İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/908 E. 2025/845 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/908
Karar No
2025/845
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/908 Esas KARAR NO: 2025/845 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/12/2024 KARAR TARİHİ: 07/11/2025

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Karşı taraf -------- davacı şirket, tacir sıfatlarının gereği olarak aralarında ticari ilişki kurulduğunu ve dilekçe ekinde sunulan ve takip dosyasında gösterilen faturada, davalının iskonto faturasına iade faturası kestiğini, ancak davalı yan tarafından ilgili iade faturasından kaynaklanan borcu halen ödenmediğini, söz konusu evraklar üzerinden gösterilen ve borcun tahakkuku tarihinden uzunca bir süre geçmesine ve kendilerine borcun ödenmesine yönelik ikazlara rağmen olumlu bir yanıt alınamadığını beyan ederek; Davalı tarafça, ------ Sayılı takip dosyasına haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın İptali ile takibin devamına karar verilmesini, takip miktarının %20'ından az olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:HMK m.128 gereği usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmayan davalı taraf, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmaktadır.

DELİLLER:------Esas sayılı dosyası, Taraflara ait ----- formları, bilirkişi raporları.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, taraflar arasında görülmekte olan ----- Esas sayılı icra dosyasına davacı tarafça yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Somut olayda; davacı, davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla----- Esas sayılı icra dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, ----- tarihli resmi gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23.maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinin 3.fıkrası ile ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanabileceği belirtilmiş ve dava sırasında yapılan ticari defterlerin delil niteliğine ilişkin bu değişiklik mahkememizce kurulan 07/03/2025 tarihli ihtaratlı ara kararla belirtilmiş ancak davalı taraf ihtarata rağmen ticari defterlerini sunmamış olduğu görülmüştür.Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir. Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. 2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. -----Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, yapılan yargılama sırasında davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde takibe konu alacağa dayanak 1 adet faturanın davacı taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafın -------takip tarihi itibariyle davalı taraftan 23.167,84 TL alacaklı olduğu, takip ve dava tarihinden sonra 28.12.2024 tarihinde davalı taraftan 23.167,84 TL ödeme aldığı, TBK 100. Maddesi gereği yapılan ödemenin öncelikli olarak faiz ve masraflardan mahsubu neticesinde ödemenin yapıldığı 28.12.2024 tarihi itibariyle davacı tarafın davalıdan 10.107,59 TL alacaklı olduğunun ve TBK'nın 117. Maddesine göre "muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer" kuralı gereği davacı tarafça icra takibinden evvel davalı tarafın temerrüde düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığının tespit edildiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne ve alacağın faturaya dayalı likit alacak olması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalı borçlunun --------Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile kısmi ödemenin TBK'nın 100.Maddesi uyarınca borca mahsup edilmesi ile takibin 10.107,59 TL TL asıl alacak üzerinden ödeme tarihi olan 28.12.2024 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, -Davalının takibe itirazı haksız görüldüğünden hüküm altına alınan 10.107,59 TL'nin % 20 si olan 2.021,51 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 690,44 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 262,84 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 427,60 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 5.845,00 TL nin kabul red oranına göre 1.834,74 TL lik kısmının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 10.107,59 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 22.092,38 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 7-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ------bütçesinden ödenen 3.600,00 TL nin kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.130,04 TL lik kısmının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 8-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca -------bütçesinden ödenen 3.600,00 TL nin ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.469,96 TL lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 9-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda; 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/11/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/908, K. 2025/845, T. 07.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-908-e-2025-845-k-ac0ffe6ead96