin sonuçlandırılmaması sonucu müvekkilinin ciddi bir mağduriyet yaşadığını, davalının Türkiye pazarında tanınır olması, markasının verdiği güven dolayısıyla müvekkilinde mağduriyeti oluştuğunu, ayrıca kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkilinin ---- aracılığıyla aranmadığı düşünecek olsalar bile davalı müvekkilinin satın almaya istekli olduğunu ve diğer tüm kişisel bilgilerini üçüncü bir kişi ile paylaştığını, müvekkili davalının internet sitersinden oluşturduğu talep üzerine arandığını düşünmüş ve ödemelerin hepsini davalıya EFT aracılığıyla yaparak oluşabilecek tüm aksaklıklardan dolayı davalının marka tanınırlığa güvendiğini, Müvekkili daha önce de davalı aracılığıyla arandığını, sipariş için yardımcı olunabileceği söylendiğini ve ödemeler eft ile gönderilerek alışveriş tamamlandığını, fakat dava konusu alışverişte; Müvekkili davalı satış temsilcilerinden ---- ---olarak toplam 245.000,00 TL bedel ile anlaşmış ve davalı firma hesap numaralarına anlaşılan bedelin ödemesini yaptıklarını, söz konusu satıştan dolayı müvekkili, davalı yan ile iletişime geçmiş ihtarname ile ürünlerin kendisine teslimini veya ödediği bedelin kendisine iadesini talep etmiş ancak davalı yanca talep kabul görmediğini, hal böyle olunca davalı yan aleyhine --- İcra Müdürlüğü'nün --- Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, borcun kaynağı açıkça ortada olmasına rağmen yapılan haksız ve hukuka aykırı itiraz nedeniyle icra takibi durmuş; müvekkili bu süre zarfında alacağına kavuşamamış ve zarara uğradığını, hal böyle olunca tamamen takibi aksatmaya yönelik haksız ve kötü niyetli itirazın iptalini, takibin devamını ve borçlu aleyhine İİK 67/2 gereği %20'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etme zarureti hasıl olduğunu, yukarıda arz ve izah ettiği nedenlerden ötürü fazlaya ilişkin her türlü hakkı saklı kalmak kaydıyla asıl alacağın tahsilini teminen ;takipte belirtilen faiz tarihinin takip tarihi itibariyle işleyecek yasal faiz oranı ile itiraz edilen ----İcra Müdürlüğü'nün---- Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, %20 'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, ---İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasına ödenen harcın alınacak harçtan mahsup edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin ---- Tüketici Mahkemesine sunduğu cevap dilekçesinde özetle; söz konusu işlem bir tüketici işlemi olmadığını, bu sebeple görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olduğunu, davacı basiretli tacir gibi hareket etmediğini, faturaları dahi kontrol etmeden ödemeyi gerçekleştirdiğini, bu durumda müvekkili şirket'in hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, davaya konu ürün müvekkili şirket mağazasından yüz yüze satış olarak gerçekleştirilmiş ve ürün bedeli müvekkil şirket'e havale yolu davacı tarafından kendi iradesi ile gönderildiğini, davacı tarafından ürün bedeli ayırt edici sipariş numarası da belirtilerek sorunsuz şekilde ödendiğini, akabinde üçüncü şahıs tarafından, başarılı şekilde gerçekleştirilmiş ödemeye ilişkin dekontlar doğrultusunda ürün teslimi yapıldığını, bu noktada gerek sipariş gerek ödeme aşamasında herhangi bir sorun meydana gelmediği için müvekkili şirket tarafından ürün teslim edildiğini, yukarıda da detayları ile izah edildiği üzere, davacı tarafından kötü niyetli 3. kişilerin beyanlarına güvenilerek hiçbir şekilde fiş, fatura, satış belgesi ya da üçüncü şahıslardan kimlik fotokopisi istemeden ödeme yapıldığını, bu noktada ilgili siparişten ve ödemeden şüphe duyması gereken tarafın müvekkili şirket değil, hiçbir kuşku duymadan böyle yüksek bir meblağı ödeyen olan davacı tarafın olması gerektiği izahtan varestedir, son olarak belirtmek gerekir ki, müvekkili şirketin de bahse konu eylemler nedeniyle zarara uğradığı açık olduğunu, bu kapsamda davacının huzurdaki davayı müvekkili şirkete değil, kötü niyetli üçüncü kişi/kişilere yöneltmesi gerektiğini, davacı yan aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yukarıda açıklanan mahkemece resen göz önünde bulundurulacak gerektirici sebepler etrafında; davanın öncelikli olarak görev yönünden reddine, açıklamaları ışığında dava konusu olayda müvekkili şirketin herhangi bir kusuru olmadığından davanın esastan reddine ve takibin iptaline, davacının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine,yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice Dava, davacı şirket tarafından taşınır satış sözleşmesinden kaynaklı edimin (ödemenin) gereği gibi ifa edilmesine rağmen, sözleşme konusu ürünlerin kendisine teslim edilmemesinden kaynaklanan zararın temini için açılan alacak davasıdır. Davacı vekili dilekçesinde özetle; sözleşme konusu elektronik eşyanın teslimin müvekkili (alıcı) firma dışında başka kimselere teslim edildiğini, satıcının ürünleri alıcıya teslim borcunu gereği gibi ifa etmemesinden kaynaklı zararın davalı (satıcının) sorumluluğunda olduğunu belirterek sözleşmeden dönerek ödediği tutarların iadesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Dava öncelikle tüketici mahkemesinde ikame edilmiş, ---Tüketici Mahkemesi'nin 17/09/2024 tarih, --- esas, ----- karar sayılı ilamı ile Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna dair karar verilmiş ve dosya ----Asliye Hukuk Mahkemesinin ---esas ve ---- karar sayılı 26/12/2024 tarihli kararı ile verilen görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilmiştir. Mahkememiz ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığın; taraflar arasındaki taşınır satım sözleşmesi gereği davalı tarafca ürünlerin davacıya teslim edilip edilmediği, taraflar arasında taşınır satım sözleşmesinin bulunup bulunmadığı, ürünler teslim edilmemiş ise bu ürünlerin tutarının iadesi için başlatılan takibe davalı tarafça yapılan itirazın yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmış aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek dosyanın borçlar mevzuatından kaynaklı nitelikli hesap uzmanı bilirkişiye tevdii ile uyuşmazlık konularında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Temin edilen 04/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "... davacının davalı firmanın gn le hesabına yaptığı ödemelerin, davacıya malların teslim edilmemesi nedeniyle TBK m. 77/1l hükmünce gerçekleşmemiş sebebe dayalı olarak ”sebepsiz zenginleşme" uyarınca zenginleşmenin, geri verilmesinin/iadesinin talep edilmesinde yukarıda yazılı hususların tespitinin gerektiği ve yapılacak tespitlerde; TBK m. 40 hükmünce dava dışı ---- temsil. yetkisinin bulunmaması halinde söz konusu havale bedeline ilişkin üçüncü kişiye bir Kısım malları teslim ettiği anlaşılan davalı aleyhine davacının sebepsiz zenginleşme uyarınca talepte bulunamayacağı; Ancak dava dışı ------davalı firmanın yetkili temsilcisi ve veya çalışanı olduğunun tespiti halinde ise TBK m. 1 ve 207 hükmü gereğince davacı ile davalı arasında taşınır satış sözleşmesinin kurulduğu ve satılanların davacıya teslim edilmemesi nedeniyle davacının davalıya ödediği bedelin iadesini, TBK rı. 77/11 hükmü kapsamında talep edebileceği" belirlemelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve temin edilen rapor içeriği birlikte değerlendirildiğinde; davacının 12 adet ----satışına ilişkin olarak davalının banka (iban) hesabına 244,529,00TL ödeme yaptığı; davalının, davacı tarafından yapılan ödemelere ilişkin dekontları kendisine sunan dava dışı şahıslara bir kısım malları teslim etmesi olgusunda 6098 sayılı Yasa'nın m. 207 vd hükümlerinde düzenlemelere aykırı davranmadığı, hayatın olağan akışına uygun davrandığı; zira taşınır satışında anılı Yasa'nın 83 üncü maddesi hükmünce bir şeyi teslim borcunda kural olarak şahsen ifa zorunluluğunun bulunmadığı; davalı tarafça müvekkili şirkete ait herhangi bir mağazaya gelen müşterilerin, satın alacakları ürünü tespit ettikten ve stokta olup olmadığını öğrendikten sonra arzu ederlerse ürünlerin ödemelerini havale/eft yolu ile yapabildikleri, bunun üzerine müvekkil şirketin satış personeli tarafından satın alınacak ürünlere dair bir satış belgesi oluşturulduğu ve ödeme yapılacak banka hesabı bilgilerinin (ilgili mağazaya ait hesap numarası) müşteriye verildiği, müşterilerin oluşturulan satış belge numarasını ödeme anında dekontun açıklama kısmına yazarak ödemeyi gerçekleştirdikleri, müşteri tarafından yapılan ödemeye ilişkin teyit bilgisinin ilgili banka tarafından Müvekkil Şirket bilgilendirme maili sistemine gönderildiği, ödeme dekontunda yer alan sipariş numarası ile satış belgesinde sipariş numarasının eşleştiği ve müşteri tarafından ödeme yapılan meblağ, havale tarihi, havaleye dair dekont hakkında bilgiler doğru olarak ibraz edildildikten sonra ürünlerin müşteriye teslim edildiği bu nedenle meydana gelen olayda kusurlarının bulunmadığı, davacı tarafın üçüncü kişiler tarafından dolandırıldığının savunulduğu, taraf iddia ve savunmalarından, sunulan dekont ve faturadan da anlaşıldığı üzere, mağazadan banka havalesi yapılmak suretiyle davalıdan ürün alındığı, ürün bedelinin üçüncü kişilerin yönlendirmesi sonucunda davalı taraf banka hesabı kanalı ile yapıldığı, peşin ödemeli satışta banka havalesi ile ödeme yapılması halinde davacının ödemeyi yapan kişinin kim olduğunu araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı, bir başkası adına da ödeme yapılabileceği, satış belge numarasının ödeme anında dekontun açıklama kısmına yazıldığı da düşünüldüğünde davalı açısından şüpheli bir ödeme olgusunun da oluşmadığı, bu itibarla davacının dolandırıldığı yönündeki iddiası açısından da davalının bir sorumluluğunun bulunmadığı; bu durumda davacının muhtemel zararını ancak kötüniyetli üçüncü kişilere yöneltebileceği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Yasal şartları oluşmayan davanın reddine, 2-HARÇLAR Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 5.144,81 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 4.412,81 TL'nin karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine, 3-VEKALET ÜCRETİ Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı için takdir olunan 48.201,95 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-ARABULUCULUK ÜCRETİ Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 5-YARGILAMA GİDERLERİ a-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, b-Davalı tarafından sarf edilen 200,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1076, K. 2026/669, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1076-e-2026-669-k-3ca8bee78989