İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/818 E. 2026/332 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/818
- Karar No
- 2026/332
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/818 Esas KARAR NO : 2026/332
DAVA : İtirazın İptali (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/12/2024 KARAR TARİHİ : 08/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davacı taraf davalı aleyhine ödenmeyen broker komisyonu için .... İcra dairesinin 2024/... esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, taraflar arasındaki sözleşmede KDV hariç 5.000,00 EURO broker komisyon ücretinin davalının ödeyeceğini ancak ödemenin yapılmadığını, davalı tarafın icra takibine itirazda bulunduğunu ve icranın durdurulduğunu, taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmelerinde taraflar arasında anlaşmanın sağlanılmadığını, davalının ikinci el tekne satış sözleşmesinin konusu olan tekneyi teslim aldığını ancak komisyon bedelini müvekkile ödemediğini, davacının 19/08/2024 tarihli sözleşmenin son maddesinde görüldüğü üzere davalı ile müvekkilin arasındaki sözleşmenin yasaya uygun olduğunu, davanın kabulü ile davalının icra itirazının iptalini ve takibin devam edilmesini, davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasını arz ve talep etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalının dava dilekçesinde sunulan arabuluculuk anlaşmama tutanağındaki icra dosyasına ilişkin belgelerin yer almadığını, itirazın iptali davalarında zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, son tutanakta icra dosyasına ilişkin bilgiler yer almasının zorunlu olduğunu, davalı ile davacı arasında herhangi bir borcun bulunmadığını, taraflar arasındaki alım satım sürecinde davacı brokerin hiçbir katkısının bulunmadığını, Taraflar arasında satış işlemi de 13.10.2024 tarihinde gerçekleştiğini ve bu tarihten önce sözleşmenin sona erdiğini, kiralama ve satış evraklarının broker tarafından hazırlandığını, acente işlemleri için de 35.000,00-TL talep ettiğini, müvekkilin aynı işlemleri sadece 8.000,00-TL ye kalmış başka bir acente ile anlaştığını, davacının satış tamamlanmadan komisyon istediğini, Teknenin satışa hazırlanması ve eksiklerinin tamamlanması da diğer tüm işlemler gibi dava dışı satıcı ve müvekkil tarafından yürütüldüğünü, Sözleşmenin 10 Eylül 2024 Tarihine dek geçerli olduğunu, iş bu davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatteyse esastan reddini, %20 den aşağı olmamak üzere Kötüniyet Tazminatının hükmedilmesini, yargılama harç ve giderleriyle vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir. .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 6.000,00-Euro = 227.703,00-TL asıl alacak olmak üzere borcun ödenmesi amacıyla 23/09/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 10/10/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 15/10/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Bilirkişiler ... ve...'nin 26/11/2026 tarihli raporunda özetle; Hukuki İnceleme ve Sonuç; taraflar arasında yazılı ve geçerli bir simsarlık sözleşmesinin bulunduğu, asıl sözleşmenin (tekne satış sözleşmesi) muvazaasız, geçerli ve fiilen kurulup ifa edildiği, komisyon bedelinin sözleşmede açıkça düzenlendiği, sözleşmenin amacının gerçekleştiği (satış + teslim + bedel ödemesi), simsarın ücret hakkının doğduğu, zaman aşımı süresinin işlemeye başladığı, “Broker katkısı yoktur / başka acenta ile satış yapıldı” savunmasının hukuken komisyon borcunu ortadan kaldırmadığı, dolayısıyla davacının komisyon alacağı hakkının hukuken geçerli olduğu değerlendirildiği, Mali Değerlendirme ve Sonuç; davacının 01.01.2024 - 31.12.2024 tarihleri arasındaki ticari defter ve belgeleri incelendiğinde davacının 2024 yılı ticari defter ve dayanak belgeleri incelenmiş olup, ibraz edilen yasal defterlerin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK’nın 64. maddesinin üçüncü fıkra hükümlerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu, davacı lehine delil niteliklerinin bulunduğu, davalı tacir olmayıp ticari defterleri bulunmadığından davacı defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmadığı, dava dışı satıcı ... San. ve Tic. A.Ş. ve davalı ... Elmalı arasında 19.08.2024-10.09.2024 tarihleri arasında geçerli “İkinci El Tekne Satış Sözleşmesi” imzalanmış olduğu, davacının iş bu sözleşmeye istinaden davalıya 06.09.2024 tarihinde ... nolu 5.000,00 EUR tutarlı “Aracı Komisyon Bedeli” açıklamalı ve 12.09.2024 tarihinde ... nolu 1.000,00 EUR tutarlı “Aracı Komisyon Bedeli” açıklamalı iki adet fatura düzenlemiş olduğu ve işbu faturaları ticari defterlerinde davalı cari hesabına borç kaydetmiş olduğu, davacının ticari defterlerinde davalıdan asıl alacak olarak 6.000,00 EUR (227.940,00TL) alacaklı olduğu tespit edildiği, davalının sözleşme konusu 2. el teknenin şahsı adına satın alma işlemlerini sözleşme geçerlilik tarihi olan 10.09.2024 tarihinden sonra 13.09.2024 tarihinde yapmış olduğu, sözleşmede söz konusu satın alma sürecine aracılık eden davacı Broker’ın ücretinin 6.000,00EUR olarak belirlenmiş olduğu tespit edildiği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DELİLLER: -.... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyası, -19/08/2024 tarihli İkinci El Tekne Satış Sözleşmesi, -E-faturalar, -Bilirkişi raporu, -Tarafların beyan ve dilekçeleri, -Tüm dosya kapsamı, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; taraflar arasında akdedilen ikinci el tekne satışına ilişkin simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan komisyon alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Öncelikle dava şartlarına ilişkin yapılan incelemede; davacı tarafından zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğu, anlaşamama ile sonuçlanan son tutanağın dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı tarafça son tutanakta icra dosyası bilgilerinin yer almadığı ileri sürülerek dava şartı yokluğu savunulmuş ise de, arabuluculuk başvurusu konusu ile eldeki uyuşmazlığın aynı hukuki ilişkiden kaynaklandığı, tarafların ve uyuşmazlık konusunun belirlenebilir olduğu, dava şartının gerçekleştiği anlaşılmakla bu yöndeki usuli itiraz yerinde görülmemiştir. .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 6.000,00 EUR tutarlı komisyon alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliği üzerine davalının süresinde borca itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki davanın ise İİK’nın 67. maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki 19.08.2024 tarihli “İkinci El Tekne Satış Sözleşmesi” incelendiğinde; dava dışı tekne sahibi ile davalı alıcı arasında kurulacak satış ilişkisine davacı şirketin broker/simsar sıfatıyla aracılık ettiği, sözleşmenin 10.09.2024 tarihine kadar geçerli olduğunun kararlaştırıldığı ve broker komisyon bedelinin KDV hariç 5.000,00 EUR olarak açıkça düzenlendiği görülmüştür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 520. maddesi uyarınca simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında sözleşme kurulmasına imkân hazırlamayı veya aracılık etmeyi üstlendiği sözleşmedir. Aynı Kanun’un 521. maddesi gereğince simsarlık ücreti, kural olarak aracılık edilen sözleşmenin kurulmasıyla birlikte hak kazanılır hale gelir. Bu nedenle simsarlık ücretine hak kazanılabilmesi için simsarın faaliyeti ile kurulan sözleşme arasında uygun illiyet bağının bulunması yeterlidir; sözleşmenin tüm işlemlerinin bizzat simsar tarafından yürütülmesi zorunlu değildir. Somut olayda davalı taraf, satış işleminin başka bir acente aracılığıyla sonuçlandırıldığını ve davacının satış sürecine katkısının bulunmadığını savunmuş ise de; dosya kapsamındaki sözleşme, taraf beyanları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde davacının tarafları bir araya getiren ve satış ilişkisini başlatan broker olduğu anlaşılmıştır. Satış işleminin daha sonra başka bir acente aracılığıyla tamamlanmış olması, davacının aracılık faaliyetinin satışın kurulmasına etkisini ortadan kaldırmamaktadır. Zira davalının sözleşme konusu tekneyi, davacı tarafından yürütülen pazarlık ve aracılık süreci neticesinde satın aldığı sabittir. Her ne kadar satış işlemi sözleşmenin geçerlilik tarihi olan 10.09.2024 tarihinden üç gün sonra, 13.09.2024 tarihinde tamamlanmış ise de; taraflar arasındaki müzakerelerin sözleşme süresi içerisinde kurulduğu, satış iradesinin bu süreçte oluştuğu, satışın kısa süre sonra sonuçlandırıldığı ve davacının faaliyetleri ile satış arasında uygun illiyet bağının devam ettiği anlaşılmıştır. Bu nedenle yalnızca resmi devrin birkaç gün sonra gerçekleştirilmiş olması, dürüstlük kuralı da gözetildiğinde davacının komisyon hakkını ortadan kaldırmaz. Mahkememizce hükme esas alınan 26.11.2026 tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasında geçerli bir simsarlık sözleşmesinin bulunduğu, satış işleminin fiilen gerçekleştiği, davacının komisyon hakkının doğduğu, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve TTK’nın 64. maddesi ile HMK’nın 222. maddesi kapsamında lehine delil niteliği taşıdığı tespit edilmiştir. Raporda ayrıca davacı tarafından düzenlenen 5.000,00 EUR tutarlı faturanın sözleşmesel dayanağının bulunduğu, buna karşılık 1.000,00 EUR tutarlı ikinci faturanın sözleşmede kararlaştırılan komisyon kapsamında olmadığı belirtilmiştir. Mahkememizce de denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporu benimsenmiştir. Bu itibarla taraflar arasındaki yazılı sözleşmede yalnızca 5.000,00 EUR komisyon bedelinin kararlaştırıldığı, davacının bu miktar yönünden alacağını ispat ettiği, 1.000,00 EUR yönünden ise sözleşmesel veya fiili bir hukuki sebep ortaya koyamadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulü gerekmiştir. Öte yandan, takip dayanağı alacak yazılı sözleşmede miktarı açıkça belirlenmiş, hesaplanabilir ve belirlenebilir nitelikte olduğundan likit alacak mahiyetindedir. Davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğu anlaşılmakla, İİK’nın 67/2. maddesi uyarınca hüküm altına alınan 5.000,00 EUR asıl alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulü ile .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 5.000,00 EUR asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine ve asıl alacağın %20’si oranındaki icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 5.000,00 EUR simsarlık alacağı (1 EUR= 37.99 TL karşılığı 189.950,00-TL'dir.) üzerinden devamına, fazlaya ilişkin isteminin reddine, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatı 1. 000,00 EUR, (1 EUR= 37.99 TL karşılığı 37.990,00-TL'dir) davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 12.975,48-TL harçtan, peşin alınan 2.615,06-TL harç mahsup edilerek kalan 10.360,42-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 2.615,06-TL peşin harç ve 427,60-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 3.042,66-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.009,90-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.445,00-TL yargılama gideri kabul ve red durumuna göre takdiren oranlayarak 9.019,95-TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin kabul-red oranına göre 3.108,84-TL'nin davalıdan, 491,16-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.08/04/2026
Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır