İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/789 E. 2025/1001 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/789
- Karar No
- 2025/1001
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2024/789 Esas KARAR NO : 2025/1001 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/09/2024 KARAR TARİHİ : 07/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; "...Davacı vekili tarafından açılan 18/09/2024 tarihli 71.702,88-TL dava esas değeri üzerinden hesaplanan ... harç makbuzlu dava dilekçesinde Davalı şirketin, davacı şirket ile mal alımı konusunda sözlü satış sözleşmesi yapmış olduğunu, Davalı şirketin, 07.09.2023 tarihinde 48.728,84.-TL, 13.09.2023 tarihinde 7.741,03.-TL ve 15.09.2023 tarihinde 47.290,90.-TL tutarında mal almış olduğunu, Davalı şirketin 07.09.2023 tarihli 48.728,84.-TL bedelli faturaya kısmi ödeme yapmış olup, toplamda 66.760,77.-TL borcu olduğunu, 16.05.2024 tarih,nde Selçuk arabuluculuk Bürosuna başvuruda bulunulmuş olup,... Büro Dosya numaralı ve... Arabuluculuk Numaralı dosyanın açılmış olup, anlaşma sağlanamadığını,Yukarıda izah edilen ve re’sen nazara alınacak nedenlerle ; davalının, Menderes İcra Dairesinin... Esas numaralı dosyasında gerçekleştirdiği haksız ve kötü niyetli itirazın iptaliyle birlikte takibin devamına, takibin durduğu ve alacağın likit olduğu göz önone alındığında, kötüniyetli davalıya %20 oranında icra inkar tazminatına yükletilmesine, yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. SAVUNMA : Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; " ... İcra takibini konus olan faturalardaki rakamların gerçeği yansıtmamakta olduğunu ve faiz hesaplamalarının da hatalı olduğunu, bu nedenle takibe itiraz edilmiş olduğunu, Arz edilen sebeplerle; Sayın Mahkemece yapılacak yargılama neticesinde tarafların defter ve kayıtlarının incelenmesi ile davalı şirketin davacıya dava konusu faturalardan kaynaklı borcu olmadığının ortaya konulacağı, bu itibarla davanın reddine, %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına, mahkeme masrafı ve avukatlık ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE : Dava; İİK 67. Maddesi uyarınca açılmış İtirazın İptali Davasıdır. Uyuşmazlık; faturada belirtilen mal/hizmetin davalı tarafça alınıp alınmadığı ve buna bağlı olarak davacıya borcu bulunup bulunmadığına ilişkindir. Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir. Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır. İİK'nın 67/1 maddesi "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmünü içermektedir. Bu hükme göre; itirazın iptali davalarında 1 yıllık hak düşürücü süre itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlamaktadır. İtiraz tebliğ edilmedikçe bu süre başlamaz. Ayrıca icra dosyasında alacaklının icra işlemleri yapmış olması itirazın tebliği anlamına gelmemektedir. Bu nedenlerle davalı tarafından yapılan borca itiraz gereği icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, yapılan incelemede takip dosyasında borçlunun itirazına ilişkin dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmesi talebi içerir herhangi bir dilekçe yahut tebliğ edildiğine dair bir tebliğ mazbatası bulunmadığı görülmüştür. Buna göre 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemediği ve işbu davanın hak düşürücü süre dolmadan açılmış olduğu anlaşılmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır. Mahkememizce aldırılan 18/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda; 1) Davalı şirkete verilen 2 haftalık kesin süre içerisinde ticari defter ve belgelerinin bulunduğu adresi bildirmediğinden ticari defter incelemesi yapılamamış olduğu, 2) Davacı şirketin 2022 ve 2023 yıllarına ait yevmiye defterlerinin kapanış onaylarının yaptırılmamış olduğu, 2024 yılı kapanış tasdiki yerine geçen beratların yasal süresi içersinde alındığı tespit edilmiş olup,Takdiri Sayın Mahkeme'nize ait olmak üzere; davacı şirketin 2022 ve 2023 ticari defterlerinin 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfına sahip olma niteliğinde olmadığı, davacı şirketin 2024 ticari defterlerinin 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfına sahip olma niteliğinde olduğu, 3) Takip ve dava konusu alacağın kaynağı olan 07.09.2023 tarihli ... nolu 48.728,84.-TL bedelli, 13.09.2023 tarihli... nolu 7.741,03.-TL bedelli ve Tarih No Fatura Tarihi Fatura No Tutar Veresiye Fişi 07.09.2023 10172 07.09.2023 2023-2995 48.728,84 İşbu Makbuz üzerinde teslim alan ve teslim eden imzaları bulunmakta olup, teslim alan kısmında davalı yana ait kaşe ve ... imzası bulunmaktadır. Veresiye Fişi 13.09.2023 8620 13.09.2023 2023-3079 7.741,03 İşbu Makbuz üzerinde teslim alan ve teslim eden imzaları bulunmakta olup, teslim alan kısmında davalı yana ait kaşe ve ... imzası bulunmaktadır. Veresiye Fişi 15.09.2023 9752 15.09.2023 2023-3130 47.250,90 İşbu Makbuz üzerinde teslim alan ve teslim eden imzaları bulunmakta olup, teslim alan kısmında davalı yana ait kaşe ve ... imzası bulunmaktadır. Açıklama 615.09.2023 tarihli... nolu 47.290,90.-TL bedelli faturaların davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerine Ba/Bs formları ile yapılan beyanların birbirleri ve davacı yanın ticari defter kayıtları ile uyumlu olduğu ve davalı yandan yapılan tahsilatın mahsubundan sonra, davacı yanın incelenen ticari defter kayıtlarına göre; aksi ispat edilmedikçe, takip ve dava tarihi itibari ile davacı yanın davalı şirketten 66.760,77.-TL alacaklı olduğu, 4) Davacı şirketin davalı yandan 4.942,11.-TL işlemiş faiz talep ettiği, ancak davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair noter ihtarnamesi ya da sözleşme benzeri tevsik edici bir belge dava dosyasına sunulmadığından faiz başlangıç tarihi belirlenememiş olup, faiz hesaplamasının yapılamadığı, Sonuç ve kanaatine varılmıştır şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir. * Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan FATURA içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir. Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır: "1- Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. 2- Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. 3- İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. 4- Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. 5- Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." Madde metninde de açıklandığı üzere ticari defterlerin bir tarafın kendi lehine delil olarak kabul edilmesi için öncelikle usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırılmış olması gerekmektedir. Bunun yanında ticari ilişkinin karşı tarafının aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterindeki kayıtların bu deftere aykırı olmaması veya karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. *Mahkememizce verilen ticari defterlerin ibrazına ilişkin karar üzerine davacı vekilinin davacı şirkete ait ticari defterlerin bulunduğu adresi sunduğu, davalı tarafın ise sunmadığı, bilirkişi incelemesinin bu nedenle sadece davacı defterleri incelenerek hazırlanmış olduğu, yapılan incelemede davacının 2022-2023 ticari defterlerinin delil vasfına sahip olmadığı, ancak 2024 yılı defterlerinin delil vasfında olduğu, tarafların BA/BS formaları incelemesinde ise davacı yanın davalı şirketten 66.76,77-TL alacaklı olduğunun tespit olunduğu rapor edilmiştir. İcra takibine konu edilen faturaların tamamının 2023 yılına ait olduğu görülmektedir. Davacının 2023 yılı ticari defterlerinin delil niteliğine sahip olmaması, davalının ise ticari defterlerini ibraz etmiş olmaması nedeniyle bilirkişi tarafında incelenmiş olan BA/BS formları nazara alınarak yapılan tespit mahkememizce usulü uygun bulunmuş ve benimsenmiştir. Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporu Mahkememizce de benimsenerek davanın kabulü yönünde aşağıdaki karara hükmolunmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-. Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davalının Menderes İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZININ KISMEN İPTALİNE, takibin 66.760,77-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren Avans Faizi işletilmesine, Davacının FAZLAYA İLİŞKİN TALEBİNİN REDDİNE, 2- Alacak likid nitelikte görüldüğünden İİK madde 67 gereğince hüküm altına alınan alacak miktarının % 20'si oranında hesaplanan 13.352,15-TL İcra İnkar Tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3- Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 4.560,42-TL harçtan peşin alınan 1.224,51-TL'nin mahsubu ile bakiye 3.335,91-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmiş herhangi bir sarf kararı bulunmadığı anlaşılmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yatırılan Başvurma Harcı, Peşin Harç ve Vekalet Harcından oluşan toplam 1.712,91-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7- Davacı tarafından yapılan 3.500,00-TL bilirkişi ücretinin ve 80,00-TL tebliğat ve posta ücreti olmak üzere toplam 3.580,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair; tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda açıkça okundu, usulen anlatıldı. 07/11/2025 Katip ... ¸e-imza
Hakim... ¸e-imza