İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1019 E. 2026/33 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1019
Karar No
2026/33
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 20......Esas - 20..... T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 20....... KARAR NO : 20......

HAKİM : KATİP :

DAVACI : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 30/12/2025 KARAR TARİHİ : 20/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait .... İli ..... İlçesi .... Mahallesi ...... Caddesi No:.... adresindeki 22 numaralı konut davalı ...... A.Ş. tarafından düzenlenen konut sigortası poliçesi ile teminat altına alındığını, 06.02.2023 tarihinde meydana gelen büyük deprem sonucunda apartman Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından “orta hasarlı” olarak tescil edilmiştir. Hasar üzerine süresi içinde sigorta şirketine ihbar yapılmış ve 20/423 27 43 numaralı hasar dosyası açıldığını, Davacı, poliçedeki rizikonun gerçekleşmesi nedeniyle tazminat talep ettiğini, ancak davalı sigorta şirketi önce talebi reddettiğini, uzun süre cevap vermediğini daha sonra ise 13 Mart 2025 tarihinde yalnızca 46.896 TL ödeme yaptıklarını, Bu durum hem TMK m.2 dürüstlük kuralına hem de sigorta hukukunun temelindeki güven ilkesine açıkça aykırı olduğunu, Deprem ve zarar kapsamının davalıya bildirildiğini davalının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan sorumlu olduğunu, davalı tarafın 29/08/2023 tarihli e postasında orta hasarlı binaların kapsam dışı olduğunu bildirdiğine ancak poliçede ve genel şartlarda karşılığının bulunmadığını, davalının rizikonun gerçekleşmesinden 2 yıl sonra 13/03/2025 tarihinde 46,896 TL ödeme yaptığını, 06.02.2023 tarihinde gerçekleşen riziko kapsamında sigorta poliçesi gereği alacağı bulunan ana para ve poliçe enflasyon klozu ödemelerinin, 17.07.2023 tarihli yazılı ödeme ihtarına rağmen süresinde yapılmaması sebebiyle temerrüt hâlinin oluştuğunu, bu tarihten fiili ödeme tarihine kadar geçen sürede paranın satın alma gücünde meydana gelen ciddi düşüş nedeniyle TBK m 122 kapsamında aşkın zarara uğradığını belirtildiğini, yapılan hesaplamalarda, ana para ve poliçe enflasyon klozu ödemeleri, 17.07.2023 temerrüt tarihi esas alınarak TÜİK resmi TÜFE endeksleri (2003=100) doğrultusunda fiili ödeme tarihine kadar güncellenmiş olup, enflasyon farkının toplam 52.773,12 TL olduğu tespit edildiğini, davalı tarafın ödemelerde iyi niyetli olmadığını, eksik ödeme yapıldığını davalının ağır kusur ve kötü niyetinin sabit olduğunu 10.000,00TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ettiklerini tüm bu sebeplerle Davacının konut sigortası kapsamında geç ve eksik ödeme nedeniyle uğradığı tüm maddi zararların (yaklaşık 91.845 TL maddi zararın, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, bilirkişi marifetiyle hesaplanarak) davalıdan tahsili ile , 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini taleple dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zaman aşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müvekkil şirket nezdinde bulunan 448151936/1 nolu konut poliçesi 25.02.2022 - 25.02.2023vade tarihlerini kapsamakta olup, poliçede gösterilen şartlar ve verilen teminat limitleriyle sınırlı sorumluluğumuz bulunduğunu, Poliçede deprem rizikosun gerçekleşmesi durumu için verilen 46.896,00-TL deprem bina teminatı, deprem rizikosunun gerçekleşmesi durumunda evdeki eşyaların zarar görmesi durumu için verilen 10.000,00-TL. Deprem muhteviyat Poliçe limitiyle sınırlı sorumluluğumuz bulunduğunu, deprem (Muhteviyat) hasarlarında her bir hasarda Deprem (Muhteviyat) Sigorta Bedeli Üzerinden % 5 oranında Tenzili muafiyet uygulandığını, yangın sigortası deprem ve yanardağ püskürmesi teminatı ihtiyari ek bina teminatı klozu: 6305 sayılı kanun kapsamında zorunlu deprem sigortasına tabi binaların yangın sigortasına ek olarak verilen isteğe bağlı deprem ve yanardağ püskürmesi teminatı, bina yangın sigorta bedeli ile zorunlu deprem sigortası sigorta bedeli arasındaki fark olduğunu (artan sigorta bedeli). yangın sigorta bedeli sigortacı ile sigortalı arasında mutabakatla belirlendiğini ve bu bedele hasar gerçekleştikten sonra itiraz edilemeyeceğini sigorta şirketi, artan sigorta bedelinden sorumlu olduğunu, "... enflaslon klozu; Sigortacı ve sigorta ettiren, işbu poliçenin diğer hükümleri saklı kalmak kaydıyla temin edilen kıymetlerin yıllık %10 poliçede belirtilen oranda enflasyona endeksli olarak sigorta edilmesi hususunda peşinen anlaşmış bulunmaktadır. Mutabık kalınan oranın 365'e bölünerek bulunacak günlük oran sigorta başlangıç tarihinden hasar tarihine kadar işleyen gün sayısı ile çarpılır ve hasar tarihinde geçerli olan sigorta bedeli enflasyon koruma oranı bulunur. Sigorta primi ise; enflasyon artış oranının yarısı kadar arttırılarak tespit edilir..." Limitli verilen teminatların limitleri sabit olup enflasyon klozu uygulanmadığını, 448151936/1 nolu konut poliçesine istinaden , 06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem nedeniyle müvekkil şirkete .10.02.2023 tarihinde yaptığı hasar ihbarı üzerine müvekkil şirket nezdinde 20/4232743 nolu hasar dosyası açılmış ve hasarın nedeni ve miktarı konusunda sigortalı konutta inceleme yapılması için sigorta ekspertizi görevlendirildiğini, 14.04.2023 tarihli ekspertiz raporundan da Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının kayıtlarına göre sigortalı konutun orta hasarlı olduğu tespit edildiği, poliçedeki deprem bina teminatının devreye girebilmesi için, sigortalı konutun Dask poliçe teminatının yasa ve poliçe şartnamesi gereği bittikten sonra , poliçedeki 46.896,00-TL Tutarlı deprem bina teminatı devreye girebileceğinden , ekspertiz raporunun düzenlendiği 14.04.2023 tarihi itibarıyla , davacı yanın 37708966 nolu Dask poliçe teminatının bitmemesi nedeniyle poliçedeki 46.896,00-TL. Poliçe teminatı ödeneme yapıldığını, Eksper raporuna göre, sigortalı konut içindeki eşyaların , 06.02.2023 tarihinde gerçekleşen depremde zarar görmüş olabileceği tespit edilmiş ve bu poliçe teminatı için poliçe şartnamesine göre ödenmesi gereken 9.500,00-TL. Poliçe teminatı 17.04.2023 tarihinde davacı yana ödendiğini, ayrıca Davalının, tazminatı uzun süre ödememesi ve ödeme sürecinde dürüstlük kuralına aykırı davranışları nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkin olarak, poliçedeki deprem bina teminatı 46.896,00-TL. Nin 20.02.2025 tarihinde geç ödenmesinin ana sebebi , Doğal Afet Sigortaları Kurumu Başkanlığı tarafından 37708966 nolu Dask poliçesindeki 320.000,00-TL. Poliçe teminatının geç ödenmesidir. Davacı yanın poliçedeki deprem bina teminatlarının geç ödenmesine bağlı munzam zarar iddiasına bağlı husumet davacı ile dava dışı doğal Afet Sigortaları Kurumu Başkanlığı arasındaki husumetin konusu olabileceğinden , davacı yanın 10.000,00-TL. Manevi tazminat istemli davasının reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, aşkın zararın tazmini ve manevi tazminat taleplidir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. Maddesi gereği bankalara ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Aynı yasanın 5/1 maddesinde ise "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." hükmüne yer verilmiştir. 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Dava tarihi itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun yürürlüktedir ve uygulanması zorunludur. Somut olayda Davacı, davaya konu taleplerini Ziraat Özel Konut Sigorta Poliçe'sine dayandırmıştır. Poliçenin taraflar arasında düzenlendiği, geçerlilik tarihlerinin 25.02.2022-25.02.2023 tarihleri arasında olduğu, riziko adresinin Hatay ili, Belen ilçesi, Fatih Mahallesi, Sokullu Mehmet Paşa Caddesi No:39 adresinde bulunan Onur Apartmanı’ndaki 22 nolu bağımsız bölüm olduğu görülmüştür. Davacı hakkında tacir araştırması yapılmış olup davacının tacir sıfatına haiz olmadığı tespit edilmiştir. Uyap takbis kayıtlarına göre davaya konu edilen ve poliçede riziko adresi olarak belirtilen adreste bulunan bağımsız bölümün malikinin davacı olduğu ve mesken niteliğinde kullanıldığı tespit edilmiştir. Davacının tacir olmaması, sigortalanan taşınmazın mesken niteliğinde konut olması ve ticari iş yeri olmaması, söz konusu sigorta poliçesinin düzenlenmesinde davacının, ticari veya mesleki amaçla hareket ettiğine dair dosyada delil bulunmaması nedenleriyle davacının tüketici kapsamında değerlendirilmesi gerekmiş ve uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu sonucuna varılmıştır. Bu kapsamda görevsizlik kararı vermek gerekmiştir. (Emsal karar: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 2022/3680 Esas ve 2023/1985 Karar , 07/07/2023 tarihli ilamı) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği görev dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Bu karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak görevsizlik kararının kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, karara karşı kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli Sakarya Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, 3-Yukarıda belirtilen yasal süre içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın resen ele alınarak verilecek ek kararla davanın açılmamış sayılacağı ve davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceği hususunun İHTARINA, Dair, davacı vekili yüzünde, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek yada aynı sürede başka yer Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 20/01/2026

Katip ¸E-İmzalıdır

Hakim ¸E-İmzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/1019, K. 2026/33, T. 20.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1019-e-2026-33-k-9277c97a90b3