İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/863 E. 2025/880 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/863
Karar No
2025/880
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/863 KARAR NO : 2025/880

DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 21/11/2024 KARAR TARİHİ : 20/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ------. Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Davalı---- Tarafından ----- numaralı zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı---- plakalı aracın 12.06.2023 tarihinde müvekkiline ait ----- plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebep olduğunu, Bahse konu hasarın tazmini amacıyla Sigorta Tahkim Komisyonda ----- başvuru numarasıyla yapılan başvuruda Uyuşmazlık Hakemince verilen ----- sayılı kararda, bilirkişi raporunda hasar miktarının 51.002,43-TL olduğu belirtildiğini ve bu tutar üzerinden hüküm kurulduğunu, müvekkilinin aracın kazalarını öğrenmek için Tramer sistemine mesaj gönderdiğini, gelen mesaj içeriğine göre aracın 12.06.2023 tarihinde geçirmiş olduğu kaza nedeniyle 51.002,43-TL olan hasar bedelinin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne (TRAMER) 54.065,73-TL olarak işlenmiş olduğunu öğrendiğini, Sigorta şirketi gerçekleşen kazaya ilişkin olarak Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine (TRAMER)'e 12.06.2023 tarihinde gerçekleşen kaza sebebiyle oluşan hasar bedelini doğru bildirmeyip Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinin 23. Maddesini ihlal ederek müvekkile ait aracın değer kaybına sebep olmuş ve bu nedenle müvekkilinin mağdur olduğunu, Davalı Sigorta şirketine 30.10.2024 tarihinde bu hususta başvuru yapmalarına rağmen herhangi bir gelişme sağlanamadığını, HMK 106/1 maddesinde "Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilebileceği" düzenlendiğini, Buna göre, davaya konu ------ plakalı araçta 51.002,43-TL hasar meydana geldiğinin tespiti ile bu tutarın TRAMER’e doğru bir şekilde bildirilerek düzeltilmesi gerektiğinden davanın tespit davası olarak açılması zarureti hâsıl olduğunu, 09.08.2008 tarihli Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinin 23. Maddesinde “Üye sigorta şirketleri, Merkez tarafından kendilerinden istenen tüm bilgileri, doğru ve eksiksiz olarak, belirlenen şekilde ve sürelerde Merkeze iletmekle yükümlüdür. Üye sigorta şirketleri, zorunlu sigortalar, zorunlu trafik sigortası, zorunlu taşımacılık sigortası ve zorunlu ferdi kaza sigortası sözleşmelerine ait poliçe bilgileri ile güncellenmiş ve günlük muallâk ve ödenmiş hasarlara ve kaza tutanaklarına ilişkin bilgileri Merkez tarafından hazırlanarak Müsteşarlık tarafından onaylanan veri yapısında ve en çok bir günlük gecikmeyle Merkeze iletmek zorundadır.” şeklinde yasal düzenleme bulunduğunu, Yönetmeliğe göre Sigorta şirketleri gerçekleşen kazaları yönetmeliğe göre doğru bir şekilde en geç 1 gün içerisinde Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne (TRAMER) bildirmekle yükümlü olduğunu, Sigorta şirketleri, gerçekleşen kazaları anılan yönetmeliğe göre doğru bir şekilde en geç 1 gün içerisinde Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine (TRAMER) bildirmekle yükümlü olup yanlış kaydın düzeltilmesinde sorumluluk ve haliyle kaydın düzeltilmesi talebinde muhatap da ilgili sigorta şirketi olduğunu, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne bu sorumluluğun yüklenemeyeceğini, Davalı sigorta şirketinin, araçta meydana gelen hasar bilgilerini Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne doğru bildirim yapması hususunda yükümlülüğü olduğunu, Sigorta Bigi ve Gözetim Merkezine (SBM) hasar miktarını sigorta şirketleri bildirdiğinden ve sigorta şirketlerinden gelen verileri veya dayanak belgeleri denetleme yükümlülüğü olmayan SBM verileri kendisine bildirildiği haliyle TRAMER'e işlediğinden husumetin davalı sigorta şirketine tevcihinde bir isabetsizlik bulunmadığını, 09.08.2008 tarihli Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinin 23. Maddesinin 2. fıkrasında güncellenmiş ve günlük muallâk ve ödenmiş hasarların TRAMER kaydına gecikmeksizin bir gün içinde doğru bildirme zorunluluğu bulunduğunu, Sigorta şirketleri tarafından yalnız ve sadece hasar ile ilgili bilgileri bildirme yükümlülüğü bulunduğunu, Sigorta şirketleri açık mevzuata rağmen değer kaybı ve yargılama giderleri gibi ödedikleri tüm bedelleri TRAMER kaydına işlettikleri, bu durumun kişilerin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, Bir kişi aracını ister kasko, isterse trafik sigortasından yaptırmak istediğinde sigorta şirketleri sigortalı adayının riskine bakarak teklif sundukları, TRAMER kaydında gerçekleşen hasar için ödenen bedelden daha fazla bir bedelin görülmesi halinde teklifin daha yüksek olacağı, sigortalının riskli olarak değerlendirileceği, ödenecek prim bedelinin artış gösterdiği sıklıkla karşılaşılan bir olgu olduğunu, Ayrıca aracını satmak isteyen kişinin TRAMER kaydına bakan alıcı, hasarın gerçekleşenden daha yüksek olduğunu görmesi halinde daha fazla indirim için satıcıyı zorlayacağını, Her iki durumda TRAMER kaydında sigorta şirketi tarafından hasar için ödenenden daha fazla bedelin yazılı olması araç sahibinin mağduriyetine neden olacağını, izah edilen sebeplerle, HMK 106/1. madde gereğince tespit davamızın kabulü ile; 12.06.2023 tarihinde gerçekleşmiş olan kaza sebebiyle müvekkiline ait ----- plakalı araçta oluşan ve davalı tarafça TRAMER'e hatalı olarak bildirilen hasar kaydının 51.002,43-TL olduğunun tespitine, Karar kesinleştiğinde, kaydın düzeltilmesi amacıyla karardan bir örneğin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne (TRAMER'e) gönderilmesine, Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; İlgili kazaya karışan ---- plakalı araç Müvekkil --- tarafından 29.11.2022/2023 tarihlerini kapsayan ------ numaralı Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanmış olup, müvekkilinin sigorta şirketinin sorumluluğu iş bu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, Ancak aşağıda arz ve izah edeceğimiz hususlar sebebi ile ilgili davanın reddinin gerektiğini, davacının tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/(1)-h maddesine göre davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmasının dava şartı olduğunu, Huzurdaki davanın Tespit davası şeklinde açıldığı görülmüş olup Tespit davasında davacı, kendisi için söz konusu olan tehlikeli veya tereddütlü durumun ortaya çıkaracağı zararın, ancak tespit davası ile giderilebileceğini kanıtlaması gerektiğini, tespit davası, hukuki bir durum ya da hak henüz inkâr ya da ihlal edilmeden, yani herhangi bir zarar doğmadan açılabildiğinden, menfaatin doğmuş ve güncel olması gereğinin bir istisnası olarak ortaya çıkmıştır ----- Bu doğrultuda, davacının bir hakkı veya hukuki durumu güncel bir tehlike ile tehdit edilmiş olmalı; bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumu tereddüt içinde olmalı ve bu husus davacıya zarar verebilecek nitelikte bulunmalı; yalnız kesin hüküm etkisine sahip olup, cebri icraya yetki vermeyen tespit hükmü, bu tehlikeyi ortadan kaldırmaya elverişli olmalıdır. Davacının tespit davası ile istediği hukuki koruma diğer dava çeşitlerinden birisi ile sağlanabiliyorsa, o zaman davacının tespit davası açmakta hukuki yararı yoktur. ------Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.05.2013 tarihli ve ----- ile 01.02.2012 tarihli ve-----sayılı kararı sayılı kararlarında da aynı ilkelerin benimsendiğini, Ancak dava konusu ''tramer hasar kaydının hatalı olduğunun tespiti'' talepli uyuşmazlığın inşai dava veya eda davası açmak suretiyle çözümlenmesi gerektiği, tespit davası yönünden davacının korunmaya değer güncel bir hukuki yararının bulunmadığını, Açıklanan nedenlerle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini, Davacı taraf tramere acında meydana gelen hasar bedelinin yanlış yazılıdığını ve düzeltilmesi gerektiğini beyan ettiğini, Ancak bu durumda düzektilmesi gereken kayıt Tramer'de olduğundan bu davasını Tramer'e ( Sigorta Bilgi Merkezine yahut bağlı bulunduğu kuruluşa karşı açması gerektiği açıktır.) Bu sebeple husumet itirazlarının kabulüne karar verilmesini Davacı taraf ilgili kayıtların hatalı olduğunu düşünüyor yahut biliyor ise ilgili aracın maliki olarak hak sahibi olduğundan kendisi de tramerden hatalı kaydın düzeltilmesini talep edebileceğini, Nitekim kazaya karışan taraflarında tramerdeki kayıtlara itiraz hakları olduğunu, Yalnızca buna ilişkin evraklarını da Sigorta Bilgi Merkezine iletmeleri gerektiğini, Özetle davacı taraf elindeki kararı sunmaksızın hasar kaydımı düzeltin diye başvuru yaparsa bu kaydın düzelmeyeceğini, Ancak elindeki kararı da sunması halinde düzeltileceğini, Bu sebeple davacı yanın SBM'ya düzeltilmesi için başvuru yapıp yapmadığı, SBM tarafından verilen cevabın davacı yanca yahut SBM 'ye müzekkere yazılmak sureti ile sorulmasını talep ettiklerini, Davacı yan kendi üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmeden direkt olarak iş bu davayı açmış ise açılan davanı başka amaç ve niyetlerle açıldığı kanaatine varılacağını, İlgili dava dilekçesininde tramer kaydının 51.002,43 TL olarak düzeltilmesi talep edildiğini, Ancak davacı tarafın alacağını temlik etmiş olduğu ----- fatura karşılığında vergiler dahil 28.680,00 TL(tevfikat vergi dairesine ödendiğinden dekontta yer alan tutar farklı gözükmekte olup ekte sunduğumuz faturadan gerçek ödeme tutarı görülecektir) ödeme yapıldığını, Yedek parça tedarikçilerine ise yine fatura karşılığında toplamda 14.779,37 TL ödendiğini, Yapılan ödemeler toplamı 43.456,37 TL olup STK ----- sayılı dosyada alınan Bilirkişi Raporu uyarınca yargılama esnasında 10.606,00 TL ferileriyle birlikte ödendiğini, Tahkim yargılaması esnasında tarafımızca yapılan tevfikat ödemesi ödemeden düşülmediğinden tramera arada bir fark varmış gibi yansıdığını, Ancak detaylarını yukarıda açıkladığımız üzere tüm kalemler toplandığında 54.065,73 TL çıkmakta olup tramer kaydında herhangi bir hata bulunmadığından davanın reddine karar verildiğini, Tramer kayıtları her ne kadar sigorta şirketlerinin kayıtlarına dayanmak olsa da, bu kayıtların hatalı olduğunu ilgili şahsın farketmesi ile birlikte ------ adresinde yer alan Hasar Bilgi Düzeltme (---) uygulamasından hasar tutarlarına itiraz edebileceklerini, Bu durumda sırf bir kaydın asil tarafından da düzeletilebilir olan bir kaydın düzeltilmesi adına dava açılması, bu davanın yalnızca feriler için açılmış kötü niyetli bir dava olduğunun bir göstergesi olduğunu, arz ve izah ettiğimiz sebepler ve re’sen nazara alınacaklar birlikte değerlendirilerek, Davacı tarafın Tespit Davası açmakta hukuki yararı bulunmaması nedeniyle davanın reddine, aksi halde; Husumet itirazımızın kabulüne, Hatalı kayıt olmadığından davanın reddine yahut konusuz kalmasına, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin dava aleyhimize sonuçlansa dahi dava açılmasına sebebiyet vermemiş olmamız nedeniyle karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, tramer sistemine hatalı kaydedilen hasar miktarının düzeltilmesine ilişkin tespit davasıdırMahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın davalı sigorta şirketi tarafından Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yanlış bildirilen tramer kaydının düzeltilmesi talebine ilişkin tespit davası olduğu, davacının 12/06/2023 tarihinde gerçekleşmiş olan kaza sebebiyle müvekkile------ plakalı aracında oluşan 51.002,43-TL hasar bedelinin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne (TRAMER'e) doğru bir şekilde bildirilerek düzeltilmesine, karar kesinleştiğinde kaydın düzeltilmesi amacıyla karardan bir örneğin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne (TRAMER'e) gönderilmesini talep ettiği, davalının ise davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, dava konusu zararın tramere doğru bir şekilde bildirildiğini, haksız davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalı vekilinin cevap dilekçesi, SBGM yazılan müzekkere cevabı ve davacı vekilinin 20/11/2025 tarihli beyan dilekçesi ve ekleri dikkate alındığında davalı sigorta şirketi tarafından dava ve ön inceleme duruşmasından sonra dava konusu hatanın düzeltilmesi sebebiyle davanın konusuz kaldığı anlaşılmış, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Yargıtay ----Hukuk Dairesinin ------ Karar sayılı ilamında; "...Kural olarak yargılama giderleri davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir.(HMK m. 326/1) Ancak, feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. (HMK 312/1)Mahkemece konusuz kalan davada yargılama gideri ve vekalet ücretine davanın açıldığı tarihteki davacı ve davalının haklılık durumları gözetilerek karar verilmesi gerekir. ....Somut olayda; eski yönetici ------ ile davalı arasında 01.11.2011 başlangıç tarihli beş yıl süreli kira sözleşmesi hususunda uyuşmazlık bulunmamakta, kiralananın ise yargılama devam ederken boşaltıldığı anlaşılmaktadır. Davacı, taşınmazı eski yönetici ile yapılan kira sözleşmesine dayanarak kullanan davalı hakkında elatmanın önlenmesi isteminde bulunamayacağından davaya devam edilmesi halinde açılan davanın ret edilmesinin gerektiği, davalının dava açılmasına sebebiyet vermediği, dolayısıyla vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının doğru olmadığı hususu dikkate alınmaksızın..." şeklinde belirtilmiştir. Dava açıldıktan sonra davalı sigorta şirketi tarafından hatanın düzeltilmesi sebebiyle davacının dava açmakta haklı olduğu, davanın devam etmesi halinde davanın kabul ile sonuçlanmasının gerektiği, davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından vekalet ücretinin (ön inceleme aşamasından sonra olduğundan tamamına) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere : 1-Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-HARÇLAR Alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 427,60 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 187,80 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-VEKALET ÜCRETİ Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 3.063,30-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-YARGILAMA GİDERLERİ Davacı tarafından harç olarak yatırılan 427,60 TL peşin harç ile 427,60 TL başvurma harcı toplamı olan 855,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından sarf edilen 73,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/863, K. 2025/880, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-863-e-2025-880-k-0b842989c655