İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/638 E. 2024/695 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/638
- Karar No
- 2024/695
- Karar Tarihi
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/638 Esas - 2024/695 T. C. A N K A R A ASLİYE 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : 2024/638 Esas KARAR NO : 2024/695
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/09/2024 KARAR TARİHİ : 21/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin merkezi .... .... .... fabrikasında toz ve plaka alçı üretimi ve ihracatı ile uğraşan Anonim Şirket vasfında tüzel kişi olduğunu, davalının ise müvekkili şirkette 07/12/2015-13/05/2024 tarihleri arasında Vardiya Amiri olarak, en son net maaşı 40.000,00 TL olup brüt 55.468,93TL aylık ücret karşılığı, yazılı iş sözleşmesiyle çalıştığını, kendisinin istifa ederek iş akdini sonlandırdığını, davalının TBK md. 444 uyarınca taraflar arasında yapılan sözleşmedeki rekabet yasağını ihlal ettiğini, davacı ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren .... .... .... isimli bir firmada çalıştığını, bu firmanın merkezinin Elazığ'da olmasının ihlal sonucunu değiştirmeyeceğini, sözleşmedeki çalışma yasağının davalının anayasal çalışma hakkına ve hakkaniyete aykırı olmadığını, davacının son brüt maaşı üzerinden hesaplama yapılarak cezai şart tutarının tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın kabulü ile rekabet yasağının ihlalinden doğan cezai şart alacağı olan -fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak şartıyla- HMK madde 107 uyarınca belirsiz alacak olarak şimdilik 200.000,00TL'sinin öncelikle ihlalin gerçekleştiği (davalının dava dışı müvekkil ile aynı sektörde faaliyet gösteren rakip firmada işe girdiği günden itibaren, sayın mahkemece kabul edilmemesi halinde arabuluculuk aşamasında anlaşamama tarihinden (26.07.2024) itibaren), ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Rekabet yasağı sözleşmelerinden doğan davalarda iş mahkemesinin görevli olduğu uyuşmazlığın kaynağı iş sözleşmesi olduğundan Türk Borçlar Kanununun 444 ve devamı maddelerine dayalı olarak İş Kanunu kapsamında işçi sayılan kişinin rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali nedeniyle açılan cezai şartın tahsiline ilişkin davalarda İş Mahkemeleri görevli olduğunu, davacı şirket ile müvekkili arasında imzalanan iş akdi içerinde bulunan rekabet yasağı maddesinin hukuka aykırı nitelikte olduğunu bu sebeple işbu haksız davanın reddi gerektiğini, müvekkili tarafından davacı şirket aleyhine alacak ve hizmet tespit davası ikame edildikten sonra davacı şirketin müvekkiline yönelik rekabet yasağı ihlali gerekçesiyle dava açmasında makul bir gerekçe bulunmadığını, müvekkilinin şu an Elazığ’da çalışmakta iken davayı yönelten şirket merkezinin ...'da bulunduğunu, şirketin merkezi olan ...'nın dışında müvekkilin Elazığ'daki çalışma koşullarını sınırlayan bir rekabet yasağının geçerli olmayıp işçinin iş bulma özgürlüğünü ihlal eden haksız bir durum doğuracağını belirterek tüm bu sebeplerle davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'na, Arslan Alçı Ve Hammaddeleri Tic. San. A.ş.'ye, Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü'ne, .... .... .... 'ne müzekkere yazıldığı görüldü. Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine öngörülen işçinin rekabet yasağına aykırı davranışı nedeniyle cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. Müzekkere cevapları, iş mahkemesi dosyaları, taraf vekillerinin sunduğu deliller ile yazılı beyan dilekçeleri, ilgili belgeler dosyaya celp edilmiştir. Davalı tarafça görev itirazında bulunulmuş olup, iş akdinin sona ermesinden sonra rekabet yasağına aykırı hareket edilmesi hâlinde ise, buna dayalı olarak açılacak dava, niteliği itibarıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 444. ve devamı maddeleri kapsamına girmekle ve bu kapsamdaki davalar Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1-3 maddesinin açık hükmü karşısında tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticarî davalardan olmakla, bu tür davaların ticaret mahkemesinde incelenip karara bağlanması gerekir. (bkz. Yargıtay 9. HD.'nin 2015/33389 esas ve 2019/2979 karar sayılı 07/02/2019 tarihli ilamı) Bu suretle görevli olan mahkememizce dava görülüp sonuçlandırılmıştır. Taraflar arasında imzalanan iş/hizmet sözleşmesinin 9. maddesi sözleşmenin sona ermesinden sonra çalışma yasağı ve cezai şart olup, ''Herhangi bir nedenle hizmet sözleşmesini sona erdiren veya 4857 Sayılı İş Kanımunun 25.maddesinin II. bendine dayalı olarak hizmet akdi feshedilen çalışan, iki yıl süreyle kendi nam ve hesabına işveren hesabına işveren ile rekabet edecek bir iş yapamayacağı gibi aynı veya benzeri bir iş nevi eden bir kuruluşta çalışamaz, ortak olamaz. Bu şartlara aykırı davranma nedeniyle işverenin zarar görmesine neden olan çalışan ayrıldığı tarihteki son brüt ücretinin iki yıllık tutarında cezai tazminat ödeyecektir. İşveren çalışanın yasaklanan davranışlarının engellenmesini ve durdurulmasını ilgili mercilerden talep edebileceklerdir.'' hükmü bulunmaktadır. 6098 sayılı TBK 444/son maddesinde; rekabet yasağı sözleşmesinin hangi şartlarda yapılabileceği belirlenmiş olup, 445. maddesine göre; rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve rekabet yasağı süresinin, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşmaması gerekir. Maddenin 2. fıkrasına göre; hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirerek ve bu değerlendirme sonunda işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de göz önünde tutmak suretiyle hakkaniyete uygun biçimde, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilmektedir. Hakim, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlanmaları içeremeceği gerekçesiyle doğrudan ve ikinci bir değerlendirme yapmadan rekabet yasağı hükümlerinin geçersiz olduğuna karar vermemeli, maddenin 2. fıkrasındaki şartlar dahilinde değerlendirme yaparak sözleşme hükümlerini sınırlayabilme yetkisini kullanıp kullanmayacağını tartışmalı ve neticesine göre karar vermelidir. Öncelikle taraflar arasındaki sözleşmenin rekabet yasağına ilişkin hükümlerinin geçerli olup olmadığını değerlendirmek gerekmiştir. Somut olayda taraflar arasında yapılan hizmet sözleşmesinde rekabet yasağına ilişkin hükmün TBK'nın 445/1. maddesi uyarınca yer sınırlaması olmaksızın zaman sınırlaması içerdiği sabit ise de aksi durumda dahi, aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hakim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir. Bu doğrultuda, taraflar arasında yapılan sözleşme ile davalının aynı konuda faaliyet gösteren bir şirkette iş akdinin sonlanmasından sonra iki yıl süreyle çalışamayacağı belirtilmiştir. Süre itibarıyla yapılan sınırlama makul nitelikte olsa dahi sözleşmede yer bakımından bir sınırlandırma olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda da belirtildiği gibi TBK nun 445/2. fıkrasında hakime verilen takdir yetkisi doğrultusunda bu sınırlamayı ... ilinde yapılacak faaliyetlerle sınırlı tutmanın hakkaniyet ve nesafet ilkelerine uygun olacağı mahkememizce kabul edilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere, taraflar arasındaki sözleşmede aşırı olarak belirlenen yer yönünden sınırın, TBK'nın 445/2. maddesi kapsamında davalının, davacı nezdinde çalıştığı il ile sınırlı olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Buna göre, davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra 2 yıl geçmeden davacı şirketle aynı alanda faaliyet gösteren bir şirkette çalışmaya başladığı tespit edilmiş ise de davalının, davacının ... ilinde bulunan iş yerinde çalıştığı, ayrılarak işe başladığı yerin ise Elazığ ili olduğu, bu itibarla TTK'nın 445/2 maddesince verilen yetki doğrultusunda yer yönünden kapsamı belirlenen rekabet yasağı sözleşmesinin, davalı tarafından ihlal edilmediği, diğer bir deyişle, davacı nezdinde çalıştığı ilden farklı bir ilde çalışmaya başlayan davalının, taraflar arasındaki rekabet yasağına aykırı davrandığının söylenemeyeceği (bkz. benzer yönde ... BAM 20. HD.'nin 2020/1283 esas ve 2022/1915 karar sayılı ilamı) anlaşıldığından yersiz açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harcın, 3.415,50 TL peşin harçtan düşümü ile artan 2.987,90 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, 3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 200.000,00 TL üzerinden takdir edilen 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/11/2024