İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/784 E. 2025/880 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/784
Karar No
2025/880
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/784 Esas KARAR NO:2025/880

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:26/12/2024 KARAR TARİHİ:18/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; Davacı tarafından davalı aleyhine 482.227,13 TL tutarındaki cari hesap alacağının tahsili için .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının itirazı ile icra takibinin durduğunu, davacı ile davalı borçlu şirket arasında süregelmekte olan ticari ilişki devam ettirildiğini, bu kapsamda karşılıklı edimler üstlenildiğini, mevcut kredili satış sözleşmesi akdi gereğince, davacının ifa etmekle yükümlü olduğu edimleri gereği gibi yerine getirdiğini, davalının sipariş ettiği tüm ürünleri doğru adet ve istenilen tarihlerde davalı yana teslim ettiğini ancak her iki tarafa da edimler yükleyen satış akdi gereğince davalı yan, işbu ticaretten kaynaklı para borcu ödeme edimini ifa etmediğinden, takibe dayanak chs. bakiye borcunun oluştuğunu ve borcun muaccel olduğunu, davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığı, tüm bu nedenlerle .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep edilmektedir. CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davaya cevap verilmemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Mali müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan 18/08/2025 tarihli raporunda; Davacı şirketin incelenen 2023-2024 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalı şirket vekiline inceleme için ulaşılmış ancak; davalı şirkete ulaşılamadığı bilgisi alındığından ticari defter ve belge incelemesinin yapılamadığı, davacı şirketin ticari defter kayıtlarında icra takibini yapıldığı 17.11.2023 tarihi itibariyle; davalı şirketten; 482.227,13 TL alacağı olduğu tespit edilmiş ise de; davacının, husumete konu ettiği fatura alacağına ilişkin, fatura içeriği ürünlerin davalı şirkete teslim ettiğine ilişkin tespit yapılamadığından 17.11.2023 tarihinde icra takibi yapılan ....İcra Müdürlüğü 2023/... Esas nolu icra dosyası ile talep edilen 482.227,13 TL Asıl Alacak talebinin yerinde olmadığı, icra inkâr tazminatına hükmedilmesi meselesi Sayın Mahkemenizin münhasıran yargılama yetkisine dair bir husus olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Mali müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan 28/10/2025 tarihli ek raporunda; Sayın Mahkemeye 18.08.2025 tarihinde sunulan kök raporun 6.3. Maddesi aşağıdaki şekil revize edilmiştir; Husumete Konu; Faturalar, İrsaliyeler, İcra Takibi Ve Davacı Şirketin Ticari Defter Kayıtları İle Karşılaştırılması Ve Değerlendirilmesi Sonucunda; davacının, 17.11.2023 tarihinde icra takibi yaptığı .... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı İcra dosyasında talepte bulunduğu 482.227,13 TL chs. bakiyesi ana para alacağını oluşturan faturalar ile fatura içeriği ürünleri davalı şirkete teslim ettiği, nihayetinde 17.11.2023 tarihinde .... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas nolu icra dosyası ile talep edilen 482.227,13 TL ana para talebinin yerinde olduğu, 482.227,13 TL ana para alacağı için 17.11.2023 icra takip tarihinden itibaren avans faiz talebinin yerinde olduğu, kök rapordaki diğer tespit, değerlendirme ve kanaatin işbu ek raporda da muhafaza edildiği görüş ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; davacının davalı aleyhine cari hesap alacağı nedeniyle .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Dosyada yapılan yargılama, bilirkişi raporları, tarafların ticari defterleri, faturalar, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Her ne kadar, davacı tarafça davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... E. sayılı takip dosyası ile toplam 482.227,13 TL ana para alacağı üzerinden takip başlatılmış ve davalının itirazı üzerine takip durmuş ise de, dosyada davacı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak tanzim edilen dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile; davacı şirketin incelenen 2023-2024 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu, davacı şirketin ticari defter kayıtlarında icra takibinin yapıldığı 17.11.2023 tarihi itibariyle; davalı şirketten; 482.227,13 TL alacağı olduğu, davacı tarafça dosyaya sunulan belgelerden, davacı tarafın alacağa konu ettiği fatura içeriği ürünleri teslim etmiş olduğunun tespit edildiği, davalı tarafın davaya cevap vermediği gibi yerinde inceleme yetkisi verilen bilirkişiye ticari defterlerini ibraz etmediği ve incelemeye sunmadığı, dolayısı ile davacı tarafın davalıdan takipte talepte edilen miktar kadar alacaklı olduğu anlaşıldığından; davanın kabulüne, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. "Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir. Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir. Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir." Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Bankacılar Dergisi, Sayı 67, 2008) Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, -Davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, -Asıl alacak olan 482.227,13 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2- Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 77.156,34 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 32.940,94 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 5.824,10 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 27.116,84 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan; 427,60 TL Başvuru Harcı, 5.824,10-TL Peşin/nisbi Harcı, 7.000,00 TL Bilirkişi ücreti, 100,00 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 13.351,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk ücreti olan 3.600 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.18/11/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/784, K. 2025/880, T. 18.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-784-e-2025-880-k-e9e777f2d928