Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/823 E. 2025/517 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/823
- Karar No
- 2025/517
- Karar Tarihi
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/823
KARAR NO:2025/517
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI:2022/610 Esas 2024/230 Karar
KARAR TARİHİ:04/03/2024
DAVA KONUSU:Sözleşmenin İptali
KARAR TARİHİ:30/04/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :02/05/2025
Taraflar arasında görülen dava sonucu ilk derece mahkemesince verilen hükme yönelik süresi içinde istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine gönderilen dosyanın yapılan incelemesi sonucunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile ... İnş. şirketi ve ...Limited Şirketi arasında taşeron sözleşmesi başlıklı sözleşme imzalandığını, diğer davalı Vakıf ile yüklenici ... LTD arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi olduğunu, müvekkili şirketin, yüklenici Şirket ile taşeronluk sözleşmesinin davalı Vakıf tarafından uygun görülerek kabul edildiğini, arsa ve iş sahibi Vakfın yapı denetim firması olan ... Firması'nın istifa etmesi ile yapı ruhsatının iptal edildiğini ve müvekkili şirketin işlerine devam edemez hale geldiğini, bugüne kadar yapılan işler karşılığında müvekkiline hiç bir ödeme yapılmadığını beyanla, davalı iş sahibi Vakfın yükümlülüklerine aykırı hareket etmesinden dolayı inşaata müvekkili şirket tarafından devam edilmemesi nedeni ile sözleşmenin haklı sebeplerle feshinin tespitini ve bugüne kadar sözleşme gereği müvekkili tarafından yapılan işlerin bedellerinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
08/04/2019 tarihli celsede davacı vekiline HMK'nun 31. maddesi uyarınca açıklama için süre verilmiş, davacı vekili 22/04/2019 açıklama dilekçesi sunarak davanın sadece ... ada ... parsele münhasıran açıldığını, bu parsel üzerinde yaptıkları işlerin bedelini talep ettiklerini bildirmiştir.
Davalı ...Vakfı vekili, cevap dilekçesinde, özetle; diğer davalı... Şirketi ile müvekkili vakfa ait arazilere ilgili kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını,... Şirketi'nin inşaatı tamamlayamadığını, bu sebeple işi taşerona yaptırmak istediğini, müvekkili Vakfın işin taşerona yaptırılmasına izin verdiğini,... Şirketi'nin taşerona karşı da edimlerini yerine getirmediğini, müvekkili Vakfın taşeronluk sözleşmesinin tarafı olmadığını, davacıya karşı taşeronluk sözleşmesinin tarafı olan şirketlerin sorumlu olması gerektiğini savunarak müvekkili vakıf aleyhine açılan davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; yapı denetim firmasının istifa/fesih ihbarı üzerine inşaata ait yapı ruhsatının iptal edildiğini, davalı Vakfın başka bir yapı denetim firması ile sözleşme imzalamaması nedeniyle müvekkili şirketin ruhsat alamadığını, davalı Vakfın yükümlülüklerine aykırı davrandığını, müvekkilinin bir sorumluluğu olmadığını savunarak davanın müvekkili açısından reddini talep etmiştir.
Davalı... Ltd. Şti. vekili yargılama sürecinde yazılı ve sözlü beyanlarında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN 21/06/2021 TARİHLİ KARAR ÖZETİ :
Mahkeme'nin 2018/751 Esas-2021/601 Karar sayılı ilamı ile; taşeronluk sözleşmesi kapsamında davacının yaptığı iş ve imalatlar nedeni ile 644.738,05-TL'nin dava tarihi olan 24/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı... Limited Şirketi ile davalı ... İnşaat Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, davalı Vakıfa'a karşı açılan davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Önceki tarihli karara karşı davacı vekili ile davalı Şirketler vekilleri kanun yoluna başvurmuş, davalı Şirketlerin istinaf başvurularının yapılmamış sayılması ilişkin ek karar verilmiş, bu ek karara karşı da istinaf yoluna başvurulmamış, böylelikle sadece davacı vekilinin istinaf başvurusu incelenmiştir.
DAİREMİZİN ÖNCEKİ KARARA İLİŞKİN 25/05/2022 TARİHLİ KALDIRMA KARARI:
Dairemizin 2022/543 Esas 2022/664 Karar sayılı ilamı ile; "taraflar arasında imzalanan sözleşme, sözleşme kapsamında yapılacak işler ve ödenecek bedel toplam olarak kararlaştırıldığından, 01.02.2012'de yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK 480. maddesinde ifade edilen götürü bedelli sözleşmedir. Taşeron sözleşmesinde ... ada ... parsel blok duvar uygulaması, ... ada ...parselde kalıp işçiliği, beton, demir işçiliği, ... ada ... parselde şap, mantolama, boya, alçı ve boya işçiliği bedelinin KDV dahil 1.450.000.-TL olacağı belirtilmiştir. Mahkemece mahallinde keşif yapılarak alınan ve son olarak hükme esas alınan 31.03.2020 tarihli bilirkişi raporunda, sözleşme kapsamında yapılan işler ve sözleşme kapsamı dışında yapılan işler toplanarak bu bedele KDV eklenmiş, götürü bedel uygulanmış ve yapılan imalâtın oranı %44 olarak hesaplanmıştır. Mahkemece; sözleşmede belirtilen işin KDV dahil olmasına rağmen yapılan işlere KDV eklenmesi, götürü bedele dahil olmayan işlerin toplam bedele eklenerek yapılan iş oranın belirlenmesi, yine sözleşme kapsamı dışındaki işlerin yapıldığı yılın mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplanması (piyasa rayiçleri içerisinde KDV ve yüklenici kârı bulunduğundan ayrıca eklenmez) gerektiği halde hangi yılın piyasa rayiçlerine göre hesaplandığı belli olmayan ve piyasa rayiçleri içerisinde KDV ve yüklenici kârı bulunmasına rağmen bu bedele yeniden KDV dahil edilerek hesaplama yapılan bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi doğru değildir.
Bu kapsamda mahkemece yeniden seçilecek konusunda uzman teknik bilirkişilerden dosyadaki mevcut delil, tutanak, belgeler ve önceki raporlarda gerçekleştirildiği belirlenen imalâtların cins, sayı ve metrajlarını göz önünde tutularak; sözleşme kapsamında ... ada ... parselde yapılması kararlaştırılan işler yönünden KDV dahil 1.450.000.-TL bedel dikkate alınarak ve bu iş yönünden sözleşmede yer alan birim fiyat esas alınarak, yapılan her işin kendi içinde oranlanarak (örneğin, %20-30-40 vs.), yapılan imalatın gerçekleşme oranı tespit edilmeli, sözleşme bedeline (KDV dahil 1.450.000.-TL) oranlamak suretiyle sözleşme kapsamında yapılan imalat bedeli tespit edilmeli, bu parselde yapılan şap, mantolama, alçı ve boya işinde sözleşmede yapılacak işler yönünden belirlenen metrajdan daha fazla bir işin yapıldığı tespit edilmişse yapılan bu fazla metrajın sözleşmede belirlenen m2 birim bedeliyle çarpılması sonucu yapılan fazla iş bedelinin tespiti, sözleşme kapsamı dışında kalan yapıldığı iddia edilen fazla işlerin ise 6098 sayılı TBK 526 ve devamı maddelerinde düzenlenen vekâletsiz iş görme hükümleri uyarınca, imalâtın yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi, (mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplanan bu tutara KDV ve yüklenici kârı dahil olduğundan, ayrıca KDV ve yüklenici kârı ilave edilmemesi gerekir.) suretiyle davacı alacağının tespiti ve kesinleşen hükümler dikkat alınarak yeniden karar verilmesi gerekmektedir" şeklinde gerekçeyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN İNCELEMEYE KONU 04/03/2024 TARİHLİ KARAR ÖZETİ :
Mahkemece, incelemeye konu karar ile; "usuli kazanılmış haklar da gözetilerek davacının davalılar... Şirketi ile ... Şirketi hakkındaki davasının kabulü ile davacının bu davalılar ile imzaladığı "taşeronluk sözleşmesinin" davacı tarafından haklı sebeplerle feshedildiğinin tespitine ve davacının taşeronluk sözleşmesi kapsamında yaptığı iş ve imalat bedeli 491.068,06-TL'nın dava tarihi olan 24/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6098 sayılı TBK'nun 526 ve devamı maddelerinde düzenlenen vekâletsiz iş görme hükümleri uyarınca davalı iş sahibi Vakıf'a ait taşınmaz üzerinde davacının taşeronluk sözleşmesi kapsamında olmayan imalatlar yaptığı benimsenen bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olup ıslah dilekçesi dikkate alınarak davacının davalı ... Vakfı hakkındaki davanın kısmen kabulü ile sözleşme dışı iş ve imalat bedeli 130.289,61-TL'nın dava tarihi olan 24/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yukarıda izah edildiği üzere davacının taşeronluk sözleşmesi kapsamında yaptığı iş ve imalat alacakları yönündeki taleplerinin ... Vakfı yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle, davacının bu davalı hakkındaki fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili, davalı Vakıf vekili ile davalılar... Şirketi ve ... İnşaat Şirketi vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davalı vakıf ile müvekkili arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı yönündeki kabulün hatalı olduğunu, yasal düzenlemelerin davaya konu uyuşmazlığa uygulanması ve yorumlanmasında eksik bir inceleme ve yargılama yapıldığını, müvekkil şirket ile davalı Vakıf arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı kabul edilse bile, davalı Vakıf tarafından müvekkil şirkete yapmış olduğu işlerin karşılığı bir edimin yerine getirileceğinin taaahhüt edilmiş olunması nedeniyle Vakfın müvekkil şirkete karşı borcu olduğunun son derece açık olduğunu, ancak Mahkemece bu hususun değerlendirilmediğini, davalı Vakfın karşı edim yükümlülüğünü ortaya koyan sözleşmeye hiçbir şekilde değinilmediğini, davalı Vakfın müvekkil şirkete yapmış olduğu iş ve imalatların karşılığını üç adet daire devretmek suretiyle ödeyeceği konusunda inceleme yapılmadığını, bilirkişi tarafından da üçüncü kişi yararına sözleşmenin varlığının tespit edildiğini, mahkemece müvekkil şirket sözleşmesi kapsamı içinde ve dışında olan iş ve imalatlar yönünden verilen kararın da hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirketçe sözleşme içinde ve dışında toplam 621.357,67-TL tutarında iş ve imalat yaptığı kabul edilerek hüküm kurulsa da müvekkilin yaptığı iş ve imalat bedellerinin bu tutarın üzerinde olduğunu, iş bedellerini eksik olarak hesaplayan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... Vakfı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya karşı hiçbir sorumluluğu olmadığını, davacı ile hiçbir sözleşme ya da protokol imzalamadığını, hiçbir taahhüt de bulunmadığını, müvekkilinin, davacı ile diğer davalı arasındaki taşeron sözleşmesine taraf olmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkil vakıf aleyhine taşeronluk sözleşmesine istinaden davanın reddine karar verildiği gibi vekaletsiz iş görme hükümlerine istinaden de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının, davanın başında taşeronluk sözleşmesi kapsamı dışında bir talepte bulunmadığını, müvekkil aleyhine vekaletsiz iş görme hükümlerine istinaden karar verilen imalat bedellerinin davacı tarafından meydana getirildiğini kabul etmediklerini, davacının, sözleşme dışı imalatların kendilerince yapıldığına dair dosyaya hiçbir delil sunmadığını, bu imalat bedelleri için ayrı dava ikame edilebileceğini, ıslah ile dava konusunun değiştirilemeyeceğini, müvekkili vakıftan vekaletsiz iş görme kapsamında istenecek bir bedel olmadığını, davacı dava konusu inşaatlarda iş yapması için sözleşme imzalayarak diğer davalı yükleniciye iş vermiş olup vekaletsiz iş görmenin yasal şartlarının oluşmadığını, bu hususun yeterince araştırılmadığını, yerel mahkemece öncelikle, müvekkil vakıf aleyhine vekaletsiz iş görme hükümlerine istinaden ıslah dilekçesi ile talep edilen hususların reddi, aksi kanaat halinde bu bedelin diğer davalı yükleniciye yükletilmesi gerektiğini, yine aksi kanaat durumunda diğer davalı ile birlikte sorumluluk hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğini, sözleşme dışı olarak değerlendirilen işlerin davacı ile diğer davalı arasında sözlü bir sözleşme kapsamında olduğunu, dava konusu tüm işlerin davacı ile diğer davalı arasındaki anlaşmaya istinaden yapıldığını,
Davayı kabul anlamında gelmemek kaydıyla yerel mahkemenin davacı tarafından yatırılan harcın müşterek ve müteselsil olarak tüm davalılardan tahsiline karar verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, davacı tarafından yatırılan harçların kabul ve red oranı durumuna göre davalı taraflara ayrı ayrı yükletilmesi gerektiğini, müvekkili vakıf aleyhine tesis edilebilecek kararda faiz türünün ticari avans faizi olamayacağını, ancak yasal faize hükmedileceğini, mahkemenin ticari avans faizine hükmetmesinin hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalılar... ve ... İnşaat şirketleri vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmeye göre imalat yapılması gereken ada ve parsel numaralarının farklı olduğunu, ilk derece mahkemesince müvekkillerden hangi şirketin hangi ada parselde yüklenici sıfatının bulunduğu incelenerek hangi ada parsel için hangi müvekkilin sorumluluğunun olabileceği değerlendirilmeden her iki müvekkilin de müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ... ada ... parsel yönünden yüklenici sıfatı bulunmayan müvekkil yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde davalı Vakfın başka bir yapı denetim firması ile anlaşmaması nedeniyle asıl kusurlunun davalı Vakıf olduğunun belirtildiğini, bilirkişi heyetinin dosya kapsamına vakıf olmadığını, yerel mahkemece bilirkişi kök raporuna karşı itirazlarının göz ardı edildiğini, yapı denetim firması ile sözleşme yapılmaması halinde inşaata devam edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, yapı denetim firması ile yapılan sözleşmelerin arsa sahipleri tarafından imzalandığını, ancak diğer davalı Vakıf tarafından başkaca bir yapı denetim firması ile yapı denetim sözleşmesi yapılmamış olup, bu aşamada müvekkile herhangi bir kusur izafe edilemeyeceğinin bilirkişi raporunda gözetilmediğini, diğer davalı vakfın sözleşmeye muvafakat verdiği sabit olup, sorumluluğun müvekkillerde olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, davacının diğer davalı vakıf lehine iş ve imalat karşılığı olarak üç adet daire verilmesi göz önünde bulundurulduğunda, yerel mahkemenin bu durumu değerlendirmeyerek sözleşme ilişkisini hiçe saydığını, bilirkişi raporlarında belirlenen iş bedellerinin oldukça yüksek olduğunu, hükme elverişli olmayan raporlar dayanak yapılarak hüküm kurulduğunu, kaldırma kararında belirtilen ada parseller dışında da imalat hesabı yapıldığını, bu nedenle imalat tutarının fazla hesaplandığını, bilirkişi heyeti tarafından imalat hesabına dayanak kabul edilen sözleşmede KDV'nin yarısının davacıya ait olacağı kararlaştırılmış olmasına rağmen bu maddenin hesaplama yapılırken dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğunu, KDV'nin tamamının müvekkiller üzerinde bırakılarak hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu beyanla, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Dava eser sözleşmesinden ve vekaletsiz iş görmeden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir. Davalı Vakıf iş sahibi, davalı şirketler yüklenici, davacı ise inşaatın bir kısım işlerini sözleşme ile üstlenen alt yüklenicidir.
Kayseri 9. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yüklenici davalı... Şti, davalı ...Vakfına ait Kayseri İli, ... İlçesi, ... (...) Mahallesi, ... pafta... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde 12 katlı bina yapmayı üstlenmiştir.
Davacının tutunduğu sözleşme ise iş sahibi yükleniciler ... Ltd. Şti. ve ... İnş.. Ltd. Şti. ile davacı arasında düzenlenmiş olup ... Mahallesi ... ada ... parsel, ... blok, ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı ve aynı yer ... ada ... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde ayrıntıları sözleşmede yazılı olduğu üzere duvar uygulaması, kalıp, demir işçiliği, beton, şap mantolama, boya, alçı ve boya uygulamaları gibi işlerin yapımı davacı tarafından üstlenilmiş, bu işler karşılığında davalı şirketler davacıya bir daire bedeli 200.000,00-TL sabit fiyatlı olmak üzere 7 adet daire ve 50.000,00-TL nakit para vermeyi taahhüt etmişlerdir.
Davacı ile davalılar arasındaki akdi ilişki, Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde tanımlanan eser sözleşmesi niteliğinde olup iş sahibi olan davalı vakfa ait taşınmaz üzerinde sözleşmede yazılı iş ve imalatların yapımı kararlaştırılmıştır. Davalı ...Vakfı ise arsa sahibidir. Dava konusu iş ve imalatların yapıldığı bildirilen ... ada ... parsel sayılı taşınmaz davalı Vakıf adına kayıtlıdır.
Kayseri 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/40 D. iş sayılı delil tespiti dosyasında, davacı tarafından davalılar aleyhine 01/08/2018 tarihinde delil tespiti talebinde bulunulmuş, 05/09/2018 tarihli bilirkişi raporunda ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel üzerindeki iş ve imalatların 729.525,00 TL olduğu belirtilmiştir.
Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/61 D. İş sayılı delil tespiti dosyasında, davalı Vakıf vekili tarafından davalı yüklenici Şirketler aleyhine delil tespiti talebinde bulunulmuş, bilirkişi tespit raporunda ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki iş ve imalatların yüzde 75.20 oranda tamamlandığı belirlenmiştir.
Dairemiz kaldırma öncesi hükme esas alınan 31/03/2021 tarihli ek raporda özetle; "Dava konusu taşınmazda yapılan inşaat imalatlarının KDV hariç 546.338,18-TL ve KDV dahil 644.738,05-TL olduğu, inşaatta gerçekleşme oranının %44,46 olduğu" bildirilmiştir.
Dairemiz kaldırma kararı sonrası alınan 17/02/2023 tarihli raporda özetle; "Sözleşme metrajları ile taraflar arasında belirlenen birim fiyatlarına göre sözleşme kapsamında yapılan imalatların toplam tutarının KDV dahil 491.068,06-TL olduğu, sözleşme gerçekleşme yüzdesinin toplamda %33,88-TL olduğu, (mantolama %12,81; alçı %19,89; duvar %1,18), sözleşmede belirtilen metrajlardan fazla miktarda uygulama yapılmamış olduğu, sözleşme kapsamı dışında yapılan imalatların toplam tutarının KDV dahil 130.289,61-TL olduğu" belirtilmiştir.
26/07/2023 tarihli ek raporda özetle; "Sözleşme metrajları ile taraflar arasında belirlenen birim fiyatlar ile sözleşme tutarının 1.450.000,00-TL olduğu, sözleşme kapsamında davacı tarafından yapılan imalatların toplam tutarının KDV dahil 491.068,06-TL olduğu, davacının sözleşme gerçekleşme yüzdesinin toplamda %33,87 olduğu, (mantolama %12,81; alçı %19,88; duvar %1,18), dosya kapsamında yapılan incelemeler sonucunda sözleşmede belirtilen iş kalemlerinin metrajlarından daha fazla miktarda uygulama yapılmamış olduğu, sözleşme kapsamı dışında yapılan imalatların toplam tutarının KDV dahil 130.289,61-TL olduğu, tespit dosyasında bulunan metrajların hesap tablosu olmadan yapılmış olduğu, sözleşme kapsamı dışında yapıldığı iddia edilen fazla imalatların piyasa rayiç fiyatlarına göre hesaplanmış olduğu, rayiç fiyatın belirlenmesinde hata-eksiklik bulunmadığı, sözleşme kapsamında yapılan imalatların toplam tutarının KDV dahil 491.068,06-TL olduğu ve tamamlanan bu kısmın %33,88 olduğu, (mantolama %12,81; alçı %19,89; duvar %1,18) sözleşme kapsamında yer almayan) halde ekstradan yapılmış olan bazı imalatların olduğu ve imalatların toplam tutarının KDV dahil 730.289,61-TL olduğu" belirtilmiştir.
26/11/2023 tarihli ek raporda özetle; "ana rapor ve ek raporlarında yapılan tespitlerin 2018 yılı piyasa rayiçlerine göre hesaplanmış olduğu, yapılan hesaplamalarda sözleşmede kararlaştırılan imalatların gerçekleşme yüzdesinin toplamda %33.87 olduğu, bu orana göre sözleşme kapsamında yapılan iş bedelinin 491.068,06-TL olduğu" belirtilmiştir.
Davalı...Ltd. Şti.'nin davalı ... Vakfı arasında düzenlenen Kayseri 9. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin 9. maddesinde yüklenicinin taahhüt ettiği işi kendisinin yapabileceği gibi sözleşme şartlarının tamamının kendisini de bağlamak kaydı ile vakıf tarafından yazılı olarak kabul edilebilecek kişi veya kooperatif vasıtasıyla da yapabileceği kararlaştırılmıştır. Bu sözleşme hükmüne dayalı olarak yüklenici davacı şirket ile sözleşme imzalamış ve davalı iş sahibi olan Vakıf tarafından buna muvafakat verilmiştir.
Dairemizce kamu düzeni yönünden ve usulü kazanılmış hak ilkesi gereğince re'sen yapılan incelemede; Mahkemece kaldırma kararı öncesinde sözleşme kapsamında yapılan iş bedeli olarak 644.738,05-TL'ye hükmedilmiş olup, ilk karar karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, kaldırma kararı sonrasında ise Mahkemece sözleşme kapsamındaki iş bedeli olarak 491.068,06-TL'ye hükmedilmiş böylelikle aleyhe hüküm verme yasağına aykırılık oluşturulmuştur. Taraflardan yalnız birinin hükmü istinaf etmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf eden tarafın yararına olarak verdiği kaldırma kararına uyan ilk derece mahkemesinin artık istinaf eden tarafın önceki kaldırılan karara oranla daha aleyhine bir hüküm vermesi gerekir. Buna "aleyhe hüküm verme yasağı" denir. Usuli kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı) Yargıtay 3.HD'nin 23/09/2020 tarihli 2019/1625 E, 2020/4629 K sayılı ilamında açıklandığı üzere, aleyhe bozma yasağı İstinaf mahkemeleri için de geçerli olup istinaf kanun yoluna başvurularda da aleyhe hüküm verme yasağı değerlendirilmelidir.
Davacının istinaf nedenleri bakımından, davacı, davalı Vakfın, yüklenici Şirket ile kendisi lehine sözleşme yaptığını, bunun üçüncü kişi yararına sözleşme olduğunu, bu nedenle davalı Vakfın da sözleşme kapsamındaki iş bedelinde sorumlu olduğu beyanla, sözleşme kapsamındaki iş bedelinin davalı Vakıftan da tahsili gerektiğini ileri sürmektedir. Davalı Vakıf ile davacı arasında yapılan bir sözleşme bulunmamakla birlikte davalı Vakıf yetkilisinin imzaladığı 24/04/2018 tarihli imzalı belgenin üçüncü kişi yararına sözleşme olduğunu ileri sürerek davalı Vakfın da borçtan sorumlu olması gerektiğini beyan etmektedir. Üçüncü kişi yararına sözleşme, Türk Borçlar Kanunu'nun 129. maddesinde düzenlenmiş olup TBK.m.129/1: Kendi adına sözleşme yapan kişi, sözleşmeye üçüncü kişi yararına bir edim yükümlülüğü koydurmuşsa, edimin üçüncü kişiye ifa edilmesini isteyebilir. TBK m.129/2: Üçüncü kişi veya üçüncü kişiye halef olanlar da tarafların amacına veya örf ve âdete uygun düştüğü takdirde edimin ifasını isteyebilirler. Bu durumda, üçüncü kişi veya ona halef olanlar bu hakkı kullanmak istediklerini borçluya bildirdikten sonra, alacaklı borçluyu ibra edemeyeceği gibi, borcun nitelik ve kapsamını da değiştiremez. Bu sözleşme türünde, yine, alacaklı ve borçlu olmak üzere iki taraf vardır. Ancak,
alacaklı, ifanın kendisine değil de, bir başka üçüncü kişiye yapılmasını istemektedir.
Yani, taraflardan birinin, sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü bir kişiye edada bulunmayı taahhüt etmesi halinde, üçüncü kişi yararına sözleşmeden bahsedilir. Ancak davalı Vakıf ile davalı yüklenici arasında ifanın davacı alt yükleniciye yapılacağına ilişkin bir sözleşme bulunmayıp, davalı arsa sahibi Vakıf, akidi yüklenici... Şirketi'ne yazdığı yazı ile inşaat sözleşmesi uyarınca bir kısım bağımsız bölümleri davacı alt yükleniciye devretmeyi kabul etmektedir. Bu yazışma, bir sözleşme olmayıp, yüklenicinin inşaat sözleşmesi uyarınca bağımsız bölüm devri talebinin karşılanması ile ilgilidir. Bu nedenle devacının sözleşme kapsamındaki iş bedelinden arsa sahibi Vakfın da sorumlu tutulması yönündeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Davacının değişik iş dosyalarında iş bedelinin ve iş yüzdesinin daha yüksek hesaplandığına ilişkin istinaf nedeni bakımından, 2018/40 sayılı değişik iş dosyasında ... ada ...ve ... ada ... parsele yapılan işlerin toplamının bedeli belirlenmiştir. Yine 2018/61 sayılı değişik iş dosyasında tespit edilen iş yüzdesi bakımından ise eldeki dosyada alınan iki ayrı heyet raporu ve ek raporlarına, esasa ilişkin inceleme yapılmış olması ve itirazlara ilişkin ek değerlendirmelerin de tamamlamış olması nedeni ile itibar etmek gerekmektedir.
Davalı Vakfın davanın esasına ilişkin istinaf nedenleri bakımından vekaletsiz iş görme hükümleri bakımından davalı Vakıf aleyhine sözleşme dışı işlerin bedeline hükmedilmesinde yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Zira Yargıtay'ın yerleşik içtihat ve uygulamalarında, usule uygun prosedür sürdürülerek sözleşme yapılmaksızın iş ve imalât yapılması ve bunun iş sahibi yararına olması halinde bedelinin 6098 sayılı TBK'nın 526 ve devamı maddelerinde düzenlenen vekaletsiz iş görme hükümleri uyarınca ve yapıldığı yıl piyasa rayiçleri ile istenebileceği kabul edilmektedir. Mahalli piyasa rayiçleri içerisinde yüklenici kârı ve KDV olacağından piyasa rayiçlerine göre bedelin tespitinde ayrıca yüklenici kârı ve KDV eklenmeyecektir. Bilirkişi tarafındna belirlenene sözleşme dışı iş vekaletsiz iş görme olup davacı yüklenici bedelini talep edebilecektir. İş edeli KDV dahil yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenmiş olup davalı iş sahibi Vakıf aleyhine hükmedilmesidoğrudur.
Davalı Vakfın faiz türüne ilişkin istinaf nedeni bakımından, TTK 19/2. Maddesine göre bir taraf için ticari iş sayılması gereken hususların diğer taraf için de ticari iş sayılacağı,, davalıların ticari şirket olduğu, kaldı ki eser sözleşmeleri açısından Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 30/03/2022 tarih ve 2021/4037 Esas-2022/1822 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12/3 maddesi gereğince her çeşit imal ve inşa işleri ticari işler arasında sayılmıştır. Dolayısıyla yüklenici için ticari iş niteliğinde olan eser meydana getirme işi, yasada aksine hüküm bulunmadıkça, diğer taraf yönünden de ticari iş sayılır. (TTK m.19/II, eski TTK m.21/II) 3095 sayılı kanuni faiz ve temerrüt faizine ilişkin kanunun 2/II maddesi hükmünce davacı avans faizi talep edebilir" şeklinde olduğu, davalı Vakfın faiz türüne ilişkin istinaf nedenlerinin yerinde değildir.
Davalı Vakıf aleyhine hükmedilen 130.289,061 TL miktarı üzerinden hesaplanan harç 8.900,08 TL olup, fazla hükmedilen harca ilişkin istinaf nedeni yerindedir. Diğer davalılar aleyhine hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan harçtan da sorumlu tutulması yerinde görülmemiştir.
Davalı Şirketler vekilinin istinaf nedenleri bakımından; davacının alacağına esas olarak dayandığı sözleşmede işverenleri... LTD ve ... LTD olarak açıkça yazılı olduğu, inşaat ruhsatı ve diğer belgelerde ... LTD adına düzenlediği, Taşeron Sözleşmesi başlıklı sözleşmenin davalı Şirketler ile davacı arasında imzalandığı, kaldı ki bu hususun yargılama aşamasında da ileri sürülmediği, yapı denetim firmasının istifası nedeni ile işlerin tamamlanamamasındaki kusurun eldeki taleplere etkisi bulunmadığı, zira davacı taşeronun tamamladığı iş bedelini talep ettiği, KDV'ye ilişkin sözleşme maddesi yönünden, götürü bedelli sözleşmelerde KDV bedelin içinde olduğundan ayrıca bu hususla çelişen maddeye itibar edilmemesinin yasaya ve uygulamaya aykırı olmadığı dolayısıyla davalılar vekilinin istinaf istemlerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kamu düzenine ilişkin hususlar ile davalı Vakıf vekilinin karar ve ilam harcı miktarına yönelen nedenler yönüyle kabulüne, kararın kaldırılarak HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden aşağıdaki gibi hüküm tesisine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A-Davacı vekilinin, davalı vakıf vekilinin ve davalı şirketler vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/610 Esas 2024/230 Karar sayılı kararının yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA;
B-DAVANIN YENİDEN ESASIYLA İLGİLİ OLARAK;
1-Davacının davalılar... Limited Şirketi ile ...Limited Şirketi hakkındaki davasının KABULÜ ile davacının bu davalılar ile imzaladığı "taşeronluk sözleşmesi"nin davacı tarafından haklı sebeplerle feshedildiğinin tespitine ve davacının taşeronluk sözleşmesi kapsamında yaptığı iş ve imalat bedeli 644.738,05-TL'nın dava tarihi olan 24/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının davalı ... Vakfı hakkındaki davasının KISMEN KABULÜ ile sözleşme dışı iş ve imalat bedeli 130.289,61-TL'nın dava tarihi olan 24/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının bu davalı hakkındaki fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 42.444,94-TL nisbi karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 1.707,75-TL peşin harç ile tamamlama harcı olarak yatırılan 24.762,37-TL olmak üzere toplam 26.470,12-TL harcın mahsubu ile bakiye 15.974,82-TL harçtan davalılar... Limited Şirketi ile ...Limited Şirketi'nin 11.275,47-TL'lık kısmı ile sınırlı sorumlu olması, davalı ... Vakfı'nın ise 2.991,60-TL'lık kısmı ile sınırlı sorumlu olması koşuluyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 1.707,75-TL peşin harç ile 24.762,37-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 26.470,12-TL harcın 5.908,48 TL'sinin davalı Vakıf'tan, kalan kısmının diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça karar ilamı öncesinde yapılan 80,50-TL e-tebligat gideri, 191,40-TL tebligat gideri, 32,50-TL müzekkere gideri, 100,00-TL keşif araç ücreti, 4.700,00-TL bilirkişi ve ek bilirkişi ücreti ve 1.329,40-TL delil tespiti gideri olmak üzere toplam 6.443,80-TL ile karar ilamı sonrasında yapılan 119,50-TL e-tebligat gideri, 6.000,00-TL bilirkişi masrafı olmak toplam 12.443,80-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre belirlenen 10.950,54-TL yargılama giderinin (davalı ... Vakfı'nın ise 2.296,16-TL'lık kısmı ile sınırlı sorumlu olması koşuluyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 72.143,73-TL nispi vekalet ücretinin davalılar... Limited Şirketi ile ...Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 20.846,34-TL nispi vekalet ücretinin davalı ... Vakfı'ndan alınarak davacıya verilmesine,
10-Kararın mahiyeti gereği davalılar ... Limited Şirketi ve davalı ...Limited Şirketi lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
11-Davalı ... Vakfı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince davanın reddine karar verilen kısım üzerinden hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
12-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
C-İSTİNAF YARGILAMASI YÖNÜNDEN;
1-Davacı, davalı vakıf vekili ve davalı şirketler vekili tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırılana iadesine,
2-Taraflarca yatırılan istinaf başvurma harcı ve yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-Kullanılmayan gider avansı var ise; 6100 Sayılı HMK' nun 333. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 59. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra İlk Derece Mahkemesi Yazı İşleri Müdürünce başvuranlara iadesine,
5-Kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2, 361/1, 362/1-a ve 365/1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Dairemize veya hükmü veren İlk Derece Mahkemesi'ne veya temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.30/04/2025