İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/87 E. 2025/920 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/87
Karar No
2025/920
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/87 Esas KARAR NO:2025/920

DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:03/07/2020 KARAR TARİHİ:12/12/2025

Mahkememizin ..., 31/01/2024 tarihli kararı İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesinin 2024/1587 Esas, 2025/225 Karar, 28/01/2025 tarihli ilamı ile Kaldırılmakla Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında kamu ve özel şirketlere ambulans temini ve satışı yapmak, ihalelere yeni kuracakları şirket ile katılmak üzere 22/08/2019 tarihli Ticari Ortaklık Taahhüt Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre tüm ambulans ihalelerine tarafların birlikte gireceği kararlaştırılmış ise de kısa vadede 04/10/2019 tarihli ihaleye davalı şirketin tek başına gireceğine davacı şirketin muvafakat ettiğini, sözleşmenin 3.3 maddesinde de davalının duyduğu nakdi ve gayri nakdi kredi desteğini 37.900.000 TL limitli sınırlı olmak üzere sağlamayı kabul ve taahhüt ettiğini, davacının sözleşmeye uygun olarak limit olmasına rağmen iyi niyet çerçevesinde limiti aşmak suretiyle davalıya nakdi ve gayrinakdi desteği verdiğini, karşılığında yine sözleşme hükümlerine göre 8.500.000 TL'lik ipotek aldığını ve ihalenin alınması halinde hak edişlerin kendisine temlik edileceğine ilişkin taahhüt aldığını, ihale davalı şirket üzerinde kalınca taraflar arasında 20/11/2019 tarihli alacak temlik sözleşmesi yapıldığını ve aynı gün davalı şirketin Sağlık Bakanlığı nezdindeki hak edişlerinin davacının hesabına ödenmesi için bakanlığa yazı verdiğini, ancak davalının bilahare bakanlığa yazı vererek sözleşmeye aykırı davrandığını ve hak edişleri kendisinin aldığını, bu durum için savcılığına yaptıkları suç duyurusu neticesinde soruşturmanın devam ettiğini, sözleşmenin 3.11 maddesinde davalının kendisinin ve grup şirketlerinin ihtiyaç duyduğu danışmanlık, reklam ve promosyon ürünlerini davacıdan almayı kabul ve taahhüt ettiğini, davacı tarafça sözleşme kapsamında davalı ve diğer grup şirketlerine hizmetler verilip ürünler satıldığını, davacının davalıya ödenen nakdi bedellerden, gayri nakdi bedellerin vergi ve masraflarından, davalı ve grup şirketlerine verilen hizmet ile satılan ürünlerden dolayı toplam 16.865.194,09 TL alacaklı olduğunu, sözleşmenin 3.5 maddesinde davacının, davalıya sağladığı nakdi ve gayri nakdi destekleri için kur farkı ya da faiz talep etmeyeceğini kabul ve taahhüt ettiğini, 3.10 maddesinde ise toplam 5 başlık altında sayılan sebeplerden birinin gerçekleşmesi halinde davalı şirketin ödemek zorunda olduğu bedelin hüküm altına alındığını, sözleşmenin 3.11 maddesinde sözleşmenin feshi veya temlik verilmemesi halinde fatura bedellerine fesih tarihinden itibaren aylık %5 temerrüt faizi uygulanacağını davalının kabul ve taahhüt ettiğini, ayırca sözleşmenin 4.2 maddesinde yapılacak tüm bildirimlerin 4.1 maddesinde sayılan kişilere yapılacağı ve bu adreslere yapılan bildirimlerin ihtar yerine geçeceği, ayrıca ihtar çekmeye gerek olmadığının hüküm altına alındığını, sözleşme kapsamında davalı şirketin yetkili olarak belirlediği mail adreslerine 07/01/2020 tarihinde mail atılarak sözleşmenin feshedildiğini ve alacakların 14/01/2020 tarihine kadar ödenmesinin ihtar edildiğini, davalının ödeme yapmayarak 14/01/2020 tarihinde temerrüde düştüğünü, davalının ....Noterliğinin 30/01/2020 tarih ... yevmiye sayılı ihtarı ile davacının kestiği 31/08/2019-22/11/2019 tarihleri arasındaki toplam 9 adet faturayı iade ettiğini bildirdiğini, tüm faturalar üzerinde "kontrol edilmiştir" ve "işlendi" şerhleri mevcut olup ayrıca davalının her bir fatura bedeli kadar ayrı ayrı 9 adet fatura kestiğini, faturaların tamamının 24/01/2020 tarihli olduğunu, faturaların davalıya iade edildiğini, bu arada Karz İpoteğinin paraya çevrilmesi için ... ... İcra Dairesinde yasal takibe geçilmişse de davalının itirazı üzerine ....İcra Hukuk Mahkemesi ... esas sayılı dosyası ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, alacakların ödenmemesi üzerine asıl alacak, cezai şart ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.556.917,87 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, bu nedenlerle öncelikte teminatsız aksi halde %100 teminat karşılığında davalının Sağlık Bakanlığı nezdindeki doğmuş ve doğacak hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takip talebinde ve ödeme emrinde borcun kaynağı ve sebebi olarak somut hiçbir bele ve bilgi gösterilmediğini, taraflar arasında 6102 Sayılı TTK 89 ve devamı maddelerine göre yapılmış olan geçerli herhangi bir yazılı cari hesap sözleşmesi olmadığını, emsal yüksek yargı kararlarında da belirtildiği üzere itirazın iptali davalarının konusu olan icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduklarını, bu bağlılığın sadece meblağ yönünden değil takipte dayanak yapıp gösterilen borcun kaynağı ve sebepleri, belgeleriyle de olduğunu, davacının dava konusu takipte dayanmadığı ve göstermediği, sunmadığı herhangi bir borç kaynağını, sebebini, belgeyi başkaca alacak kalemlerini vs.bilgi açıklama, belgeyi takipten sonra açtığı itirazın iptali davasında kendi lehine ileri süremeyeceğini, sunamayacağını ve dayanak yapamayacağını, sunmuş olsa bile mahkemece bunların incelenip dikkate alınamayacağını, davacının icra takibinde dayanmadığı, sunmadığı 22/08/2019 tarihli sözleşmeyi sonradan itirazın iptali davası aşamasında kendi lehine ileri süremeyeceğini ve dayanamayacağını, davada yetkili mahkemenin ... mahkemeleri ve icra daireleri olduğunu, davacının bahsettiği 22/08/2019 tarihli Ticari Ortaklık Taahhüt Sözleşmesi başlıklı metnin zaten en baştan geçersiz, mutlak butlanla batıl ve yok hükmünde olup hukuka ve gerçeklere aykırı olduğunu, hukuken davalı şirketi bağlamadığını, davacının dava dilekçesinde dayandığı sözleşme, faturalar, mutabakat mektupları ve diğer tüm belgelerin davalı şirketin o sıralardaki aşırı mali ekonomik finansal sıkıntılarından zor durumundan acziyet ve deneyimsizliklerinden de aşırı yararlanmak suretiyle evvela davalı ve dahi personellerinin iradesi fesada uğratılarak hile ve desiselerle kandırılmasıyla kendi lehine zorla imzalattırdığı, edindiği ve sağladığını, kişilik haklarına, kamu düzenine aykırı olup baştan itibaren hükümsüz olduğunu, Ticari Ortaklık Taahhüt Sözleşmesi başlıklı metnin gerçekte 13/09/2019 tarihinde davacı tarafından tanzim ve davalıya imzalattırıldığı halde gerçeği yerine gerçek dışı şekilde 22/08/2019 diye geçmiş bir tarih attıklarını, davacının tüm bu yaptıklarının sonradan anlaşılabilmiş olup bunun üzerine tüm bu hususlarda tüm ihtarlar, itiraz, iptal ve iade ve diğer talep ve bildirimlerinin davacıya ve diğer ilgililerine karşı defalarca sözlü, noter ihtarnamesi, e-posta vs.şeklinde yazılı olarak bildirildiğini, karşılığında hiçbir mal ve hizmet satın ve teslim alınmadığı halde ve böyle bir sipariş alım talebide olmadığı halde kesilen faturaların davacının tüm bu hukuksuz işlemleri sonradan ortaya çıkınca davalı tarafından iade faturası kesilmek suretiyle iptal ve davacıya iade edildiğini, davalının bu faturaları gider olarak kullanılmaksızın mal/hizmet teslim edilmeden önce erken kesilmiş fatura olarak kayıtlarına dahil ettiğini, davacının, davalıdan temin ettiğini belirttiği esasen geçersiz ve hukuka uymayan mutabakatların ise o dönem itibarı ile bir an için geçerli olsa dahi bu durumda ancak bu faturaların o tarihlerde davalıya gönderildiğine ve davalının bu şekilde kayıtlarına alındığına dair bir teyit ve mutabakat mahiyetinde olabileceğini, yoksa faturalardaki mal ve hizmetlerin davacıdan alındığına dair bir mutabakat ve teyit olarak verilmiş olamayacağını, işbu faturalara dair davalı tarafça imzalanmış bir sevk irsaliyesi yada başkaca bir teslim belgesi olmadığını, bu nedenlerle davacının tedbir taleplerinin reddine, davanın öncelikle usul ve esastan reddine, %20'den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava konusu talep hakkında evvela Mahkememizin ..., 31/01/2024 tarihli kararı ile taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğu, adi ortaklık tasfiye edilmeden münferit alacakların icra takibi yoluyla talep edilemeyeceği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş, bu karar hakkında davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulduğu, İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesinin 2024/1587 Esas, 2025/225 Karar, 28/01/2025 tarihli ilamı ile talebin adi ortaklık ilişkisine dayanmadığı, bu sebeple esasa girilip karar verilmesi gerektiği belirtilerek Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Bu kaldırma kararı sonrası, dosya yeni esasa kaydedilerek tahkikata devam olunmuş, itiraz üzerine son bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır. Dava, taraflar arasındaki cari alacak ve cezai şart alacağına ilişkin ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK 67. maddesine göre iptali talebidir. Mahkememizce toplanan deliler ve yaptırılan bilirkişi incelmesi neticesinde 26/11/2025 tarihli celsede davanın "Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, -.... İcra Müdürlüğünün 2020/... E sayılı takibine vaki davalı borçlu itirazının kısmen iptali ile takibin 18.865.194,09 TL asıl alacak ile bu alacağa takip tarihine kadar işlemiş 682.248,12 TL faiz üzerinden devamına, -Asıl alacağı takip tarihinden itibaren aylık %5 faiz işletilmesine, -... ... İcra Dairesinin ... E sayılı dosyasında yapılan/yapılacak tahsilatlarla tekerrür yapılmamasına, -İcra inkar tazminat talebinin reddine," karar verilmiştir. Ne varki gerekçeli karar yazılmadan tarafların karşılıklı feragat dilekçeleri sunmuş olduğu görülmüştür. Davacı vekili 12/12/2025 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini ve yargılama gideri, vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, davalı vekili 12/12/2025 tarihli dilekçesi ile feragati kabul ettiklerini ve herhangi bir vekalet ücreti, yargılama gideri taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. Dosyanın tetkikinde; davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragate yetkileri olduğu görülmüştür. Davadan feragat 6100 sayılı HMK'nun 307 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre feragat, davacının talep sonucunda kısmen veya tamamen vazgeçmesi diye tanımlanmıştır. Feragatin kayıtsız ve şartsız olacağı, dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği belirtildikten sonra hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı açıkça belirtilmiştir. Taraflarca karşılıklı feragat ve feragati kabul ettikleri görülmekle, davacıların davasından feragati nedeniyle HMK 307 ve 311 maddeleri uyarınca feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurduğundan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizce feragat talebinden önce, 26/11/2025 tarihli celsede kısa karar ile verilen hükmün tüm sonuçları ile birlikte KALDIRILMASI, 2-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan 410,27-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 223.975,50 TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Taraf vekillerinin beyanları nazara alınarak taraf vekillerine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Taraf vekillerinin beyanları nazara alınarak taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına, 6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi.12/12/2025

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/87, K. 2025/920, T. 12.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-87-e-2025-920-k-2d30e8676853