İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/1056 E. 2025/1011 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1056
- Karar No
- 2025/1011
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/1056 Esas KARAR NO : 2025/1011
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 14/12/2021 KARAR TARİHİ : 11/11/2025 K.YAZIM TARİHİ : 12/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; olay günü davalı ..... sevk ve idaresindeki ..... plakalı aracın uygulama noktasında görevli bulunan davacı ve mesai arkadaşının üzerine sürüldüğünün tespit edildiği, meydana gelen çarpma sonucu davacının ağır şekilde yaralandığını, diğer görevlinin ise vefat ettiğini, Kaza tespit tutanakları, bilirkişi raporu ve mevcut delillerden davalı sürücünün alkollü olduğu, hız ve güvenli sürüş kurallarına uymadığı, trafik işaretlerine riayet etmediği hususlarının sabit olduğu, kazanın meydana gelmesinde davalının tamamen kusurlu bulunduğunun tespit edildiğini, Davacının kaza nedeniyle uzun süre tedavi gördüğünü, çalışma gücünde azalma meydana geldiğini, ekonomik ve manevi zararlarının bulunduğunun raporlarla ortaya konulduğunu, davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumluluğunun doğduğunu, Bu kapsamda, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerinde olduğu bu nedenlerle davanın kabulü ile kusurlu davalı sürücü ile sigorta şirketinin talepten müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ..... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın kabulü anlamına gelmemek şartıyla müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde olduğunu, müvekkilinin sigortalısının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, taraf kusurlarının tespit edilmesi için dosyanın ATK'ya gönderilmesi gerektiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; olayda davacı ve arkadaşının seyir halinde gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek kendi güvenliklerini tehlikeye attıkları için asli kusurlu olduklarını, müvekkilinin alkollü olmasının tek başına kazanın meydana gelmesine etkili olmadığını ve illiyet bağı bulunmadığını, bekçilerin aracı yanlış yerde ve usule aykırı şekilde durduklarını, yeterli işaretleme yapmadıklarını ve trafikte yetkileri dışında işlem gerçekleştirdiklerinin tespit edildiğini, bu durumun kazaya etkili olduğunun görüldüğünü, tutanakta belirtilen 8 duba yerine olay yerinde yalnızca 2 duba bulunduğunu, davacının zarar talebini destekleyen denetime elverişli rapor bulunmadığından tazminat hesabının yapılamadığını, müvekkilinin arabuluculuk sürecine dahil edilmediğini bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesini, ayrıca kusur ve illiyet bağı bulunmadığından esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Huzurda görülen dava trafik kazası (haksız fiil) sonucu maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Mahkememizce tarafların sosyal ekonomik durumları araştırılmıştır. Dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza dosyası, davacının dava konusu kaza nedeni ile gördüğü tedavi evrakları ile davacının SGK kayıtları dosyamız arasına celp edilmiştir. HMK'nın 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davalı ..... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanmış sürücüsünün ..... olduğu ...... plaka sayılı aracın davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası nedeni ile kazaya karışan tarafların kusur durumu, davacıda söz konusu kaza nedeni ile geçici ya da kalıcı maluliyet oluşup oluşmadığı; oluştu ise davacının maluliyet nedeni ile davalılardan tazminat talep edip edemeyeceği; davacının kaza nedeni ile yapmış olduğu tedavi ve bakım giderinin bulunup bulunmadığı ile bulundu ise tutarı ve bu tutarın davalılardan talep edilip edilemeyeceği; davacının kaza nedeni ile manevi olarak zarar görüp görmediği ile gördü ise davalılardan manevi tazminat talep edip edemeyeceği ile edebilecekse miktarı, davalı sigorta şirketinin ZMMS kapsamında sorumlu olup olmadığı hususlarında toplandığı tespit edildi. Bilirkişi ..... tarafından düzenlenen 19/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "A-Davalı ....... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ tarafından sigortalı ..... plakalı otomobil sürücüsü davalı ....., emniyet görevlisi olan ve olay anında görevi gereği kaplama üzerinde yaya olarak bulunan davacının yaralanmasıyla birlikte .....'IN vefatı ile neticelenen bu olayın hazırlanması ve oluşumunda %100 ORANINDA ASLİ DÜZEYDE TAM KUSURLU OLDUĞU görüş ve kanaatine varılmıştır. B-Davacı ...... ile maktul yaya ...... emniyet görevlisi olmaları nedeniyle olay anında görevleri gereği kaplama üzerinde yaya olarak bulundukları esnada davalı sürücünün idaresindeki aracın kendilerine olaya ilişkin görüntülerden anlaşıldığı üzere herhangi bir tedbir almadan çarpmasıyla gerçekleşen bu olayın hazırlanması ve oluşumunda ATFA KABİL BİR KUSURLARININ BULUNMADIĞI görüş ve kanaatine varılmıştır." hususları tespit edilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ...... İhtisas Kurulu'nun 16/02/2024 tarihli raporunda;Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği, hususları tespit edilmiştir. Bilirkişiler ..... ve ..... tarafından düzenlenen 01/09/2024 tarihli bilirkişi kök raporunda; ATK ..... İhtisas Kurulunun 11.01.2024 tarihli raporunda davacının tüm vücut engellilik oranının %0 (sıfır) olduğu belirtildiğinden sürekli iş göremezlik maddi zarar şartlarının oluşmadığı; hal böyle olunca sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, Davacının talep edebileceği geçici ve sürekli iş göremezlik maddi zararı 1.978,13 TL hesaplanmış olmakla birlikte; SGK tarafından davacıya yapılmış geçici iş göremezlik ödemesi var ise yapılan ödemenin %100 kusura isabet eden kısmının hesaplanan geçici iş göremezlik maddi zararından tenzilinin gerekeceği, hususları tespit edilmiştir. Bilirkişiler ..... ve ..... tarafından düzenlenen 14/05/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; ATK ..... İhtisas Kurulunun 11.01.2024 tarihli raporunda davacının tüm vücut engellilik oranının %0 (sıfır) olduğu belirtildiğinden sürekli iş göremezlik maddi zarar şartlarının oluşmadığı; hal böyle olunca sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı; 25.11.2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulan ücret bordrosundan davacının kaza tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü İstanbul Emniyet Müdürlüğü kadrosunda çalışan polis memuru olduğu, yani devlet memuru olduğunun görüldüğü; devlet memurlarının istirahatte olduğu dönemde maaşları tam olarak tahakkuk ettirilip ödendiğinden davacının geçici iş göremezlik döneminde kazanç kaybı oluşmadığı; kazanç kaybı zararı anlamında olan geçici iş göremezlik maddi zarar şartları oluşmadığından davacı yönünden geçici iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, tedavi ile ilgili eklenen belgeler değerlendirildiğinde dönemsel rayiç bedellerle 199,00 TL kısmı belgeli, 301,00 TL kısmı belgesiz ilaç, bakım için tıbbi malzemeler ve yardımcı ortopedik malzemeler için 500,00 TL, sağlık kurumlarına ulaşım ve bu süreçteki temel sosyal giderleri için 1.250,00 TL olmak üzere 199,00 TL kısmı belgeli, 1.551,00 TL kısmı belgesiz 1.750,00 TL gideri olacağının öngörüldüğü hususları tespit edilmiştir. Mahkememizin 17/01/2025 tarihli celsesinde dinlenilen tanık ..... ifadesinde; "Ben mahalle bekçisi olarak görev yapmaktayım, davacıyıda bu sebeple tanırım, ben davacıyla birlikte kazanın olduğu gece görev yaptığım için söz konusu kazayı gördüm, gece saat iki de kontrol noktasında beklerken bağcılar istikametinden davalının kullandığı araç çok hızlı bir şekilde gelerek davacıya ve merhum .....'a çarptı, çarpmanın etkisi ile davacı savruldu, bu kaza nedeni ile yaralandı, davacı elinde el feneri ve üzerine zimmetli silahı ile gelen araçları kontrol noktasına yönlendirirken bu kaza oluştu, kaza olduktan sonra davalı araç sürücüsü aracın hızını arttırarak kaza yerinden hızla kaçtı daha sonra öğrendiğimize göre davalı araç sürücüsü, polislerin kendisini takip ettiğinden dolayı, hızlı bir şekilde aracı kullandığını öğrendik, dedi." beyanında bulunmuştur. Mahkememizin 17/01/2025 tarihli celsesinde dinlenilen tanık ..... ifadesinde; "Kıyafetlerimiz de bekçi yazısı fosforlu bir şekilde yazılı olup karanlıkta parlamaktadır, ekip aracının tepe lambası yanar vaziyette idi ayrıca dubalarda parlamaktaydı, bir araç sürücüsünün bunları fark etmemesi imkansız dedi. " beyanında bulunmuştur. Mahkememizin 17/01/2025 tarihli celsesinde dinlenilen tanık ..... ifadesinde; "ben davacının eşiyim, dava konusu kazayı görmedim ama kazadan sonra yaşananlara şahidim ailecek kazanın etkilerini halen atlatamadık, davacı kazadan sonra yaklaşık yirmi gün boyunca evde boyunlukla yattı bu süre zarfında evde ona ben baktım, kaza nedeni ile hem eşimde hem bende yeniden başına benzer olay gelebileceği kaygısı oluştu, ailecek bu süreçte yok yıprandık dedi. " beyanında bulunmuştur. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 22/07/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talepleri 1.750,00 TL olarak ıslah edilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1. maddesi; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; söz konusu kanunun 88/1. maddesi; "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. " söz konusu kanunun 90. maddesi ise; "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" denilerek haksız fiil sorumluluğu belirlendikten sonra anılan Kanun'un 61. maddesi "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." hükmünü içermekte olup buna göre zarara sebebiyet veren sürücü, işleten ve zorunlu sigortacı zarar görene karşı haksız fiil hükümleri çerçevesinde müteselsilen sorumludurlar. Ancak sigorta şirketinin sorumluluğunun teminat limiti ve sigortalısının kusuru oranında olacağı açıktır. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından 21/05/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemli olarak davalılar aleyhine huzurda görülen dava açılmıştır. Mahkememizce kazaya karışan araçların kusur durumunun değerlendirilmesi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi ..... tarafından kusura ilişkin düzenlenen raporda; davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı ..... plakalı otomobil sürücüsü davalı ...... 'ın, emniyet görevlisi olan ve olay anında görevi gereği kaplama üzerinde yaya olarak bulunan davacının yaralanmasıyla birlikte ....'ın vefatı ile neticelenen bu olayın hazırlanması ve oluşumunda %100 oranında asli düzeyde tam kusurlu olduğu; davacı ..... ile maktul yaya .....'nun emniyet görevlisi olmaları nedeniyle olay anında görevleri gereği kaplama üzerinde yaya olarak bulundukları esnada davalı sürücünün idaresindeki aracın kendilerine olaya ilişkin görüntülerden anlaşıldığı üzere herhangi bir tedbir almadan çarpmasıyla gerçekleşen bu olayın hazırlanması ve oluşumunda atfa kabil bir kusurlarının bulunmadığı tespit edilmiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli düzenlendiği kabul edilen 19/04/2023 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davacının dava konusu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davalı .....'in ise kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Davacıda dava konusu kaza nedeni ile geçici ya da kalıcı maluliyet oluşup oluşmadığının tespiti için dosya ATK'ya sevk edilmiş olup ATK tarafından düzenlenen 16/02/2024 tarihli raporda; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği, hususları tespit edilmiştir. ATK tarafından düzenlenen raporun kaza tarihindeki yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine uygun olarak hazırlandığı anlaşıldığından 16/12/2024 tarihli rapora mahkememizce itibar edilmiştir. Davacının maddi tazminat taleplerinin hesaplanması için dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen kök ve ek raporda; ATK ...... İhtisas Kurulunun 11.01.2024 tarihli raporunda davacının tüm vücut engellilik oranının %0 (sıfır) olduğu belirtildiğinden sürekli iş göremezlik maddi zarar şartlarının oluşmadığı; 25.11.2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulan ücret bordrosundan davacının kaza tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü İstanbul Emniyet Müdürlüğü kadrosunda çalışan polis memuru olduğu, yani devlet memuru olduğunun görüldüğü; devlet memurlarının istirahatte olduğu dönemde maaşları tam olarak tahakkuk ettirilip ödendiğinden davacının geçici iş göremezlik döneminde kazanç kaybı oluşmadığı; kazanç kaybı zararı anlamında olan geçici iş göremezlik maddi zarar şartları oluşmadığından davacı yönünden geçici iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, tedavi ile ilgili eklenen belgeler değerlendirildiğinde dönemsel rayiç bedellerle 199,00 TL kısmı belgeli, 301,00 TL kısmı belgesiz ilaç, bakım için tıbbi malzemeler ve yardımcı ortopedik malzemeler için 500,00 TL, sağlık kurumlarına ulaşım ve bu süreçteki temel sosyal giderleri için 1.250,00 TL olmak üzere 199,00 TL kısmı belgeli, 1.551,00 TL kısmı belgesiz 1.750,00 TL gideri olacağının öngörüldüğü hususları tespit edilmiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporu doğrultusunda davacıda geçici ya da kalıcı iş göremezlik zararının meydana gelmediği ancak davacının dava konusu kaza nedeni ile talep edebileceği tedavi harcamalarının 1.750,00 TL olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 22/07/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talepleri 1.750,00 TL olarak ıslah edilmiştir. Açıklanan nedenlerle davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 1.750,00 TL tedavi gideri tazminatın davalı ..... Sigorta A.Ş. bakımından 14/12/2021 tarihinden diğer davalı .... bakımından olay tarihi olan 21/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber manevi tazminat miktarı belirlenirken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünde tutularak TMK'nın 4. maddesi dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Olayın meydana geliş şekli, tarafların kusur durumu, tanık beyanları, geçici iş göremezlik süresi, tarafların sosyal ekonomik durumu ve dosyada mübrez 04/03/2024 tarihli ATK raporunun .... sayfasında davacının kaşının üzerinde ve sol ayak üzerinde cilt seviyesinde yara nedbesinin bulunduğu hususları bir arada değerlendirildiğinde davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan2 1/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası'nda manevi tazminat teminatı bulunmadığından sadece davalılardan .....'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı tarafından açılan maddi tazminat davasının KABULÜ ile 1.750,00 TL tedavi gideri tazminatın davalı .... Sigorta A.Ş. bakımından 14/12/2021 tarihinden diğer davalı ..... bakımından olay tarihi olan 21/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) 2-Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 50.000,00 TL'nin olay tarihi olan 21/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .....'dan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacının manevi tazminata konu fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 4-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 3.535,04-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 714,85-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.820,19-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, (Davalı sigorta şirketinin harcın sadece 615,40-TL'sinen sorumlu tutulmasına) 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 1.750,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan ...... ve ..... Sigorta A.Ş.'den müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (MADDİ TAZMİNAT TALEBİ BAKIMINDAN) 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan ......dan alınarak davacıya verilmesine, (MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ BAKIMINDAN) 7-Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararı uyarında reddedilen manevi tazminat bakımından davalı ..... lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına (MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ YÖNÜNDEN) 8-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 714,85-TL Peşin/Nisbi Harç'ın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan; 12.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 547,00 TL Tebligat, Posta gideri ve 5.470,00 TL ATK fatura gideri olmak üzere toplam 18.017,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranı (%50,86 kabul oranı) dikkate alınarak 9.163,45-TL lik kısmının davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, (Davalı sigorta şirketini yargılama giderinin sadece (%1,72 kabul oranı) 309,89-TL'lik kısmından sorumlu tutulmasına) 10-Davalılardan ...... tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 11-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, 12-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin huzurda görülen davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı anlaşıldığından davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı .....vekilinin yüzlerine karşı davalı Sigorta şirketi vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/11/2025
Katip ..... e-imzalı
Hakim .... e-imzalı