İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/896 E. 2026/257 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/896
Karar No
2026/257
Karar Tarihi

T.C. ............. 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/896 Esas - 2026/257 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ............. 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/896 Esas KARAR NO : 2026/257

................... ........................... .................................. ....................................... ............................................... .......................................................

DAVA : Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 26/12/2024 KARAR TARİHİ : 28/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait aracın davalı .............. Sigorta A.Ş. nezdinde genişletilmiş kasko sigorta poliçesi kapsamında teminat altında olduğunu, müvekkilinin karıştığı trafik kazası neticesinde aleyhine açılan davada değer kaybı bedeli, arabuluculuk ücreti, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedildiğini, bu tutarların müvekkili tarafından ödendiğini, davalı sigorta şirketinin poliçe teminatları kapsamında bu zararları karşılaması gerektiğini, poliçede İMS teminatının 500.000,00 TL ve hukuksal koruma teminatının 5.000,00 TL olduğunu, davalı şirkete başvurmalarına rağmen taleplerinin sonuçsuz kaldığını, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, davalı sorumluluğunun ve sorumlu olacağı miktarın yargılama sonucunda tespit edilebileceğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek, davanın kabulü ile müvekkili tarafından ödenen değer kaybı bedelinin, faizinin, yargılama giderlerinin ve tüm ferilerinin kaza tarihinden itibaren ticari faiziyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL maddi tazminat klozu kapsamında, 100,00 TL Hukuksal Koruma Klozu kapsamında davalıdan tahsiline, harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin yetkisine ve görevine itiraz ettiklerini, HMK madde 6/1 uyarınca müvekkil davalının muamele merkezinin İstanbul'da bulunduğunu, bu nedenle yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davanın İstanbul Tüketici Mahkemelerinde açılması gerekirken yetkili olmayan mahkemede açıldığını, öncelikle davanın usulden reddini talep ettiklerini, esasa ilişkin itirazlarının bulunduğunu, kaza tarihi 19.12.2021 olup, kazanın gerçekleşmesinden itibaren iki sene geçtiğini, bu nedenle davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını ve davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafından trafik poliçesi teminat limitlerinin tüketildiğinin ispat edilemediğini, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın Sigorta Teminatı Kapsamı başlıklı 1. maddesi hükmüne göre sigortacının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmı temin ettiğini, Yargıtay kararlarında da trafik ve ihtiyari mali mesuliyet poliçeleri arasında kademeli bir sorumluluk olduğunun, zorunlu poliçe limitleri tüketilmeden ihtiyari poliçeden sorumluluğun doğmayacağının ifade edildiğini, bu nedenle davanın reddini talep ettiklerini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkil şirketin sorumluluğunun ZMSS poliçesi limitleri üzerinde kalan kısım ile sınırlı olması gerektiğini, kaza tarihi itibarıyla ZMM poliçe limitlerinin maddi hasar araç başına 43.000,00 TL olduğunu, bu limitler tüketilmeden müvekkil şirketin sorumluluğunun doğmayacağını, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.1. maddesi gereği anılan poliçenin ancak Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminatları tükendikten sonra devreye girebileceğini, davacının huzurdaki davayı ikame etmeden önce müvekkil şirkete usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, bu sebeple başvurunun dava şartı yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, davacının Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nde kurulan sistem üzerinden sıra esasına göre atanan ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperinden bir eksper raporu almadan başvuru yaptığını, Trafik Sigortası Genel Şartları A.5.a. maddesi gereği hak sahibinin/başvuranın SBM üzerinden eksper atayarak temin edeceği değer kaybı eksper raporunu ve Genel Şartlar Ek:6 Tazminat Ödemelerinde İstenilecek Belgeler başlığı altında belirtilen evrakları müvekkil şirkete ulaştırmadan yapılan başvurunun kanuna aykırı ve usulen geçersiz olduğunu, alacağın belirlenebilir olduğu hallerde HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ile ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, sigortalıya rücu şartının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu dosyada müvekkil şirketin sigortalısına rücu hakkı bulunduğundan ve alacaklı ile borçlu sıfatının birleşmesi durumu söz konusu olacağından her halde müvekkil şirketin tazminat yükümlülüğünün doğmayacağını, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Tazminatın Azaltılması veya Kaldırılması Sonucunu Doğuran Haller" başlıklı 4. maddesinde sigortacının sigortalısına rücu edebileceği hallerin düzenlendiğini, Hukuksal Koruma Genel Şartlarına göre belirli durumların söz konusu olması halinde talebin teminat dışı olduğunu, davacının avans faizi talebinin yerinde olmayıp reddi gerektiğini, huzurdaki uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığını, davacı tarafın poliçenin tarafı olmadığını ve sigortalı aracın "ticari" değil "hususi" bir araç olduğundan avans faizine dair taleplerin reddi gerektiğini belirterek, öncelikle huzurdaki davanın usulden reddine, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise esastan reddine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini davanın reddini savunmuştur. 27/10/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; davacı tarafından ............. 1. Genel İcra Dairesi'nin 2024/838 sayılı dosyasında 52.434,88 TL bedel ödemiş ise( belgeleri sunulmamıştır) bu bedeli .............. Sigorta AŞ'ye rücu şartları oluştuğu kabul edilebileceği bildirilmiştir. Davacı vekili 10/02/2026 tarihli talep artırım dilekçesinde özetle; hukuksal koruma klozu teminatları dahilinde kalan alacak kalemleri bakımından 5.000,00 TL'nin, İMS Maddi Tazminat Klozu teminatları dahilinde kalan müvekkili tarafından ödenmiş olan değer kaybı bedeli ve işlemiş faizi bakımından 18.593,99 TL'nin müvekkili aleyhine başlatılan icra dosyasının kapanma tarihi olan 01.03.2024 tarihinden itibaren avans faiziyle davalı sigorta şirketinden tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, dava dışı zarar görene ödenen değer kaybı tazminatının ZMMS tarafından limitin dolması sebebiyle karşılanmayan kısmının ve yargılamada ödenen giderlerin sorumluluğu ölçüsünde davalı İMMS sigortacısı tarafından karşılanması talebine ilişkindir. Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere işletenin sorumluluğunu zorunlu mali mesuliyet trafik sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmının poliçede yazılı hadlere kadar teminat altına alan sigorta türüdür. Zorunlu mali trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından sıralı bir sorumluluk benimsenmiştir. ( Yargıtay 17. HD'nin 08.12.2020 tarih ve 2019/1797 E. - 2020/8207 K.).Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk değil, sıralı bir sorumluluk öngörmüştür. ( Yargıtay 17. HD'nin 08.12.2020 tarih ve 2019/1797 E. - 2020/8207 K. ) Bu nedenle, aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının, olay tarihi itibariyle aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısının limitini aşan kısımdan ve temin ettiği İMSS poliçe limiti dahilinde sınırlı olarak sorumlu olacağı açıktır. Sigortalı davacının karıştığı çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası sonucu, davacının ZMMS’nin sigortacısı tarafından hasar gören karşı aracın zararı limit dahilinde kısmen karşılanmış. Bakiye ise davacıdan yargılama sonucu tahsil edilmiştir. (............. 3. ATM’nin 2022/875 Esas ve 2023/961 Karar) Davacının aracı aynı zamanda İMMS ile de sigortalıdır. Buna göre 500.000,00 TL mali mesuliyet, 5.000,00 TL de hukuksal mesuliyet teminat altındadır. Az yukarıda belirtilen ............. 3. ATM’nin kararındaki yargılama giderleri ve hükmedilen tazminatın icra yoluyla tahsil edilmesi üzerine icra dosyası kapak hesabı üzerinden yapılan incelemede davacının ve dolayısıyla İMMS’nin sorumlu olduğu miktarların, maddi tazminat yönünden 18.593,99 TL, hukuksal koruma yönünden ise 5.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Değer artırım dilekçesi ile dava değerleri az yukarıda anılan miktarlara yükseltilmiştir. Temerrüde gelince, İhtiyari mali sorumluluk sigortasına uygulanacak hükümleri düzenleyen 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 100. maddesinde aynı kanunun 98 ve 99. maddelerine atıf yapılmamış olması ve genel şartlarda da bu hükümlere paralel bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bu tür sigortada tazminat alacağının muacceliyeti genel hükümlere göre saptanmalıdır. Sigortacının sigorta bedelini ödeme borcu, TTK'nun 1299. maddesi hükmü uyarınca, rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya ihbar borcunun aynı Yasa’nın 1292. maddesi hükmünce doğduğu tarihte muaccel olur. Davadan önce ihbar bulunmadığı takdirde dava tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekir.(Yargıtay 17. HD'nin 16.05.2019 tarih ve 2016/12563 E. 2019/6224 K.) Somut olayda sigortacı başvuruyu 01/04/2024 tarihinde tebellüğ etmiştir. Başvuru evrakının incelenmesinde yeterli olduğu görülmüştür. Aksi yorum hak arama hürriyetinin engellenmesi anlamına gelecektir. Hasara sebep olan aracın ticari olması sebebiyle avans faizi işletilecektir. Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: I. HUKUKSAL KORUMA KLOZU KAPSAMINDAKİ TAZMİNAT TALEBİ: Davanın kabulü ile, 5.000,0 TL'nin 01/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, II. MADDİ TAZMİNAT KLOZU KAPSAMINDAKİ TAZMİNAT TALEBİ: Davanın kabulü ile, 18.593,99 TL'nin 01/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, III-Alınması gerekli 1.611,71 TL harçtan peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 827,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 784,11 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, IV-Davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan toplam 827,60 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, V-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 23.593,99 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, VI-Davacı tarafından yapılan 10.608,40 TL ( ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, VII-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, VIII-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/04/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/896, K. 2026/257, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-896-e-2026-257-k-b2601f5d23bd