İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/768 E. 2025/685 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/768
- Karar No
- 2025/685
- Karar Tarihi
T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/768 Esas - 2025/685 T. C. A N K A R A 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : 2024/768 KARAR NO : 2025/685
DAVA : Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali DAVA TARİHİ : 11/11/2024 KARAR TARİHİ : 16/10/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 22/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı kooperatifin kurucu ortağı olduğunu, 19/11/2002-18/05/2009 tarihleri arasında kooperatife güncel değeri 2.225.700,00 TL olan 48 kalem ödeme yaptığını, son yıllarda kendisine genel kurul toplantıları veya alınan kararlarla ilgili hiçbir bildirim yapılmadığı için ödemelerini durdurduğunu, haricen kooperatif taşınmazının imarlı parsele dönüştüğünü ve kendisinin de üyelikten ihraç edildiğini öğrendiğini, bu durumu netleştirmek amacıyla Çanakkale Birinci Noterliği'nin 13/08/2024 tarihli ve 06639 yevmiye numaralı ihtarnamesini göndermesine rağmen resmi bir cevap alamadığını, olası ihraç işleminin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16. maddesine ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek, öncelikle davacının üyelikten çıkarılmasına ilişkin organ kararının iptaline, bu talebin kabul edilmemesi halinde ise kooperatif malvarlığındaki davacı katkısı dikkate alınarak bilirkişice belirlenecek alacaktan şimdilik 5.000,00 TL ortaklık payı bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, ayrıca davalı kooperatifin taşınmaz kaydına ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; karşı tarafın beyanlarını kabul etmediklerini, karşı tarafın edimlerini yerine getirmedikleri için 12 yıl önce Kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğini, ihraç işlemleri davalı tarafın tarafına gönderdikleri ihtarnamelerde belirtikleri adrese gönderildiğini ve tebligat kanunu hükümlerine göre ihtarnameler ve ihraç kararı kendisine tebliğ edildiğini, davacı tarafın hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açtığını, davacı tarafın yaklaşık 15 yıldır kooperatif ile bütün irtibatını kestiğini, zımmı olarak üyelikten istifa ettiğini belirterek tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. S.S. Utkudeniz Yapı Kooperatifi Başkanlığına, ...Çevre, Şehircilik Ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Tapu Ve Kadastro I. (Ankara) Bölge Müdürlüğü, ...9. Noterliği'ne müzekkere yazıldığı görüldü. Davacının dava dilekçesinde talep ettiği ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin mahkememizce 12/11/2024 tarihli ara kararı ile reddedildiği görülmüştür. Mahkememizce bilirkişi Öztürk Kayapınar'dan 30/05/2025 tarihli ve 18/09/2025 tarihli bilirkişi raporlarının alındığı görülmüştür. Terditli olarak açılan dava, davacının üyesi olduğu davalı kooperatiften ihracına yönelik alınan yönetim kurulu kararının iptali,(1163 s.K. m.10, 16, 51, 53) mümkün olmadığı takdirde çıkma payının tahsili istemlidir. Davalı kooperatife ait genel kurul toplantı tutanakları, yönetim kurulu kararları, üye kayıt defter örneği, noter ihtarname örnekleri, bilirkişi raporları, ödeme belgeleri ve diğer belgeler dosya içinde mevcuttur. Davacı tarafın davalı kooperatife üye olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. İhtilaf; davacı tarafın kooperatiften ihracına yönelik verilen kararın iptalinin istenip istenemeyeceği, bu mümkün olmadığı takdirde davacının çıkma payı alacağının olup olmadığı konusundadır. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununda kooperatiflerin kuruluşu, üye yapısı, ilk genel kurul oluşumu, yönetim kurulu, denetim kurulu ve kooperatifler hukukuna hakim olan temel ilkeler ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Kooperatifler kanununun 10. maddesinde ortaklığın sona ermesi ve ortaklıktan çıkma serbestisi ile tazminat hakkı düzenlenmiştir. 16. maddede ortaklıktan çıkarılma esasları, 17. madde de kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakla hesaplaşma sırası ve yükümlülükler düzenlenmiştir. 51. maddede genel olarak genel kurul kararlarının genel kurulun toplantı ve karar alma usulü düzenlenmiştir. 53. maddede genel kurul kararlarının bozulması usulü ve şartları ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununda yapılan düzenlemelere göre; kooperatif üyesi, kanunda öngörülen yasal prosedüre uymak koşulu ile, kooperatif genel kurulunda alınan her türlü karar ve ayrıca kendisi hakkında, doğrudan genel kurul kararı ile verilen ihraç veya ana sözleşme ve genel kurulun verdiği yetkiye dayanarak yönetim kurulu tarafından verilen ihraç kararının onaylanmasına ilişkin kararların iptalini talep edebilir. Dava konusu ile ilgili Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2025/196 E., 2025/455 K. sayılı ilamında; " ... Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatifte, ortağın uzun süre kooperatife uğramaması, aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesi halinde üyeliğinin sona erdiğini ortağın zımnen kabul ettiği, diğer anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı ve böyle bir davacının açtığı davanın TMK'nın 2 nci maddesinde öngörülen iyi niyet kuralına aykırı düştüğü ilke olarak kabul edilmektedir. ..."; Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2015/3195 E , 2017/1143 K. sayılı ilamında; ” .... 2-Dava, ihraç kararının iptali ile üyeliğin tespiti, bu talebin kabul görmemesi halinde çıkma payı alacağının tahsili istemine “ilişkindir... ihraç edilen ortağın, çıkma payı alacağının muaccel olması, ilk önce ihracın kesinleşmiş olmasına bağlıdır. İhracı kesinleşmeyen, dolayısıyla 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/son maddesi uyarınca aidat ödeme yükümlülüğü devam eden ortak çıkma payını dava edemez. Davacının, ihraç kararının iptali istemi ile ilgili açtığı işbu dava kesinleşmeden, ortaklığının sona ermesine bağlı bir talep niteliğindeki çıkma pavı alacağına ilişkin diğer istemin esasına girilemez. Mahkemece, davacının çıkma payına ilişkin alacak ile ilgili davası tefrik edilerek, anılan dava yönünden ihraç kararının iptali davasının bekletici mesele yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, her iki istemin birlikte ele alınarak, çıkma payı alacağının da bu dava içerisinde karara bağlanması doğru olmamıştır. ..." denilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık hakkında davalının kayıtları incelenerek mahkememize 30/05/2025 tarihinde bilirkişi Öztürk Kayapınar tarafından sunulan bilirkişi raporuna göre; Davacının davalı kooperatif ortaklığından ihracına ilişkin işlemlerin, kanun ve ana sözleşmede açıklanan ihraç prosedürüne uygun olarak yapılmadığı, davalı kooperatif 2024 yılına kadar aylık 25,00 TL üyelik aidatı toplayan bir arsa kooperatifi olduğu, ancak davacının 2009 yılından sonra üyelik aidatı ödemediği, davalı kooperatif adına kayıtlı arsaların 31.07.2024 tarihinde ferdileştirildiği, ancak davacı adına herhangi bir ferdileşme işlemine rastlanmadığı, Kooperatifçe davacıya gönderilen genel kurul davet yazıları ve ihtarnamelerin, kooperatilte kayıtlı adresi yerine başka bir adrese gönderildiği, adres değişikliğinin, davacının sözlü talebi üzerine yapıldığının kooperatif yetkililerince ifade edildiği, incelenen hazirun cetvellerinden anlaşıldığı kadarıyla davacının kooperatifin genel kurul toplantılarına katılmadığı, genel kurul toplantılarına davet edilmediğini iddia eden davacının; konneratif ile zamanında iletişime geçmediği, en son aidat ödediği tarihten 15 yıl sonra, ortaklıktan ihraç edildiği tarihten de 10 yıl sonra, "dava dilekçesinde belirtildiği üzere, kooperatif parselinin imar parsele dönüştüğünü, kendisinin de ihraç edildiğini öğrendiği zaman" kooneratif ile iletişime geçtiği, davacının kooperatiften ihracında, yasa ve anasözleşmede açıklanan ihraç prosedürüne uyulmamış olmakla birlikte, Yargıtay'ın konu ile ilgili uygulamasının Mahkeme tarafından benimsenmesi ve davacının kooperatif üyeliğinden zımni olarak vazgeçtiği sonucuna ulaşılması halinde, davacının çıkma payı dışında başka bir hak ya da alacak talep edemeyeceği, bu durumda davacının kooperatife ödediğini iddia ettiği tutarların belgelerini dosyaya sunması halinde, ödenen tutarların güncel değeri tespit edilerek, bu tutardan genel giderler düşüldükten sonra geriye kalan meblağın, davacının kooperatiften talep edebileceği çıkma payı olacağı, söz konusu çıkma payı, 09.05.2015 tarihli genel kurul toplantısından 1 ay sonra muaccel hale geleceğinden, bu tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davacıya ödenebileceği rapor edilmiştir. Bilirkişi Öztürk Kayapınar'dan mahkememizce 03/07/2025 tarihli duruşma ara kararında verilen talimat kapsamında ek rapor alınması istenilmiş olup, 18/09/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; Davalı kooperatifin 2010 yılından dava tarihine kadar üyelik aidatı toplamaya devam ettiği, davacının ne 2010 tarihinden, ne de ihraç kararının alındığı 12.05.2014 tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar, davalı kooperatif ile ilişkisini devam ettirdiğine dair herhangi bir kayıt ya da belgeye rastlanmadığı, davacı tarafından davalı kooperatife ödenen toplam 2.225,15 TL üyelik aidatından 287,64 TL genel gider payı düşüldükten| sonra geriye kalan 1.937,51 TL'nin, muaccel olduğu 10.06.2015 tarihinden itibaren yasal temerrüt faizi ile ödenmesi gerektiği anlaşılmakta olup, bu kapsamda 11.11.2024 dava tarihi itibarıyla, davacının davalı kooperatiften 1.937,51 TL'si anapara 3.545,00 TL'si temerrüt faizi olmak üzere toplam 5.482,5 TL alacaklı olduğu rapor edilmiştir. Deliller değerlendirilmiştir. Somut olayda, davalı tarafından davacının borçlarını ifa etmesi için ...9. Noterliğince 2013 ve 2014 yılında düzenlenen ihtarnamelerin gönderildiği, sonrasında davacının kooperatif ortaklığından çıkartıldığına dair alınan davalı kooperatifin 12.05.2014 tarih 169 no.lu yönetim kurulu kararında; "Kooperatif yönetim kurulu kooperatif merkezinde toplanarak, borcu olan ortaklara 05.06.2013 tarihinde 10850 yevmiye numaralı ...9.Noter kanalıyla çekilen 10 günlük ihtarnamenin süresi beklenmiş, ödemedikleri tespit edilerek, ikinci ihtar 07.04.2014 tarihinde 04662 yevmiye numarası ile bir aylık süre tanınmıştır. Bu süre içinde borcunu ödemeyen ortaklardan Tolga Şener'in ihracına Kooperatif Ana sözleşmesinin 14. maddesinde belirlenen yetkiyle oybirliği ile karar verilmiştir.'' denildiği, davacının 13.08.2024 tarihinde Çanakkale 1. Noterliğince düzenlenen ihtarname ile davalıdan üyeliğinin devam edip etmediği, borcunun olup olmadığı, ihraç edilip edilmediği hakkında bilgi verilmesi talebinde bulunduğu, davacının en son aidat ödediği 2009 tarihinden davalıya ihtarname çektiği 13.08.2024 tarihine kadar davalı kooperatif ile herhangi bir şekilde iletişime geçmediği ve 11.11.2024 tarihinde de huzurdaki iş bu ihraç kararının iptali davasını açtığı, davacının en son aidat ödediği tarihten 15 yıl sonra, ortaklıktan ihraç edildiği tarihten de 10 yıl sonra kooperatif ile iletişime geçtiği, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 14.09.2021 tarihli, 2021/1046 E., 2021/59 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatife ortağın uzun süre kooperatife uğramaması, aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesi halinde üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiği, diğer anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı anlamına geldiği, böyle bir ortağın açtığı üyelikten çıkarma kararının iptali istemli davanın TMK'nın 2 nci maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı düştüğünün ilke olarak kabul edilmesi gerektiğinin belirtildiği, bu suretle eldeki davada şartları oluştuğundan davacının kooperatif üyeliğinden zımnen vazgeçtiği ve eylemli olarak çıkma iradesinin yansıttığı kabul edilerek davalı kooperatif üyeliğinden çıkma kararının iptali istemli talebin reddi gerektiği, diğer yandan yukarıda da yer verilen Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2015/3195 E., 2017/1143 K. sayılı ilamında davacının, ihraç kararının iptali istemi ile ilgili açtığı işbu dava kesinleşmeden, ortaklığının sona ermesine bağlı bir talep niteliğindeki çıkma payı alacağına ilişkin diğer istemin esasına girilemeyeceği ve bu talebin muaccel olmadığı anlaşıldığından terditli olarak açılan bu davadaki taleplerin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davalı kooperatif üyeliğinden çıkarma kararının iptali isteminin reddine, 2-Muaccel olmadığından davacının davalı kooperatif üyeliğinden kaynaklı çıkma payı isteminin reddine, 3-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, 427,60 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, tarafların yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.22/10/2025