İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/795 E. 2024/795 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/795
Karar No
2024/795
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/795 Esas - 2026/342 T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Karar Vermeye Yetkili ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi kararıdır.

ESAS NO : 2024/795 Esas KARAR NO : 2026/342

HAKİM :.... KATİP :...

DAVACI : .... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. .... Av. .... Av....

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 20/11/2024 KARAR TARİHİ : 22/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ile müvekkil idare arasında imzalanan hizmet alımı işi kapsamında çalıştırılan personellerden ...'un işten çıkartılması sonucunda, hem müvekkil idare hem de yüklenici şirketler/karşı taraf aleyhine 4857 sayılı yasadan kaynaklı alacaklar için dava açıldığı, ... 12. İş Mahkemesi'nin 2020/426 E. 2023/543 K., 2020/424 E. 2023/541 K., 2020/425 E. 2023/542 K., 2020/429 E. 2023/546 K., 2020/428 E. 2023/545 K., 2020/430 E. 2023/547 K. sayılı ilamları ile hükme bağlanan alacak kalemleri (yıllık izin ücreti, UBGT alacağı, fazla mesai alacağı, yargılama gideri, vekalet ücreti) sırasıyla, İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü'nün 2023/32072 E. sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğunu ve takip sonrası müvekkili idare tarafından söz konusu icra dosyasına 36.963,91 TL, İstanbul Anadolu 8.İcra Müdürlüğü'nün 2023/32046 E. sayılı dosyasına 37.358,81 TL, İstanbul Anadolu 10.İcra Müdürlüğü 2023/32047 E. sayılı dosyasına 37.004,76 TL, İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü 2024/402 E. sayılı dosyasına 11.913,04 TL, İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü 2024/380 E. sayılı dosyasına 36.480,91 TL ve İstanbul Anadolu 11.İcra Müdürlüğünün 2024/362 E. sayılı dosyasına 11.893,68 TL ödeme yapıldığı, müvekkili idare tarafından ilamlar ve icra vekalet ücretlerine dair sunulan vergi kesintileri de hesap edilerek işbu tutarın davacı vekili adına Vergi Dairesi'ne yatırıldığı, belirtilen mahkeme kararları ve yürürlükte olan sair mevzuat gereğince müvekkili idare tarafından ödenmek zorunda kalınan alacak bedellerinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkil idareye iadesi hususunda arabulucuya başvurulduğunu, davalı taraf ile anlaşmaya varılamadığını, davalı yüklenici şirket ile imzalanan Teknik Şartnamenin (Ek-2) 14.6. maddesine göre "Yüklenici yürürlükteki İş Kanunu ve Sosyal Güvenlik mevzuatı hükümlerine göre çalıştıracağı elemanların her türlü özlük haklarını karşılamak zorundadır. Mevzuata göre işçi alınması, işçi çıkarılması, işçi haklarının ödenmesi ve sair konularda tüm sorumluluk yükleniciye aittir." şeklinde belirtildiğini, davalının ilgili sözleşme, teknik şartname, Borçlar Kanunu ve sair mevzuat gereğince sorumlu olduğu konuya ilişkin Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2019/1289 E.-2019/3274 K. sayılı 04.07.2019 tarihli kararının da bu yönde olduğunu, müvekkili idare tarafından ödenmek zorunda kalınan bedellerden yüklenici sorumlu olduğundan ve dava dışı işçilere ödenen bedeller davalı yüklenici tarafından müvekkil idareye ödenmediğinden davayı açma zarureti hasıl olduğunu, davanın kabulüne, işçilik alacağından kaynaklanan ve müvekkili idare tarafından ödenmek zorunda kalınan toplam 171.615,11 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili ile davacı idare arasında akdedilen 2015/62131 ihale kayıt numaralı 03.08.2015 tarihli ''Aski Genel Müdürlüğü ve Birimlerinde Çalıştırılmak Üzere 1192 Özel Güvenlik Personeli Hizmet Alım İşi'' adı altındaki sözleşme kapsamında davacı idare bünyesinde çalıştırılmak üzere 1192 işçi istihdam edildiğini, söz konusu sözleşmenin davacı kurum tarafından asgari ücret artışı neden gösterilerek ihale kapsamında çalışan işçilerle kurulan belirli süreli iş sözleşmelerinin müvekkili iradesi dışında kurum tarafından feshedildiğini, davacı kurum tarafından istenen rücuen alacak talebinin mükerrer olduğunu, tüm kesintilerde doğrudan işçi adı belirmese de müvekkili şirkete ait nakit teminat ve hakedişleri kullanarak dava dışı işçilere ödeme yaptığı diğer mahkemelerde alınan bilirkişi raporlarında tespit edildiğini, davacı kurum tarafından tutulan muavin defter kayıtlarında da müvekkili şirkete ait hak edişlerinde beş milyona yakın kesinti yapıldığını, hak ediş ve nakit teminatlarından kesinti yapmak sureti ile işçilerin ödemesini yaptıklarını, müvekkili şirketten tahsil edilmiş olan ödemelerin yeniden rücu davasına konu edilmesinin hakkın açıkça kötüye kullanılması olduğunu, taraflar arasında düzenlenen ihale sözleşmesi gereği müvekkili şirketin dava dışı işçilere ödenen işçilik alacağı kalemlerinden herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, işçilerin kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, UBGT, fazla mesai alacaklarından davacının sorumlu olduğunu açıklanan nedenlerle davanın haksız ve dayanaksız davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; işçilik alacaklarından kaynaklanan rücuen tazminat davasıdır. ... 12. İş Mahkemesine, İstanbul Anadolu 8. İcra Dairesine, İstanbul 19. İcra Dairesine, İstanbul Anadolu 25. İcra Dairesine, İstanbul Anadolu 10. İcra Dairesine, İstanbul 11. İcra Dairesine, ... Sosyal Güvenlik İş Müdürlüğüne yazılan yazı cevapları, 1192 Kişilik Hizmet Alım Sözleşmesi ve ekleri, ödeme belgeleri, ödemeye ilişkin kayıtlar, ödeme emri, arabuluculuk son tutanağı ile davayla ilgili tüm deliller toplanmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın işçilik alacaklarından kaynaklanan rücuen tazminata ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi Talip Bilgili'nin 11.10.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle, ''....Davalı Kesin Teminatında bulunan alacaklarının en son 30.06.2020 tarihinde sıfırlandığı, bu tarihten sonra da kesinti yapılabilecek herhangi bir alacağı olmadığı tespit edilmiştir. Davacının İcra dosyalarına ödemiş olduğu işçilik alacakları 05.01.2024 - 11.02.2024 tarihleri arasında yapılan ödemelerdir. Yani bu tarihte davalının davacıdan herhangi bir alacağı olmadığı için, davacı tarafından ödenen bu tutarlar davalının cevap dilekçesinde belirtmiş olduğu mükerrer tahsilat yapılmasına imkan olmadığı değerlendirilmiştir. Davacı ASKİ Genel Müdürlüğü’nün dava dışı işçiler için yaptığı ödemeler nedeniyle 171.615,11 TL yi davalı şirketten rücuen talep edebileceği..'' şeklinde kanaat bildirmiştir. Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunde; davanın taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinden kaynaklı rücuen tazminat istemine ilişkin olduğu, hizmet alım sözleşmelerinin ihale şartlarıyla belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerden olduğu, bu sözleşme türünde yüklenicinin ediminin hizmetin kendi işçisiyle yerine getirilmesi, işverenin ediminin ise sözleşme bedelinin ödenmesi olduğu, sözleşme kapsamında yapılması gereken işin yüklenici işçisi tarafından yerine getirilmesi gerektiği, davamızda iş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususunda herhangi bir ihtilafın bulunmadığı ve bu hususun SGK kayıtları gereğince de doğrulandığı, davalı yüklenici şirket ile imzalanan Teknik Şartnamenin 14.6. maddesine göre "Yüklenici yürürlükteki İş Kanunu ve Sosyal Güvenlik mevzuatı hükümlerine göre çalıştıracağı elemanların her türlü özlük haklarını karşılamak zorundadır. Mevzuata göre işçi alınması, işçi çıkarılması, işçi haklarının ödenmesi ve sair konularda tüm sorumluluk yükleniciye aittir." ödenen işçilik alacaklarından davalanın sorumlu olduğunun bildirildiği, işveren ile yüklenicinin İş Kanununa göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmalarına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanmasının gerektiği, bu hususta işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverene işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaası durumu dikkate alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ve ödediği bedeli ve fer'ilerinin tamamını talep etme hakkının bulunduğu ve diğer alacaklar ve işçiye ödenen kıdem tazminatının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmasının gerektiği ve hesaplanan kıdem tazminatı ve diğer alacaklarla ilgili tamamında işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yüklenicilerin işverene karşı sorumlu oldukları ve hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen 11/10/2025 tarihli rapora istinaden davacının davalıldan alacaklarının hesaplandığı ve davacının davasını açmakta haklı bulunduğu, ayrıca bu hususta ... Bam 4. Hukuk Dairesi'nin 2022/2832 Esas 2023/3118 Karar sayılı ''...Dosya kapsamı, mevcut delil durumu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerekçeli, denetimine elverişli ve somut olayın özelliklerine uygun olması, dava konusu hizmet alım sözleşmelerinde asıl işverenin, alt işveren (yüklenici) tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğunun bulunmaması, dolayısıyla (müteselsil borçlular) asıl ve alt işverenler arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, asıl işveren ile alt işverenlerin, İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmalarına rağmen, rücu ilişkisinde taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin uygulanmasının, sözleşme hukukunun en temel ilkelerinden olması, işçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin, alt işveren yüklenicinin işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, asıl işveren ve alt işveren arasındaki sözleşmede, "asıl işverenin, işçilik alacaklarından sorumlu olacağına" dair bir hüküm bulunduğunun da iddia ve ispat edilmemiş olması dikkate alındığında, davacı asıl işverenin, ödemiş olduğu işçilik alacakları ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işveren yüklenicilerden (dönemleri ile sınırlı olmak üzere) talep etme hakkı bulunduğunun kabulünün gerekmesi, davalının işçinin kendi nezdinde çalıştığı dönemle sınırlı olarak sorumlu olması, dava dışı işçinin, davalı haricinde başka alt işveren şirketlerde de çalışmasının bulunması ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...'' örnek ilamı gereğince davacının dava açmakta haklı olduğu, işletilecek faiz yönünden davalılar davadan önce temerrüte düşürülmediğinden faizin de dava tarihinden itibaren işletilmesi, ayrıca 4857 sayılı İş Kanunu'nun Geçici 12. maddesi '' 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği 11/9/2014 ile 15/10/2019 tarihi arasında (bu tarihler dahil) 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden alt işverenlere rücuya konu tutarların söz konusu ihale sözleşmeleri kapsamında geçen kısmının tahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla birinci fıkra kapsamında kamu kurum veya kuruluşları tarafından alt işverene rücu edilmek üzere yürütülen davalarda, birinci fıkra uyarınca tahsilinden vazgeçilen kısım için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir, yargılama gideri ve vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. İcra takiplerinde tahsilinden vazgeçilen kısma ilişkin olarak harç alınmaksızın düşme kararı verilir, takip giderleri ile vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. Ancak, bu kapsamda alt işverene rücu edilerek takip ve tahsil edilmiş olan tutarlar, alt işverenler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğurmaz ve tahsil edilmiş tutarlar iade edilmez.'' hükmü gereğince 23.262,00 TL'lik kıdem tazminatı ile ilgili dosyada karar verilmesine yer olmadığı ve davacının dava açmakta haklı olması üzerine lehine yargılama gideri ve harç kararı verilmesi gerekmekle ve yukarıdaki gerekçelerle Davacının davasının kabulü ile 4857 sayılı İş Kanunu Geçici 12. Maddesi kapsamında kıdem tazminatı yönünden dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına (23.262,00 TL'lik kıdem tazminatı kısmı), bakiye 148.253,11 TL alacağın dava tarihi olan 20.11.2024 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, ayrıca dava açılmadan önce taraflar dava şartı olan arabuluculuğa başvurmuş ve adalet bakanlığı bütçesinden ödendiği sarf kararından anlaşıldığından bu ücretin de davalıardan tahsiline karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere; Davacının davasının KABULÜ ile, 4857 sayılı İş Kanunu Geçici 12. Maddesi kapsamında kıdem tazminatı yönünden DAVA HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA (23.262,00 TL'lik kıdem tazminatı kısmı) Bakiye 148.253,11 TL alacağın dava tarihi olan 20.11.2024 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, -Kabul edilen 171.615,11 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 11.723,03 TL karar ve ilam harcından 2.930,76 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 8.792,27 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, -Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 2.930,76 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.358,36 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davacının karşıladığı 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 597,50 TL diğer giderler olmak üzere toplam 5.597,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, -6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca . ... bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, -Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 171.615,11 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, kararın tebliğ talebini müteakiben yapılacak tebligattan itibaren iki hafta içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/04/2026

Katip .... E imzalıdır

Hakim .... E imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/795, K. 2024/795, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-795-e-2024-795-k-e87a3630ed52