İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/828 E. 2025/995 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/828
Karar No
2025/995
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/828 KARAR NO : 2025/995

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/10/2024 KARAR TARİHİ : 11/11/2025 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 11/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; borçlu ...'nin, Müvekkili ...'ne olan borcu sebebiyle İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü ... Esas dosyası ile icra takibi açıldığı ve borçlu şirket vekili tarafından borca ve yetkiye itirazı üzerine dosyanın yetkili Bakırköy İcra Müdürlüğü'ne gönderildiği ve Bakırköy .... İcra Müdürlüğü .... Esas dosyasından gönderilen ödeme emrine borçlu şirketin itirazı üzerine takibin durduğu; borçlu şirket vekilinin itiraz dilekçesinde alacaklı şirkete herhangi bir borçları olmadığını belirttiği ve alacağın tamamı ile tüm ferilerine itiraz ettiği; Müvekkili alacaklı şirket ile borçlu şirket arasında cari hesaba dayanan ticari işler yapılmış olup kalan bakiye 68.203,75-TL bedelin borçlu şirket tarafından ödenmediği; herhangi bir nedeni olmaksızın işbu ödemeyi yapmaktan kaçınan borçlu şirketin bu kez de icra takibine haksız ve hukuka aykırı itiraz ederek kötü niyetli olarak müvekkili şirketin alacağına kavuşmasını engellemeye çalıştığı; işbu dilekçeleri ekinde sunulan faturalar ve cari hesapta da açıkça görüleceği üzere Müvekkili şirketin 68.203,75-TL alacağının bulunduğu aşikar olup borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, müvekkili Şirketin, borçlu şirketin haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğramış olup mağduriyetinin giderilmesi amacıyla takip bedelinin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etme zorunluluğunun hasıl olduğu; Takip konusu alacak, belgelere dayanmakta olup borçlu açısından likit ve muayyen bir borç olduğu; Davalı şirketin itirazının sadece müvekkil şirketin alacağını tahsil etmesini engellemeye yönelik olup İ.K. 67 uyarınca icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğu belirtilerek borçlu şirket tarafından Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, borçlu şirket tarafından haksız ve dayanaksız olarak yapılmış bulunan itiraz sebebiyle alacağın da likit olduğu göz önüne alınarak takip bedelinin %20 sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket vekilinin iddia ettiği hususlar tamamen gerçek dışı olup iş bu davanın reddinin gerektiği; şöyle ki; davacı alacaklı gözüken şirket ile müvekkili arasında Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına dayanak teşkil ettiği söylenilen şekilde herhangi bir cari hesap ilişkisi bulunmadığı; Davalı müvekkili şirketin davacı şirkete cari hesap ilişkisinden, sözde cari hesap ekstresinde zikredilen herhangi bir fatura ilişkisinden doğan herhangi bir borcu olmadığı; Kaldı ki Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına sunulu Örnek No:1 Takip talebinde dava dilekçesinde zikredilen ve ekinde sunulan faturalara dayanılmadığı, anılı faturaların icra takip dosyasına sunulmadığı, taraflarına da tebliğ edilmemiş olup bu aşamada sunulmalarına ve alacak talebine dayanak teşkil edilmelerine muvafakatleri olmadığı; ne takip dayanağı cari hesap ekstresi ne de ekstreye konu sözde faturaların müvekkil şirkete ne icra takibi öncesi, ne icra takibi ile ne de iş bu huzurdaki dava ile tebliğ edilmediği; dava konusu takiple talep edilen yersiz ve mesnetsiz asıl alacağa işletilen ve işletilmek istenen yıllık Ticari Avans Faiz oranının da fahiş olduğu; Takip öncesi herhangi bir temerrüdün söz konusu olmadığı; dolayısıyla işletilen ve işletilmek istenen faiz ve faiz oranının da kabulünün mümkün olmadığı belirtilerek yersiz ve mesnetsiz iddiaların dayanak oluşturduğu haksız ve kötü niyetli davanın reddine, kötü niyetli dava ve takipten ötürü müvekkil lehine alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niye tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan 03/10/2025 tarihli raporda özetle, davacı şirket tarafından, dava konusu uyuşmazlık kapsamında incelemeye ibraz olunan 2023-2024 yılı ticari defterlerinin TTK ve HMK 222/2 hükümlerine Uygun tutuldukları anlaşılmakla, anılan ticari defterlerin davacı şirket lehine delil kabiliyetlerinin mahkememizin takdirinde bulunduğu; mahkememizin ara kararı kapsamında 13.02.2025 tarihinde Mahkeme kaleminde yapılan incelemeye davalı tarafın iştirak etmediği, dava konusu Uyuşmazlık kapsamında ticari defter ve belgelerini sunmadığı anlaşılmakla hukuki yorum ve nihai takdirin mahkememize ait bulunduğu; dava konusu uyuşmazlık kapsamında davacı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan ticari defter ve belgelerin tetkikinde, davacı şirketin davalı şirketle olan ticari ilişkisini 120 Alıcılar Hesabı, ... alt hesap kodunda takip ettiği; davacı şirket tarafından davalı şirket adına 2023 yılında düzenlenen faturaların ... alt hesap kodunda davalı adına zamanında ve usulüne uygun borç, yapılan tahsilat ile alış (iade) faturalarının ise alacak kaydedildiği; 31.12.2023 sonu itibarıyla davacı şirket ticari defterleri kapsamında davalı borç tutarının 68.203,75 TL olduğu; anılan tutarın 01.01.2024 açılış bilançosuna yansıdığı; davacı şirket 2024 ticari defterleri kapsamında 2024 yılı içerisinde borç alacak kaydına esas alım-satım-tahsilat-tediye kaydına rastlanmadığı; neticeten, davacı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan ticari defter ve belgeler kapsamında 20.05.2024 icra takip ve 22.10.2024 huzurdaki dava tarihi itibarıyla davalı borç tutarının icra taki tahsili talep edilen 68.203.75 TL olduğu; ancak hiç şüphesiz takip ve dava konusu bedele esas faturaların davacı şirket ticari defterlerine zamanında ve usulüne uygun kayıtlı olması alacağın varlığını ispata tek başına yeterli olmayıp, faturalar ve içeriği mal/hizmetin de davalı yana tebliğ ve tesliminin ispatı gerektiği; bu bağlamda, davalı şirket tarafından dava konusu uyuşmazlık kapsamında ticari defter ve belgeler incelemeye ibraz edilmediğinden mahkememiz tarafından tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerine yazılan müzekkereler çerçevesinde dosyaya celbi sağlanan BA BS Formlarının tetkikinde; davacı şirketin bağlı bulunduğu Maslak Vergi Dairesi Müdürlüğünden gönderilen cevabi yazı ve eki BA BS Formlarının tetkikinde; Mart 2023 döneminde davalı adına düzenlenen 2 adet satış faturası ile Mayıs 2023 döneminde davalı adına düzenlenen 1 adet satış faturasının davacı tarafından BS Formu ile beyan edildiği; davalı şirketin bağlı bulunduğu Esenler Vergi Dairesi Müdürlüğünden gönderilen cevabi yazı ve eki BA BS Formlarının tetkikinde; Mart 2023 döneminde davacı tarafından adına düzenlenen 2 adet alış faturası ile Mayıs 2023 döneminde davacı tarafından adına düzenlenen 1 adet alış faturasının davalı tarafından BA Formu ile beyan edildiği; bununla birlikte davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve detayı Tablo- 2 ile arz edilen faturalara karşı sipariş iptali sebebiyle bu defa davalı tarafından Nisan 2023 döneminde düzenlenen 2 adet iade faturalarının da davalı şirket BS Formu ve davacı şirket tarafından da BA Formu ile beyan edildiği; (Tablo-1) hukuki yorumu tamamen mahkememize ait olmak üzere Yerleşik Yargıtay Kararları doğrultusunda davalı tarafın dava konusu faturaları ilgili vergi dairesine bildirmesi halinde, bu bildirimin fatura kapsamındaki mal/hizmetin teslim edilmiş/alınmış olduğunu göstereceği hususu gözetilerek, dosyaya celp edilen BA BS formların incelenmesi sonucunda davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen takip ve dava konusu bakiye bedele esas olmak üzere Mart 2023 döneminde düzenlenen 2 adet fatura ile Mayıs 2025 döneminde düzenlenen 1 adet faturanın davalı şirket tarafından BA Formu ile beyan edilmesi anılan faturalar ve içeriği mal/hizmetin davalı şirket tarafından teslim ve tebliğ alındığı; keza davalı tarafından davacı adına Nisan 2023 döneminde düzenlenen 2 adet iade faturasının da davalı tarafından BS Formu, davacı tarafından BA Formu ile beyan edildiği; (Tablo-1/ Tablo-2) neticeten davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında 20.05.2024 tarihinde başlatılan icra takibi ile tahsili talep edilen 68.203,75 TL tutarında alacağı olduğu; mahkememizce davacının davasının kabulü halinde davacı şirketin davalı şirketten 68.203,75 TL tutarın tahsilini talep edebileceği yönünde görüş bildirilmiştir. Deliller: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı icra takip dosyası, bilirkişi raporu, Maslak Vergi Dairesi Müdürlüğünün, Esenler Vergi Dairesi Müdürlüğünün yazı cevapları, tüm dosya kapsamı. Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... borçlunun ... olduğu, takibe konu alacağın 68.203,75 TL olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, bakiye fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe borçlu-davalının itirazının iptali ve icra inkar istemine ilişkindir.(İİK 67) Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 28/03/2023,31/03/2023 ve 23/05/2023 tarihli faturalardan kaynaklı olarak davacının daalıdan cari hesap alacağı olup olmadığı, davacı tarafça fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının itirazının haklı olup olmadığı hususuna ilişkin olduğu anlaşılmıştır. HMK 190 gereğince bir satış ilişkisinde davacı taraf alıcıya ürün sattığını/teslim ettiğini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir. (HGK 2017/(19)11-944 e. 2021/197 k. Sayılı ilamı) Yine davalının davacı tarafından gönderilen faturayı alıp kayıtlı olduğu vergi dairesine BA olarak bildirmiş olması halinde de fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir. (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3854 esas 2019/1521 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/8630 esas 2023/2818 karar sayılı ilamı, Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 2016/944 esas 2016/3009 karar sayılı ilamı) Ticari defterler üzerinde yapılacak defter inceleme günü davalıya tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalı tarafça defterler sunulmamış yalnızca davacı defterleri üzerinde inceleme yapılmış HMK 222 uyarınca 03/10/2025 tarihli rapor denetime elverişli bulunduğundan hükme esas alınmıştır. Somut olayda; davacı tarafça fatura alacağının tahsili amacıyla başlattığı takibe davalının itirazının iptali talep edilmiş olup bilirkişi marifeti ile davacı ticari defterleri ve vergi dairesi kayıtlarının incelenmesi neticesinde, davacının defterlerinin lehine delil vasfının bulunduğu,28/03/2023 tarihli 110.056,22-TL, 31/03/2023 tarihli 30.573,49-TL ve 23/05/2023 tarihli 97.372,77-TL bedelli faturaların davacı tarafça BS formu ile davalı tarafça da BA formu ile bağlı bulundukları vergi dairesine bildirildiği, davalı tarafça 28/03/2023 tarihli 110.056,22-TL ve 31/03/2023 30.573,49-TL bedelli faturalara istinaden 11/04/2023 tarihli 23.151,60-TL ve 81.647,13-TL bedelli iade faturası düzenlendiği ve iade faturalarının davacı defterinde yer aldığı, davalı tarafça 3 adet fatura borcuna istinaden banka yoluyla 65.000,00-TL ödeme yapıldığı,bu durumda takip ve dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 68.203,75-TL alacaklı olduğunun davacı tarafça ispatlandığı, aksini ispat yükü üzerinde olan davalı tarafça borçlu olmadığı hususunun ispatlanmadığı, dolayısıyla davacının davasında haklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne ve likit olan alacağa davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın Kabulü ile 1-Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, -Devamına karar verilen 68.203,75-TL alacağa takip tarihinden itibaren reeskont avans faizi uygulanmasına, 2-Alacağın likit olması nedeniyle 68.203,75-TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.658,99.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 1.156,75.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 3.502,24.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60.-TL başvurma harcı ve 1.156,75.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından dosyada yapılan 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 335,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 6.335,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın gerekçesinin taraflardan her birine tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen anlatıldı. 11/11/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/828, K. 2025/995, T. 11.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-828-e-2025-995-k-38c2bf1ae3e1