İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/829 E. 2025/359 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/829
Karar No
2025/359
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/829 KARAR NO : 2025/359

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/11/2024 KARAR TARİHİ : 24/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA: Davacı vekili 11/11/2024 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; 1-Müvekkilim şirket merkezi Gebze’de olmak üzere iştigal alanında ticareti ile iştigal etmektedir. Müvekkilim cari hesap ilişkisinde davalıya, fatura konusu satıp teslim ettiği emtialar için----- İcra Müd. ------SAYILI İCRA DOSYASI İLE İLAMSIZ İCRA TAKİBİ BAŞLATMIŞTIR. 01.01.2023 ile 31.12.2024 tarihi aralığındaki cari hesap ilişkisinde müvekkilimin icra takibine konusu edilen 30.09.2024 tarihli cari hesap ilişkinde e 9 adet faturalardan kalan ödenmeyen bakiye alacağı 50.057,74-TL'dir. Müvekkilimin davalıya satmış emtialardan kaynaklı bakiye alacağı davalı tarafından müvekkilime ödenmemiştir. 3-Davalı borçlu haksız ve kötüniyetli olarak , davacının bakiye alacağını sürüncemede bırakmak için ödeme emrine itiraz ederek takibi durdurmuştur. Müvekkilim ise haklı alacağının tahsili için icra takibine ve sonrasına itiraz eden davalı aleyhine son çare olarak dava açmak zorunda bırakılmıştır. Müvekkilimin asıl alacağını ödemeyen davalı , aynı zamanda temerrüt olgusunu icara etmeyen davacı için faize itiraz etmiştir. Bu halde faiz dışında kalan asıl alacak için itirazın iptali davasını ikame etmekteyiz. Davalı itirazında haksız ve kötüniyetli olduğu için alacağın likit olması ile % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmekteyiz. Müvekkilim dava şartı olan zorunlu arabulucuya başvuru yapmış olup, taraflar arasına anlaşma sağlanmadığından dolayı, son anlaşmama tutanağı düzenleniştir.a)Davalının ; -----icra Müd. ------ Sayılı dosyasına vaki haksız ve kötüniyetli itirazının asıl alacak olan 50.057.74-TI üzerinden itirazının iptali ile takibin asıl alacak üzerinden devam ettirilmesine, b)% 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, c)dava konusu alacak için teminatsız olarak davalının üzerine kayıtlı menkul ve taşınmazlar üzerine, 3. kişilerdeki alacakları üzerine ihtiyati, haciz konulmasına, Yargılama masraflarının ve ücreti vekaletin davalıya tahmil edilmesine, Karar verilmesini saygılarımızla bilvekael arz ve talep ederiz." denmiştir. Davalı tarafın usulüne uygun tebligatta rağmen dosyamıza herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ----. İcra müdürlüğünün ---- Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.Davacı taraf bedeli ödenmeyen faturalardan kaynaklanan açık hesap ilişkisine dayalı alacak talebinde bulunmaktadır.Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür.6102 sayılı TTK'nın 21/2.maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu,süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine,adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir.Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle,adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması,faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir.Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Her iki ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşması halinde ticari defterler, içeriğine göre delil vasfına sahip olabilecektir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde taraf ticari defterlerinin incelenmesi için alınan 16.01.2025 tarihli raporda davacı kayıtlarına göre davalının 50.057,74 TL borçlu göründüğü anlaşılmıştır. Davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için yapılan kesin süreli ihtara rağmen davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı bununla birlikte davalıya ait ba formlarında dava konusu faturaların yer bulduğu bu haliyle dava konusu ürünlerin davalı tarafından teslim alındığının kabulü gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir. İşlemiş faiz talebi açısından ise ,takip öncesinde 6098 sayılı TBK'nın 117.maddesine uygun temerrüt ihtarı bulunmadığından temerrüdün takip ile gerçekleştiği görülmekle işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir.Alacak likit ve belirli olduğundan asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 10.011,54 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulüne; -Davalı tarafından ---- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 50.057,74 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine, 2-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 10.011,54 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 3.419,44 TL harçtan peşin alınan 526,04 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.893,40 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan 526,04 TL Peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı 5.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 85,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 6.038,64 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 7- 3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin ve davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/829, K. 2025/359, T. 24.04.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-829-e-2025-359-k-d54238d6db02