Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1930 E. 2025/2012 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1930
- Karar No
- 2025/2012
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1930 Esas
KARAR NO : 2025/2012 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMES: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2024/176 Esas - 2024/640 Karar
TARİH : 10/07/2024
DAVA: Şirketin İhyası
KARAR TARİHİ: 27/11/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Taşımacılık Turizm İnşaat Gıda Ve Petrol Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile müvekkili şirket arasında İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/577 E. Sayılı dosyasında görülen İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davası açıldığı, yapılan yargılama sürecinde ... Taşımacılık Turizm İnşaat Gıda Ve Petrol Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin tasfiye olduğu ve Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden kaydının silindiği anlaşıldığı, İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/577 E. Sayılı dosyası ile açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından işbu davayı açmak için taraflarına mehil verildiği, ihyasını istedikleri ... Taşımacılık Turizm İnşaat Gıda Ve Petrol Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi ’inin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki adresi Rahmanlar, Zeytinlik Cad. Manolya Sok. ...Kartal/İstanbul olduğu, işbu şirketin ticaret sicilinden 02.03.2023 tarihinde re’sen silindiği, dava dilekçesinin usulüne uygun biçimde ... Taşımacılık Turizm İnşaat Gıda Ve Petrol Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi 'ne tebliğ edilmesine rağmen, dava sonucu beklenmeden şirketin kaydının silindiği anlaşıldığı, alınan bu kararın müvekkilinin alacağına kavuşmasını engeller mahiyette olduğundan bahisle ... Taşımacılık Turizm İnşaat Gıda Ve Petrol Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığı, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandıran tasfiye memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığından bahisle müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tasfiye memuruna yapılan usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 10/07/2024 tarih ve 2024/176 Esas - 2024/640 Karar sayılı kararında; " Dava, hukuki niteliği itibariyle TTK.547.maddesi uyarınca, ek tasfiye için şirketin sicil kaydının ihyası isteğine ilişkindir. TTK 547.Madde uyarınca Tasfiye Halinde ... Taşımacılık Turizm İnşaat Gıda ve Petrol Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/577 Esas sayılı dosyası için ihyası talebidir.TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen müzekkere cevabının incelenmesi sonucu, şirket merkezinin yetki alanlarımız içinde olduğu tespit edilmiştir. Davacının, davaya devam edebilmesi için şirketin ihyası davası açmasında ve tasfiye ve terkinden sonra dava açılması nedeniyle davacı bakımından tasfiyenin usulüne uygun sonlandırıldığının kabul edilemeyeceği ve dava açmakta hukuki yararı olduğu sabittir. Buna göre tasfiye işlemleri eksik yapılmış olup, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumludur.Somut olayda; dosya içerisine gelen dava dışı şirketin ... müdürlüğü kayıtlarının incelenmesi sonucu şirket merkezinin Kartal olduğu, 02.03.2023 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin ilanına göre Genel Kurul Kararı ile şirketin terkinine karar verildiği tespit edilmiştir. Şirketin ticaret sicilden kaydının silinme tarihi 02.03.2023 olup İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/577 esas sayılı dosyası ile dava açılması nedeniyle davacı bakımından tasfiyenin usulüne uygun sonlandırıldığının kabul edilemeyeceği ve dava açmakta hukuki yararı olduğu sabittir. Buna göre tasfiye işlemleri eksik yapılmış olup, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumludur.Tasfiye halinde bulunan şirkete dava dilekçesinin tebliğ edilmemiş olması veya şirket kaydı silindikten sonra tebliğ edilmiş olması sonucu değiştirmeyecektir.Dava konusu dosyada; şirketin fesih ve tasfiye işlemlerinden sonra İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/577 Esas sayılı dosyasında davanın görülebilmesi için davaya konu terkin edilen şirketin ihyası zorunlu bulunmakla davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar vermek gerekmiştir.Davacı tasfiye memuru tasfiye işlemlerini eksik bıraktığından dava açılmasına sebep olmuştur. Bu nedenle yargılama giderlerinden davacı tasfiye memurunun sorumlu tutulması gerekir. Tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK'nun 326. maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olup, yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz. TTK'nun 547.maddesi uyarınca, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memuru bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin ticaret siciline yeniden tescilini isteyebilirler. Olayımızda ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından, talebin kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir. (Benzer nitelikte İstanbul BAM 43. HD 2020/643 E -2020/423 K)"gerekçesi ile, '' 1-Davanın TTK 547. maddesi uyarınca KABULÜ ile;-... Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilmiş olan Tasfiye Halinde ... Taşımacılık Turizm İnşaat Gıda ve Petrol Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi tüzel kişiliğini İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/577 Esas sayılı dosyasının görülmesi ve infaz işlemleri ile sınırlı olmak üzere İHYASINA,2-Ek tasfiye işlemlerinin yapılaması için eski tasfiye memuru olarak davalı ...'ın şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına, ek tasfiye bitinceye kadar memurun görevinin devam etmesine,3-Karar kesinleştiğinde ticaret siciline TESCİL VE İLANINA, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı tasfiye memuru ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi ve ekleri müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, 2024 Nisan ayında açılan davada, 2024 Temmuz ayında ve ilk celsede hüküm kurulduğunu, dosyadaki UYAP kayıtları taraflarınca incelenmiş olup, müvekkili ...'ın adresine tebligat gönderilmişse de, bunun ne olduğu ve akıbetinin dosya içeriğinden belli olmadığını; müvekkilinin işbu dosyadan "e-devlet" sisteminden dava sorgulaması ile ve karar verildikten sonra haberdar olduğunu; davacı tarafça 2024 Yılı Nisan ayında açılan davanın, diğer davalı ... Müdürlüğü'nün cevabı üzerine, 10.07.2024 Tarihinde tensiple ilk duruşma tarihinin belirlendiğini ve ilk ön inceleme celsesinde dosyanın karara bağlandığını; müvekkiline usulüne uygun bir tebligatla taraf teşkili sağlanmadığından, ilk celsede yapılan usuli işlemler, aynı anda tahkikata geçilerek karar verilmesinin de batıl olduğunu; bu itibarla davanın öncelikle usulen bozulması gerektiğini, Müvekkilinin eski yetkilisi ve tasfiye memuru olduğu şirketin tasfiye işlemleri usulüne uygun olarak tamamlanmış olup, haberdar olunmayan davada şirketin yeniden ihyasına mahal olmadığını, müvekkili ...'ın, eski yetkilisi olduğu ve davaya konu "... Taşımacılık Turizm.Gıda İnşaat Pet.Ür.San.Tic. Ltd.Şti" nin eski yetkilisi, daha sonra da tasfiye memuru olduğunu; şirketin tüm özel borçları kapatılmış, sigorta ve vergi borçları da dahil olmak üzere tüm kamusal borçları ve yükümlülükleri sona erdirildiğini, aktif ve pasifinde herhangi bir mal kalmadan, tasfiye süreci eksiksiz olarak tamamlandığını; davacının devam ettirmek istediği İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/577 E. Sayılı dava dosyası, tasfiyeye konu edilmediği gibi, gerek dava açılış tarihi ve gerekse tasfiyenin tamamlanma süreci bakımından tüm işlemlerin sona erdirildiğini, dava dilekçesi müvekkilinin yetkili olduğu şirkete ulaşmadan, tasfiye sürecine engel bir husus görülmemesi üzerine şirket kaydının sicilden terkin edildiğini; her ne kadar şirketin ticaret sicilden terkin tarihi, mezkur davanın açılış tarihinden sonra olsa da, tasfiye memuru olan müvekkiline tebliğ yapılıp taraf teşkili de sağlanmadığı için, davacının kaydı silinmiş şirketi ihya ettirmesini haklı kılacak bir neden bulunmadığını, Şirketin ihyasında hukuki yarar da olmadığını; davacının bir hak iddiası var ise, bunu Trafik veya İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Şirketinden, ayrıca ... Fonundan (Güvence Hesabın) temin edebileceğini, müvekkilinin, eski yetkilisi olduğu ... Taşımacılık Turizm Ltd.Şti.'nin tüm araçlarını sigortalamış olup, karşı tarafın işbu davayı müvekkiline veya eski şirketine tevcih etmesinde hukuki yarar olmadığını; karşı tarafın hak veya zarar iddiası var ise, bunu müvekkilinin aracının sigortasının yapıldığı Trafik Sigortası/İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası şirketinden veya Trafik Sigortası ... Fonu Güvence Hesabı'ndan elde etmesi bir yazışma silsilesi ile kolaylıkla elde edilecek bir yol olduğunu; bu basit yollara başvurulmadan, tasfiyesi tamamlanmış bir şirketi ihya etmek ve bir başka davaya bağlama yolunun seçilmesinde hukuki yarar da bulunmamakta olduğunu, İleri sürerek, sunulan nedenlerden dolayı, usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme ilamının bozulmasına veya ortadan kaldırılarak, kararın usulen bozulmasını veya esas bakımından kararın ortadan kaldırılarak davanın reddi veya esas yönünden de bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; 6102 sayılı TTK'nun 643 maddesi atfı ile 547 inci maddesine dayalı olarak açılmış olup, Tasfiye Halinde ... Taşımacılık Turizm İnşaat Gıda ve Petrol Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ihyası istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı tasfiye memuru vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; ihya yargılamasında taraf teşkilinin sağlanmadan tahkikata geçilerek karar verildiği, tasfiye işlemlerinin usulüne uygun olarak sonlandırıldığı, davacının ihya davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı yönündedir. Dairemizce UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, davalı tasfiye memuru adına hazırlanan dava dilekçesi, ekleri, tensip zaptı ve duruşma gün saatini bildirir tebligat evrakının tebliğe çıkarıldığı, yine UYAP sisteminden yapılan PTT sorgusu neticesinde tebligatın 01/04/2024 tarihinde davalı tasfiye memuruna bizzat teslim edildiğinin anlaşıldığı, taraf teşkilinin sağlanmadığına yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. TTK'nın 547/1 maddesinde; "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler." hükmü düzenlenmiştir. Mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere; davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine, tasfiyenin sonlanması nedeniyle terkin tarihi olan 02/03/2023 tarihinden önce, 26/02/2022 tarihinde İstanbul Anadolu 1 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/577 esas sayılı dosyası nezdinde itirazın iptali davası açılmış olduğu, itirazın iptali davasının dayanağını teşkil eden İstanbul Anadolu 9 İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasında takip tarihinin ise 11/10/2021 olduğu buna göre, itirazın iptali yargılamasının 13/02/2024 tarihli celsesinde davacı vekiline davalı şirketin ihyası için dava açmak üzere yetki ve kesin süre verildiği, buna göre anılan davada taraf teşkilinin sağlanması bakımından eldeki ihya davasını açmakta davacının hukuki yararının bulunduğu, davacının ihyasını talep ettiği şirketten alacağı bulunup bulunmadığı veya bu alacağı üçüncü bir kişiden isteyip isteyemeyeceği hususlarının ihya davasının konusunu teşkil etmediği, kaldı ki ihyası talep edilen şirketin tasfiyeye girme kararı aldığı 13/01/2022 tarihli ortaklar kurulu toplantısının tarihinin de icra takip tarihinden sonra olduğu, buna göre tasfiyenin usulüne uygun sonlandırılmış olduğundan bahsedilemeyeceği, davalı tasfiye memurunun aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak, ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygun olup kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda Yargıtay HGK.'nun 14/07/2025 Tarih ve 2024/251 Esas -2025/468 Karar sayılı kararı uyarınca HMK. 362/1-ç maddesi gereğince kesin olmak üzere 27/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.