İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/814 E. 2026/132 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/814
Karar No
2026/132
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/814 KARAR NO : 2026/132

DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya, Şirketin Fesih ve Tasfiyesine İlişkin) DAVA TARİHİ : 20/12/2024 KARAR TARİHİ : 19/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya,Şirketin Fesih ve Tasfiyesine İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ... numaralı siciline kayıtlı ... MERSİS numaralı "..." unvanlı olarak ... tarihinde ... sayılı ticaret sicil gazetesiyle ilan edilerek ticaret hayatına başlandığını, Davalı şirket pay sahibi sayısı birden fazla olan anonim şirket olarak "..." adresinde faaliyet gösterdiği, davalı şirketin sermayesi, beheri 25,00₺ değerinde 2000 paya ayrılmış toplam 50000,00₺ değerinde olduğunu, bu payların tamamının nama yazılı olduğunu, beheri 25,00₺ değerinde 1000 adet paya karşılık gelen 25000,00₺ ... tarafından nakdi, Beheri 25,00₺ değerinde 1000 adet paya karşılık gelen 25000,00₺ ... tarafından nakdi, olarak taahhüt edildiğini, davalı şirketin temsili, yönetimi ve görev dağılımı ise ilk 3 yıl için ... kimlik no'lu, ... (Yönetim Kurulu Başkanı) Temsile Yetkili olarak seçildiğini ve ilk 3 yıl için davacı müvekkilinin ise (Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı) Temsile Yetkili olarak seçildiği, yetki şekli bakımından ... ve müvekkili ...'ın birlikte müştereken temsile yetkili olduğunu, müvekkilinin 2000 paya ayrılmış şirketin 1000 adet payına sahip olduğunu, TTK 531. Maddesi uyarınca müvekkilinin şirketin feshine karar verilmesini isteyebileceğini, yönetim kurulu başkanınca müvekkilinin bilgi edinme hakkı engellenerek bireysel çıkarı için kullanıldığını, şirketin kuruluş amacından uzaklaştığını, şirketin ... ve ...'dan başka ortağının olmadığını, ortakların eşit paylara sahip olduğunu, müvekkilinin ortağının kendi hesabına farklı zamanlarda birden çok olmak üzere para transferi yaptığını tespit ettiğini, müvekkilinin ortağının bu transferlere yetkisinin olmadığını, yönetim kurulu başkanınca şirketin gelir gider kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığın, şirket borçlarının zamanında ödenmediğini, şirketin alacaklarının takibinin yapılmadığını, vade tarihlerinde tahsilatların yapılmadığını, vadesi geçen borçlar için hukuki yollara başvurulmadığını, şirketin alacaklı olduğu gerçek ve tüzel kişilerle yönetim kurulu başkanın ile muvazaa ilişkisi olduğunu, olağan ticari hayat seyrinde alacaklının alacağına kavuşmak için çabalaması söz konusu olduğunu, şirket yönetim kurulu başkanının şirketin en temel borçlarını dahi çoğu zaman ödemediğini, şirketin genel kurulu toplantılarının yapılmadığını, olağan genel kurulların yapılmadığın, finansla tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, karın kullanım şekli, dağıtılacak kar ve kazanç paylarının oranlarının görüşülmediğini, şirkete ve şirketin diğer ortağı olan ...'ya Kadıköy 24. Noterliğin 19/09/2024 tarih 22157 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek ihtarlarda bulunulduğunu, ihtarlarına rağmen şirketin mali durumu hakkında bilgi verilmediğini, müvekkilinin denetim ve bilgi edinme hakları engellendiğini, inceleme haklarının kısıtlandığını, şirkette bir genel kurul yapılmadığını, herhangi bir kar payı dağıtılmadığını, müvekkilinin kar payı alma hakkının engellendiğini, şirketin hesabından diğer ortağın hesabına nakit akışının olduğunu ve şirketin diğer ortağa herhangi bir borcunun olmadığını, nakit akışının hukuka aykırı olduğunu, ortaklar arasında güven ilişkisinin kalmadığını, karşılıklı şekilde suç duyurularının bulunduğunu, hukuka aykırı davranışları neticesinde şirketin ticari devamlılığını zedeleyen ...'nın şirket ortaklığına devam ederek şirketin devamlılığını sağlayamayacağı sübut olduğunu, diğer ortağın ortaklıktan çıkarılması yoluna gidilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirketin temsili için kayyım görevlendirilemediği, tarafa usulüne uygun davetiye tebliğ edilemediği anlaşılmıştır. Feri müdahil ... vekili Av. ... UYAP'tan göndermiş olduğu 30.06.2025 havale tarihli beyan dilekçesinde;" Müvekkilimiz ... son dönemlerin en gözde sosyal medya mecrası olan instagram’da “modavesosyete” isimli 1.6 milyon takipçisi olan hesabın sahibi olduğu gibi aynı zamanda sabah gazetesinde köşe yazarlığı yapan oldukça bilinen tanınmış bir kişidir. Müvekkil özellikle moda sektöründe ve cemiyet hayatında saygınlığı ve yaptığı işlerinde ki başarısı ile bilinen bir kişi olup, tüm hayatını kendisine ait instagram hesabında ki reklam ve yayın anlaşmalarından elde ettiği gelirler ile idame etmektedir. Davacı ... müvekkilin bir arkadaşı vasıtası ile müvekkile ulaşmış, müvekkilin söz konusu dönemde bir marka kurmak istediği bilgisine ulaşmış olması itibari ile müvekkil ile görüşerek kendisi de bir marka kurmak istediğini ancak sosyal medya gücünün bulunmadığını belirtmiş ve müvekkili bir şirket ve marka kurma konusunda ikna etmiştir. Yapılan bu görüşmeler neticesinde ..A.Ş. ünvanlı davalı şirket ile bu şirkete ait ... markası oluşturulmuştur. Şirketin hiçbir sermayesi bulunmadığı üzere yer kiralanması, koleksiyon hazırlanması, kalıplar, personel bulunması ve bunlara ilişkin maliyetler şirketin bu aşamada herhangi bir gelirinin bulunmaması itibari ile temelinde şirket ortakları olan müvekkil ... ve ... tarafından karşılanması hususunda anlaşılmıştır ancak davacı ... başlangıçtan itibaren müvekkili dolandırmak saiki ile hareket ettiği üzere hiçbir ödeme yapmaksızın müvekkili ve müvekkilin parasını kullanmıştır. .... A.Ş. ticaret sicil kayıtları itibari ile de sabit olduğu üzere 50.000,00 TL sermaye ile 22.11.2021 tarihinde kurulmuştur. ... markasının kurulumu, ürünlerin ortaya çıkması ve bir satış yapılmasına ilişkin olarak tüm süreçte şirketin tüm giderlerinin ortaklar tarafından karşılanması hususunda anlaşılmıştır ve ... A.Ş.’nin ilk satışlarını 2023 yılı Mart ayında yapmış olduğu hususu dikkate alındığında bu süreçte geçen yaklaşık 17 aylık süreçteki tüm giderlerin ortaklar tarafından şahsen karşılanması gerekmiştir. Davacı bu aşamada sürekli olarak yalan beyanlarda bulunarak şirketin tüm giderlerini müvekkilin şahsi parasından finanse etmesini sağlamıştır. Davacı ... ise sürekli olarak bir arsa konusu olduğunu, bu arsanın satışından gelecek parayı beklediği yalan beyanları ile müvekkili oyalamaya devam etmiş, müvekkilin şirketin tüm giderlerini ödemesini sağladığı gibi üzerine 2.100 USD müvekkilden borç almış bu bedeli dahi müvekkile ödememiştir. Müvekkilin iş bu alacağına ilişkin olarak tarafımızca ... 2. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasından icra takibi yapılmış ve yapılan hacizler neticesine söz konusu para zorlukla davacı ...’dan tahsil edilebilmiştir. Müvekkil yapmış olduğu harcamaları şirket gelir elde etmeye başlayınca almaya çalışmış, müvekkil hesapları sunmuş ve yapmış olduğu harcamalara ilişkin bedelleri aldığını belirttiği ilk anda “ davalı müvekkile sen nasıl şirketten para alırsın, seni dünya aleme rezil edicem” şeklinde söylemlerle müvekkile saldırmış ve müvekkilin tanınmış olan kişiliğine saldıracağı tehditleri ile müvekkili sindirmiştir. Müvekkilin sosyal medya ve cemiyette tanınan bir kişi olması itibari ile resmen müvekkile seni şikayet ederim, seni rezil ederim söylemleri ile müvekkili baskı altına almış, sonuç olarak müvekkilin yapmış olduğu tüm ödemeleri hiçe saydığını, temelinde müvekkili dolandırmak saiki ile hareket ettiğini ortaya sermiştir. Davacı ...’ın başlangıçtan itibaren müvekkili dolandırmak, müvekkilin sosyal medya gücü ile parasını kullanmak için bu ortaklığa girmiş olduğu hususu müvekkil tarafından ilk aşamada anlaşılamamıştır. Davacı ... “ şirket markasının oluşması, satış yapılmaya başlanması, buna ilişkin tüm süreçte müvekkil tarafından milyonlarca tl harcamanın şahsi olarak cebinden yapılması, müvekkilin kendisine ait ticari hesabı olan “modavesosyete” adlı instagram hesabından milyonlarca tl değerinde reklam ve paylaşımı yapması süreçlerinin tamamlanmasını beklemiş, temelinde müvekkilin yapmış olduğu paylaşımlara ilişkin olarak dahi bunların bedelinin ödeneceği taahhüt edilmesine rağmen, yine müvekkilden borç para alınmış olmasına rağmen, birden bire müvekkile saldırarak ve müvekkile yönelik itibar suikastı yapacağını, müvekkili rezil edeceğini, tanınmış kişiliğine zarar vereceği tehditleri ile müvekkili sindirerek” tek amacı olan şirkete tek başına sahip olma eylemlerini harekete geçirmiş ve müvekkil hakkında akıl almaz iftiralarda bulunarak, müvekkili dolandırıcılık gibi adi bir suçla itham ederek ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... soruşturma numaralı dosyasından suç duyurusunda bulunmuştur. Cumhuriyet savcılığı tarafından yapılan inceleme neticesinde yalan ve iftiradan ibaret suçlamaya ilişkin olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Davacı ... iş bu haksız ve kötüniyetli eylemler ile ilk aşamada müvekkili şirketten uzaklaştırmış ve hemen akabinde şirkete ait tüm stok malları, tüm stok ürünleri üzerinde ki ... marka etiketlerini sökerek “...” markalı etiketler yapıştırmak sureti ile kendi nam ve hesabına sattığı gibi, ap tekstil şirketine ait tüm modelleri taklit ederek kendi adına ürünler yaparak ayrıca piyasaya sürmüştür. ... A.Ş. ünvanlı şirkete ait ... markası oluşturulmuştur. Söz konusu marka Türk Patent Kurumuna davalı ... A.Ş. adına tescillidir. ... adlı iş bu marka ...başvuru numarası, ...Tescil Numarası tescil edilmiştir. Davacı ... tarafından davalı şirketin markası birebir taklit edilmek sureti ile “ ...” adı ile marka başvurusu yapılmış ...tescil numarası ile tescil edilmiştir. ... şirkete ilişkin müvekkilin temsil yetkisini engellediği gibi, bizzat kendisi tarafından yapılan ihlalle şirkete ait markanın birebir aynısının kendi adına tescilini sağalmıştır. ...tescil numaralı, “...” adlı ... adına tescil edilmiş markanın “...” adlı ... başvuru numaralı, ... Tescil Numaralı markanın birebir taklidi olduğu, aynı nice kodunda dahi olduğu hususu sabittir. Davacı yanın tüm stok mallarını, tüm modellerini satarak bedelini uhdesine geçirmiş olduğu ve aynı zamanda markasını taklit ederek haksız kazanç temin ettiği davalı şirkete yönelik tüm bu haksız eylemlerine rağmen ayrıca davalı şirketin fesih ve tasfiyesine yönelik talepte bulunması hususunun asla kabul edilemeyeceği hususu sabittir. Davacı yanın davalı ...şirketinin markasına yönelik vaki haksız tecavüzüne ilişkin olarak gerekli suç duyurusunda bulunmak ve gerekli iptal davalarını ikame etmek üzere şirket ortağı olması itibari ile hakları doğrudan zedelenen müvekkil ... vekili olarak tarafımıza sayın mahkeme tarafından yetki verilmesini talep ediyoruz. Celbini talep etmiş olduğumuz Sayın Mahkeme ara kararında celbine karar verilen tüm dava dosyaları ve Savcılık soruşturma dosyaları itibari ile de sabit olduğu üzere davacı yanın akla gelebilecek her türlü gayri yasal eylemde bulunmuş olduğu hususu dikkate alınarak davacı yanın davasının reddine, Davacı yanın davalı ...şirketinin markasına yönelik vaki haksız tecavüzüne ilişkin olarak gerekli suç duyurusunda bulunmak ve gerekli iptal davalarını ikame etmek üzere şirket ortağı olması itibari ile hakları doğrudan zedelenen müvekkil ... vekili olarak tarafımıza sayın mahkeme tarafından yetki verilmesine, Davacı yanın ilk aşamadan itibaren müvekkili dolandırmak saiki ile hareket etmiş olduğu, mevcut durumda davalı ... şirketine ait tüm stok mallar ve ürünler üzerinde ki “...” marka etiketini sökerek, “...” marka etiketlerini takmak sureti ile satmış olması, şirketin tüm stok mallarını uhdesine geçirmiş olması, davalı şirketin markasının birebir taklit etmek sureti ile haksız kazanç elde etmeye devam etmesi ve saymakla bitmeyecek davacı eylemleri itibari ile haksız ve kötüniyetli olduğu hususu sabit olan davacı yanın davasının reddine, Yargılama giderleri ile ücret-i vekâletin davacı tahmiline karar verilmesini saygılarımla bilvekâle arz ve talep ederim'' şeklinde talepte bulunmuştur. ... 1 ATM ... Esas, ... CBS ... soruşturma, ... CBS ...soruşturma, ... CBS ... soruşturma, ... 4 SCHM ... Esas ve ... 1 Aile Mahkemesi ...Değişik İş sayılı dosyalar uyaptan dosya içine celpedilmiştir. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde Dava, anonim şirket sermayesinde pay sahibi diğer ortağın ortaklıktan çıkarılmasına olmadığı takdirde davacının ortaklık payının tespit edilerek davacıya ödenmesine bu da olmadığı takdirde anonim şirketin feshine karar verilmesi istemine ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 426. maddesi gereğince menfaat çatışması halinde tüzel kişiye temsil kayyımı atanacağı kabul edilmektedir.6100 sayılı Kanun'un 114/2 nci maddesi anlamında şirkete karşı açılan fesih ve tasfiye talepli dava için aranan özel dava şartı niteliğindedir. Bu sebeple mahkemece yargılanmanın her aşamasında resen gözetilecek hususlardan biridir. Davalı şirketin sicil kaydının tetkikinden; davacı dışındaki pay sahibi ( ... )ile davacının şirketi müştereken temsile yetkili olduğu, işbu davada davalı şirketin temsili için davalı şirkete temsil kayyımı atanmasının zorunlu olduğu anlaşılmakla işbu davada davalı şirkete temsil kayyımı görevlendirilmesine ve temsil kayyımı için takdir edilen aylık 25.000,00 TL masrafın ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere davacı tarafından karşılanmasına, temsil kayyımı için takdir edilen 25.000,00 TL ücretin depo edilmesi için davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde HMK'nın 114/2 ve HMK 115/2 uyarınca davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtarına, Temsil kayyımı ücreti depo edildiğinde görevlendirmeye ilişkin işbu duruşma zaptı ile dava dilekçesi ekli duruşma davetiyesinin temsil kayyımına tebliğine karar verilmiş, davacı vekiline Mahkememizin 26/06/2025 tarihli duruşmada ihtar yapılmıştır. Temsil kayyımı için takdir edilen 25.000,00 TL ücretin mahkememiz veznesine depo edilmediği, temsil kayyımı ücreti depo edilmediğinden temsil kayyımı görevlendirilemediği ve taraf teşkilinin sağlanamadığı , dava şartının somut talep yönünden mevcut olmadığı anlaşılmakla HMK 114/2 ve HMK 115/2 maddesi uyarınca davacının davasının usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın HMK 114/2 ve HMK 115/2 maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 732,00 TL olduğundan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından posta ve tebligat masrafı olarak yapılan 195,00 TL yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, feri müdahil vekilinin yüzüne karşı davacı ve davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 19/02/2026

BAŞKAN ...

ÜYE ...

ÜYE ...

KATİP ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/814, K. 2026/132, T. 19.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-814-e-2026-132-k-695732566d4e