İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/846 E. 2026/325 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/846
- Karar No
- 2026/325
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/846 KARAR NO : 2026/325
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/11/2024 KARAR TARİHİ : 14/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin endüstriyel bant üretimi ve satışı işi ile iştigal ettiğini, davalı taraf ile müvekkil şirket arasında endüstriyel bant satışından kaynaklanan ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkil şirket tarafından davalı taraf adına faturalar düzenlendiğini, davalı tarafın icra takibine konu borca yönelik haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazlarının iptali ile iş bu tutar yönünden icra takibinin devamına karar verilmesi gerektiğini, müvekkil şirketçe davalı taraf adına düzenlenen faturalardan kaynaklı müvekkil şirketin alacaklarının tahsili talebi ile davalı taraf aleyhine---. İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine konu alacağa müvekkili şirkete borçları olmadığından bahisle itiraz edildiğini, icra takibine ilişkin itirazlarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, icra takibine konu toplam 263.464,52 TL asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulünü, davalı tarafın ---- İcra Müdürlüğü'nün---- Esas nolu icra takip dosyasına ilişkin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazlarının icra takibine konu 263.464,52 TL asıl alacak yönünden iptali ile icra takibinin iş bu tutar üzerinden devamını, davalı tarafın icra takibine konu 263.464,52 TL asıl alacağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap verilmemiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. ----. İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 23/09/2024 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz toplamı 80.600,95 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya 07/03/2018 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi rapor içeriğine göre; ticari defterlerin usule uygun tutulup, tutulmadığı yönünden: Davacı şirketin ibraz ettiği 2024 yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226” ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğunu, Mahkemenin 03.06.2025 tarihli duruşma zaptının davalı tarafa 15.06.2025 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı taraf incelemeye gelmediğinden ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığından davalı defter incelemesi yapılamadığını, takip konusu alacak yönünden: davacı tarafından davalı taraf adı yürütülen 2024 yılı 120.01.03.0341091 kodlu muavin defter kayıtlarına göre davacı tarafın 2023 yılından 2024 yılına devir olan alacak tutarının 89.907,22 TL olduğu, davacı tarafından 05.01.2024 tarihinden 27.05.2024 tarihine kadar davalı tarafa 11 fatura ile 556.464,52 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalı taraftan 05.02.2024 tarihinden 10.06.2024 tarihine kadar 3 ayrı tarihte toplam 293.000,00 TL ödeme aldığı ve buna göre 23.09.2024 icra takip tarihi itibariyle davacının davalı taraftan 263.465,52 TL alacaklı olduğunu, takip konusu alacağı oluşturan 7 adet 257.590,62 TL tutarlı e-faturalara konu olan malların teslim alındığında dair e-irsaliyeler üzerinde isim ve imza bulunduğu, 10.160,00 TL tutalı e-faturalara konu olan malların teslim alındığında dair e-irsaliyeler üzerinde isim ve soyisim bulumadığı ancak imza bulunduğunu, 01.07.2021 tarihinden itibaren GIB tarafından otomatik olarak oluşturan davalı tarafın 2024 yılı BA formunda takip konusu alacağı oluşturan 1 adet 10.160,00 TL tutarlı e.faturaya davalını sistem üzerinden 8 günlük yasal sürede "Red" yanıtı verildiğine veya TTK 18/3 maddesinde belirtilen noter veya KEP gibi yöntemlerle de bir itirazda bulunduğunda dair dosya kapsamında dayanak belge bulunmadığını, takip konusu alacağı oluşturan 7 adet toplam 257.590,62 TL tutarlı faturalara konu malların teslimine ilişkin e-irsaliyeler üzerinde isim, soyisim ve imzasının bulunduğundan, bu faturalar yönünden mal tesliminin davalı tarafa yapıldığının, 10.160,00 TL tutarlı e-faturaya konu olan malların teslimine ilişkin e-irsaliye üzerinde isim ve soy isminin bulunmadığı, ancak bir imzanın olduğu görüldüğü, söz konusu faturaya karşı davalı tarafça; e-fatura sistemi üzerinden 8 günlük yasal sürede bir "Red" yanıtı verildiğine veya TTK 18/3 Maddesinde belirtilen yöntemlerle ile bir itirazda bulunulduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir belge bulunmadığından, 10.160,00 TL tutarlı e-faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi nedeniyle TTK 21/2 maddesi uyarınca fatura içeriğinin kesinleştiğin, bu faturaya konu olan malların davalı tarafa teslim edildiğine karine oluşturduğun kabulü halinde; Davacı tarafın 23.09.2024 icra takip tarihi itibariyle takibe konu olan 8 adet faturadan kaynaklı davalı taraftan 263.464,52 TL alacaklı olduğunu, İşlemiş Faiz Yönünden: Takip alacaklısı davacı taraf 23.09.2024 tarihli icra takibinde 263.464,52 TL asıl alacağına, 36.045,49 TL işlemiş faiz ve asıl asıl alacağına takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini talep ettiğini, takip alacaklısı davacı taraf huzurdaki davada işlemiş harca esas değer üzerinden itirazın iptal davası açtığını, ---- verilerinden 23.09.2025 takip tarihi itibariyle avans faizi oranının yıllık %51,75 olduğu görüldüğünden, Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı leline hüküm kurulması halinde, hüküm kurulacak asıl alacak tutarı için takip sonrası yılık %51,75 oranında ve değişen oranlarda avans faizi yürütülebileceğini beyan etmiştir. Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür. 6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez. Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 263.464,52 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerini sunmadığı, davalı tarafa 7251 Sayılı Kanun ile değişik HMK'nın 222. Maddesi gereği "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" halinde ibraz eden tarafın ticari defter ve kayıtlarının aleyhe delil sayılacağının ihtar edildiği, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 263.464,52 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ---. İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte; 263.464,52-TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, 2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacağın %20si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli karar harcı 17.997,26 TL’den peşin olarak yatırılan 4.499,32 TL'nin mahsubu ile 13.497,94 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 4.499,32 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk dava masrafı, 7.000,00 TL bilirkişi, 266,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 7.754,40 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 9-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.