İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/849 E. 2026/161 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/849
- Karar No
- 2026/161
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/849 Esas - 2026/161 Karar Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2024/849 Esas KARAR NO : 2026/161
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ DAVA TARİHİ : 16/12/2024
KARAR TARİHİ : 03/03/2026 YAZIM TARİHİ : 05/03/2026 Mahkememizde açılan İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili ; Taraflar arasındaki ticari ilişki nedeni ile oluşan alacaklarının tahsili için davalı borçlu hakkında ... Esas sayılı icra takibini başlattıklarını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğunu belirtip, itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. YANIT : Davalı vekili ; Söz konusu araçların müvekkili şirkete ait olmadığı gibi, fatura tarihlerinde müvekkili şirket ile herhangi bir bağlantısı da bulunmadığını, faturanın tek başın alacağın varlığını kanıtlamaya yeterli kanıt olmadığını, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kötü niyet tazminatına hükmedilmeleri gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : -...E. Sayılı dosyası, -...Esas Sayılı dosyası, -Arabuluculuk son tutanağı, -Davalının ticari defterleri, -Bilirkişi raporları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davadaki talep, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeni ile doğan ve davalı tarafından ödenmediği ileri sürülen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından davalı hakkında ... Esas sayılı icra takibi başlatılmıştır. İcra takibi ile 177.153,20 TL asıl alacak ve 11.400,00 TL işlemiş faizin tahsili talep edilmiş, ödeme emrinin 16/06/2024 tarihinde tebliği üzerine davalı borçlunun 20/06/2024 tarihinde ve süresinde gerçekleşen itirazı üzerine icra takibi durdurulmuştur. Davacı tarafından toplam 188.553,20 TL alacağın tahsili amacı ile itirazın iptali davası açılmıştır. Tarafların ticari defterlerinin bulunduğu yerler bildirilmiş, davalı şirketin mal alım beyannameleri temin edilmiştir. Davanın niteliği itibarı ile davacının davalı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, icra takibine konu ettikleri ürünleri davalıya satıp teslim ettiklerini ve icra takibi ile talep edilen kadar davalıdan alacaklı olduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Borçlu olmadığını ileri süren davalının ise kanıtlanan davacı alacağını aşar şekilde ödeme yapmak veya borcu sona erdiren diğer nedenlerle davacıya borçlu olmadığını kanıtlaması gerekecektir. Tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA-BS formları üzerinde inceleme yapmak suretiyle sunulan, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli Mali Müşavir bilirkişi raporlarına göre; Davacı kayıtlarını inceleyen bilirkişinin 16/07/2025 tarihli raporuna göre, davacı kayıtlarında yer alan 20 adet fatura nedeni ile davacı alacağının 177.153,20 TL olduğu, bunun dışında davayı konu edilmeyen toplam bedeli 13.809,00 TL olan olan 4 adet faturanın da yine davacının işletme defterinde kayıtlı olduğu, bunun yanında toplam bedeli 115.182,00 TL olan 7 adet davalı iade faturasının da davacı işletme kayıtlarında yer aldığı, ayrıca davalının 26/05/2023 tarihli 13.039,00 TL ve 21/08/2023 tarihli 52.273,20 TL olmak üzere toplam 65.312,20 TL nakit ödeme kaydının yer aldığı anlaşılmıştır. Davalı kayıtların inceleyen bilirkişinin 08/09/2025 tarihli rapora göre ise, davacıya ait toplam bedeli 180.494,20 TL olan 18 adet faturanın davalı defterinde kayıtlı olduğu, davacı defterinde yer alıp toplam bedeli 13.418,00 TL olan 6 adet faturanın ise davalı defterlerinde kayıtlı olmadıkları anlaşılmıştır. Bu faturalardan 18 adet ve toplam bedeli 180.494,20 TL olanın davalı tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu için, davacının 18 adet fatura bedeli olan toplam 180.494,20 TL satış miktarının varlığını her iki tarafın ticari kayıtları ile kanıtladığı kabul edilmiştir. Buna rağmen davacı 18 adet fatura alacağı olan 177.153,20 TL asıl alacak talebinde bulunduğu için davacı asıl alacağının bu miktar üzerinden dikkate alınması gerektiği kabul edilmiştir. Davacı defterlerinde kayıtlı ve toplam bedeli 13.418,00 TL olan 6 adet fatura davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi, ayrıca davalının kabulünde olmadığı için bu faturaların kapsamının davalıya teslim edildiğinin davacı tarafından kanılanması gerektiğinden davacıdan delillerini sunması istenilmiş, davacı fatura kapsamının davalıya teslimi ile ilgili belge sunmadığı için, delilleri arasında yemin bulunduğu için hatırlatma yapıldığında yemin deliline başvurmadığı için 6 adet faturadan kaynaklanan alacağın varlığının kanıtlanamadığı, kanıtlanan davacı satış miktarının 180.494,20 TL olduğu, taleple bağlı kalındığı için davacının davalıdan talep edebileceği asıl alacağının 177.153,20 TL olduğu kabul edilmiştir. Davalı tarafın ödemeleri ve ödeme yerine geçen işlemlerinin incelenmesi sonucu ise, davacı kayıtlarında yer alan 13.039,00 TL ödeme ve 52.273,20 TL EFT ödemesi dahil toplam nakit ödemesinin 65.312,20 TL olduğu kabul edilmiştir. Bu nakit ödeme dışında davalı tarafından düzenlenen 7 adet iade faturası bedeli 115.182,00 TL olup, bu faturalar da davacının kayıtlarında yer aldığı için davalının toplam ödemesinin 180.494,20 TL olduğu, bu hali ile davacının davalıdan talep edebileceği alacağı bulunmadığı kabul edilmiş Davacı 115.182,00 TL bedelli iade faturası kendi ticari defterlerinde kayıtlı olsa da iade faturasının kapsamındaki ürünlerin kendisine iade ve teslim edilmediğini ileri sürmüş ise de, davalı tarafından düzenlenen iade faturalarının davacı defterinde kayıtla olması ürünlerin davacıya iade edildiği konusunda davalı lehine aksi kanıtlanabilir karine oluşturduğu için iade faturası kapsamının teslim edilmediğini davacının kanıtlaması gerektiği kabul edilmiş, başka delil ile kanıt yükü yerine getirilmediği için yemin delili bulunan davacıya hatırlatma yapılmış, yemine başvurulmadığı için davacının iade faturasına konu ürünlerin kendisine teslim edilmediğini kanıtlayamadığı, davacının icra takibi yapmakta haksız olmakla birlikte kötü niyetli olarak icra takibi yaptığı kabul edilmeyeceği kabul edilip, aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davanın REDDİNE, Davalının koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteğinin REDDİNE, 2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL harçtan, dava açılışında alınan 3.220,02 TL peşin harcın düşülmesi ile fazla 2.488,02 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde YATIRANA İADESİNE, 3-) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4-) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-) Davalının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE, 6-) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak İADESİNE, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin YÜZÜNE KARŞI, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.03/03/2026
Katip ... Hakim ... e - imzalıdır e - imzalıdır
Bu gerekçeli karar güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.