İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/368 E. 2025/1204 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/368
Karar No
2025/1204
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/368 Esas KARAR NO : 2025/1204

DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 12/04/2021 KARAR TARİHİ : 31/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekili, müvekkilinin, davalı şirketin dava dışı ... ile kurucu ortağı olup halihazırda da ortaklığı devam ettiğini, davalı şirketin pay defterinde her ne kadar ... %33,00 oranında pay sahibi olarak görünüyorsa da, müvekkilinden devralmış göründüğü %16,50 pay ile ilgili kayıt işlemi hukuka aykırı şekilde gerçekleştirildiğini, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.09.2020 tarih, ... E. ve ... K. sayılı kararı ile davalı şirketin pay defterinde ... adına kayıtlı görünen %16,50 oranındaki payın müvekkiline ait olduğunun tespiti ile müvekkili adına kaydına karar verildiğini, davalı şirket yönetim kurulunun çağrısı ile, davalı şirketin 2019 yılı genel kurul toplantısı, 12.01.2021 tarihinde şirket merkezinde yapılmış, TTK m.420 hükmü kapsamında müvekkilimiz tarafından finansal tabloların okunması, müzakere ve tasdiki gündemi ve bu gündem ile ilgili diğer gündemlerin görüşülmesinin ertelenmesinin talep edilmesi üzerine toplantının 12.02.2021 tarihine ertelenmesine karar verildiğini, ancak sermaye artışı hususunda erteleme talebinin kabul görmeyerek hukuka aykırı bir şekilde 12.01.2021 tarihinde karar alındığını, ertelenen davalı şirket 2019 yılı genel kurul toplantısı 12.02.2021 tarihinde gerçekleştirilmiş olup müvekkili vekili aracılığıyla toplantıya iştirak etmiş ve gündem maddeleri ile ilgili alınan kararlar ve toplantı hakkında muhalefet şerhlerini yazılı olarak sunmuş, ayrıca sözlü beyan ve itirazlarını tutanağa yazdırdığını, dava konusu 12.01.2021 tarihli genel kurul kararları bakımından; Bakırköy ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.09.2020 tarih, ... E., ... K. sayılı hükmü davalı şirket tarafından yok sayılarak davaya konu olan genel kurul kararlarında müvekkilin hissesi doğru bir şekilde kayda geçilmeyerek, oy hakkı yok sayıldığını, buna göre, müvekkilinin toplantı tarihi itibariyle şirketteki hissesi %50 olup, ancak hissesi %33,50 olarak gösterildiğini, bu çerçede dava konusu genel kurullarda alınan tüm kararların yoklukla malul olduğunu, TTK m.420 doğrultusunda finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların ertelenmesi talep edildiği halde, gündemin 5.maddesinde düzenlen sermaye artışı hususunun görüşülmesine geçilmiş ve iç kaynaklar aracılığıyla sermaye artışı kararı alınarak, yine gerekli nisaba ve paylara aykırı olarak, esas sözleşmenin 6. maddesinin tadiline karar verildiğini ancak söz konusu karar aleni bir şekilde TTK m.420'ye aykırılık teşkil ettiğini, TTK m.420 uyarınca erteleme talep edilen finansal tabloların görüşülmesi maddesi ile iç kaynaklardan sermaye artışı maddesi birbirine sıkı sıkıya bağlı konular olup sermaye artışı gündemi yönünden de görüşmenin ertelenmesi gerekirken aksi şekilde karar alınmasının doğru olmadığını, ayrıca sermaye artışına dair alınan genel kurul kararının asıl gayesinin iç kaynakları tüketerek nakdi sermaye artışına kanuni olarak zemin hazırlamak olduğunu, bu nakdi sermaye artışı ile de müvekkilinin hisselerini semeresiz bırakılmak istendiğini, bu sebeple de sermaye artış kararının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davalı şirket tarafından gereklilik hali doğrultusunda bir sermaye artışı yapılmadığını, 12.02.2021 tarihinde yapılan genel kurula ilişkin olarak ise, bu genel kurulda da davalı şirket tarafından Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.09.2020 tarih, ... E., ... K. sayılı hükmünün hukuka aykırı şekilde yok sayıldığını, dolayısıyla genel kurulda alınan tüm kararların yoklukla malul olduğunu, dava konusu genel kuurulda oylanan 2019 yılına ilişkin faaliyet raporunun gerçeği yansıtmadığını, şirketin 2019 yılına ait bilançosu gerçeği yansıtmamakta olup kar/zarar hesapları da doğru olmadığıdan (4) numaralı kararın da iptali gerektiğini, yönetim kurulu üyelerini TTK m.436'ya aykırı bir şekilde birbirlerinin ibrası için oy kullandıklarını, her ne kadar yönetim kurulu üyeleri ibra edilmemişlerse de birbirlerinin ibralarında oy kullanmalarının hukuka aykırı olduğunu, kar dağıtılmamasına ilişkin olarak verilen genel kurul kararı müvekkilinin müktesep hakkı olan kar payı alma hakkına ve anonim şirketin özüne aykırılık teşkil ettiğinden (6) numaralı kararın da iptali gerektiğini, özel denetçi talebinin usul ve yasaya aykırı olarak reddedildiğini, ayrıca, özel denetçi tayini için ayrıca dava açılacak olup bu hususa ilişkin olarak tüm yasal haklarının saklı olduğunu, bu sebeple aksi yönde alınan kararın da iptalinin istendiğini ileri sürerek davalı şirketin 12.01.2021 ve 12.02.2021 tarihinde yapılan genel kurullarında alınan tüm kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına, şirket yönetimine kayyım atanmasına, dava konusu davalı şirketin 12.01.2021 ve 12.02.2021 tarihli genel kurullarında alınan tüm kararların yoklukla malul olduğunun tespitine, aksi kanaat hâsıl olduğu takdirde, 12.02.2021 tarihinde alınan 5 nolu karar hariç, 12.01.2021 ve 12.02.2021 tarihlerinde alınan diğer tüm kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, müvekkili şirket organsız kalmadığından tedbiren kayyum atanması isteminin reddi gerektiğini, diğer tedbir talebi bakımından da yaklaşık ispatın gerçekleşmediğini, butlan koşullarının bulunmadığını, ... ile davacı arasında akdedilmiş olan hisse devri sözleşmesi ile davacı şirket hissesini bu kişiye devrettiğini, dolayısıyla dava konusu genel kurul toplantı ve karar nisaplarının tamamen hukuka uygun olduğunu, sermaye artırımına ilişkin alınan karar ile bu karara dayanak teşkil eden tüm finansal tabloların, mizanların, bilançoların ve raporların gereçeği yansıttığını, dava konusu genel kurulda alınmış kararların tamamı usul ve yasaya uygun olup; davacının iddialarının soyut ve dayanaksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekilinin, 30/12/2025 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini, dosyada herhangi bir tedbir kararı bulunmakta ise tedbirin kaldırılmasını, yargılama gideri talebi olmadığını beyan etmiştir. Davalı vekilinin, 30/12/2025 tarihli dilekçesi ile davacı tarafın davadan feragatini kabul ile vekalet ücreti ve yargılama giderini talebi olmadığını beyan etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: HMK'nın 307. maddesinde; feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak belirtilmiştir. HMK'nın "Feragat ve kabulün şekli" başlıklı 309. maddesi hükmüne göre de; feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Davacı vekilinin vekaletinde feragat özel yetkisinin bulunduğu, feragat karşı tarafın kabulüne bağlı olmayan, kesin hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemi olması nedeni ile davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiş olup davalı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığı gözetilerek hüküm fıkrası buna göre düzenlenmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 615,40-TL ilam harcından peşin alınan 59,30-TL harçtan mahsup edilerek bakiye kalan 556,10-TL nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Talep edilmediğinden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 31/12/2025

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2021/368, K. 2025/1204, T. 31.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-368-e-2025-1204-k-f7b77c7c642b