İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1016 E. 2026/64 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/1016
Karar No
2026/64
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1016

KARAR NO : 2026/64

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 03/04/2025

KARAR TARİHİ : 20/01/2026

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından davalı yararına yürütülen İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... E. Sayılı dosyasından doğan hak edilmiş vekalet ücreti için İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, müvekkili tarafından davalı yararı ve adına vekil sıfatıyla yürütülen dosyadan davalı tarafından müvekkilinden habersizce ödeme alarak kendi adına ibraname imzaladığını, dolayısıyla müvekkilinin habersizce yapılan işlemler sonucu açılan dava yönünden vekil olarak mağdur edildiğini, açıkça görüldüğü üzere takibe konu borç kanundan doğan hak edilmiş vekalet ücretine ilişkin olduğunu, ancak davalı tarafından haklı alacaklarının konu edildiği icra takibine 14/01/2025 tarihli dilekçe ile itiraz edildiğini, davacı müvekkili ile davalı arasında yazılı bir vekalet ücret sözleşmesi bulunmamasına rağmen tarafların tazminat değeri üzerinden %20 vekalet ücretine ilişkin anlaştıklarını, müvekkilinin takip ettiği dava neticesinde kendi müvekkilinden vekalet ücreti alabileceğinin tartışmasız olduğunu belirterek, davalı tarafından İzmir ... İcra Dairesi'nin ... E. dosyasına yapılan borca itirazın iptaline ve takibin devamına, takibe haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.

Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.

Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.

Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın yukarıda yazılı yasa hükmü gereğince mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın tarafların ticari ilişkisi ile ilgili olup olmadığı yönünden yani, nispi ticari dava kriterlerinin dosyada mevcut olup olmadığı ile ilgili araştırma yapılması gerekmektedir. Uyuşmazlığın ticari işletme ile ilgili olması tarafların her ikisinin de tacir sıfatını haiz olmasını gerektiren bir durumdur. Bu doğrultuda, taraflar hakkında tacir araştırması yaptırıldığı, Bornova Vergi Dairesinden gelen yazı cevabının incelenmesinde, davacının tacir sıfatına haiz olduğu, Ticaret Sicil Müdürlüğünce gönderilen yazı cevabında, davalı ...'ın tacir kaydının bulunmadığı, Kadifekale Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün yazı cevabında ise, davalı ...'ın işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, davalının yıllık alış tutarları ve vergiye esas diğer parasal miktarların incelenmesinde, davalıya ait miktarların esnaf ve tacir ayrımına ilişkin yayımlanan parasal sınırın altında kaldığı görülmekle, davalının tacir sıfatının bulunmadığı tespit edilmiştir. Her iki tarafın tacir olması şartı gerçekleşmediğinden ayrıca 6102 sayılı yasanın 4/1 maddesi gereğince uyuşmazlık tarafların ticari işletmesi ile ilgili de bulunmadığından bahisle, ancak davacının tüketici sıfatı da bulunmadığından bahisle mahkememizin görevli olmadığı, 6102 sayılı yasanın ticaret mahkemelerinin görevini düzenleyen 4/1 maddesi ve 6100 sayılı yasanın 2. Maddesi uyarınca uyuşmazlığı muhakeme etmekle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM:

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-)Davanın USULDEN REDDİNE,

2-)Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

3-)Görevli Mahkemenin İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,

4-)Yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına ALINMASINA,

5-)6100 sayılı yasanın 20.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderişmesine, süresinde talep gönderilmemesi halinde ek bir karar ile DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,

Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 20/01/2026

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1016, K. 2026/64, T. 20.01.2026, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-1016-e-2026-64-k-d55fe7928ca0