İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/439 E. 2025/1034 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/439
- Karar No
- 2025/1034
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/439 Esas KARAR NO : 2025/1034 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/05/2025 KARAR TARİHİ : 02/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil Şirketle arasındaki ticari ilişki nedeniyle ödenmeyen bakiye cari alacak borcunun müvekkil Şirketçe ödenmediğini, davacının bu cari alacağını tahsil edebilmek amacıyla-------- İcra Müdürlüğü ---------- E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi yaptığını ve Müvekkil Şirket’in borçlu olmasına rağmen başlatılan takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek alacağın tahsilini geciktirmeye çalıştığını iddia ederek itirazın iptalini, takibin devamını ve haksız itiraz sonucu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından dayanak olarak sunulan sözleşme nüshasında yetki klozu bulunduğunu, yetkili mahkeme ve icra dairesi ------- mahkemeleri ve icra daireleri olduğunu, davacı sözleşme kapsamında tedarik yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi herhangi bir alacağı da muaccel olmadığını, müvekkil şirkete ürün teslim edildiğini ispatlayan herhangi bir yazılı delil sunulmadığını, dosya kapsamında icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için gerekli şartlar oluşmadığını, usulüne uygun icra takibi bulunmaması nedeniyle davanın reddini, sözleşmelerde belirlenen dava şartının noksanlığı nedeniyle davanın reddini, yetki itirazlarınını kabulü ile davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davacı tarafından haksız düzenlenen fatura içeriğindeki malların müvekkile teslim edilmediği, ve sevk irsaliyesi ile müvekkilin malları teslim aldığını gösterir herhangi bir dayanak belge bulunmaması nedeniyle davanın esastan reddini, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraftan tahsilini saygılarımızla talep ettiklerini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Eldeki dava, davacı tarafından açılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptaline ilişkindir.------- İcra Müdürlüğü'nün -------- esas sayılı icra dosyası işbu dosya arasına alınmıştır.İcra takibine yapılan itirazın iptali 2004 sy. İİK md. 67'de düzenlenmiştir. Buna göre; "(1)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. (3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. İşbu davanın yasal bir yıllık süresinde açıldığı anlaşılmakla esastan incelemeye geçilmiştir. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır. Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, itirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır.Yine Yargıtay kararlarına göre, itirazın iptali davası için yetkili icra dairesinde başlatılmış geçerli bir icra takibinin bulunması, dava ön şartı niteliğindedir . Şayet icra takibi yetkili icra dairesinde yapılmamış ve icra dairesinin yetkisine usulüne uygun olarak itiraz edilmiş ise, itirazın iptali davasının bu davaya özgü ve özel dava şartı yokluğu (icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmamış olması) nedeniyle davanın usulden reddine karar verilir. HMK'nın 17. maddesinde yetki sözleşmesi düzenlenmiş olup "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır," hükmü getirilmiştir. Somut olayda davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşme davalı tarafça dosyaya sunulmuş ve usulüne uygun sunulan cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunulmuştur. 02.12.2025 tarihli celsede davacı vekili tarafından sözleşmede bulunan imzanın müvekkiline ait olduğu beyan edilmiştir. Sözleşme incelendiğinde 15. Maddede taraflar arasındaki uyuşmazlıkların "-------" adliyesinde çözümleneceğine dair yetki sözleşmesi bulunmaktadır. İcra dosyası incelendiğinde davalı tarafça usulüne uygun şekilde itiraz edilirken yetki itirazında bulunulduğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca icra takibinin yetki sözleşmesi gereğince yetkisiz yerde açıldığı, yukarıda belirtilen içtihatlar uyarınca işbu durumun özel dava şartı olduğu anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın usulden reddine, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 38.902,57-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde--------- Arabuluculuk Bürosu'nun sayılı dosyasında takdir edilen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibari ile KESİN olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/12/2025