İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/991 E. 2025/1216 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/991
Karar No
2025/1216
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/991 Esas KARAR NO : 2025/1216

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/12/2024 KARAR TARİHİ : 20/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı müvekkili ... Silivri İlçesinde Yaş meyve ve sebze ticareti yapmakta olduğu, davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti ise Silivri İlçesinde Lokanta faaliyeti ile iştigal ederken müvekkilinden işletmekte oldukları Lokanta için yaş meyve ve sebze alış - verişi yapmışlar aldıkları meyve ve sebzelerin parasını zaman içerisinde gecikmeli olarak ödemiş oldukları, ancak dilekçe ekinde ibraz etmiş oldukları 29.03.2024 tarihli 35.759.69-TL bedelli 27.04.2024 tarih ve 17.538. 75-TL bedelli son iki faturayı ödememiş olduklarını, davacı müvekkilinin, dava konusu her iki fatura borcunun ödenmemesi üzerine davalı'ya mal alış - verişini kesmiş borcunu ödemesi şartıyla alış - verişine devam edebileceğini en kısa zamanda borcunu ödemesini talep etmiş ancak davalı'da müvekkilini bugün yarın diyerek oyalamış ancak bugüne kadar borcunu ödememiş olduğunu, davalı'nın borcunu ödememesi üzerine davacı müvekkili tarafından, Davalı (borçlu) aleyhine Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı İcra dosyası 30.07.2024 tarihinde icra takibine geçilmiş, davalı borca - takibe - faiz ve fer'ilerine açıkça itiraz ederek haksız ve kötü niyetli olarak takibin durmasına sebebiyet vermiş olduklarını belirterek davacı vekili davanın kabulünü, Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra takibinin devamını, davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olarak sadece takibi durdurmak amacıyla kötü niyetli olarak yapıldığından % 20’ den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin, davacıya doğmuş veya doğacak olan herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin, davacı ... herhangi bir borcu olmamasına rağmen davacı ... müvekkil şirkete 29.03.2024 tarihli 35.759.69-TL bedelli 27.04.2024 tarih ve 17.538.75-TL bedelli fatura gönderilmiş olduğu, işbu faturada gösterilmiş olan tutarın gerçeği yansıtmamakta olduğu, fatura içeriği olan yaş meyve ve sebze bedeline itiraz etmekte olduklarını, davacı tarafın bu faturalara esas herhangi bir alacağı bulunmamakta olduğu, müvekkilinin ise bu faturayı kabul etmediğini davacı tarafa bildirdiğini, davacı taraf daha sonrasında haksız olarak Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatmış olduğunu, belirterek davalı vekili davanın reddini, icra takibinin konusu olan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını istemiştir. ARAŞTIRMA; 1-Silivri Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 20/12/2024 Tarih ve .... sayılı yazısı ile; davacı tarafın 2024/03-04 dönemlerine ilişkin karşılaştırmalı Ba-Bs formları getirtilmiştir. 2-Silivri Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 20/12/2024 Tarih ve ... sayılı yazısı ile; davacı tarafın 2023 yılı Gelir Vergisi Beyannamesi ve sicil dökümleri getirtilmiştir. 3-İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin 27/12/2024 Tarih ve ... sayılı yazısı ile; davacı tarafın tacir bilgisi getirtilmiştir. 4-Esenyurt Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 20/12/2024 Tarih ve ... sayılı yazısı ile; davalı tarafın 2024/03-04 dönemlerine ilişkin karşılaştırmalı Ba-Bs formları getirtilmiştir. 5-Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası 6-Mahkememizce SMMM bilirkişisinden rapor aldırılmıştır. 04/09/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Davacının 2024 yılı Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, davalı ... tarafından ticari defterlerin inceleme için sunulmamış olduğu, davacı ... incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 30/07/2024 tarihi itibariyle, davacının davalı ... 53.298,44 TL Alacaklı oldukları, davacı ticari defterlerine göre, Davacı tarafından davalı ... 2024 yılında toplam tutarı KDV Hariç 107.365,32 TL, KDV Dahil 108.438,98 TL olan 4 Adet E-Arşiv Faturası düzenlenmiş olduğu, işbu faturaların içeriği ürünlerin sebze çeşitleri olduğu, işbu faturaların içeriği ürünlerin davalı ... teslim edilmiş olduğuna dair teslim belgesine dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, E-Arşiv Faturaları E-Arşiv Fatura Portali üzerinden karşı tarafa gönderilmekte olduğu, Davalı ... bağlı olduğu Esenyurt Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye gönderilmiş cevap yazı ekleri olan Karşılaştırmalı BA BS Bildirimlerine göre davacı alacağını oluşturan 2024 Mart ve Nisan aylarına ait ve toplam tutarı KDV Hariç 52.770,73 TL, KDV Dahil 53.298,44 TL olan 2 Adet E-Arşiv Faturasının Davacı BS, Davalı BA Bildirimlerinde görünüyor olduğu, Davalı tarafından Davacı ... düzenlenmiş fatura Bildirimi görülmemiş olduğu, Davalı tarafından 31.01.2024 tarihli ... Numaralı ve toplam tutarı 35.671,15 TL ve 17.02.2024 tarihli ... Numaralı ve toplam tutarı 19.469,39 TL olmak üzere kümülatif olarak KDV Dahil (35.671,15 TL+19.469,39 TL) 55.140,54 TL olan 2 Adet Faturanın davalı tarafından kredi kartı ile ödenmiş olduğu, davacı tarafından davalı ... düzenlenmiş 29.03.2024 tarihli ... numaralı toplam tutarı 35.759,69 TL ve 27.04.2024 tarihli ... numaralı toplam tutarı 17.538,75 TL olmak üzere kümülatif tutarı KDV Dahil 53.298,44 TL olan 2 Adet E-Arşiv Fatura bedelinin davalı tarafından ödenmemiş olduğu, İstanbul Esnaf Ve Sanatkarlar Odaları Birliği tarafından Sayın Mahkemeye 27.12.2024 tarihinde gönderilmiş cevap yazısına göre, davacı ...’in 08.10.2010 tarihinde ... sicil numarası ile Silivri Birleşik Esnaf ve Sanatkarlar Odası’na kayıtlı olduğu ve bu kaydının devam ettiği beyan edilmiş olduğu, davacının 2024 yılı ticari defterlerini Bilanço esasına göre tutmuş olduğu, 1.sınıf tacirlerin Bilanço esasına göre ticari defterlerini tutmakla Mükellef olduğu, davacı ... lehine karar alınması durumunda, Davacı ...’ın, icra takip tarihi olan 30/07/2024 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek yıllık değişen oranlarda Reeskont Avans Faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Mahkeme'ye ait olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün .. esas sayılı takip dosyası ile faturaya dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. -Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır. Celp edilen vergi dairesi kayıtlarında davacı tarafın uyuşmazlık tarihi itibariyle; bilanço usulünde defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 177.maddesinin 1.fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını karşıladığı anlaşılmakla davacının gerçek kişi tacir olduğu Mahkememizce kabul edilmiş ve bu kabul doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur. Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine, 53.298,44-TL asıl alacak, 8.610,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 61.908,44-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "27/04/2024 tarihli ve 29/03/2024 tarihli iki adet fatura" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Somut olayda davacı tarafın iddiası davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında takibe konu ettiği iki adet fatura borcunun ödenmediği hususlarına dayanmaktadır. Davacının eldeki itirazın iptali davasında, takip konusu ettiği iki adet faturaya ilişkin sadece asıl alacak miktarı üzerinden itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiği, işlemiş faiz yönünden itirazın iptalinin talep edilmediği anlaşılmıştır. Bu kapsamda, davacı tarafın ticari ilişki kapsamında faturaya konu ürünlerin davalı ... eksiksiz ve ayıpsız teslim edildiğini ispat külfeti bulunmaktadır. Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.). Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura, akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı).

Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri incelenerek uyuşmazlık hususunda rapır düzenlenmesi için dosya SMMM bilirkişisine tevdi edilmiş, 04/09/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; Davacının 2024 yılı Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, davalı ... tarafından ticari defterlerin inceleme için sunulmamış olduğu, davacı ... incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 30/07/2024 tarihi itibariyle, davacının davalı ... 53.298,44 TL Alacaklı oldukları, davacı ticari defterlerine göre, Davacı tarafından davalı ... 2024 yılında toplam tutarı KDV Hariç 107.365,32 TL, KDV Dahil 108.438,98 TL olan 4 Adet E-Arşiv Faturası düzenlenmiş olduğu, işbu faturaların içeriği ürünlerin sebze çeşitleri olduğu, işbu faturaların içeriği ürünlerin davalı ... teslim edilmiş olduğuna dair teslim belgesine dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, E-Arşiv Faturaları E-Arşiv Fatura Portali üzerinden karşı tarafa gönderilmekte olduğu, Davalı ... bağlı olduğu Esenyurt Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye gönderilmiş cevap yazı ekleri olan Karşılaştırmalı BA BS Bildirimlerine göre davacı alacağını oluşturan 2024 Mart ve Nisan aylarına ait ve toplam tutarı KDV Hariç 52.770,73 TL, KDV Dahil 53.298,44 TL olan 2 Adet E-Arşiv Faturasının Davacı BS, Davalı BA Bildirimlerinde görünüyor olduğu, Davalı tarafından Davacı ... düzenlenmiş fatura Bildirimi görülmemiş olduğu, Davalı tarafından 31.01.2024 tarihli ... Numaralı ve toplam tutarı 35.671,15 TL ve 17.02.2024 tarihli ... Numaralı ve toplam tutarı 19.469,39 TL olmak üzere kümülatif olarak KDV Dahil (35.671,15 TL+19.469,39 TL) 55.140,54 TL olan 2 Adet Faturanın davalı tarafından kredi kartı ile ödenmiş olduğu, davacı tarafından davalı ... düzenlenmiş 29.03.2024 tarihli .... numaralı toplam tutarı 35.759,69 TL ve 27.04.2024 tarihli ... numaralı toplam tutarı 17.538,75 TL olmak üzere kümülatif tutarı KDV Dahil 53.298,44 TL olan 2 Adet E-Arşiv Fatura bedelinin davalı tarafından ödenmemiş olduğu, İstanbul Esnaf Ve Sanatkarlar Odaları Birliği tarafından Sayın Mahkemeye 27.12.2024 tarihinde gönderilmiş cevap yazısına göre, davacı ...’in 08.10.2010 tarihinde ... sicil numarası ile Silivri Birleşik Esnaf ve Sanatkarlar Odası’na kayıtlı olduğu ve bu kaydının devam ettiği beyan edilmiş olduğu, davacının 2024 yılı ticari defterlerini Bilanço esasına göre tutmuş olduğu, 1.sınıf tacirlerin Bilanço esasına göre ticari defterlerini tutmakla Mükellef olduğu, davacı ... lehine karar alınması durumunda, Davacı ...’ın, icra takip tarihi olan 30/07/2024 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek yıllık değişen oranlarda Reeskont Avans Faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Mahkeme'ye ait olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür. Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Ancak, Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de, usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davacı tarafından dava ve takip konusu edilen fatura alacaklarının davacı tarafın ticari defterlerinde yer aldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere davacı tarafça takip konusu edilen faturaların ba-bs bildirimleri ile karşılıklı olarak vergi dairesine bildirildiği tespit edilmiştir. Takibe ve davaya konu faturanın davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması ve davalı tarafın teslime ilişkin kabulü nazara alındığında, fatura içeriği malların veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin ve davalı ... sözleşme kapsamında bu teslime bir itirazının bulunmadığının kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD' nin 2015/12329 E., 2016/6138 K. ve 2014/11846-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.) Buna göre davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin varlığı, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davalıya yansıtılan fatura bedelinin usulüne uygun olduğu hususlarının; davacı tarafın ticari defterler kayıtları, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması ve vergi dairesi kayıtları ile davacı tarafından ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir. Davalı tarafın takibe konu fatura alacağını ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği anlaşıldığından, davanın kabulüne, takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile kısmen iptali ile, takibin 53.298,44-TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜNE, Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 53.298,44-TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, Kabul edilen asıl alacağın %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 3.640,82-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 797,89-TL peşin harcın indirilmesi ile eksik kalan 2.842,93-TL eksik harcın davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 797,89-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.225,49-TL harcın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 8.192,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 7-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.20/11/2025

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/991, K. 2025/1216, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-991-e-2025-1216-k-9dc030205a99