İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/79 E. 2024/652 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/79
- Karar No
- 2024/652
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/79 Esas KARAR NO : 2024/652 Karar DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/02/2024 KARAR TARİHİ : 18/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 02/02/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Türkiye çapında güvenlik sektöründe yasalara uygun şekilde faaliyet gösteren köklü bir şirket olduğunu, elektronik güvenlik sistemlerinin kurulması ve Alarm Haber Alma Merkezi aracılığıyla bu sistemlerin izlenmesi alanında hizmet veren ülkemizin en büyük ve kurumsal şirketlerinden birisi olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında 29.06.2020 tarihinde hizmet sözleşmesi akdedildiğini, davalının, müvekkili şirkette Portföy Yöneticisi olarak çalıştığını, davalının iş akdi 20.08.2021 tarihinde sona erdiğini, davalının ilgili sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülüklerine aykırı hareket ettiğini, bu sebeple taraflarınca davalıya ... Noterliği ... yevmiye numaralı 30.01.2023 tarihli ihtarname keşide edildiğini, görevli Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, bu nedenlerle; davanın kabulü ile, davalının Rekabet Yasağı Sözleşmesi’ne aykırı davranması sebebiyle dava konusu sözleşmenin 5. maddesinde de belirtildiği üzere davalının son brüt ücreti üzerinden hesaplanan 12 aylık brüt ücret toplamından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik kısmi olarak 1.000,00 TL tutarındaki cezai şart tutarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine karar verilerek, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa dava dilekçesi ekli usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş, davalı yasal süresi içerisinde mahkememize cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, işçinin rekabet yasağına aykırı davrandığı iddiasına dayalı cezai şart alacağı istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 444. maddede; "Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir." denilmiştir. Bunun yanında 445.maddede de; "Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. ... Mahkemesi ... HD'nin 2020/... Esas - 2021/ ... Karar sayılı ilamı da: "... Davacı ile davalı arasındaki yazılı iş akdinde davalının görev tanımının " film hattı elemanı " olarak belirtildiği görülmektedir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, davacı tarafından müşteri çevresine, üretim sırlarına ya da davacı işverenin yaptığı işlere dair davalının bilgi edinme imkanı olduğuna dair somut delil sunulmamış olduğu gibi, bu bilgilerin kullanılması halinde davacının önemli bir zararına sebep olunabileceğine dair de bir delil sunulmamıştır. Aksine, duruşmada dinlenen tanıkların bir kısmı davalının düz işçi konumunda olduğunu ve davacı şirkete dair sırlara ya da müşteri çevresine ilişkin bilgileri edinebilecek bir konumda olmadığını, genel olarak iş kapsamının hammadde kolilerini açmak, çıkan paketleri bağlamak, temizlik işleri ve film üretim makinesini kullanan operatöre yardım etmek şeklinde olduğunu beyan ettiği, diğer tanıkların ise davalının özel bilgilere ulaşabilecek konumda olduğunu, ancak somut olarak bu özel bilgileri bir yerde kullandığına dair bir bilgileri olmadığını beyan ettiği, mahkemece alınan 3 ayrı bilirkişi raporunda da davalının iş yerindeki görev tanımına ve kapsamına göre, davalının iş sırlarına ulaşabilecek konumda olmadığı ve rekabet yasağı sözleşmesi uyarınca davacının davalıdan tazminat istemesinin mümkün bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda; hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporlarına, tanık beyanlarına, taraflar arasındaki sözleşme ve belgeler ile tüm dosya kapsamına göre, mahkemece davacının davalının ticari sırlarına vakıf olduğuna dair ve davacının ne tür bir zararına sebep olabileceğine dair iddiaların kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddinde usul ve esas bakımından bir isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir .." şeklindedir. Somut olayda; Davacı ve davalı arasında akdedilen iş sözleşmesine göre, rekabet yasağı ve gizlilik maddelerinin yer aldığının görüldüğü, davacının iddialarının davalının rekabet ve gizlilik ihlali üzerine yoğunlaştığı, fakat bu iddialara yönelik somut bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, davalının davacı şirkette çalıştığı süre içerisinde veya sonrasında ticari sır niteliği taşıyan verilerini sızdırdığı, ve/veya sır saklama yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair bir bilgiye rastlanmadığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davanın REDDİNE, 2-)Peşin alınan harç yeterli olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-)Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine, 5-)Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/11/2024
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır